• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C

İzmir'de Kırım Gecesi düzenlendi

İzmir'de Kırım Gecesi düzenlendi
İzmir Kırım Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından Konak Kaymakamı Ali Muhsin Nakiboğlu'nun himayesinde Kırım Gecesi düzenlendi.

İZMİR -İzmir Kırım Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından Kırım Gecesi düzenlendi. Konak Kaymakamı Ali Muhsin Nakiboğlu'nun himayesinde Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi'nde düzenlenen gecede bir de panel sunuldu. Kırım ve Kazan Türklerinin acılarla örülü yaşamlarından kesitler aktaran konuşmacılar, tarih boyunca dünyanın en büyük soykırımının Kırım Türkleri'ne yaşatıldığını belirtti.

Dernek Genel Sekreteri Dr. Şükriye Alyanak'ın sunuculuğunu üstlendiği gecenin ilk bölümünde, Kırım Türklerinin tarihi ve kültürünün anlatıldığı bir panel düzenlendi. Açılışta konuşan Kaymakam Nakiboğlu, baba tarafının Kırım'dan geldiğini, dolayısıyla Kırım kültürünün kendisi için çok önemli olduğunu dile getirdi. Kırım'ın çok dramatik bir tarihi olduğunun altını çizen Nakiboğlu, "Kırımlılar, mağdur olmuş ve yıllar boyunca itici güçlere maruz kalmış bir Türk halkı." dedi.

 

Ailesinin 1856 Osmanlı-Rus savaşı sebebiyle göç ettiğini söyleyen Nakiboğlu, bu göçler esnasında binlerce akrabasını kaybettiklerini vurguladı. Dernek Başkanı Erdim Boray ise 18 Mayıs 1944'te Kırım tarihinin en büyük soykırımının yaşandığını belirterek, "Kırım Tatarları çok büyük acılar çekti, sürgüne gönderildi, birçoğu da göç sırasında yaşamını yitirdi." şeklinde konuştu. Boray, şu anda 300 bin civarında Kırımlının anavatanında yaşadığını kaydetti. Dernek Başkan Yardımcısı Behzat Aktaş da Kırım halkının Türkiye'ye göçünün 1860'larda başladığını, şu anda 20 bin Kırım Türkü'nün Türkiye'de yaşadığını belirtti. Köylerdeki kesimin kültürlerini koruduğunu söyleyen Aktaş, "Kaybetmeye başladığımız kültürümüzü öğrenerek yaşatmaya çalışıyoruz." dedi. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Öner ise Tatarların tarih boyunca uğradığı baskılardan dolayı canlarını kurtarmak için göç etmek zorunda kaldıklarını veya zorla göç ettirildiklerini anlattı.

 

Altınordu devletinin parçalanmasıyla ortaya çıkan Kırım, Kazan, Astırhan, Kasım, Nogay ve Sibir hanlıklarının hepsinin, 1552 ile 1683 arasında tamamen Rus devletinin eline geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Öner, "Rus devleti içinde toprakları işgal edilen ve her türlü hayat şartları yok olan Tatarlar, kimliklerini korumak için bütün çarlık tarihi boyunca mücadele etmiştir." diye konuştu. 64. yıldönümünde bulunulan insanlık faciasıyla Kırım Türk vatanının boşaltıldığını, 1897'deki sayımda Türklerin ancak yüzde 35 oranında kaldığını hatırlatan Öner, kanlı tehcir olayını da anlattı: "423 bin 100 kişiden oluşan Kırım Türkleri, tren vagonlarına adeta istif edilir gibi yerleştirildi. Vagona doldurulanların 57 bini 0 ile 5 yaş arası çocuk, 68 bini 60'ın üzerinde yaşlılardı. Ertesi gün Arabat bölgesinde bir köyde 150 civarında Türk'ün unutulduğu anlaşıldı. Bebek, ihtiyar ve gençlerden oluşan köy halkı, küçücük bir tekneye dolduruldu. Tekne, kıyıdan birkaç mil açılınca batırıldı. Kırım'da birlikte yaşayan Musevi dinine mensup Karay ve Kırım Türkleri ile iyi ilişkiler içinde olan Yahudiler de sürgün edildi."

 

Konuşmaların ardından Başkonakbay (en kıymetli ev sahibi) olarak anons edilen Kaymakam Ali Muhsin Nakiboğlu, Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ ve Koro Müdürü Güner Özkan'a, Kırım'dan getirilen kalpaklar giydirildi. Panelden sonra derneğin korosu tarafından Tatar ezgilerinden bir demet sunuldu. Devlet Türk Musikisi Korosu sanatçısı Ayşe Deniz Çebi ve Asuman Ertekin'in de solo olarak katıldığı konser, Türkiye'nin dört bir yanından gelen Kırım Türklerini coşturdu. Gecede ayrıca Kırım böreği ve içecek olarak cazma ikram edildi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.