• BIST 93.427
  • Altın 209,397
  • Dolar 5,3440
  • Euro 6,0592
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 6 °C

İkizdere Turizm Kurultayı

İkizdere Turizm Kurultayı
İTÜ Vakfı Turizm Eğitimi Bölüm Başkanı Şaban Ali Yaşaroğlu: Türkiye'nin en önemli sorunun eğitim olduğunu belirterek "Eğitimsiz turizm olmaz" dedi.

RİZE- İkizdere Derneği tarafından, 8-9 Ağustos tarihinde Rize İkizdere Ridos Otel"de yapılan 3. İkizdere Turizm Kurultayı'ında turizmin yeni gözdesi Doğu Karadeniz'de yapılması gerekenler konuşuldu. Kurultayda aynı başlıklar altında bildiri sunan İTÜ Vakfı Turizm Eğitimi Bölüm Başkanı Şaban Ali Yaşaroğlu “Türkiye"nin Turizmdeki Yol Haritası” üzerinde düşüncelerini dile getirdi.

YAŞAROĞLU: ULAŞIM YETERSİZDİR
Bir dizi eleştirini ve önerilerini sıralayan Yaşaroğlu ; “Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili yarımada şeklinde bir ülke olmasına karşın; ne acıdır ki, denizlerinde gemisi yok denecek derecede... Demiryolu ağı dayetersiz ve demode durumdadır. Karayolu ulaşımında ise; sanki savaş yaşanmakta, her gün düzinelerce ocaklar sönmekte, ailece canlar yitirilmektedir. Bu durum doğal olarak Türkiye"ye gelecek turistler için caydırıcı güvensizliğe neden olmaktadır" dedi.
Toplantıya Rize Valisi Zekeriya Şarşak, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü, Rize ve Maltepe Üniversitesi rektörleri, bölge milletvekilleri, TÜRSAB başkanı Başaran Ulusoy, çeşitli üniversitelerden öğretim üyeleri, çevre belediye başkanları ve kaymakamlar, çok sayıda sivil toplum ve kurum temsilcilerinin katılımıyla yaklaşık 500 kişi hazır bulundu.
28 kişinin bildiri sunduğu toplantıya konuşmacı olarak katılan İTÜ Vakfı Turizm Eğitimi Bölüm Başkanı Şaban Ali Yaşaroğlu sunduğu “Turizmin yeni gözdesi Doğu Karadeniz mi olacak?” bildirisinde şöyle dedi:

EĞİTİMSİZ TURİZM OLMAZ
Bilindiği gibi, Turizm işi, uygar insanların bir işi olmaktadır. Eğer, geleceğin Türkiye"sinde nüfusumuza yakın turistleri ülkemizde görmek ve ağırlamak istiyorsak, ulu önder Kemal ATATÜRK"ün bize yol gösterdiği uygar ulusların düzeyine çıkacak insan yetiştirmeliyiz. Bu da eğitimle olmaktadır. Çünkü eğitim demek; değişim demektir” dedi

İKLİM DEĞİŞİMİNDE EN ŞANSLI BÖLGE KARADENİZ
Son yıllarda uzmanlar tarafından da sık sık dile getirildiği gibi, atmosferde sıcaklığın artması çok ciddi sıkıntılara yol açacaktır. Bu küresel ısınmanın ülkemizde de değişikliklere neden olacağı ve başta Akdeniz Bölgesi olmak üzere, Türkiye"nin bir çok bölgesinde de olumsuz yansımaların olacağı ve ısı derecesinin arttığı görülecektir. Fakat, özellikle Doğu ve Batı Karadeniz Bölgesi en az etkilenecek bölge olacağı için, turizmdeki şansının giderek artacağı bir bölge iklimine kavuşacaktır. Diğer bir anlatımla; Karadeniz Bölgesi"nde yaz mevsimi uzayacağından iç ve dış turistler için tercih edilecek bir bölge ve sıcaktan kaçanlar için yeşil ve güzel iklimli bir yer olmanın konumuna kavuşacaktır. Öylelikle, Doğu Karadeniz"e gelmek isteyen insanların düşüncelerine yeni fikirler katabilen bir turizm yaratılabilir. İşte, dünya vatandaşı insanların Doğu Karadeniz"e gelmeleri için bugünden bir turizm köprüsünün inşasına başlamalıyız.

DOĞU KARADENİZ'DE ULAŞIMSIZ TURİZM OLMAZ
Son yılların dünyasında ulaşım akıllara durgunluk veren hızlı bir seyirdedir. Ancak, bu hız bölgemizde memnuniyet verici bir boyuta varmış denemez. Bu nedenle devlet, bölgenin altyapı hazırlıklarını ele alarak, projelendirme çalışmalarına başlamalı; hava, deniz ulaşımı ağlarını genişletmeyi hızlandırmalı ve Batum bağlantılı demiryolu ile tüm Türk Cumhuriyetlerine ulaşılması düşünülmelidir. Devlet, turizmin geleceği için Doğu Karadeniz"de yapılacak hazırlıkları düşünürken; özel sektörün bölgeye ilgisini de arttırıcı özendirmenin kolaylıklarını sağlamalıdır.

TURİZMİN YENİ GÖZDESİ DOĞU KARADENİZ'DİR
Güzeller güzeli yeşillikler içinde, cennete benzer ve doğanın tüm nimetlerini kucağında bulunduran Doğu Karadeniz Bölgesi"nin, turizmde Türkiye"nin yeni gözdesi olacağını düşünüyorum. Düşünmenin ötesinde, inanıyorum. Üzerinde yaşamınızı sürdürdüğünüz bölgenin, her zaman görülecek, her zevke hitap edecek ve insanları dinlendirecek yeni bir şeyleri mutlak vardır. Anlatmak istediğim; çağımızın yorgun insanları için çoğu zaman bir özlemdir doğayla başbaşa kalmak. Şu otelin salonundan, dışarıdaki manzaraya bir bakın; Sanki, Tanrı doğal güzelliklerinin en güzelini armağan etti Karadeniz"e...Bölgenin vadileri boyunca bir çok yaylaları ve bütün yıl üzerinde beyaz karı eksik olmayan “Kaçkar Dağları”nın zenginliği ve güzelliklerini görmek için, ev sahibi olarak turist misafirlerimize havadan bu güzelliklerimizi görebilmeleri için helikopter hizmetini vermelisiniz. Genellikle ahşap ve dere taşlarının kare şeklinde yontularak ahşapların arasına dizilmesiyle oluşan “Bağdadı” iki katlı mimari yapıdaki evlerinizi ve konaklarınızı pansiyona dönüştürülerek turistlerin konaklamalarına açmalısınız.

HAVALİMANI SAYISI YETERSİZDİR
Bölgeye ulaşım, 2007"de tamamlanan “Karadeniz Duble Yolu” sayesinde oldukça kolay ve rahat hale gelmiştir. Ancak, asfalt üzerinde tekerleklerini döndüren araçlar kitle araçları değildir. Ankara"dan 14, İstanbul"dan 18 saatlik yorucu otobüs yolculuğu ve bir tek Trabzon havalimanı ile iç ve dış turistleri bölgeye çekmekte zorlanırsınız. Karadeniz"de turizmin gelişmesi için; birer kitle araçları olan demiryolu ve deniz yolu ve de yeterli sayıda hava meydanları şarttır. Dileğim, yaylaların yollarına beton döşenmesin ve yaylalara kendi kültürüne uygun “patika” yollarla çıkılsın...

ÇEVREYİ KOLLAMALIYIZ
Turizm temiz bir çevre ile gelişen bir sektördür. Bizde bu bölgenin insanları olarak; bölgemizde ne yaparsak, neyi inşa edersek onunla yaşamak zorunda kalacağız. Doğanın uyumunu kollamalı ve ona saygılı davranmalıyız. Doğduğumuz bu toprağın insanları olarak kendimizi değil, doğduğumuz toprağı ve halkını düşünen, onun varlığını ve değerlerinin korunmasına nefesimizi harcayan Karadenizliler olmalıyız. Yeryüzüne henüz doğadan daha usta bir mimar gelmediğinin bilinciyle doğa ile barış içinde olmalıyız. Turizmle Doğu Karadeniz Bölgesi halkına refah sağlamayı görev edinmişsek, farklı kültürlere açık bir bölgenin halkı olarak bölgesel ve yöresel kültürümüzün de tanıtımına önem vermeliyiz. 

FESTİVALLER DÜZENLENMELİ
 Her yıl Ağustos ayında; bölgenin tüm yerel yönetimleri, tüm Sivil Toplum Kuruluşları. yerel ve ulusal medyanın desteği ile “Uluslararası Turizm Festivali” düzenlenerek dünya insanının ilgisini bölgemize çekmeliyiz. Karadeniz insanının doğallığı, dürüstlüğü, cana yakınlığı ve misafirperverliği ile turizmi bölgesine çekeceğinden kuşku duymuyorum. Bu nedenle, Doğu Karadeniz Bölgesi baştan başa uluslararasına açık, folklorik ve sanatsal bir şölene dönüştürmeliyiz. Bu düşüncem ve özlemim doğrultusunda; ulusal birliğimizin çimentosu ve çeliği olan Karadeniz insanının, bölgemizin turizmini de geliştireceğine ve ulu önderimiz Kemal Atatürk"ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ülküsüne katkıda bulunacağına inanıyorum.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.