• BIST 93.297
  • Altın 209,323
  • Dolar 5,3620
  • Euro 6,0658
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 5 °C

İran'a karşı yazılımla siber savaş başladı

İran'a karşı yazılımla siber savaş başladı
ABD’nin İran’a karşı siber savaşta kullandığı Stuxnet’ten sonra en ölümcül yazılım olan Flame’in Rus kâşifi Vitaliy Kamlyuk konuştu

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
HAFTANIN EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ 11-17 Haziran 2012
İSTANBUL
- ABD’nin İran’a karşı siber savaşta kullandığı Stuxnet’ten sonra en ölümcül yazılım olan Flame’in Rus kâşifi Vitaliy Kamlyuk konuştu. Geçtiğimiz hafta Gazeteport’da bu konuda güzel bir bir haber vardı.
Flame’in Rus kâşifi Vitaliy Kamlyuk’a göre yeni “solucan” İran’ın nükleer sırlarını değil, yaptırımlarla zaten darbe yiyen petrol üretimini hedef alıyor. “Siber savaş daha da yıkıcı olacak” diyen Kamlyuk, Türkiye’yi de uyardı.
Hürriyet'in haberine göre Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun İran ile süren nükleer müzakerelerin “düşkırıklığı yarattığını” açıkladığı bir dönemde Hürriyet, bu ülkenin tesislerine karşı başlatılan “siber savaşı” konunun önde gelen uzmanına sordu.
ABD ve İsrail’in ortaklaşa ürettiği bildirilen Stuxnet adlı bir “solucan” İran’ın uranyum zenginleştirme tesislerini bir süre için felç ettikten sonra 2010’da keşfedilmişti. İran’a karşı tasarlandığı sanılan ikinci “solucanın” varlığını bu yıl keşfeden Rusya’daki Kaspersky Laboratuarı’nın güvenlik baş uzmanı 28 yaşındaki Vitaliy Kamlyuk ile başkent Moskova’daki ofisinde görüştük. 6 MB boyutundaki Flame’i (Alev) “ilk süper siber silah” diye niteleyen Kamlyuk özetle şunları söyledi:
Nisan ayı sonunda Birleşmiş Milletler çatısı altında faaliyet gösteren Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) bize başvuruda bulundu. Ortadoğu ve özellikle İran’da artan sayıda bilgisayarın son dönemde saldırıya uğradığını söylediler. Stuxnet ve onun bir türevi sayılabilecek Duqu adlı zararlı yazılımların keşfinde oynadığımız rol için bizi seçmiş olabilirler.
Son saldırıların kaynağını bulmak için çok sayıda sanal sunucu istasyonu oluşturduk ve yeni solucanın bize de bulaşmasını bekledik. Balığı 10 günde yakaladık. Flame dediğimiz bu zararlı yazılım bizi çok şaşırttı. Uluslararası medyaya yansıtılanın aksine İran’ın nükleer sırlarını çalmayı hedeflemiyor, amacı petrol kuyularını işlemez hale getirmek. Zira İran’daki petrol şirketlerinin üretimi kontrol eden bilgisayarları bir bir çöktü. Bu birkaç hacker’ın işi olamaz. Arkasında muhtemelen bir devlet var. Fakat doğrudan ABD’yi de suçlayamayız.

KONTROL ÜSLERİNDEN BİRİ TÜRKİYE
Solucanın izini sürdüğümüzde belirli zaman dilimlerinde Türkiye’deki bir adresten de kontrol edildiği ortaya çıktı. Elbette buradan “Türkiye bu işe bulaşmıştır” anlamı çıkmıyor. Türkiye gibi daha onlarca ülke kontrol üssü olarak kullanılmış. Hacker seviyesinde Türkiye dünyada ilk 5-6 ülke arasında, fakat genel kitle bilinçli değil. Ben Türkiye’de yönetici olsam ilkokulda alfabeyle birlikte çocuklara bilgisayar kullanımını da öğretirdim. Çünkü siber savaş her geçen gün daha da yıkıcı olacak.

AVRUPA RAPORU
İspanyolların Avrupa Birliği İnancı Dibe Vurdu

emeno2.jpg

Birkaç yıl öncesine kadar AB'ye bağlı olmaktan en fazla gurur duyan ve çözümün AB'de olduğunu savunan İspanyollar, ekonomik krizin ve Brüksel ile Berlin'in öncülüğünde istenen kemer sıkma politikalarının etkileriyle bu inançlarını büyük ölçüde kaybetti.
ABD'de faaliyet gösteren Pew Research Center'in Avro Bölgesi ülkelerinde yaptığı bir araştırma sonucuna göre, (ekonomik entegrasyonun ulusal ekonomiyi zayıflattığı) görüşüne 2009 yılında İspanyolların sadece yüzde 32 katılırken, 2012 yılında bu oran yüzde 50'ye çıktı. 2009'da İspanyolların yüzde 77'si AB'yi savunurken, bu oran da 2012'de yüzde 60'a düştü. Ankette İspanyolların yüzde 65'i de Avrupa Merkez Bankası hakkında olumsuz görüş savundu.

Avro para birimini savunanların oranı ise ilk defa azınlığa düşerken, yüzde 41 Avro'ya karşı, yüzde 37 de Avro'dan yana görüş bildirdi. İspanyolların yüzde 78'i mevcut ekonomik krizden dolayı bankaları sorumlu tutarken, yüzde 59'da hükümetleri suçladı.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, İspanya hükümetinin notunu üç derece düşürüp ‘A’dan ‘BBB’ye çekti.
İspanya’nın piyasada güveni test etmek için satışa çıkardığı tahvillerine olan talep, ülkenin fonlarını arttırabileceğine işaret etmişti. Ancak, Madrid eskisine göre daha yüksek faiz ödemek durumunda kaldı.

İspanya’nın 10 yıllık tahvil faiz oranı, geçen yıl Nisan ayındaki % 5,743’lük orana göre artış gösterip % 6,044 oldu. İspanya, orta ve uzun vadede 2.1 milyar euro’luk tahvil sattı.

Sonuç, Maliye Bakanı’nın geçen Salı günü aksini söylemesine rağmen, İspanya’nın kredi piyasalarının dışında tutulmadığını gösterdi.

İSPANYA BANKALARI İÇİN KURTARMA PAKETİ KONUŞULUYOR

emeno3.jpg

Euro bölgesi maliye bakanları telekonferansla İspanyol bankaları için olası kurtarma paketini görüşmeye başladı.
Avrupa Birliği kaynakları, Madrid'in zor durumdaki bankalar için resmen yardım talebinde bulunabileceğini belirtiyor. Uluslararası Para Fonu IMF, İspanya bankalarının en az 40 milyar euro desteğe ihtiyacı olduğunu tahmin ediyor. IMF Cuma günü, stres testinin sonuçlarına dayanarak İspanyol bankalarının iyi idare edilmelerine rağmen kırılgan konumda olduklarını belirtmişti. Avrupa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Vitor Constancio, Portekiz radyosuna mülakatında "İspanya'nın, sadece bankaları için yardım talep etmesi bekleniyor" dedi.

Madrid'in zaten ağır bir kemer sıkma programı uygulaması nedeniyle yardım karşılığında İspanya için Yunanistan, Portekiz ve İrlanda'dakine benzer koşulların öne sürülmesi beklenmiyor.

AVRUPA MERKEZ BANKASI: EURO BÖLGESİNDE RİSK ARTIYOR

emeno4.jpg

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, Euro bölgesindeki ekonomilere yansıyacak tehditlerin arttığını belirtti. Draghi, "artan belirsizlik, güven ve duyarlılığı etkiliyor" uyarısında bulundu.
Draghi ayrıca, ECB'nin konseyinde bulunan bazı üyelerin bu ay faiz indirimine girilmesi yönünde oy kullandığını, ama genel görüşün faizin %1,0 oranından değiştirilmemesi yönünde olduğunu söyledi.
Yılın ilk üç ayında Euro bölgesinde sıfır oranında büyüme olduğunu daha önce açıklanan resmi rakamlar kanıtlamıştı. ECB ayrıca büyüme ve enflasyon alanlarında yılın bu çeyreği için en güncel ekonomik beklentilerini açıkladı. Banka, 2012 için büyüme beklentisini değiştirmeyip %-0,5 ile %0,3 arasında tuttu. Bazı analizciler ise büyüme beklentisinin düşürülmemesini şaşkınlıkla karşıladı.
Enflasyon beklentisinde ise %2,1 ila %2,7 aralığı daraltıldı ve yeni rakamlar %2,3 ila %2,5 olarak açıklandı.
Draghi ayrıca bankaların ECB kredilerine sınırsız ulaşabildikleri dönemin 2012 yılının sonuna kadar uzatıldığını söyledi.Kendisi buna rağmen başka bir likidite önleminin uzatılmayacağını çünkü "diğer kurumların harekete geçmemelerinin cezasını para politikasının çekmemesi" gerektiğini belirtti.
Başkan, Banka'nın, 2011 yılının Şubat ve Aralık aylarında sağlanan, ve piyasaya 1 trilyon Euro enjekte eden üç yıllık kredi programlarını tekrarlamayacağını ekledi.
Draghi, problemlerin likidite eksikliği yerine hükümet politikalarından kaynaklanıyor olması durumunda Euro bölgesinde devam eden krize rağmen böyle bir programın işe yaramayacağını açıkladı. Kendisi "Euro bölgesindeki bazı sorunların para politikasıyla alakası yok" dedi.
Basın toplantısı sırasında Draghi'nin faiz oranlarını sabit tutma kararının oybirliğiyle alınmadığını açıklamasıyla Euro dolar karşısında değer kaybetti. Gün içinde yükselen Avrupa borsaları da bu haberle inişe geçti.

AMERİKA RAPORU
ABD Neden yavaşlıyor

Son günlerde ABD ekonomisinden gelen veriler yavaşlama emarelerini işaret ediyor. Bu konuda muhtelif gerekçeler öne sürmek mümkün. Öncelikle petrol fiyatlarının etkisi denebilir. Keza Avrupa’nın yaşamakta olduğu krizin etkilemesi beklenebilir. Ekonomistler ABD’deki yavaşlamayı daha ziyade yapısal ve uzun süreli nedenlere bağlıyorlar. Ciddi kriz yaşamış büyük ekonomilerde belirli bir kalıcı düşüş normal karşılanıyor.
Krizler bir ekonominin uzun süreli üretkenliğini sermaye, işgücü ve inovasyon kanalıyla etkileyebilir. Sermaye kanalından etki genel olarak ekonomideki yatırım seviyesinin gerilemesinden kaynaklanıyor. İşgücü etkisi ise uzun süreli işsizliğin bir kısım çalışanın becerilerini kaybetmesi veya umutsuzluğa kapılarak iş aramaktan vazgeçmesi şeklinde oluyor. İnovasyon’un zayıflaması ise hızlı büyüyen inovatif firmaların finansman kaynaklarının daha çok daralması ve Ar-ge gibi çalışmalara yeterince destek verilmemesinden kaynaklanıyor.
ABD’li varlıklı yatırımcılar hisseden çıkarak özel şirketler, ticari ve konut emlakı ile emtiaya yöneldi
Institute for Private Investors'ın (IPI) son çalışmasına göre, en varlıklı yatırımcılar ABD hisselerinden kaçarak, özel şirketlere, emlak sektörüne ve emtiaya yöneliyor.
MarketWatch'un haberine göre çalışma yüzde 40'ı 200 milyon doların üzerinde olmak üzere, en az 30 milyon dolarlık servete sahip ailelerin yatırımlarına odaklandı. Ultra zengin yatırımcıların portföy dağılımları ve yatırım trendlerinin genellikle piyasayı yönlendirdiğine dikkat çeken IPI'nin yönetici direktörü Midy Rosenthal, bu yatırımcıların 1990'ların sonlarında hedge fonlarına yöneldiğini hatırlattı. Rosenthal, şu anda da ultra zenginlerin yatırımlarının 3 trende işaret ettiğini belirterek, bu trendlerin özel şirketler, ticari ve konut emlâkları ve emtia olduğunu söyledi.
Çalışmaya katılan ailelerin yüzde 55'i önümüzdeki yıl özel şirketlerdeki doğrudan yatırımlarını artırmayı planlıyor.

ÇİN RAPORU
Çin faiz oranlarını düşürdü


emeno5.jpg

Çin yavaşlayan ekonomik büyümesine hız kazandırmak için süpriz bir hamleyle faiz oranlarını düşürdü.
Yıllık kredi faizi %6.31'e çekilirken Çin Halk Bankası da mevduat faizini %3.5'ten %3.25'e düşürdü.
Şu anda son üç yılın en düşük büyüme hızına sahip olan Çin, kredi alma oranlarını düşüreceği korkusuyla bankalara getireceği yeni daha sıkı düzenlemeleri de erteledi. Gelecek Ocak ayına kadar ertelenen yeni düzenlemeler bankaların kredi kayıplarını dengelemek için ellerinde bulundurmaları gereken sermaye miktarını artıracak.Pekin büyümeyi hızlandırmaya çalışırken böyle bir hamlenin ekonomik durgunluğu artırabileceğinden endişe duyuluyordu. Çin normalde bu yeni kuralları bu yılın başında uygulamaya sokmayı planlıyordu.
Çin hükümeti bankalara yeni gereklilikleri uygulamaları için yeterli zaman verileceğini açıkladı. Son yıllarda Çin ekonomik büyümeyi hızlandırmak için kredilerden yararlanıyor.Bu yılın ilk üç ayında Çin ekonomisi %8.1'lik bir büyüme hızı gösterdi.Bu ülkenin son üç yılda gördüğü en düşük oran.Uzmanlar büyüme hızının önümüzdeki aylarda daha da düşebileceğinden endişe duyuyor.
Çin ekonomisindeki bu durgunluk ülkenin önemli ihracat pazarları Euro bölgesi ve ABD'de yaşanan krizlere bağlanıyor.
Bu kaygılar nedeniyle son bir kaç ayda Çin bankaların rezervlerinde bulundurmaları gereken sermaye oranını üç kez düşürdü. Bu sayede bankaların daha çok kredi verebilmesi amaçlandı.Çarşamba günü hükümet yeni kredi politikalarını açıkladı ve orta ölçekli işletmelerin kredi almalarını daha da kolaylaştırdı.Hükümet yeni düzenlemenin küçük işletmelerin ve bireylerin kredi almasını kolaylaştırarak ekonomiye katkılarını artırmayı planladığını söyledi.

TÜRKİYE RAPORU
Ülkenin siyasi gündeminde ÖYM dediğimiz özel yetkili mahkemeler var. Televizyonlarda radyolarda devamlı konuşulan konu bu. Halen şike dahil Ergenekon, Balyoz ve KCK gibi davalara bakan bu mahkemeler hakkında lehinde aleyhinde görüşler var. Başta Hukukçularımız olmak üzere değişik çevrelerden konuya ilişkin yorumlar yapılıyor.
En nihayetinde hükümet;
• Bu mahkemeleri sadece silahlı terör ve casusluk suçlarına bakacak şekilde yeniden dizayn edecek bir hazırlık yapıyor.
• Bu mahkemeler şike davası gibi yargılamalara bakamayacak.
• Kamuoyuna sızan bilgilere göre; gözaltı sürelerinde bu mahkemelere tanınan ayrıcalıkları kaldırılacak.
• Avukatla görüşme imkanları genişletilecek.
• Ve bu mahkemelerde yargılanırsanız, 10 yıla kadar uzayan (süreler iki kat uygulanıyor bu mahkemelerde) tutukluluk süresi 5 yıla indirilecek.
• Avukatların delillere ve sanık ifadelerine ulaşma süreleri en fazla 3 ay ile sınırlandırılacak.
Sonuç olarak ÖYM’lerin varlığının mevcut güçlü siyasi iktidar döneminde tartışılması ve yetkilerinin tırpanlanması adalet ve hukuk arayanları cesaretlendirecek niteliktedir.

İstanbul’da Shopping Fest Rüzgarı Başladı

emeno6.jpg

İstanbul Shopping Fest, mehter takımının yanı sıra 400 kişilik gösteri grubunun yer aldığı karnaval yürüyüşüyle başladı.
Bu yıl ikincisi düzenlenen İstanbul Shopping Fest (ISF), İstiklal Caddesi'nde düzenlenen karnaval yürüyüşüyle başladı.
Mehter takımı, Kent Orkestrası, Tiny People ve Zalinde gösteri gruplarının şovları, tahtabacaklar, jonklörler ve palyaçolardan oluşan 400 kişilik gösteri ekibinin yer aldığı yürüyüşe, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı ve ISF Platform Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin yanı sıra perakende sektörü temsilcileri de katıldı.

Vali Mutlu, yürüyüşten önce yaptığı konuşmada, hedeflerinin İstanbul'u uluslararası bir marka haline getirmek olduğunu belirterek, tarih, kültür, medeniyet, eğitim, sağlık, turizm alanlarında bir marka olan şehri, aynı zamanda uluslararası anlamda bir ticaret merkezine dönüştürmek istediklerini vurguladı.
Festivalde vatandaşların ucuz ve indirimli satışlardan yararlanacağını ifade eden Mutlu, "Ancak hedefimiz, ülkemize diğer ülkelerden çok sayıda konuğun gelmesi, bu şehrin ticari hayatına güç vermesi ve İstanbul'a boş valizlerle gelip dolu valizlerle ayrılmasıdır. İstanbul, valizlerin en iyi doldurulacağı şehirdir" diye konuştu.
Geçen sene yakalanan performansın üzerine çıkılması temennisinde bulunan Mutlu, şehrin aynı zamanda 20 gün boyunca festival coşkusu yaşayacağını belirtti.

PİYASALARIN DİKKATİ EURO BÖLGESİNDE

Tanınmış bir işadamı Türkiye ve kriz olayını basit ifadelerle herkesin anlayabileceği şekilde özetlemişti.
“Amerika’da krize mortgage kredileri neden oldu. Avrupa ve gelişmiş ülkeler bu mortgage kağıtlarını satın aldı. Borçlar ödenemeyince kriz patladı. Bu kağıtları satınalan bankalar likidite krizine girdiler. Bizim bankalarımız bu kağıtları almadıkları için bu kriz bizi teğet geçti. Arkadan Yunanistan çıkardığı devlet tahvillerini ödeyemeyince bu sefer Euro Bölgesinde likidite krizi patladı. Burda da bizim bankalar Yunan tahvillerini almadıkları için bu seferde AB bölgesindekii krizi teğet geçerek atlattık. Ama bu krizlerin ülkemize etkileri oldu ve olacak. Bu nedenle piyasaların dikkati Euro Bölgesine çevrilmi,ş durumda.

Gerçekten günlük gelişmeleri takip edince, piyasanın dikkati son günlerde İspanya’daki gelişmelerde. İspanya’nın kamu borcu nisbi olarak daha düşük olsa da özel sektör borçluluğu yüksek.özel sektörün borcu milli gelirin %300’üne tekabül ederken işsizlik %24 seviyesinde,konut fiyatları%20-30 gerilemiş durumda.Daralan bir ekonomi ile bu görünüm bankaların aktif kalitesinde bozulmayı getiriyor. Yükselen faizler İspanyol devlet tahvillerini portföylerinde ekim ayından buyana %40 artırmış olan bankaların aktif kalitesinde bozulmayı ve karlılıklarında düşmeyi beraberinde getiriyor.Gözler İspanya’daki gelişmelerde.
Önümüzde Yunanistan seçimleri var. Sonuç merakla bekleniyor.

AVRUPA’DAKİ BU GELİŞMELER TÜRKİYE’Yİ YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR.

• Finansman/yurtdışı kaynaklara erişimde bankalarımız şimdilik sorun yaşamadılar. Gerçi sendikasyon maliyetleri biraz yükselsede sorun yaşanmadı. Halen vadesi 2012 de dolacak sendikasyon kredilerinin tutarı 10.5 milyar dolar seviyesinde. Bunlar yenilenecek.Sıkıntı şimdilik beklenmiyor.
• AB ülkelerindeki durgunluğun ihracatımız üzerindeki menfi etkileri hissedilmeğe başlandı. 2012 ilk çeyreğine bakarsak %52 olan AB payı şimdiden %42 seviyelerine gerilemiş durumda.Kurdaki düşmenin etkisiyle diğer pazarlarda %22’lik payın %36’ya yükselmesi durumu kurtardı.
• Yunanistan ve İspanya bölgesinde bankalarımızın göze batacak bir riskleri olduğunu düşünmüyoruz.
• Suriye’de bir müdahale beklemiyoruz.

PİYASALAR
Borsa

55500-56000 aralığında dalgalı seyir devam ediyor.İç gelişmelerin etkisi çok zayıf.. Yukarı yönlü alım dalgası ile endeksin bu hafta yükselmesini bekliyoruz.

Faizler
9.25-9.15 seviyesinde hareket eden faizlerde dış gelişmeler etken.

Döviz
Dolar 1.85’te tutunamadı geri geldi. TCMB’nin istisnai gün uygulaması etkiliyor. Euro Bölgesi pariteyi etkiliyor. Giderek düzelen bir ortam var. Bu suskunluk Yunanistan seçimlerine kadar devam edebilir. Bu arada İspanyol bankalarına yardım paketi gündeme gelecektir. 1.85’in üstü beklenmiyor.

Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) 
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.