• BIST 90.186
  • Altın 232,864
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

Her darbede ekonomi büyük yara alıyor

Her darbede ekonomi büyük yara alıyor
Türkiye yabancıları ürkütecek gelişmeler var. İçerde de siyasal çekişme yaklaşan seçimlerle daha da kızışacağı görülüyor.

MURAT EMEN- EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten -13-18 Ocak 2014
İSTANBUL -
Geçtiğimiz hafta bazı yabancı aracı kurumların ağırlık azaltın tavsiyeleri üzerine Borsa İstanbul irtifa kaydetti. Arkasından FED tutanakları açıklanınca dolar 2.19 ile dört ayın zirvesine oturdu.Haftanın son günü biraz gerileyen dolar 2.1705 ile kapandı.

TÜRKİYE RAPORU
DOLARIN ATEŞİ DALGALI SEYREDİYOR

Başbakan yurtdışı gezisinde olduğu için siyasi ortam nispeten sakin geçti.. Geçtiğimiz haftanın önemli satır başları şöyle özetlenebilir.

dolar-euro.jpg

• Bir taraftan Fed tutanakları, diğer yandan aracı kurumların “hafifleyin” tavsiyeleri borsayı 65binlere kadar çekti ama son gün biraz toparlandı.
• Dolar haftabaşında yakaladığı olumlu tablo ile geldiği 2.15 TL seviyesinde barınamadı. Fitch açıklamaları olumlu algılanmasına rağmen dolar FED tutanakları açıklanınca 2.19 seviyelerine çıktı. Haftanın son günü 2.17905 oldu.
• Ali Babacan özellikle yatırımcılar üzerindeki menfi havayı dağıtabilmek için TV röportajı yaptı ve sakinlik tavsiye etti. Hükümet olarak herşeye hakim olduklarını ifade ederek, durumu enaz zararla atlatma konusunda azimliyiz dedi.
• Halkbank konusuna değinerek, yolsuzluk dışında bankanın durumunun fevkalade olduğunu, misyonuna artarak devam edeceğini hatta bütün petrol ithalat ve ihracatlarının halkbank üzerinden yapılacağını belirtti.
• Faizlerde bu arada yükseldi. Piyasalar bu ay yapılacak PPK Toplantısından faiz artışı beklemekle beraber Merkez konuya çok sıcak değil. Hiç değilse seçimlere kadar faizle oynamadan gitmek ister gibi bir tavrı var.
• 2 yıllık gösterge tahvilin faizi hacımsız piyasada tek hane sınırına gevşedi. 7 ekim 2015 tarihli gösterge tahvilin faizi 9.81 oldu.
• Geçtiğimiz hafta önce Fitch açıklamaları olumlu görülürken, arkadan gelen ve borsada hafifleyin mesajı veren Citi, JP Morgan moral bozdu. Moddy's ve JCR'da ortalığı karıştırdı.
• Piyasalarda FED endişesi devam ediyor. Hernekadar ikinci bir indirim için mart diyenler çok ise de konu gündemin baş konusu olmaya devam ediyor.Ancak tutanaklardan anlaşılan FED'in QE için bir azaltma takvimi belirlemediği görülüyor. Tarımdışı istihdam da iyi geldiğine göre bu ay da azaltma beklenebilir. Azaltım miktarı her toplantıda ayrı ayrı görüşülecek.

ÖZETLE DEĞERLENDİRMEK GEREKİRSE;
Ülke zor bir dönemden geçiyor. İçerde ve dışarda puslu bir hava oluşmuş durumda. Ancak dış hava tehlikeli gelişiyor. Yabancıları ürkütecek gelişmeler var. İçerde de siyasal çekişme yaklaşan seçimlerle daha da kızışacak gibi. Devamlı kılıçlar çekiliyor. Her darbe ekonomide büyük yaralar açıyor. Yıllarla kazanılan itibar kısa zamanda kaybedilecek gibi bir hoyratlık var. Gereken hassasiyet gösterilmiyor.En son Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in çıkışıda yerinde bir ikaz diyebiliriz.

AKP HÜKÜMETİNDE YENİDEN YAPILANMA DEVAM EDİYOR
Yolsuzluk skandalları ile ortaya çıkan devlet kurumlarının kontrollerini ele geçirmeyi amaçlayan sert bir savaşa dönüşürken Başbakan'ın polis ve yargıdaki büyük tasfiyesi devam ediyor. Bütün bunlar devlet çarkının onbir yıllık AKP İktidarı zamanında ne hale geldiğinin göstergesi.Devlet bizim tanıdığımız zamanında içinde yıllarca hizmet verdiğimiz ama siyaset koklamadığımız devlet olmaktan çıkmış.
Erkler arasındaki kavga diye de nitelendirilebilecek çatışmada savcıların yeni yolsuzluk dosyalarını ortaya koymalarının önü kesilmeye çalışılıyor. Anlaşılan o ki devlet içinde yuvalanmış cemaatçi dediğimiz etkin kişiler, uzlaşma sağlanamayınca kıyasıya bir yolsuzluk dosyası kavgasına tutuştular. Durum öyle bir hale geldi ki yolsuzluklar unutturuldu, yani hırsızlar unutuldu yakalayanların peşine düşüldü.

hakimler-kurulu.jpg

Dünyanın gözü önünde yapılan bu kavga ve sonuçları, hükümete ve Erdoğan'a büyük prestij kaybettirdi. Bu konuda dünyanın önde gelen ekonomi gazetelerinde bu konuda bol bol menfi yayın yapılıyor.
Financial Times başyazısında “Hukuk eğemenliği” ülkesinin aşınması nedeniyle Türkiye modelinin itibarının düştüğü öne sürülüyor. Başyazıda, sorunların kalbinde, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın otoriter tavrının yattığı belirtiliyor.
Geçtiğimiz yıl Gezi olaylarındaki sert tutumu nedeniyle hükümetin devlet kurumlarının bağımsızlığını azaltan Macaristan'a benzetiliyordu. Şimdilerde yorumlar Türkiye'nin hukuk eğemenliğinin olup olmadığı tartışılan “Ukrayna'ya benzediği” yorumları yapılıyor.
Yazıda oldukça sert ifadeler var. Kibir Türk modelini bozuyor” veya Erdoğanın zorbalığı ülkenin refahını tehdid ediyor” gibi.
Eskiden örnek bir müslüman ülke olarak gösterilen Türkiye'nin “ Bugün ise Türkiye siyasi karmaşa içinde ve Erdoğan'ın edinmiş olduğu uluslar arası itibarı mahvolmuş durumda. En son darbe, hükümet üyelerinide etkileyen bir yolsuzluk skandalı şeklinde geldi. Erdoğan'ın karşılığı, kanunu altüst ederek, ahbaplarına yönelik yargı soruşturmasını baltalayarak kendini korumak oldu. Sonuç olarak yabancı yatırımcılar Türkiye'nin komşularını krizin sardığı bir ortamda daha fazla gerginleştiler.” Cemaat ile olan kavgasında Erdoğan'ın zorbaca, en büyük övünç kaynağı olan ekonomisine gölge düşürüyor. Hukuk eğemenliğinin sarsılması yabancı yatırımcıların cesaretini kırıyor. Cari açığının bulunuşu ve bu açığı sıcak para ile fonlaması , en ufak bir siyasi risk karşısında hassas hale geliyor”.
Gazete ayrıca Türkiye'nin yakın komşuları ile olan ilişkilerininde Suriyeli isyancıları desteklemesi sebebiyle İran, Irak ve Rusya'nın tepkisini çektiğini, ayrıca yolsuzluk soruşturmasında dolaylı olarak ABD Hükümetini suçlamasının da ilişkilere zarar verdiğini belirtiyor.
Bu konuda bizim ilave edebileceğimiz bir diğer varsayım; Suriye ve Esad konusunda ABD siyasetinin çark ettiğini görüyoruz. ABD terör odaklarının hakim olduğu bir ortadoğu yerine Esad'lı bir Suriye'yi görmeği yeğliyor. Bu konuda da Türkiye dünya kamuoyunda Maalesef terörü silahla besleyen bir ülke imajı kazanıyor.Bu da bir türlü anlayamadığımız Davutoğlu dış politikasının geldiği noktayı gösteriyor.
Ülke kritik bir dönemden geçiyor. Derlenip toparlanmamız gereken bir dönem yaşıyoruz. Ancak sağduyulu bir siyasi anlayışa ve kavrayıcı bir lidere ihtiyaç var iken yeni cepheler açmaktan çekinmeyen bir tavır sergilenmesi yangına körükle gitmeğe benziyor.

AB DOSYASI
Draghi Başarılı

Geçtiğimiz hafta Avrupa Merkez Bankası'nın aylık toplantısı vardı. Başkan Draghi yaptığı toplantıda farklı bir tablo çizmedi.

draghi.jpg

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi'nin euroyu korumak için "ne gerekiyorsa yapacağını" söylemesinin 18 ay sonrasında, Euro Bölgesi'ndeki dinamikler, Temmuz 2012'deki söylemin hâlen işe yaradığını gösteriyor.
Draghi'nin sağladığı güven, euronun varlığını sorgulatan krizin ortadan kalkmasına yardımcı oldu. Ortak para birimine bir zamanlar şüpheyle yaklaşan Nobelli Paul Krugman ve ekonomist Nouriel Roubini bile Draghi'nin bölgeyi ayağa kaldırma başarısını övüyor.
Kasım 2011'de euronun dağılması ihtimalinin düşünülebilir bir senaryo olduğunu söylemiş olan Krugman, "Draghi ve Avrupa Merkez Bankası'nın krizi ortadan kaldırmakta kararlı olduğu açık" dedi.
Avrupa'ya ilişkin iyimser olmak için nedenler arasında, İrlanda'nın 3 yıldır devam eden kurtarma programının ardından bu hafta ilk kez tahvil ihalesi düzenlemesi de var. Portekiz ve Yunanistan da yakında aynı yolu izleyebilir. İspanya'nın 10 yıllık hükümet tahvilinin getirisi 2009'dan bu yana en düşük düzeyine gerilerken, Stoxx Europe 600 Endeksi bu hafta 5 yılın rekoruna ulaştı ve euro da dolar karşısında güçlendi.

borsa.20140110233545.jpg

Tarihin en uzun süreli resesyonunun 1 yıl sonrasında Euro Bölgesi ekonomisi iyileşiyor ve hükümetler bütçe kesintilerini gevşetiyor. Bölgede bu hafta açıklanan perakende satış verileri, Kasım'da 2008'den bu yana en büyük artışa işaret ederken, bölgede güven de Aralık'ta beklentinin üzerinde yükseldi. Avrupa hisseleri, ABD'den gelecek verileri beklerken yükselişe geçerek yılın ilk rallsini gerçekleştirdi.
Diğer taraftan Draghi AB ülkelerindeki işsizlik rakamlarına vurgu yaparak bu konuda alınacak çok mesafe olduğunu belirtti. İssizliğin yogun olduğu Portekiz ve İspanya'da

UZAKDOĞU DOSYASI
Erdoğan Japonya ve Endenozya'yı ziyaret etti.

Ülke kriz boyutlarında karışıklık yaşarken Başbakan Erdoğan ve beraberindeki heyet önce Japonya sonrada Endenozya'ya geçti. Önceden planlanmış olduğu için ertelenmeyen gezinin faydalı olmasını umarız.

taeyyip-japonya.jpg

Japonya'ya sipariş verilen Türksat uydusu yakında uzaya fırlatılacak. Onun töreni yapıldı. Nükleer Santral konusunda anlaşma parafe edildi. İkili ilişkiler gözden geçirildi.Japonya'ya göz kırpılarak işbirliğinin artırılması temenni edildi. Bir taraftan Putin'e Shanghay Beşlisine bizi alın diyen Erdoğan, diğer taraftan Shanghay Beşlisine dahil olmayan Japonya'ya daha sıkı ticari ilişkiler teklif ediyor. Bu sıralarda özellikle dış politika ve dış ekonomik ilişkilerde oldukça dağıtmışız gibi geliyor.
Ekonomik olarak bakıldığında geçtiğimiz haftanın gelişmelerinde satıcılı Japon borsasında yabancılar alıcılı idiler. Bunda Başbakan Abe ve Japon Merkez Bankası'nın dirayeyli duruşu var.
Buna karşılık gelişen asya piyasalarından başta Kore olmak üzere çıkış yaşandı.

Çin'de daralma var
Yeni hisse arzlarının, fonları dağıtacağı endişesiyle Çin Borsası, sanayi ve teknoloji şirketlerinin öncülüğünde 3. gününde de düştü. Şanghay Bileşik Endeksi 3 haftanın en sert haftalık düşüşünü kaydetti.

cin-seddi.jpg

China Railway Construction Corp. yüzde 2.8 değer kaybederek sanayi şirketlerini aşağı taşıdı. Apple Inc.'in tedarikçilerinden Goertek Inc. Haziran'dan bu yana en düşük seviyesine geriledi. Haitong Securities Co., Aralık'ta zarar açıklamasının ardından 2 ayın en düşüğüne işaret etti. Süt ve süt ürünleri üreticisi Yili Industrial Group Co. yılın en yüksek düzeyine tırmanarak kazançlara öncülük etti.
Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0.7 kayıpla 2,013.30 puandan kapanarak, bu haftaki kayıplarını yüzde 3.4'e genişletti. Everbright Securities Co.'nun analistlerinden Zeng Xianzhao, yeni hisse onaylarının hızlanmasının, likiditenin sıkışacağı endişelerine neden olduğuna dikkat çekti. Çin'de geçen hafta açıklanan dış ticaret verisi ihracatın beklentinin altında, ithalatın da beklentinin üzerinde büyüdüğünü gösterdi.

ABD DOSYASI
Siyasi olarak Obama ve ABD Hükümeti eski bıraktığı ülkelerde sıkıntı yaşamağa başladı.

• Irak'ta sorunlar var. Gelişmeler kontrolun dışında gelişiyor.
• Hamit Karzai ile Obama Afganistan'ın geleceği üzerinde oyun oynuyorlar.
• Suriye konusunda da ABD tavır değişikliği içinde. Esad'a razı bir bölge kontrolunu sanki tercih eder gibi.
ABD her iki ülkedende (Irak ve Afganistan) çıkarken bir yığın sorun bıraktı. Terör kuruluşlarının fink attığı bir bölge (suriye) arzu etmeyen Obama yeni politikasını buna göre dizayn ediyor.
ABD uzun vade de kayagazının getireceği avantajı şimdiden kullanmaya başladı.On yıl içinde petrol ithal etmeyecek bir ülke haline gelmeyi ümit eden ABD ekonomisinde veriler tatmin edici gelmeğe devam ediyor.
En son veri ABD açısından olumlu gelişmekte olan ülkeler açısından kötü haber tarım dışı istihdam verisi 6.7 ile Ocak 2011'den buyana en düşük seviyede gerçekleşti. Beklentiler 7 olacağı yönünde idi. Veri sonrasında tahvil ve dolar fiyatında düşüş yaşanırken, altın güçlenmeye başladı.1o yıllık tahvil faizi 2.89'a geriledi.
Bütün gözler FED'in bu ay yapacağı toplantıya çevrildi.

PİYASALAR
BORSA

Hafta boyunca istikrarsız seyreden borsa İstanbul haftayı 67.367 gibi ufak bir artış ile kapattı.
Teknik arızda yaşayan borsada 3.5 saat işlem yapılamadı. ABD verisi beklendi ve gelişmekte olan ülkeler açısından kötü ama ABD için iyi bir veri gelince bizde alıcılı seyir hızlandı ve Borsa İstanbul haftayı 67.367 gibi yukarda kapattı.

FAİZ
Avrupa Yatırım Bankası 0.25'lik gösterge faizini değiştirmedi. Euro'nun arkasında olduğunu belirten Draghi olımlu bir intiba bıraktı. Euro dolar karşısında biraz değer kazandı. Ancak uzun vade de sağlam duramayacak gözüküyor.
Faiz çift haneye direniyor.Bir süredir çift hanede seyreden bileşik faiz spot kapanışta onun altına inerek haftayı 9.82'den kapattı. Piyasalar TCMB'nin PPK Toplantısına odaklandı. Acaba Merkez gösterge faizde değişiklik yapacak mı? Bir kısım ekonomistler bunu gerekli görürken, bir kısmı yerel seçimlere kadar Merkezin direneceğini belirtiyor. Beklenti içinde olanlar enaz 1 veya 1.50 baz puan artış bekliyor. Bizim düşüncemiz bu haftanın seyri önemli. FED endişesi kararları değiştirebilir.

DOLAR
Herkesin gözü Dolarda. Hafta içinde zikzak giden dolar perşembe günü 2.1980 ile zirvesini gördü. Cuma günü gerileyerek haftayı 2.1705'den kapattı. Siyasal gelişmelerde takip ediliyor.
21 Ocak'ta yapılacak PPK Toplantısına kadar izlemeye devam edilecek. FED endişesi var tabiiki.
Esenlikle Kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.