• BIST 87.143
  • Altın 219,609
  • Dolar 5,8507
  • Euro 6,6489
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C

İnsanlar yaşadıkça

Öner Y. Ilgaz

“İnsanlar yaşadıkça” çok önceden sessiz film döneminde izlediğimiz ve oynarken birbirimize sorduğumuz filmlerin başında gelirdi.
O yıllarda seyretmiş ve tesirinde kaldığımız güzel bir filmdi.
Turizm sektörüne 1960’lı yıllarda girdim. Unkapanı İMÇ Blokları yeni yapılmış, ama hiçbir manifaturacı o güzelim tesise taşınmamıştı.
Büyükçe bir mağazayı tuttuk Güventur Turizm Öner Ilgaz ve Ortakları Koll.Şti’ni kurduk.
Mağazanın yarısını bölerek büro dekorasyon, içmimari ofisi haline getirdik.
1618 sayılı yasa hazırlanıyor kimsenin" incoming" den haberi yok. Galasaraylı gençlerle Fransız piyasasına girdik. Evvela gençlere sonra büyüklere yönelik çok güzel tur programları uygulamaya başladık. Alanya da otel kiraladık. Fransa’da uçak kiraladık.
Her cuma o zamanki lüks uçak Caravelle Yeşilköy Hava Limanı’na 99 Fransızla inmeye başladı.
Cuma gelenler bir gece İstanbul yapıp, cumartesi 5 ayrı grup yapılarak ülkemizin her tarafına turlara gönderildi.
Çok meşakkatli ve bir o kadar da keyifli bir işti ve acentem hanutla uğraşmayan tek acenteydi.
Fransız ortağım, ikinci sezonun sonunda yüklüce bir parayı ödemedi. Yaklaşık 600.000 Frank.
Bin bir güçlükle kurduğum acentemin o kadar mali gücü yoktu. İflasımı istemedim. Konkordato ya gitmedim.
İş yaptığım insanları toplayıp durumu anlattım ve ilk “nsanlar yaşadıkça” örneğini yaşadım.
Borçlu şirketin yetkilisi, acentenin borçlu olduğu otel sahibinin kolunda toplantıya katıldı.
”Düşmanımın düşmanı dostumdur” diyerek

Bu arada mimari büroda anahtar teslimi aldığımız 6 işin peşinden ortağım koşuyordu.
21 günlük iş için gittiğim Avrupa’dan döndüğümde iş avanslarının yüzde 90’ının alındığını, işlerin tamamlanmadığını gördüm.
Ortağım benim 20 yıllık arkadaşım, kardeş idi.
Böylece ikinci “insanlar yaşadıkça” örneğini yaşadım.
Türkiye’de iş yapmamaya karar aldım ve bu kararımı 2008 yılına kadar tuttum. Tabii bu arada çok örnekler yaşadım “İnsanlar yaşadıkça” görülesi neler varsa.
Bir mesleki sertifika programları verecek özel bir okul haline gelme kararı aldım.
Üniversitelerle üç yıl uğraşarak konuyu anlattım, onları ikna ettim. Bu gün sadece İstanbul da benin sistemimi uygulayan 4-5 üniversite var.
Olmasa daha iyi idi. Ama daha bitmedi…
“İnsanlar yaşadıkça” daha neler görecektir.
O zaman çok ama çok iyi anladım ve çok ama çok büyük bir yıkım oldu benim için.
Çok güzel bir okul, çok güzel bir yatırımdı. Yaptığım ve Türkiye’nin ihtiyacı olan bir eğitim kurumuydu.
Ancak insanlar güzel şeylerin olmasını istemiyorlar..
Kişilerin güzel projelerde başarılı olmalarını istemiyorlar,
Çekememezlik, kıskançlık, haset içerisindeki insanlarla baş etmek mümkün değil.
Aynı konuda kızım devam etmek istedi.
Aynı problemler kondu önüne, aynı barikatlar dikildi...
Kanun, hukuk; Hukuk devletlerinde şart.
Hukukun üstünlüğü çok önemli.
“İnsanlar yaşadıkça” neler görüyor.
Son iki yılda yeniden yaşadım:
Ama o hukuk birazcık da yanımda olsa...

Bu yazı toplam 3693 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.