• BIST 93.297
  • Altın 209,999
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 3 °C

İbrahim Çeçen'in yaşam öyküsü

İbrahim Çeçen'in yaşam öyküsü
3'üncü köprü ihalesini alan İC Holding'in sahibi İbrahim Çeçen bugünlere nasıl geldi? İşte İbrahim Çeçen'in başarı hikayesi:

İSTANBUL- Milliyet Gazetesi ekonomi yazarı Güngör Uras 3'üncü köprü ihalesini alan İçtaş firmasını merak edip araştırmış. Bakın İçtaş ve sahibi İbrahim Çeçen kim? Nasıl bugünlere gelmiş...

"Fırsatlar Ülkesi
Türkiye bir fırsatlar ülkesi. Dünyanın neresinde ülkenin en fakir yöresinde doğan, lise eğitimini tamamlayan bir genç, arkadaşıyla inşaat işine girdikten sonra imkânları değerlendirerek ülkenin en güçlü müteahhitlik firmasına sahip olabilir? Ve 3’üncü Boğaz köprüsünü yapmaya soyunabilir? İstanbul Boğazı’na inşa edilecek 3. köprüyü 2.5 milyar dolar para harcayarak İçtaş-Astaldi Ortak Girişim Grubu gerçekleştirecek.
İtalyan Astaldi 80 yıllık bir uluslararası firma. Onu biliyoruz. “İçtaş” nasıl bir firma? Sahibi kim? İhale sonuçlanınca merak ettim. Sordum, soruşturdum. Öğrendim ki, İçtaş “İbrahim Çeçen”in firması... İyi de İbrahim Çeçen kim? İbrahim Çeçen’in hayat hikâyesi ile ilgili bilgilere ulaşınca “Helal olsun bu memlekete... Bu memleket fırsatlar ülkesi... Çalışan sıfırdan tepeye çıkabiliyor” diyerek sevindim.
İbrahim Çeçen’in hayat hikâyesi ilginç. 1941 yılında Ağrı’da doğmuş. Liseyi Ağrı’da tamamlamış. 1962’de Ankara’da tekniker okulu bitirmiş, Bitlis’te Bayındırlık Müdürlüğü’nde yapım şefi olarak çalışırken Cumhuriyet Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden 1.5 yıl süreli hızlandırılmış programla diploma almış. 1969’da Ankara’da İçtaş’ı kurarak kamunun inşaat ile ilgili ihalelerine katılmaya başlamış. Sonra turizm, otelcilik, enerji, hava ve deniz limanları işletmeciliği ve sanayi sektörlerine girmiş. Bütün bu işleri şimdilerde IC Holding şemsiyesi altında yürütülüyormuş.

ibrahim-cecen.jpg

Bir Ağrı hikâyesi...
IC Holding, İstanbul Eskişehir hızlı tren projesini üstlenmiş. Amerikalı ortakları ile 6 hidroelektrik santralı kuruyor. Antalya Havaalanı’nı işletiyor. Afyon-Kütahya-Uşak arasında yeni bir havaalanı inşa ediyor. Çok sayıda inşaat projesi var. Çeçen 1984’te İbrahim Çeçen Vakfı’nı kurmuş. 3 bin öğrenciye burs vermiş. Ağrı’da 2 okul yaptırmış. Yine Ağrı’da İbrahim Çeçen üniversitesi kurulmuş.
İbrahim Çeçen örneği tek değil. Türkiye’de benzer şekilde ülkenin en fakir yörelerinden çıkarak başarıya ulaşmış işadamımızın sayısı çok. Bunlar bu ülkenin kendi insanına tanıdığı fırsatlar sayesinde oluyor.
Yazıyı İbrahim Çeçen’in bir söyleşisindeki anlatımından bir bölüm aktararak bitireceğim. Söyleşiyi yapan soruyor: “Çocukken, günün birinde Türkiye’nin en büyük işadamlarından biri olacağınızı hayal eder miydiniz?”
İbrahim Çeçen cevaplıyor: “Ben müteşebbis ruhluyum. Çocukluktan beri yaratıcıyım. Günün birinde bir yerlere geleceğimi biliyordum” diyor. Ve çocukluğuna ait bir hikâyeyi anlatıyor: “Henüz 10 yaşındaydım. Babamla, babamın arkadaşı olan bakkal Ömer amcanın dükkânına gitmiştik. Babam sohbet ederken ben de bir içeride, bir dışarıda dolanıyordum. Bir ara dükkânın önünde bir kantar gördüm. Aklıma bir fikir geldi. Ağrı’da o dönemde askeri bir tümen vardı. Haftasonu askerler çarşı iznine çıkar. Cumhuriyet Caddesi’ne baktığınızda askerden her yer yemyeşil gözüküyordu. ‘Bakkal Ömer Amca’ dedim. ‘Bu kantarını alıp cumartesi ve pazar günleri şu askerleri tartabilir miyim. Zavallı askerleri sevindireyim’ dedim.
Ömer Amca da ‘Peki’ dedi. Cumartesi ve pazar günleri o kantarı alıp Cumhuriyet Caddesi’ndeki caminin bitişiğine koydum. Önümde askerlerden kuyruklar oluştu. Para koyacak yer bulamıyordum. Bunu gören Ağrılılardan birkaç kişi daha koşup kantar aldı ve gelip benim yanımda iş yapmaya başladılar. Bu durumu Ömer Amca da görünce gelip kantarı benden aldı ve kendisi bu işi yapmaya başladı. Halen Ağrı’ya gittiğimde bakıyorum, o yerde son model basküller dizilmiş ve insanları tartıyor. Bu manzarayı görünce çocukluğumu hatırlarım.”
(Yazının sonuna bir not: Bizde başarılı işadamları ve politikacılar, çocukluk dönemlerini anlatırken mutlaka bir başarı öyküsünden söz ederler. Kimi çocukluğunda ciklet, limon, simit satmış para kazanmıştır. Kimi ayakkabı boyamış, çıraklık yapmıştır. Anadolu’da bir söz vardır. “Adam olacak çocuk havasından belli olur” derler... İşte o biçim!)"
Güngör Uras / Milliyet
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Amazon ile rekabette 4 strateji09 Ekim 2018 Salı 10:00
  • Timuray şampiyonlar listesinde30 Eylül 2018 Pazar 15:00
  • Check-in kiosku gibi en 'havalı' girişimcilik!18 Eylül 2018 Salı 13:00
  • Real hipermarketler satılıyor15 Eylül 2018 Cumartesi 09:00
  • Vadistanbul 1 yaşında!14 Eylül 2018 Cuma 15:00
  • Güler Sabancı, Japonya Prensesini ağırladı14 Eylül 2018 Cuma 14:00
  • Bakanlık aylık 2.5 milyona otelde kiraya çıktı07 Eylül 2018 Cuma 12:00
  • Almanlar Teknosa'yı satın almaktan vazgeçti29 Ağustos 2018 Çarşamba 09:00
  • Ankaralı dev holding konkordato istedi23 Ağustos 2018 Perşembe 13:30
  • Denizbank'ın fiyatı dolar bazında düştü23 Ağustos 2018 Perşembe 12:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.