• BIST 88.735
  • Altın 228,590
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 16 °C

'İmha ederiz' deyince indirdim

'İmha ederiz' deyince indirdim
THY uçağını kaçıran Hakan Ekinci: F-16 savaş uçaklarının pilotları "İnmezseniz imha ederiz" deyince uçağa iniş izni verdim.

TARONTO- THY uçağını kaçıran Hakan Ekinci'nin hedefi Roma. Ancak İtalyan F-16 savaş uçaklarının pilotları "İnmezseniz imha ederiz" diyor. Ekinci "Uçakta Hıristiyanlar var, yapamazlar" karşılığını veriyor THY pilotu, "Onlar için tek Hıristiyan var o da Papa, gerisi önemli değil, imha ederler" deyince Türk korsan ikna oluyor. Ve uçak Yunan hava sahasını geçince İtalya'daki Brindisi'ye sağ salim iniyor
Hapisten çıkan Hakan Ekinci, Taronto'da sıkı güvenlik kontrolü altında tutuluyor. Asla yalnız bırakılmıyor. Avukatları da da sürekli yanında. Güvenlik birimleri, Ekinci'nin sürekli olarak durumunu ve konumunu kontrol ediyor. 3 Ekim 2006'da, saat 17.00 sularında Arnavutluk'tan kalkan uçağa binen Ekinci, hostese, "Üzerimde bomba var. Benimle işbirliği yapan arkadaşım da uçakta" diyor. Hostesi bu yalanan inandıran Ekinci'nin durağı pilot kabini oluyor.

Kaptan, Yeşilyurt'a durumu aktardıktan sonra ne oldu?
Anladığım kadarıyla alarm vermesini istediler. "Alarm verin" deyince, yardımcı pilot 4 haneli ekrana "7700" yazdı. Ben gazeteden okuduğum kadarıyla uçak kaçırma alarmının "7500" olduğunu biliyordum. Ben elimi uzatıp düğmeyi 7500 üzerine getirince 2 si de kafayı sıyırdı. Birbirlerine baktılar. Yardımcı pilot Yavuz Yılmaz, kaptan pilota "Lütfen Roma'ya gidelim, bu adam uçak kullanmayı biliyor" demeye başladı. Ağlıyordu. "Uçak kullanmayı bilmiyorum, internetten gördüm" dedim, inanmadılar.

"11 EYLÜL'E GİDİYORUZ"
Pilotlar soğukkanlılıklarını kaybetti mi?
Kaptan, korktu ama daha soğukkanlı davrandı. Yardımcı pilot, kaptana "Arkadaş vedalaşalım, 11 Eylül'e gidiyoruz" dedi. Bana da "İki haftadır uçuş yapıyorum, eşimi göremedim. Çoluğum çocuğum var" deyince ben de "Bu terörist bir olay değil, amacım Roma'ya gidip Papa'ya mesaj götürmek" dedim.

Yunan yetkililer ne zaman temasa geçti?
Roma'ya ilerlerken Selanik hava trafik, uçakla irtibata geçti. Kaptan pilot, "Papa'ya giden istenmeyen iki yolcum var" diye bilgi verdi.

Jetlerin sizi izlediğini ne zaman anladınız?
Radarda yeşil bir nokta vardı. Sordum, o nokta bizim uçağımızdı. Arkada iki tane kırmızı nokta gördüm. "Bunlar kim" diye sordum, "Bilmiyoruz" dediler. Kaptan pilottan aniden dönüş yapmasını istedim. Buna rağmen, görüş alamadık. Sonunda 2 jet gördüm. Bunlar Trapani'den (Sicilya) kalkmış İtalyan Tornado uçakları idi. Kuyruklarında İtalyan bayrakları vardı. Jetlerden biri uçağımıza yanaştı, kokpitten pilotun yüzünü gördük, kulağına vurdu, 2 işareti yaptı. Telsizle bağlantı kuruldu. Mürsel Gökalp, İtalyan pilota da İngilizce "Uçağın içinde Papa'yı görmek isteyen iki tane istenmeyen yolcum var, bombaları da var" dedi. Pilotlar irtibat kuracaklarını söyleyip gittiler. Sonra Yunan F16'ları geldi. İki uçakla da irtibat kuruldu.

Kokpitteyken başka kimlerle temasınız oldu?
Yeşilyurt'tan bir yetkili daha aradı." Siz Ekinci misiniz? Amacınız Papa'ya mesaj değil mi? Mesajı uçağı kaçırmadan ver, uçağı geri döndür" dedi. Bana rütbeli olduğunu söyledi.

Hangi hava sahasındasınız?
Uçağı Selanik'in 25 mil ötesinde uçak kaçırdım. O noktada kaptan pilota, "Nereye gidiyoruz, Vatikan'a inelim" dedim. Yardımcı pilot, bana Vatikan'da havaalanı olmadığını söyledi ama ben inanmadım. Yardımcı pilot iyice kontrolü kaybetti ve kaptana, "Vedalaşalım" dedi.

Pilotlar senin Vatikan'a uçağı düşürmek istediğini düşündüler herhalde, sonra ne oldu?
Cahillik, ben Vatikan'da havaalanı olmadığını bilmiyordum. Pilotlara "Yapmayın karı kocaya döndünüz" dedim. İçerde bir ağlama bir gülme vardı. Kaptan pilot Gökalp, bir kez daha, "Bak güzel kardeşim, yakışıklı kardeşim, bu Papa hak etti ama bize bu taleple gelme" dedi. Sonunda, "Vatikan'a inmek istemiyorsan en yakın havaalanına in" dedim. Yardımcı pilot sevinçten yanaklarımdan öptü.

Bu arada Türk F-16'larının da sizi izlediğini söyledin...
Ben bir Türk F-16'sı gördüm ama kuyruğunda bayrağını görmedim. Pilotu çok saygılı bir insandı. "Hakancım" diye hitap etti. "Hâlâ bir şansımız var. Ben seni ve içindeki yolcuları vurmam. Ama yanımda İtalyan ve Yunanlılar var. Onların istediklerini hatırım için yap" dedi.

PAPA ÇOK DEĞERLİ
Papa'nın sizi havaalanında bekleyeceğini mi düşündünüz?

Evet, bu yüzden pilotla tartıştım. F-16 pilotu, "Senin Papa ile konuşacağına inanmıyorum" deyince ben de, "Papa II. Jean Paul Ağca'yı affetti, yeni bir hayat sağladı. Ben de Papa Benedict'in beni hava alanında beklediğini sanıyorum" dedim. Türk pilotu "Bu Alman havaalanına gelirse senden özür diler, bu mesleği de bırakırım" dedi. Haklıymış.

Bu aşamada, herhalde inişe kısa bir süre kaldı?
Son 15-20 dakika'ya girdik. Türk F16'sının hemen ardından İtalyanlar geldi. Öncelikle 6-7 kez, İtalyan yolcu olup olmadığını sordular. Sonra "İtalya üzerinden geçmesine izin vermeyiz. Roma'ya gitmesine, herhangi bir şehre inmesine, olası bir trajediye izin vermeyiz. Bu bir şaka değil, bu uçağı biz yolcuları ile imha ederiz. Bu büyük bir trajediden iyidir" dediler ve imha edeceklerini kesin olarak vurguladılar.

Brindisi'ye yakıt yetmezliğinden inildiği haberleri çıktı...
Nedeni yakıt değil. İtalyan pilotları, "Yunan sahasından sonra ilk hava alanına inmezseniz imha ederiz" dedi. Kaptana, "İmha ederler mi, nasıl olur ki, uçakta Hristiyanlar da var" diye sordum. Kaptan da, "Bu arada tek bir Hıristiyan var o da Papa, gerisi önemli değil, imha ederler" dedi. Ben de ikna oldum ve inişe izin verdim.

Bu Türklerden çektiğimiz nedir?
Bu arada kimlerle irtibat halindesin?

Kaptan pilotun eşi aradı, kızı aradı ve bana "Eğer rehine vuracaksan babamdan uzak dur, doyamadım" diyordu. Asıl önemlisi Başbakan aradı.

Uçağın ve rehinelerin durumunu merak ettiler herhalde...
Başbakan Erdoğan, uçağı kaçırdığımda AB'den dönüyordu. Mesajda, "ATA001 irtibat kurdu" denildi.

Kaptan, Erdoğan'a ne dedi?
Kaptan, "Evet Sayın Başbakanım, isminin Hakan Ekinci olduğunu Arnavutluk'tan aldığı belgelerden biliyoruz. Kimseye zarar gelmedi, en iyi şekilde iniş yaptık, tekerlekler bile zarar görmedi" gibi şeyler söylüyor. Bu noktada telefon kapandı. Başbakan da "Ver bakalım bu genci" dedi. Kulaklığı taktım 30-40 saniye ses gelmedi. Başbakan "Konuşacak mısınız?" dedi. Ben de "Ben Hakan Ekinci, uçağı ben kaçırdım" dedim. Başbakan "Nerelisin?" dedi. "İzmirliyim" deyince, "Oradan Efeler çıkar" dedi. Ancak ben uçağı kaçırma amacımı, asker kaçağı olduğumu, Papa'ya mesajımı ve Türkiye'yi şikâyet etmek istediğimi söyledim.

Bir de uçaktan indiğinde sürekli gülüyordun neden?
Uçaktan inmek benim için duygusal bir andı. Görevlilerle kucaklaştık. Tek tek vedalaştık. Yolculara, "Hepinizden özür diliyorum" dedim, önce Türkler, sonra Arnavutlar alkışladı. Herkes fotoğraf çektirmeye başladı. Benim havaalanına indiğimde gülmem bundandır, inanılır gibi değildi, sanki Holywood filmindeyim, bir de İtalyan polisleri çok nazikti, sinirlerim bozuldu. Parmak izlerini alırken birinin elinde sabun ötekinde havlu bekliyorlardı. Gülmemek elde değildi.

Alanda İtalyan içişleri bakanı ile karşılaştığın doğru mu?
Tercüman aracılığı ile konuştu,Giuliano Amato, "Nedir bu sizden çektiğimiz, her Papa'ya bir Türk var, her Türk'e de bir Papa var ama sizde Türkler, biz de Papa bitmez"dedi.

Yasemin TAŞKIN

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.