• BIST 106.239
  • Altın 161,483
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C

İda'nın Sarıkız efsanesi-2

İda'nın Sarıkız efsanesi-2
Kavurmacılar köyünün güzeli Sarıkız, aşık olanlara ulaşamayınca iftira atmışlar. Sarıkız yaşamını İda dağında sürdürmüş.

ÖZKAN ALTINTAŞ- TÜRKİYETURİZM
EDREMİT/GÜRE
- Kurban Bayramı'nda Edremit Körfezi gezimiz için Güre’den sabah çıktığımızda ilk durağımız Akçay’da Yörsan Kafe’de kahvaltı oldu. Büyük bir tepside verilen kahvaltı çok zengin olduğu için iki kişilik olan üç kişiye yetiyor.
Akçay’ın sıcak güneşi altında kahvaltımızı yaptıktan sonra bölgenin en önemli yeri olan Sarıkız Efsanesi’nin bulunduğu Kavurmacılar Köyü’ne yollandık. Güre’nin izinden geçtikten sonra Kavurmacılar Köyü'nün daracık sokaklarından tırmandık.

sarikiz-kavurmacilar.jpg

Yaklaşık 2 kilometre sonra çevresinde birkaç evin bulunduğu Sarıkız Tepesi'nin bulunduğu köye vardık. Köyden bütün Güre denize kadar kuşbakışı görülüyordu.

sarikiz-efsanesi-4.jpg

sarikiz-efsanesi-6.jpg

sarikiz-efsanesi-5.jpg

Kavurmacılar Köyü’ndeki camisiz minare ilginçti. Şerefiyesine çıkarak Edremit Körfezi'ni biraz daha yüksekten seyrettik. Daha sonra her yıl Sarıkız adına şenliklerin yapıldığı büyük mutfağı gördük. Kavurmacılar Köyü’nde bulunan birkaç evin bahçesindeki ağılda keçiler besleniyordu.

sarikiz-efsanesi-3.jpg

TANRILARIN ÇIKTIĞI TEPE

Adı mitolojide “İda” olarak geçen Kazdağları efsaneler bakımından oldukça zengindir. Adı mitolojide İda olarak geçiyor. Homeros İlyada’da ‘‘Bol pınarlı, vahşi hayvanların anası’’ olarak İda Dağı’ndan sık sık bahsediyor. Efsaneye göre Hera, Afrodit ve Athena’nın katıldıkları, Truva Savaşı’na yol açan dünyanın ilkt güzellik yarışması burada yapılmış, Zeus burada doğmuş, tanrılar Truva Savaşı’nı buradan izlemiş ve Afrodit ilk kez burada aşık olmuş.

sarikiz-efsanesi-2.jpg

SARIKIZ ŞENLİĞİ DÜZENLENİYOR

Güre’nin üstünde yer alan Kavurmacılar Köyü’nde yaşadığına inanılan Sarıkız için her yıl Ağustos ayında hayır günü düzenleniyor. Köyde keşkek, pilav, nohut pişirilip yeniyor, şerbetler içiliyor. Terkedilmiş gibi olan köyde 5-6 aile yaşıyor.
Köy ise ”Yassıcalı” evleriyle dikkati çekiyor. Sarıkız şenliklerine olan ilgi her yıl artıyor. Son yıllarda yurtiçinden ve yurtdışından gelen folklor ekipleri ile önemli konuklar şenliğe katılıyor.
Marmara ve Ege bölgelerini birbirinden ayıran Kazdağları'nın en yüksek tepesine Sarıkız Tepesi deniliyor. Bu tepenin adı hakkında pek çok efsane anlatılır..

sarikiz-efsanesi-7.jpg

SARIKIZ HAKKINDA İLK EFSANE

Efsaneye göre, Edremit’in Güre Köyü’nde Sarıkız adında çok güzel, iyi yürekli bir kız yaşarmış. Bu kızı köyün bütün gençleri sever ve evlenmek isterlermiş. Adı Sarıkız olan bu güzel kızın babası ise bin bir zahmetle büyüttüğü kızını, talip olan gençlerin hiç birine vermezmiş. Bunun üzerine gençler Sarıkız'a iftira etmişler.
Köylüler de Sarıkız'ın babasına giderek: "Kızın kötü yola saptı. Ya kızını öldürürsün ya da buralardan çekip gidersin" demişler.
Düşünüp taşınan baba, kızını öldürmeye kıyamaz; ancak köylülerin yüzüne bakabilmek için Sarıkız'ı gözden uzak tutmak gerektiğini düşünür. Kızını yanına alan baba, Kazdağı'nın zirvesine çıkarır. Birkaç kazla birlikte kızını bırakıp geri döner. "Kurt kuş yerse de gözüm görmesin, yaşarsa da herkesten gizli yaşasın" demiş.
Kazdağı'nda kalan Sarıkız ölmemiş ve kazlarını gütmeye devam etmiş. Hatta yolunu, izini kaybedenlere yardımcı olmuş. Bu durum kısa zamanda babasının kulağına gitmiş. Kızının ölmediğini öğrenen baba, Kazdağı'na kızının yanına çıkmış. Dağda kaz çobanlığı yapan Sarıkız, babasını görünce sevinmiş, ona yemek ikram etmiş. Yemek sırasında babası kızından su istemiş. Sarıkız elini uzatarak kilometrelerce aşağıdaki Güre çayından su alarak babasına vermiş. Babası kızının ermiş olduğunu görünce pek sevinmiş.
Sırrı anlaşılan Sarıkız orada, buna çok üzülen babası ise İda Dağı’nın başka bir tepesinde ölmüş. Bu efsaneye göre İda Dağı Kazdağı, dağın doruğu Sarıkız Tepesi, babasının öldüğü yere ise Babatepe veya Kartaltepe adı verilmektedir.

SARIKIZ HAKKINDA DİĞER EFSANE
Diğer efsaneye göre, delikanlının biri güzeller güzeli bir kıza aşık olmuş. Kız, evlenme şartı olarak, delikanlıdan gücünü ispatlamasını istemiş. Bu şarta göre delikanlı sırtına yüklenen tuz çuvallarını taşımak zorundadır. Delikanlının sırtına tuz çuvalları yüklenmiş. Yamaçtan tırmanırken çuvallar dengesini kaybetmiş ve delikanlı yuvarlanarak göle düşmüş. Tuzlar ıslandıkça çuvallar ağırlaşmış ve delikanlıyı suyun derinliklerine çekmiş. Köy halkı bu acıya sebebiyet verdiği için kıza öfkelenmişler. Ona yumurtalar atmışlar. Sarı Kız adı da buradan kalmış.
Öfkeleri yatışmayan köylüler babasına giderek kızını şikayet etmişler ve onu yok etmesini istemişler. Babası yumurtalara bulanmış kızını alıp tepeye çıkmış. Kızını öldürmeden önce abdest alıp namaz kılmak isteyen baba kızından su bulmasını istemiş. Kız delikanlının boğulduğu gölün suyundan getirmiş. Su tuzlu olduğu için babası yeniden tatlı su bulup getirmesini istemiş. Bunun üzerine kız ayağını yere vurmuş, o anda yerden bir kaynak suyu fışkırmaya başlamış. Durumu gören babası kızının ermiş olduğunu anlamış ve onu öldürmekten vazgeçmiş. Kimsenin zararı dokunmasın diye de suyun etrafını taş duvarla çevirmiş.

SARIKIZ’IN KABRİ BAŞINDA TÖREN
Kaz dağlarının zirvesindeki bu kaynak, bugün hala yörede şifalı olarak bilinmektedir. Ayrıca hem Sarıkız'ın, hem de babasının öldükleri yerler kutsal sayılmaktadır. Babasının öldüğü ve bugün kabrinin bulunduğu kabul edilen yere Kartaltepe veya Babatepe; Sarıkız'ın kabrinin olduğu tepeye ise Sarıkız Tepesi adı verilmektedir. Tepelerin ermiş bir kız ile babasının adı verilmesi Türk inanışlarındaki dağ kültünün bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Kazdağı'nın zirvesinde bulunan Sarıkız'ın kabri bugün yöre halkı tarafından ziyaret ediliyor. Her yıl 14-16 Temmuz tarihleri arasında Akçay'da yapılan Zeytin Festivali'nde Sarıkız da temsil ediliyor. Ayrıca Sarıkız'ın kabri başında herkesin dileğini yazabildiği büyük bir dilek defteri bulunuyor.

sarikiz-altinoluk.jpg

ALTINOLUK’TA DENİZE GİRİLİR Mİ?

Hava giderek ısınmıştı. Sarıkız Efsanesi’nin yaşandığı İda Dağı’nın tepesini gezdikten sonra denize girmeye karar verdik. Önce Altınuluk’a doğru yollandık. TurkiyeTurizm.com’un Altınoluk temsilcisi olan Halim Çamlıkaya’ya telefon ettim. Denizde olduğunu ve bizi beklediğini söyledi.

sarikiz-efsanesi-11.20131020015209.jpg

KÜÇÜK BİR KUMSAL DIŞINDA DENİZE GİRECEK YER YOK

Yıllardır Altınoluk’a gitmemiştim. Aklımda kalan sahili aramak istedim. Karşıma koskoca beton yığını bir şehir çıktı. Sokaklara daldığımda bir türlü denizi göremedim. Sahili boydan boya binalar kaplamıştı. Halim Çamlıkaya’nın verdiği adrese göre Rouge Bar’ın yanında deniz vardı. Birkaç kişiye sorduktan sonra adresi zorla buldum. Aralık bir sokaktan girdiğimde kafenin önünde Halim’in bizi beklediğini gördüm. Birlikte oturup çay içerken, kumsal olarak sadece kafenin önündeki alanın bulunduğunu ve diğer yerlerin denize kadar beton duvarlarla örtülü olduğunu gördüm. Halim’e “Denize girme yeri bu kadar mı?” diye sorduğumda “Bana yetiyor” dedi. Ama bu kadar küçük bir yer Altınoluk halkına yetmiyordu. Herkesin denize girmek için yerleşim yerinin dışına çıktığını öğrendim. Nitekim bizde öyle yaptık. Denizi Küçükkuyu’da girecektik.

KUMSALA KUYUMCU DÜKKÂNI
Aracımıza doğru yürürken Altınoluk sahilinde kumsalı üzerine kadar betondan yapılan dükkânları görünce şaşırdım. Her biri kale gibi şehrin denizle arasını kapatmıştı. Hatta kumsalın üzerine yapılan bir kuyumcu dükkânını görünce şaşırdım. Kuyumcu dükkanını kumsalın üzerinde ne işi var diye düşündüm.
Görüntüye göre Altınoluk’ta sahil şeridi bitmişti ve beton yapılara yenik düşmüştü. Akçay’dan sonra bu ikinci hüsrana uğramam oldu. Böylesine güzel yazlık bölgeleri beton yığını haline getiren zihniyete bir kez daha kızdım. Sorumlulara birilerinin hesap sorması gerektiğini düşündüm.

sarikiz-efsanesi-8.jpg

DENİZ SUYU SICAKTI

Altınoluk’tan hareket ettikten birkaç dakika sonra Küçükkuyu’da şirin bir otelin önünde durduk. Önünde iskelesi ve pırıl pırıl denizi vardı. Kendimizi hemen denize attık. Önce serin olan denizin sonra sıcak olduğunu fark ettik. Suyu soğuk bilinen Küçükkuyu’da bu mevsimde deniz suyu sıcak oluyordu. Orada doya doya yüzmeninve güneşlenmenin tadını çıkardık.

sarikiz-efsanesi-10.jpg

sarikiz-efsanesi-9.jpg

Akşam üzeri ise güneşin batışını izledik. Güre’ye dönerken Altınoluk’un girişindeki boş sahili görünce insanların ancak burada denize girebileceklerini anladım.

YARIN: ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞININ BAŞKENTİ AYVALIK

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kadir Uğur’a Kuşadası’nda veda21 Ağustos 2017 Pazartesi 13:00
  • Salda Gölü, turistlerin yeni gözdesi10 Temmuz 2017 Pazartesi 22:00
  • Türklerin yeni gözdesi Ukrayna05 Temmuz 2017 Çarşamba 15:00
  • Egzotik ve romantik balayı rotaları05 Temmuz 2017 Çarşamba 14:00
  • AB için 3. kuşak pasaport30 Mayıs 2017 Salı 14:00
  • Legoland Malezya’da %25 indirim08 Mayıs 2017 Pazartesi 18:00
  • Türk turizmciler Hindistan’da-126 Eylül 2016 Pazartesi 09:00
  • Hindistan gezisi öncesi canlı23 Eylül 2016 Cuma 09:20
  • Kıbrıs turizminde bayram sevinci03 Eylül 2016 Cumartesi 10:00
  • Tebriz’den Evliya Çelebi iyi sözeder26 Ağustos 2016 Cuma 15:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.