• BIST 90.186
  • Altın 234,351
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 30 °C

İkinci küresel krize hazır olalım

İkinci küresel krize hazır olalım
Ali Babacan: Merkez Bankası, hükümet, ilgili kuruluşlar ve iş dünyası olarak kü resel krizle ilgili gelebilecek ikinci bir dalgaya her an hazır olalım

İSTANBUL -Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Merkez Bankası, hükümet, ilgili kuruluşlar ve iş dünyası olarak kü resel krizle ilgili gelebilecek ikinci bir dalgaya her an hazır olunması gerektiğini belirtti ve "Öte yandan da uzun vadeli politikalar üzerinde mutlaka çalışmamız, karar vermemiz, adımlar atmamız lazım" dedi.
Babacan, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen "Sanayi Politikaları Yuvarlak Masa Toplantısı" etkinliğinin ilkinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin geçen yıldan itibaren uygulamaya başladığı politikaların, bu yıl, G-20, OECD ve bütün uluslararası çevrelerde öneri ve do ğru politika olarak, diğer ülkelere önerilmeye başlandığını söyledi.
Türkiye'nin de katkıda bulunduğu, son G-20 sonuç bildirgesinde "Artık gelişmiş ekonomiler orta vadeli programını açıklasınlar" denildiğine işaret eden Babacan, bunun da, gelişmiş ekonomilerin hala uzun dönemde uygulayacakları politikalara ilişkin sorunun cevabını veremediklerini gösterdiğini anlattı.
Bakan Babacan, güven ortamının hızlı bir şekilde Türkiye'de oluştuğunu dile getirerek, bunun sonucunda Türkiye'nin artık daha tercih edilen bir yatırım ülkesi olarak ortaya çıktığını belirtti.
İkinci dünya savasından sonra kurulan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Dünya Bankası, IMF gibi kuruluşlarda da artık Türkiye'nin sesinin çok farklı çıktığını ve uluslararası düzeyde etkinliğinin arttığını söyleyen Babacan, bunun en son örneğinin IMF'de görüldüğünü vurguladı. IMF'nin yönetiminde ülkelerin hisse oranlarının değiştiğini, Türkiye'nin hissesinin aşağı yukarı ikiye katlandığını bildiren Bakan, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin IMF yönetimindeki 9 koltuktan ikisini terk etmeyi kabul ettiklerini, bunun AB ülkelerinin dünya ekonomisindeki azalan etkisini ve ağırlığını gösteren bir gösterge olduğunu kaydetti.
Babacan, o koltukların bir tanesinin de muhtemelen Türkiye'ye verilebileceğinin konuşulduğuna işaret ederek, hangi ülkelerin bu iki koltuğa oturacağının daha kararlaştırılmadığını hatırlattı.
"Bu yıl ve gelecek yıl Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi olduk ve olacağız" diyen Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üstelik bu büyümemiz istihdam üreten bir büyüme. Pek çok ülkede büyüme rakamları daha önce söylediğim gibi istihdam üretemiyor. İşsizlikte düşme sağlanamıyor. Bu yılın ikinci çeyreği ile geçen yılın ikinci çeyreğine baktığımız zaman 1,5 milyon yeni istihdam Türkiye'de oluşmuş durumda. Sağlam bir bankacılık sektörü bizim bu başarımızın önemli faktörlerinden bir tanesi. Bu krizde herhangi bir bankamızın bir sıkıntı yaşamaması gerçekten önemliydi. Ş u anda bankalarımız rahat kredi kullandırıyor ve kendilerine güveniyor olması bizim bu yüksek büyüme oranlarımızın arkasındaki faktörlerden bir tanesi."
Ali Babacan, bütün bu toz duman içinde bir yandan pek çok ülke g ünü kurtarmaya çalışırken, bir yandan kendilerinin artık daha uzun vadeli daha kalıcı politikalarla ilgili çalışmalarını yoğunlaştırmaları gerektiğini söyledi.
Babacan, "Merkez Bankası, hükümet, ilgili kuruluşlar ve iş dünyas ı olarak, bir yandan küresel krizle ilgili, bir ihtimal gelebilecek ikinci bir dalgaya her an hazır olmamız lazım. Ama öte yandan da uzun vadeli politikalar üzerinde mutlaka çalışmamız, karar vermemiz adımlar atmamız lazım" dedi.
Bunlarla ilgili iki çalışmadan sözeden Ali Babacan, bu çalışmalardan birinin "Yeni Ulusal İstihdam Strateji Belgesi olduğunu bildirdi.
Bakan Babacan, bu konu üzerinde aşağı yukarı bir yıldır çalıştıklarını, sosyal taraflarla, iş dünyasıyla her aşamasını paylaştıklarını, görüşler aldıklarını anlattı.
Bu çalışmanın 4 önemli ekseni olduğuna işaret eden Babacan, şunları kaydetti:
"Biz 4 ana problem alanı tespit ettik istihdam piyasasıyla alakalı... Bunlardan birincisi eğitim istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi. Artık hayatın her devresinde eğitimin önemli olduğuna inandığımız bir yaklaşım. İkinci önemli eksen, iş gücü piyasasının esnekleştirilmesi. Hangi açıdan bakarsak bakalım bizim oldukça katı bir iş gücü piyasamız var. Üçüncü konu, kadınlar, gençler ve dezavantajlı grupların istihdamının Türkiye'de artırılması. 4. ve son konu ise istihdamla sosyal koruma politikaları arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi.
Biz dört alanla ilgili çalışmalarımızı önemli ölçüde tamamladık ama baktık ki, bunun içeriğinde çok sayıda yasal düzenleme gerekiyor ve gerçekçi olarak baktığımızda, ki Mart ayından sonra meclisimizin verimli çalışacağını düşünmüyoruz, artık seçim kampanyası başlar. Türkiye'de, bu strateji belgesi içerisinden acil olan maddeleri çekip bir paket haline getirip meclise en kısa zamanda sunmayı düşünüyoruz. Bununla ilgili bu hafta pazartesi günkü Bakanlar Kurulunda Çalışma Bakanımızın bu hazırladığımız çalışmayla ilgili bir sunuşu olacak ondan sonra artık Meclis aşaması başlamış olacak."
Ali Babacan, ikinci önemli çalışmanın, Türkiye sanayi politikası olduğunu dile getirerek, bunun da önemli olduğunu, Türkiye'de önümüzdeki dönemde devletin bu konuya bakış açısının, üzerinde yoğunlaşması gereken alanların, Türkiye Sanayi Strateji Belgesiyle açıklanacağını ifade etti.
Sanayi Strateji Belgesi'nin, sanayi politikaları faslının AB müzakerelerinde kapanış kriteri olduğuna değinen Babacan, "Bu faslın açılması Brüksel'de kararlaştırıldığında, bir kapanış kriteri olarak bu zikredildiğinde, arkadaşlar beni telaşla aradı. Dediler ki; 'bu komisyon böyle bir çalışma yapı yor ve böyle bir kapanış kriteri isteyecekler'. Ben dedim ki; 'telaşlanacağımıza üzüleceğimize tam sevinmemiz lazım, hiç olmazsa bu vesileyle yıllardır ihtiyacımız olan bir sanayi strateji belgemizi hazırlamış oluruz' diye konuştu.
Babacan, bunun taslağını hazırladıklarını, Brüksel'e gö nderdiklerini ve Brüksel'in belgeye onay verdiğini dile getirerek, bu belgenin taslağının şu anda Yüksek Planlama Kurulu'nda (YPK) olduğunu bildirdi.
Bu belgeyle Türkiye'nin sanayi vizyonunun nasıl olması gerektiğini ortaya koyduklarını ifade eden Babacan, bu belgeyle, genel amaçlarının Türkiye'nin rekabet verimliliğini artırması, dünya ticaretinden daha fazla pay alması, yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünlerin üretilmesi, nitelikli iş gücü gibi konular olduğunu anlattı.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu belgenin çok kısa bir süre içinde YPK ve Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nda (EKK) son rötuşlarını yaptıktan sonra yürürlüğe koymayı düşündüklerini ifade ederek, bu çalışmaların Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldüğünü ve belgede 70'i aş kın atılması gereken adımlar olduğunu dile getirdi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.