• BIST 103.224
  • Altın 192,536
  • Dolar 4,6299
  • Euro 5,4574
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 26 °C

Hedefimiz Gediz’i Harvard yapmak

Hedefimiz Gediz’i Harvard yapmak
İzmir’e sevdalanan Gediz Üniversitesi Rektörü Prof. Seyfullah Çevik, hedeflerinin Harvard seviyesine çıkmak olduğunu söyledi

İZMİR- Prof. Dr. Seyfullah Çevik, İzmir aşığı bir akademisyen. Son 4 yıldır Gediz Üniversitesi'nin rektörlük koltuğunda oturuyor. Hedefi Gediz'i dünyanın en iyi üniversitesi olan Harvard gibi saygın bir kurum haline getirmek. Bu hedefe ulaşmak ekibi ile birlikte gece gündüz çalışıyor. Samsun Terme doğumlu olan Çevik, çiftçi bir ailenin çocuğu. Yükseköğrenim için geldiği İzmir'e adeta vurulmuş. Ege Üniversitesi'nde başladığı akademisyenlik hayatına, Muğla, Kırgızistan ve İstanbul'dan sonra yeniden İzmir'de devam ediyor.
İzmir'in üniversiteler kenti olmak için bütün avantajlara sahip olduğunu belirten Prof. Çevik, hükümetin ve yerel yönetimlerin bunun için daha çok destek sağlaması gerektiğine işaret ediyor. Çevik ile akademik hayattan evliliğe, yaz dönemlerinde çalıştığı işlerden, İzmir'in geleceğine kadar uzanan hoş bir sohbet gerçekleştirdik.
- Sayın Çevik, bize biraz kendinizden söz eder misiniz?
Samsun'un Terme ilçesinde doğmuşum. İlk ve ortaokulu Terme'de liseyi Samsun'da okudum. Çiftçilikle geçinen bir ailenin çocuğuyum. Yaz aylarında hep tarlalarda çalıştım. 1969 yılında Ege Üniversitesi İktisadi Ticari İlimler Akademisi'nde okumak için İzmir'e geldim. O tarihten bu yana 9-10 yıl dışında hep İzmir'de yaşadım. Okul yıllarında hem çalıştım hem de okudum. O yıllarda aileme hiç yük olmadım.
- Ne işler yaptınız?
Yapmadığım pek iş kalmadı. Üniversitenin ilk yılında Kemeraltı'ndaki bir zücaciye dükkanında satış elemanı olarak çalıştım, işportacılık yaptım. Okuldaki hocalarımızın gittiği Eşrefpaşa Şehir Kulübü vardı. Hocalarım orada çalışmamı önerdiler. Üniversite son sınıfa kadar burada çalışarak okul harçlığımı çıkardım. Tabii bu arada daktilo ve yabancı dil kurslarına giderek kendimi yetiştirdim. Futbol oynamayı da ihmal etmedim. Hem iş hayatını, hem sosyal çevremi oluşturdum. Bu sayede özgüvenim oluştu. Kendi kimliğimi kaybetmeden İzmir'de ayakta durdum
- Üniversiteyi bitirdikten sonra hayatınıza nasıl bir yön verdiniz?
Okul yıllarında ben 'Ya girişimci ya da akademisyen olacağım' diyordum. 1973 yılında mezun oldum. 1976 yılında Ege Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nde akademisyen olarak göreve başladım. 1987 yılında ilk yöneticilik görevime geldim. 1989 yılında doçent, 1994 yılında da profesör oldum.
- Gediz Üniversitesi rektörlüğü görevine kadar nerelerde çalıştınız?
Profesör olduktan sonra sağlık sorunları nedeniyle doktorlar İzmir'den uzaklaşmamızı istediler. Ben de Muğla Üniversitesi'nde 4 yıl ders verdim ve rektör yardımcılığı yaptım. Daha sonra Kırgızistan Manas Üniversitesi'nden teklif geldi. 1 yıl için gittim ama orada 8 yıl kaldım. 2007 yılında yeniden Türkiye'ye döndüm. İstanbul Maltepe Üniversitesi'nde 1.5 yıl çalıştım. 2009 yılında Gediz Üniversitesi'nden teklif geldi. Bir numaralı öğretim üyesi ve kurucu rektör olarak göreve başladım.
- Bugüne kadar neler yaptınız?
Benimle birlikte idari hizmetlerde görev alan birkaç memur arkadaş vardı. Çankaya'da 70 metrekarelik bir büroda tanıtım çalışmaları yaptık. Çankaya'da şu anda hazırlık öğrencilerine hizmet eden binayı birkaç ay içinde faaliyete geçirdik. Bu süre zarfından Seyrek'teki şu andaki kampus binamız satın alınmıştı. İlk yıl Basmane'deki yerimizde 385 öğrenci ile eğitim-öğretime başladık. Daha sonra Seyrek'teki kampus binamıza taşındık. Hedeflediğimiz gibi 4 bin öğrenciye ulaştık. Yanımızda TOKİ'ye ait 250 dönümlük araziyi almak için çalışıyoruz. Ayrıca 50 dönümlük yeni yer aldık. Burayı da otopark, spor ve sosyal tesisler olarak düzenliyoruz.
- İzmir'in üniversiteler kenti olması için neler gerekiyor?
İzmir'de üniversiteler platformunu kurduk. Bu yıl da temayı 'Üniversiteler kenti İzmir' olarak belirledik. İzmir gerçekten üniversiteler şehri olmaya en yatkın şehir. Bu sadece üniversitelerin çabası ile olacak bir şey değil. Hükümetin ve yerel yönetimlerin destek olması gerekiyor. İzmir'de bu desteğin daha da artmasını bekliyoruz.
- İzmir'i çok seven birisi olarak kentin geleceği ile ilgili neler söylersiniz?
İzmir'in menfaatleri olan konularda bir araya gelmemiz gerekiyor. İzmir büyüyor gelişiyor ama havalimanından kent merkezine kadar olan yol üzerindeki görüntüler İzmir'e yakışmıyor. İnsanlar güzel şeyleri görmeye layıktır. Birbirimizi şikayet etme yerine birlikte çalışmamız, işbirliği kültürünü artırmamız gerekiyor. Ben İzmir'de yaşadığım, kariyer yaptığım için kendimi Allah'ın en şanslı kullarından biri olarak görüyorum

Hedef, dünya üniversitesi
- Gediz Üniversitesi olarak hedefiniz nedir? Hedefinize ulaşmak için neler yapıyorsunuz?
Dünyanın en iyi ve en saygın üniversitesi olan Harvard'ı örnek alıyoruz. Oradaki gibi yabancı öğrenci ve akademisyen sayısını yüzde 20 seviyesine ulaştırmak için çalışıyoruz. Şu anda 50'nin üzerinde ülkeden yabancı öğrencimiz var. 300-400 yıldır eğitim veren Harvard gibi olmak kolay bir şey değil. 3-5 yılda bu hiç mümkün değil ama biz temel ilkeleri doğru koyarsak, bizden sonra gelen arkadaşlar 20-25 yılda bu hedefe ulaşabilirler.

Futbola olan tutkusu hayatından hiç çıkmadı
- İş dışında neler yaparsınız? Hobileriniz neler?
Birkaç sene öncesine kadar haftada 2-3 kez halı sahada futbol oynuyordum. Kendimi bildim bileli futbolu çok severim. Amatör kulüplerde de top koşturdum. Eğitimimi aksatmasın diye futbolu hep ikinci planda tuttum ama amatör olarak hep yaptım. Okumasaydım ' ya terzi çırağı olacaktım, yada çiftçi' o nedenle ben önceliği okumaya verdim. Spor programlarını mutlaka izler takip ederim. Fanatik olmasa da Fenerbahçeliyim. Pek zaman bulamasam da balık tutmak en büyük hobim. Açık denizde olta balıkçılığı yapıyorum. Ayrıca tarımla da uğraşıyorum. Datça'daki yazlığımdaki bahçemde sebze ve meyve yetiştiriyorum.
- Hayat felsefeniz nedir, nelere önem verirsiniz?
Hayat, sevgi ve olan olayları kabullenmedir. Siz mücadelenizi bir noktaya kadar yaparsınız. Ondan sonra olan her olayda bir hayır aramak zorundasınız. Değiştiremeyeceğiniz olayda nedenini sorgulamak hem kendinizi, hem de karşınızdakini yıpratır. Ben her gittiğim ortama çabuk uyum sağlarım. Köyde, köylüyle birlikte, yurtdışında oradaki insanlarla çabuk kaynaşırım. Böyle olunca da hiçbir yerde yabancılık yada sorun yaşamam. İnsanı sevmek, değer vermek her şeyinde başıdır.

'Kadını mutlu etmek aslında çok kolaydır"
Evde nasılsınız? Eşinize yardım eder misiniz? Uzun süreli evliliğin sırları nedir?
Benim eşimde emekli öğretmen. Biz hayat mücadelesini birlikte verdik. 37 yıldır evliyiz. Aile hayatının devamlılığında eşlerin fedakarlığı çok önemlidir. Biz hep karşılıklı olarak bunu yaptık. Birbirimizi çok sevdik. Hep birbirimize destek olduk. Sudan sebeplerle evliliğin bozulması çocuklar için en büyük kötülük. O nedenle eşler birbirlerini sevecek, sayacak, fedakar olacak. Kadınlar kırılgan bir yapıya sahiptirler. Onları mutlu etmek aslında çok kolaydır. Onları mutlu edecek şeyler yapmak gerekiyor. Özel günlerini unutmamak, çiçekler güzel hediyeler, güzel sözler söylemek gerekiyor. Ben de bunları yapmaya çalışıyorum.

Murat Şahin –Yeni Asır

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.