• BIST 88.735
  • Altın 229,592
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C

Kaderse Almanlar neden ölmüyor?

Kaderse Almanlar neden ölmüyor?
Başbakan Erdoğan 30 işçinin patlamada hayatını kaybetmesine, “kader” deyince Almanya’ya uzandık. Galiba bizim ülkede en ucuz şey insan hayatı.
MURAT EMEN- EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü- 24-29 Mayıs 2010

İSTANBUL- Gazeteport köşe yazarı Safile Usul'un bu yazısını muhakkak okumalısınız. Biz kısa bir alıntı yaptık.



Yazı şöyle:

Alman Taşkömürü Kurumu tıpkı Türkiye Taşkömürü Kurumu gibi 150 yıllık bir maziye sahip.
Bugün RAG Deutsche Steinkohle ismiyle Almanya"nın Ruhr bölgesinde faaliyet gösteren bu kurum Alman devleti tarafından doğrudan finanse ediliyor ve Avrupa"nın en büyük taşkömür işletmesi.
Başbakan Erdoğan Zonguldak"ta 30 maden işçimizin bir patlama sonucu hayatını kaybetmesini, “kader” olarak niteleyince dün, böyle bir kader diğer maden ocaklarında da var mı diye Almanya"ya uzandık.
Ve, Alman Taşkömür Kurumu Sözcüsü Beike ile konuştuk.
Beike"nin anlattıkları böyle bir kaderin olmadığını…
Çünkü böyle bir kaderin olmaması için lazım olan bir güvenlik sistemi olduğunu gösterdi.
Beike"den aktaralım şimdi.
Almanya"da Zonguldak türü bir kaza en son bundan 40 sene önce olmuş.
Ondan beri bu tür bir kaza hiç olmamış.
“Zonguldak"taki kazayı Alman basınından okudum. Bu tür bir kaza ve böyle ölümler ancak gaz patlaması ile olur.” deyince Beike, ben de sordum:
“Sizin madenlerdeki gazlar patlamayan cinsten mi? Ölüm olmaması o nedenle mi?”
“Tabii bizim madenlerdeki gazlar da patlayıcı ama bizde çok sıkı bir kontrol sistemi var.”
Nasıl bir sistem bu?
Yer üstünde sürekli mercek ve değerlendirme altında bulunan merkezlerimiz var. Ocakların değişik noktalarına yerleştirilen gaz konsantrasyon, miktar vb. ölçerler ölçtükleri verileri devamlı olarak bu merkezlere iletiyor. Merkezlerde durum tespiti anında yapılarak hemen gerekli önlemler alınıyor. Bizim maden ocak sistemimizde bu tür kazalar olması mümkün değil çünkü sistemimiz çok güvenli.”
..........................................................
Japonya'da 7 şiddetinde deprem olur. Hayat devam eder. Bizde 5'in üzeri her deprem canları, evleri alır götürür. Bu da kader mi tıpkı Kömür Ocaklarındaki kader gibi. 700 lira maaşla toplu ölüme yolladığımız insanlar vicdanları sızlatmıyormu? Nasıl bir başbakan tedbirsizliğe, vurdum duymazlığa “kader” der bunu anlamak mümkün değil. O zaman insana işte böyle sorarlar” Kaderse almanlar niye ölmüyor”. Galiba bizim ülkede en ucuz şey insan hayatı.

'Piyasalara daha sıkı düzenlemeler getirilmeli' (BBC)



Merkel, G20'nin ortak önlemler alması gerektiğini belirtti

Almanya Başbakanı Angela Merkel, uluslararası piyasalara çok daha sıkı düzenlemeler getirilmesini istedi.
Almanya'da düzenlenen bir uluslararası konferansta konuşan Merkel, daha sıkı bir bütçe disiplini sağlanması için tüm hükümetlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
Kanada'da düzenlenecek 20'ler grubu toplantısı öncesinde Berlin'de düzenlenen konferansta, Merkel, ülkelerin ekonomilerini desteklemek için devreye sokulan teşvik önlemlerinin geri çekilmesinde de, eşgüdümlü hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Merkel, G20 zirvesi ülkelerinin, kendi ekonomileri sorunlar yaşamasa bile, ortak önlemler almaları gerektiğini belirtti.
Almanya başbakanı, "Eğer bir küresel düzen ve küresel yönetim oluşturulacaksa, birbirimizin durumunu anlamalıyız." dedi.
Bununla birlikte BBC muhabiri Steve Rosenberg, Merkel'in 'ortak eylem' çağrısıyla, Almanya'nın dün tek başına borsalarda çıplak açığa satış uygulamasını yasaklamasının çeliştiğini kaydediyor.
Alman kamuoyunun öfkesini dindirmeyi hedefleyen bu uygulama, Almanya'nın Avrupalı ortaklarında şaşırtmış ve küresel düzeyde borsalarda büyük düşüşler yaşanmıştı.
Almanya mali piyasaların daha sıkı kurallar içinde faaliyet göstermesini ve yüksek borç yükü altındaki AB ülkelerine sert cezalar uygulanması istiyor.
Almanya Başbakanı dün de, 'euronun tehlikeye girmesiyle, Avrupa'nın, onyılların en büyük sınavıyla karşı karşıya olduğunu' söylemişti.
Bununla birlikte bugün, Fransa Ekonomi Bakanı Christine Lagarde, eronun tehlikede olmadığını bildirdi. Lagarde, RTL radyosuna verdiği mülakatta, "Euro sağlam ve güvenilir bir para birimidir. Ben euronun tehlikede olduğunu kesinlikle inanmıyorum" dedi.



Tek yanlı hareket

Almanya Finansal Denetleme Kurumu, Salı gece yarısından geçerli olmak üzere gelecek yıl 31 Mart'a kadar, Euro Bölgesi borçları ile bazı finans kuruluşların hisselerinin çıplak açığa satışını yasaklamıştı.
Kararın amacı, Avrupa'nın içinde bulunduğu kriz ortamında finansal istikrarın desteklenmesi olarak açıklanmıştı.
Söz konusu "açığa satış" uygulamaları, borsa simsarlarının bir başkasının mülkiyetindeki hisseleri ödünç alıp satması, ardından hissede değer kaybı eğilimi oluşunca, hisseleri daha ucuza geri alması ve aradaki fiyat farkından gelir edinmesiyle gerçekleşiyor.
Spekülatörlerin tercih ettiği çıplak açığa satış ise, mali piyasalarda sahip olunmayan ve kiralanmayan, hisse senedi, tahvil, bono veya emtia gibi varlıkların, daha düşük fiyattan yerine koyarak kar elde etme beklentisiyle, açığa satılması anlamına geliyor.
Bu durumda hiçbir maddi yükümlülük altına girmeden, sadece bir kağıdın değerinin ileride daha da düşeceği varsayımından yola çıkarak para kazanabiliyorlar.
Pek çok gözlemci, Almanya dışındaki ülkelerde başka düzenleyici kuruluşlar da aynı yönde kısıtlamalar getirmezse bu adımın ne derece etkili olabileceğini sorguluyor.
Avrupa Birliği'nin iç pazar ve mali düzenlemeden sorumlu Komisyon Üyesi Michel Barnier Almanya'nın adımının "Avrupa düzeyinde eşgüdüm sağlanmasıyla daha etkili olabileceğini" söylemişti.



Avrupa Birliği dağılıyor mu?


Almanya"nın gece yarısı operasyonuyla bazı yatırım enstrümanlarında çıplak açığa satışı yasaklaması, üstelik bu kararı tek başına alması Avrupa Birliği liderlerini kızdırdı, piyasaları gafil avladı. AB"de para birliğinin dağılma riskinden sonra şimdi de siyasi bölünme konuşuluyor.. Almanya"nın bazı hisse senetleri, devlet tahvilleri ve CDS"lerde çıplak açığa satışı yasaklaması yatırımcıları ters köşede bırakırken Avrupa Birliği (AB) içinde yeni çatlaklar oluşturdu. Milliyetin haberine göre, Almanya"nın, yatırım enstrümanlarının düşeceği öngörüsüyle hareket eden ve ciddi kârlar elde eden piyasa oyuncularının bu imkânını elinden almasının ters teptiğini söyleyenler var. Reuters"a konuşan Singapur"dan bir döviz işlemcisi, “Almanya Avrupa"da finansal ışıkları söndürmüş oldu” dedi.
Almanya"nın diğer Euro Bölgesi ülkeleriyle koordinasyon içinde hareket etmektense tek başına böyle bir uygulamaya gitmesinin AB içindeki kamplaşmayı daha da derinleştirdiği belirtiliyor. Fransa Ekonomi Bakanı Christine Lagarde, kendilerinin çıplak açığa satışı yasaklamak gibi bir niyetlerinin olmadığını söyledi. Lagarde, “Bana öyle geliyor ki birisi böyle bir girişimde bulunmadan önce en azından diğerlerinin tavsiyesini almalı. Bu uygulamayı hayata geçirmeyi düşünmüyoruz” dedi. Özellikle CDS piyasası uluslararası bir niteliğe sahip olduğu için Almanya"nın bu alanda tek başına hareket etmesinin pek mümkün olmadığı, ister istemez Avrupa genelinde bir uygulamaya gidileceği belirtiliyor. Analistler, uygulamanın yaygınlaşması halinde yatırımcıların Euro Bölgesi"nden kaçacağı ve başka mecralara yöneleceği uyarısı yapıyor.



Dolar/TL 1.60 seviyelerini gördü ve döndü


Almanya"nın geceyarısı operasyonu sonucu euro, dolar karşısında son dört yılın yeni en düşük seviyesi olan 1.2145"e kadar düştü. Ancak öğleden sonra Avrupa Merkez Bankası"nın (ECB) piyasalara müdahale edeceğine ilişkin söylentilerle euro dolar karşısında yüzde 1 toparladı ve 1.2328"e kadar yükseldi. Ayrıca Yunanistan"ın AB ve euro"dan çıkacağına ilişkin söylentileri, Yunan Hükümeti yalanladı. Dün İMKB kapalı olduğu için satış dalgasından etkilenmedi ancak dolar/TL yurtdışındaki işlemlerde 1.60 seviyesine yaklaştı. Avrupa borsalarındaki kayıplar ise % 2"nin üzerine çıktı.

Borsalar yüzde 2 düştü

Almanya, aralarında Deutsche Bank"ın da bulunduğu bankacılık ve sigortacılık hisseleri, Euro Bölgesi devlet tahvilleri ve bu tahvillerin batma riskine karşı sigorta olarak görülen CDS enstrümanlarının açığa satışı 31 Mart 2011"e kadar yasaklandı. Alman bankaları arasında en çok açığa satışın Commerzbank hisselerinde olduğu belirtiliyor. Royal Bank of Scotland döviz stratejisti Greg Gibbs, Bloomberg haber ajansına yaptığı açıklamada, “Avrupa"da tahvil ve hisse satamadığınızı düşünüyorsanız, olumsuz havayı yansıtmak için elinizde sadece euro satma seçeneği kalıyor” dedi.



AB"nin tek lideri gibi konuştu


Açığa satış uygulamasının yürürlüğe girdiği sabah Alman parlamentosunun alt kanadında bir konuşma yapan Başbakan Angela Merkel, AB üyesi ülkeleri finans piyasalarının denetlenmesi konusunda adımları hızlandırmaya ve yeni vergiler uygulamaya çağırdı. Merkel, dünkü konuşmasında eğer G-20 ülkeleri haziran ayında finansal işlemlere vergi getirme konusunda uzlaşamazsa AB"nin kendi başına bunu yapacağını söyledi.
Euro"nun geleceğinin tehlikede olduğu uyarısını dün de yineleyen Merkel, para birimine ilişkin risklerin AB"yi de tehdit ettiğini söyledi. “Tüm AB üyesi ülkeler bütçe açıklarını azaltma konusunda hızlanmalı” diyen Merkel, ekonomi politikalarında daha iyi koordinasyona ihtiyaç olduğuna da vurgu yaptı.
Euro"nun geleceğine ilişkin şüpheler artarken, Avrupa"nın ortak para birimini kullanan 16 ülke bağlılıklarına ilişkin dün sembolik bir mesaj gönderdi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Jean-Claude Trichet, 850 milyon euro"ya mal olacak ve Frankfurt"ta yer alacak yeni ECB binasının inşaatına dün start verdi.

Yunanistan 8.5 milyar euro"yu ödedi
Yunanistan hazinesi kurtarma paketi gündeme geldiğinden beri ödeyip ödeyemeyeceği tartışılan 8.5 milyar euro"luk borcunu dün kapattı. Yunanistan, vadesi dolan 10 yıllık tahvil itfasının tamamını Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu"nun gönderdiği 20 milyar euro"luk kaynaktan faydalandı.



Yüksek borcuna karşılık ekonomiyi de canlandıracak bazı yatırımlar yapmak isteyen Başbakan Yorgo Papandreu, ülkede 2012"ye kadar 3.9 milyar euro"luk altyapı projesi planlıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Dimitris Reppas dün, “2010"da 1.1 milyar euro olarak bütçelendirilen projeler için ihaleye çıkılacak. 2011"de 2 milyar euro"luk, proje gerçekleştirmeyi öngörüyoruz” dedi.



Roubini : "Milis yatırımcılar" Avrupa dışına da saldırabilir

New York Üniversitesi ekonomi profesörü Nouriel Roubini, tahvil piyasalarında yaptıkları işlemlerle Euro Bölgesi"ndeki birçok ülkenin borç çevirme maliyetlerini artıran “milis” yatırımcıların yeni hedefinin ABD olabileceğini söyledi.
Roubini, London School of Economics"te yaptığı konuşmada, “Milis yatırımcılar, Yunanistan, İspanya, Portekiz, İrlanda ve İzlanda"da ayaklandı. Yakında bütçe açıkları yüksek kalmaya devam ederse İngiltere, Japonya ve ABD"de de ayağa kalkabilirler” dedi. Kriz kâhini olarak tanınan profesör, milis yatırımcıların önümüzdeki 3 yıl içinde ABD"de uyanışa geçeceklerini ve bu durumun sürdürülemez olduğunu söyledi. Roubini, ABD"nin bütçe açığını rekor seviyeye geldiğine dikkat çekerken, Kongre"de Cumhuriyetçilerin vergilerin yükseltilmesini engelleyeceğini, bundan dolayı bütçe açığının büyümeye devam etme olasılığı bulunduğunu söyledi.

Kamu borcu sorunu sürecek
İsviçreli yönetim bilimleri okulu IMD, dün yayımladığı “Borç Stres Endeksi” raporunda devletlerin borçlarının gelecekte de ana sorun olmaya devam edeceğini açıkladı. Japonya"nın 2084, İtalya"nın 2060, Portekiz"in 2037 yılına kadar borç sorunu sürecek. Raporda ABD"nın bütçe açığının 2033 yılına kadar artacağı belirtildi.
Raporun yazarı Profesör Stephane Garelli; Fransa, Almanya ve İngiltere"nin borçlarının GSYH"ye oranının, 2028 yılında yüzde 60"a ulaşacağı belirtti. Raporda ayrıca Arjantin, Brezilya, Hindistan"ın bütçe açıklarını IMF kriterlerine göre 2015 yılına kadar azaltması beklendiği de ifade edildi.

BORSAYI 19 MAYIS TATİLİ KURTARDI
19 Mayıs nedeniyle yurt içi piyasalar tatildeyken, yurt dışı yine karıştı. Almanya"nın açığa satış yasağı Euro"yu 4 yılın dibine iterken, Londra"da dolar TL karşısında 1.59"a çıktı
• 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle Türkiye piyasalarının kapalı olduğu dün, dünya piyasaları karıştı. Almanya"nın açığa satış işlemini yasaklamasıyla borsalarda sert kayıplar yaşanırken, Euro son dört yılın en düşük düzeyini gördü. İMKB"nin kapalı olduğu dün Avrupa borsalarında yüzde 3"e ulaşan düşüş yaşanırken, Euro/dolar paritesi 1.2146 ile son dört yılın en düşük düzeyine geriledi. Euro"nun bu yıl dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 15"i buldu. Paritedeki sert düşüş Türk Lirası"nı da etkiledi. Londra piyasasında dolar, TL karşısında 1.59"a kadar yükseldi.
Daha önce Euro Bölgesi"nde yaşanan gerilimin abartıldığını belirten Almanya Başbakanı Angela Merkel"den bu kez Euro"ya ilişkin farklı bir açıklama geldi. Merkel Euro"nun tehlikede olduğunu söyledi.
Euro Ekim 2000"de 0.82 dolarla tarihin en düşük düzeyini görmüştü. Euro"nun en yükseğe çıktığı değer ise 1.6040 ile Temmuz 2008"de olmuştu. Yatırımcılar şimdi Almanya"nın aldığı açığa satış yasağının diğer ülkelere de yayılıp yayılmayacağını merak ediyor. Amerika borsaları da Almanya"nın açığa satış yasağı haberilye değer kaybetti. Maliye Bakanlığı sözcüsü, Almanya hükümetinin ülkenin en önemli 10 finans kuruluşunda çıplak açığa satış işlemlerinin geçici olarak yasaklandığını açıkladı.



EURO GRUBU: Almanya şaşırttı

Euro Grubu başkanlığını yürüten Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Juncker, Almanya"nın tek taraflı aldığı açığa satışı yasaklama kararını şaşkınlıkla karşıladığını söyledi. Almanya"nın euro grubunun diğer üyeleriyle görüşüp konuşmadan bazı hisse senetleri, devlet tahvilleri ve CDS"lerde çıplak açığa satışı yasakladığını hatırlatan Juncker, “Karar almadan önce görüşülmesi gerekirdi. Brüksel"de düzenlenecek AB maliye bakanları toplantısında gündem bu olacak” dedi.



Obama'nın bankacılık reformu zaferi

Amerika Birleşik Devletleri'nde Senato, bankacılık sektöründe 1930'lardaki Büyük Bunalım'dan bu yana en kapsamlı reform planını içeren tasarıyı kabul etti.
Obama Yönetimi, Wall Street'in daha sıkı denetlenmesinde kararlı. 59 kabul oyuna karşılık 39 retle Senato'dan geçen tasarı, Başkan Barack Obama için bir zafer olarak değerlendiriliyor. Obama, mali reformu iç politikadaki en önemli gündem maddesi olarak belirlemişti.
Tasarının geçmesinde Demokratlara bir avuç cumhuriyetçilerin destek verdiklerini kaydeden Obama, Amerikan finans merkezi Wall Street'in tasarıyı baltalama çabalarında başarılı olamadığını söyledi. Tasarının karşıtları düzenlemenin karlılığa zarar vereceğini öne sürerken, yandaşları yeni düzenlemenin 2008'de yaşanan mali krizin tekrarını önleyebileceğini kaydediyor. Tasarının yasalaşmadan önce Temsilciler Meclisi'ndeki düzenlemeyle birleştirilerek uyumlu hale getirilmesi gerekiyor.



Amerikan Hazine Bakanı Tim Geithner, gelecek hafta İngiltere ve Almanya'yı ziyaret edecek.


Yetkililer, Geithner'in muhataplarıyla Avrupa'daki mali durumu ve mali istikrarı sağlamak için alınacak önlemleri görüşeceğini söylüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel dün büyük ekonomileri, mali kuralların daha da sıkılaştırılması çabalarına destek vermeleri çağrısında bulundu. Avrupa'daki borç krizi piyasaları vurmaya devam ediyor. Japonya'da Nikkei endeksi bugün ilk seansta yüzde 3 değer kaybetti.
New York borsası da geçtiğimiz hafta yüzde 3 değer kaybıyla kapatmıştı.
BNP Başekonomisti: 1 euro 1 dolara eşitlenebilir
BNP Paribas Başekonomisti Paul Mortimer-Lee, Almanya Başbakanı Angela Merkel"in açığa satışı yasaklamasını eleştirerek, “Olması çok üzücü bir durum. Bu durumun iki sonucu var. Birincisi bu piyasayı daha etkisiz hale getirecek. İkincisi insanlar off-shore yapabilecek. Alman mali politikası popülizmle şekilleniyor” dedi
Euro"daki düşüşün süreceği öngörüsünde bulunan Mortimer-Lee şunları söyledi:
“Çünkü ABD ekonomisine ilişkin büyüme beklentileri daha olumlu. Dahası Avrupa bu kriz sürecinde kredibilite kaybına uğradı Önümüzdeki yılın başlarında euro/dolar paritesinin 1 seviyesine kadar gerileyeceğini tahmin ediyoruz. İki hafta önce piyasa Lehman"ın çöküş zamanındaki yola girdi. Jean-Claude Trichet "tahvil almayı düşünmüyoruz" dedi. Bu çok talihsiz bir açıklamaydı, güveni zedeledi. Çünkü sonrasında doğru olanı yaptı, aldı ve piyasayı rahatlattı. Aslında çok fazla da tahvil satın almadılar.”



BİZDE DE FİNANSAL ÇALIŞMALAR VAR

Babacan bankacılarla yeni önlemleri görüştü.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankacılar ile Ankara'da buluştu. Gündemde diğer dünya ülkelerinden daha önce Türkiye'nin atabileceği adımlar var. Babacan, bu adımlar atılırken sektörün zora sokulmayacağının altını özellikle çizdi, banka yöneticilerinin maaşlarına sınırlama olabileceğinin sinyalini verdi.

Dünya ülkeleri bankacılık sektörünü yeniden şekillendirmek için önlemleri konuşurken Ankara da vakit kaybetmedi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu amaçla Türkiye Bankalar Birliği yönetimi ile biraraya geldi.

Bankacılara atılacak adımlarla ilgili güvence veren Babacan, "Bu hem bankalarımızın kendi bilançolarını korumak hem de ileride daha önce yaşananlara benzer sorunların yaşanmasını önlemek açısından önemli" dedi.

Babacan, "Bu konuda bir adım atarken normalde gayet iyi giden, dünyada parmakla gösterilen bir sektörü zora sokacak, sıkıntıya sokacak yani şu andaki durumundan daha kötü bir noktaya götürecek bir adım kesinlikle atmayız. Orada en ufak bir şüphe olmasın. Bizim amacımız sadece bugün, yarın değil, 5 sene, 10 sene sonrasına dönük bugünden neler yapabiliriz" dedi.

"Yönetici maaşları sınırlanabilir"

Gündemlerinde dünyanın da tartıştığı banka yöneticilerinin ücretlerinin ve mevduatın sınırlandırılması gibi konular olduğuna işaret eden Babacan, Brüksel'deki temaslarına da değindi.

Yunanistan'ın borç kriziyle başlayan sürece işaret eden Babacan, "Avrupa'da bunca sarsıntı yaşanırken Türkiye'nin adeta bu türbülansın dışında, çok farklı bir yapıya sahip olması gözden kaçmıyor ve çok da takdir ediliyor" dedi.

Avrupa Birliği'nde özellikle bugünlerde ülkelerin borçlarıyla ilgili büyük tartışma yaşandığını hatırlatan Babacan, "Bu Yunanistan ile başladı, arkasından İspanya, Portekiz gibi ülkeler de sorgulanmaya başlayınca tüm Avrupa finans sistemini ve bankacılık sektörünü etkileyebilecek bir boyuta ulaşmış oldu. Ancak şunu görüyoruz ki bu çok sorgulanan Yunanistan, İspanya, Portekiz, İrlanda gibi ülkelerle bizim bankacılık sistemimiz arasında fazla bir borç-alacak ilişkisi yok. Onlarla yoğun bir riskimiz yok. Son derece sınırlı rakamlar var ve bu da bizi son birkaç haftadır yaşanan türbülansta koruyan önemli faktörlerden birisi oldu" dedi.

"İFM gittikçe daha ilgi gören bir proje"

İstanbul Finans Merkezi (İFM) ile ilgili yapılanmayı tamamladıklarını bildiren Babacan, 9 Haziran tarihinde İFM Yüksek Konseyi ve Ulusal Danışma Kurulu'nu İstanbul'da toplayacaklarını kaydetti.

İstanbul'un özellikle içinde bulunulan konjonktürde önemli bir fırsat sunduğunu düşündüklerini ifade eden Babacan, "İstanbul'un öncelikle belki bölgesel ama hemen arkasından da küresel bir finans merkezi olması gittikçe daha çok ilgili gören bir projedir. Biz ilk ortaya attığımızda belki biraz şüpheler vardı, 'olur mu, olmaz mı' diye. Bu belki 3-5 yıl sürecek yoğun bir çalışmadan sonra ve yavaş yavaş adeta tuğla tuğla inşa edercesine yürümemiz gereken bir proje" dedi.

Babacan, toplantıda bununla da ilgili kısa bir değerlendirme yapacaklarını söyledi.

Gazetelerden

Durmuş Yılmaz : Piyasada aşırı likidite sıkıntısı yok
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, piyasada çok aşırı bir likidite sıkıntısı olmadığını belirterek, ''Ancak şu var; yepyeni bir fonlama uygulamasına geçiyoruz. Belki bunun yarattığı bir tedirginlik olabilir. Ancak hiç kimsenin tedirgin olmasına gerek yok'' dedi.
Yılmaz, ''Küresel kriz, yeniden yapılanma, ulusal dönüşüm'' konulu Forum İstanbul 2010 sırasında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Para Politikası Kurulunun (PPK) iç talepteki toparlanmaya ilişkin açıklamasını hatırlatan bir gazetecinin, ''bunun, Merkez Bankasının iç talepteki artışı enflasyon riski olarak görmeye başladığı anlamına gelip gelmediğini'' sorması üzerine Yılmaz, ''Henüz değil'' karşılığını verdi.
Yılmaz, repo faizinin gösterge faizi olarak kullanılacağı açıklamasıyla ilgili olarak, ''Piyasada çok mu likidite ihtiyacı var? Teknik faizde bundan sonraki aşama ne olacak?'' sorusu üzerine ise şunları söyledi:
''Piyasada çok aşırı bir likidite sıkıntısı yok. Ancak şu var. Yepyeni bir fonlama uygulamasına geçiyoruz. Belki bunun yarattığı bir tedirginlik olabilir. Ancak hiç kimsenin tedirgin olmasına gerek yok.
Merkez Bankası, piyasanın ihtiyaç duyduğu likiditeyi verecektir ve vermeye devam edecektir.
Burada yapılmak istenen husus şu; gerek bankalar gerekse Merkez Bankası bundan sonra daha ince hesap yapmak durumundadır. Bugüne kadar 2001 krizinden sonra ortaya çıkan likidite koşullarında Merkez Bankası bol bol gündüz veriyordu, geriye kalanı da akşam üzeri piyasalardan çekiyordu. Dolayısıyla bankalarımızın, piyasaların çok net kılı kırk yaran bir likidite ihtiyacı tespit etmeleri gerekmeyebilirdi.
Bundan sonra hem bizim işimiz hem de bankalarımızın işi kolay olmayacak. Daha ince hesaplar yapmak durumundayız, onlar ihtiyaçlarını daha ince belirleyecekler. Çünkü gün sonunda ellerinde kalan parayı belki ilerde Merkez Bankasına daha aşağı bir fiyattan getirmek durumunda kalabilirler veya Merkez Bankası, piyasanın ihtiyaç duyduğu likiditeyi daha iyi tespit ederek ve o miktarı tespit ederek vermek durumunda ki faiz oranları politika faiz oranının etrafında dalgalansın.
İste hastalık : Doktor, avukat, mimar 1000 TL"den az kazanıyor !
İşadamı, doktor, avukat, kuyumcu, mimar, mühendis gibi beyannameli gelir vergisi mükellefleri, 81 ilin 77"sinde 1.000 liranın altında ortalama kazanç bildirdi.
Sadece 4 ilde aylık gelir bu rakamın üzerinde gerçekleşti. Gelir İdaresi Başkanlığı"ndan edindiği bilgiye göre, Mart ayında 2009 yılı gelirleri için İstanbul"da 430 bin 136 mükellef beyanname verdi.
Bu beyannamelerle 7 milyar 377 milyon 259 bin lira gelir bildirildi, tahakkuk eden vergi de 2 milyar 108 milyon 673 bin lira oldu. Ankara"da da 121 bin 356 mükellef, 1 milyar 713 milyon 746 bin liralık gelir beyan ederken, bunun vergisi 462 milyon 520 bin lira olarak hesaplandı.
Öte yandan aylık ortalama kazanç İstanbul"da 1.429 lira, Ankara"da 1.177 lira, Bursa"da 1.051 lira olarak gerçekleşirken, aylık ortalama gelirin en düşük düzeyde kaldığı il ise 163 lira ile Şırnak oldı.

İhracatçının euro sancısı
Egeli ihracatçılar, eurodaki düşüşün pazar kaybına yol açacağını vurgularken, dolarda 1.50-1.55, euro da ise 2-2.10 seviyesindeki kurların kendilerine nefes aldıracağını belirtiyor
İhracatlarının büyük bir bölümünü Avrupa'ya gerçekleştiren Egeli ihracatçılar, euronun düşüşü ile sıkıntılı günler yaşamaya başladı. Euronun 2.20 TL olduğu seviyelerde sipariş kabul eden Egeli ihracatçılar, euro 1.90 seviyesine düştüğü için karlarından oldular. Euronun bu seviyede olması halinde ihracat pazarlarında ciddi sıkıntılar yaşayacaklarını belirten Egeli ihracatçılar, Merkez Bankası'ndan tedbir almasını istiyorlar. Dolarda 1.50-1.55, euroda ise 2-2.10 seviyesindeki kurların kendilerine nefes aldıracağını vurgulayan İhracatçılar, ayaklarına vurulan bu pranganın çözülmesini bekliyor.
Turizm sektörüde euro sancısını çeken sektörlerden. Onlarda son yıllarda euro'ya dönmüşlerdi. 2010 turizm sezonu için euro'nun durumu parlak gözükmüyor.

Cepte Deli Dumrul vergisi kalkıyor
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, cep telefonu aboneliğinde ilk abonelikte alınan 56 liralık maktu verginin kaldırılacağını bildirdi. Düzenleme 2-3 ay içinde sonuçlandırılacak

Kredi kartı borcu alarm veriyor
21.05.2010 Kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı mart ayında yüzde 12.6 artarak 70 bin 944'e çıktı. Ferdi kredi borcunu ödemeyenlerin sayısı ise yüzde 6.6 azaldı

Piyasalar

Almanya"nın açığa satışı yasaklaması. Fransa ve diğer Avrupa ülkeleri tarafından destek bulmazken, piyasalardaki güven kaybı nedeniyle Türk piyasalarının kapalı olduğu günde Avrupa borsaları yüzde 2,5"un değer kaybetti. Almanya'nın Salı günkü kararı ABD piyasalarında da yankı buldu ve Dow Jones yüzde 0.63 değer kaybı, S&P 500 yüzde 0.52 değer kaybı ve Nasdaq da yüzde 0.82 değer kaybıyla o günü kapattılar. ABD piyasalarında özellikle sanayi hisselerinde satış görülürken , finansal sektör hisseleri yüzde 0,23 lük kazanç ile dikkat çekti.
IMF Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky Euro"nun mevcut seviyesinin sorun yaratmayacağını, Euro yürürlüğe girdiğinde AB tarafından belirlenen ilk paritenin $1.17 olduğunu hatırlatmakta fayda olduğunu belirtti.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun, gecelik faizlerde beklendiği gibi değişiklik yapmadı ; TCMB O/N borçlanma faizini %6.5'ta, O/N borç verme faizini %9'da bıraktı. Toplantı sonucunda teknik faiz ayarlamasına gidilerek bundan böyle politika faiz oranı niteliği kazanacak olan 1 hafta vadeli repo faiz oranı gecelik işlemler için ilan edilen faiz oranının 50 baz puan üzerinde yüzde 7 olarak belirlendi.
Yurtdışı piyasalardaki toparlama ile Salı günü 1,54 seviyelerinden başlayan dolar kotasyonları gün boyunca 1,5340-1,5410 aralığında seyretti. Ancak Türk piyasalarının kapalı olduğu Çarşamba günü yurtdışı piyasalarda yaşanan sert satışlar ve artan volatilite bu sabah kurların 1,58 seviyelerinde açılmasına neden oldu. Çarşamba günü TRL nin 1,59 seviyelerinden işlem gördüğü kaydedildi.
Almanya"nın açığa satışı yasaklaması, kırılganlığın arttığı ve güvenin kaybolduğu euroda 1,24"lü seviyelerden 1,22 seviyesinin altına gerileme ile sonuçlanırken euronun 1,22 seviyelerinden aldığı destekle son gün 1,2340 seviyelerinde seyretti. Euronun bu hafta 1,2270-1,2430 aralığında seyretmesi beklenebilir.
Salı günü PPK öncesinde % 9,10 seviyesine kadar gerileyen bileşik faizler, yurtdışı piyasalardaki olumsuz hava ile yeni güne % 9,23 seviyelerinden başlıyor. Bileşiklerin bu hafta % 9,30-9,15 aralığında seyretmesi beklenebilir.
Türkiye"de siyaset farklı bir haftasonu yaşıyor. Bu satırları yazarken CHP Kurultayı devam ediyordu. Son yılların en parlak kurultayı yaşanıyor. Birliktelik, solun tekrar düğümlenmesi rüzgarının estiğini görüyoruz. Her şey ülke için hayırlı olsun.
EMEN&EMEN olarak, beş yıldan buyana yayınladığımız “Haftalık Ekonomik Görünüm"ün” sadık bir okuyucusu olan değerli dostumuz ve kardeşimiz Kemal Kılıçdaroğlu"nu yeni başkanlık görevinde kutlar, uzun ve zor yolunda başarılarıyla ülkeye ümit ışığı olmasını candan temenni ederiz.
Esenlikle kalın.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.