• BIST 101.892
  • Altın 190,254
  • Dolar 4,6043
  • Euro 5,3842
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 16 °C

Haydarpaşa’da birileri dalga geçiyor

Haydarpaşa’da birileri dalga geçiyor
Gazeteci Serdar Bapoğlu, “Bodoslama” adlı köşesinde Haydarpaya projesini kaleme alarak “Birileri bizimle fena halde dalga geçiyor” diye yazdı.

SERDAR BAPOGLU- TURKSAIL
İSTANBUL –
Denizcilik sektöründe “TudkSail” adlı sitesiyle önemli bir boşluğu dolduran deneyimli gazeteci Serdar Bapoğlu, “Bodoslama” adlı köşesinde Haydarpaya projesini kaleme alarak “Birileri bizimle fena halde dalga geçiyor” diye yazdı.

Serdar Bapoğlu’nun yazısı şöyle:

Haydarpaşa’nın kaderi demek olan “dönüşüm süreci” ile ilgili bugün de başka bir noktadan yaklaşalım koyuya… İster Olimpiyat, ister “kentsel dönüşüm”, ister “ticaret”, isterseniz “cinayet” deyin… Buraya kazma vurulacak, dozerler dalacak, vinçler yükselecek er veya geç…
Çünkü karar, “beyhude komisyonlarda tartışılıp” yıllar önce verildi bile…

Haydarpaşa’da “denize nazır” 70 bin kişilik “Olimpiyat Stadı” kurulacağı projesi duyulur duyulmaz geniş bir kesimden tepki sel gibi boşaldı. Ancak bu tepkiler bize göre “boşa tüketilen nefes” olmaktan öteye gidemeyecek.

Zira karar çoktan verildi de kimsenin haberi olmadı…

haydarpasa_projesi_top.jpg

Bir “Cruise” yani yolcu gemilerinin de yanaşacağı limanı kapsayan Haydarpaşa’nın “dönüşüm” projesi masaya konduğunda, bilmem haberiniz oldu mu, “demokratik sistemin” gereği (!) bir komisyon kuruldu. Deniz Ticaret Odası’ndan üniversitelere kadar değişik çevrelerden seçilen kişiler komisyona davet edildi, görüş ve önerileri soruldu.

Ancak, davetliler toplandığında organizasyondan bir konuya özellikle dikkat çekildi.

“Önerilerinizi dile getirirken bu projenin kentin siluetine zarar vermemesine, doğal dokuyu bozmamasına ve bölgede ciddi bir trafik artışı yaratmamasına dikkat edin.”

“Şahane” değil mi? Ne kadar mantıklı, ne kadar akıllıca…
Ama devamını dinleyin…

Haydarpaşa'nın "kaderini" değiiştiren yangın...

Denizcilik dünyasına yıllarını vermiş deneyimli bir isim, önerilerini ve değerlendirmesini sunmak üzere kürsüye geldiğinde konuya “hazırladığı sorularla” başladı.

“Silueti bozmamaktan söz ediyorsunuz. Peki siz bir cruise gemisinin boyutlarını biliyor musunuz? Her birinin boyu 350 metre civarında… Yükseklikleri de en alçağının 7 katlı bina kadar… Üç tanesi arka arkaya yanaştığında siluet nasıl bozulmayacak?”

Sonra diğer soru geldi:

“Bölgede trafik yaratılmayacak diyorsunuz. Bu gemiler 3 bin ile 5 bin kişi arasında yolcu taşıyor. Ortalamasını alırsanız 4 bin kişi. Bu da arka arkaya yanaşacak üç gemiden 12 bin kişinin inmesi demek.

İnenler ne yapacak? Sultanahmet’i, Ayasofya’yı, Sultanahmet’i görmek isteyecek. Yani kentin karşı yakasına geçmek zorunda kalacak. 12 bin kişinin yaratacağı trafiğe karşı çözümünüz nedir?”

haydarpasa_projesi_2.jpg

Komisyon toplantısını düzenleyenlerden hiç kimse tepki vermedi. Bu kıdemli denizci beyefendi de üşenmedi durumu bir mektupla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, Çevre Komisyonu’na, Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne, bakanlıklara kadar herkese duyurdu.

Gelen cevaplar tek cümle ve “standart”tı…
“Toplantıya katıldığınız ve değerli görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.”

Şimdi 2020 Olimpiyat Oyunları için oraya 70 bin kişilik bir stad dikme hayalimiz var.
Nerede kaldı “trafik” sorunu, nerede kaldı “doku zedelenmesi”…
Oysa zedelenen İstanbul’un kimliği, tarihi, güzelliği, zerafeti…
Ve elbette ki “bu muazzam tesislerin” parasının da cebimizden çıkacağı.

mehmet-yilmaz-yalcin-dogan.jpg

Mehmet Yılmaz, Hürriyet’te köşesinde tam da bu noktaya değiniyor:

OLİMPİYATINIZ BATSIN

2020 Olimpiyat Oyunları'nı düzenleme hakkını kazanmak için Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne İstanbul'da bir sunum yapıldı. Başbakan da katıldı, havai fişekler patladı, Patrik Bartholomeos bile oradaydı!

Dilerim bu hedefe ulaşılır ve dilerim bu işten zarar eden şehirlerden biri de İstanbul olmaz.

Biliyorsunuz uzun yıllar var ki bu tür organizasyonlar pahalı altyapı yatırımları nedeniyle zararla sonuçlanıyor.

Bunu geçiyorum. Elbette kamuoyunun önüne bununla ilgili bir hesap kitap da konacaktır. Sonuçta harcanacak olan bizlerin vergileridir ve bu paranın düzgün harcanıp harcanmadığını bilsek iyi olur.

Milliyet'te dün bir "çizim" gördüm. Oldukça amatörce yapılmış, bilgisayar kullanan az yetenekli bir çocuk çizmiş gibi sanki. İstanbul'da olimpiyat düzenlemek için kurulan komitenin "iletişim danışmanı" vermiş gazetecilere bu çizimi.

Buna göre Haydarpaşa'ya, garın hemen yanına, denize sıfır bir Olimpiyat Stadı yapılacakmış. 70 bin kişilik olarak tasarlanan stat, sadece açılış ve kapanış törenlerinde kullanılacak, sonra üstü traşlanarak 20 bin kişilik daha küçük bir stada dönüştürülecek ve konserler için filan kullanılacakmış.

Bunu görünce içimden söylediklerimi kimse duymasa daha iyi olur!

Yahu sizde hiç tarihe saygı yok mu, bir kentin halkına saygı yok mu, bir kentin doğal güzelliğine saygı yok mu, hepsi bir yana kafa yok mu?

İnsan utanma duygusu olan bir varlık diye bilinir ama bunu akıl ederken bile utanmayıp, bir de çizerek gazetelere dağıtmak da ne oluyor?

Sadece iki kez kullanılacak 70 bin kişilik stat inşa etmenin hesap bilmezliğini bir yana bırakıyorum. Koca İstanbul'da pisleyeceğiniz başka bir köşe de mi bulamadınız da geldiniz Boğaz'ın girişine böyle bir iş yapıyorsunuz?

Mehmet Yılmaz'ın da bizim gibi duygularında öfke, yüreğinde sızı var...

Çünkü bu "çarpık mantığın" İstanbul'a saplamaya çalıştığı hançer hepimizi yaralıyor.

Ne var ki, "akıl almazlık" ve “aymazlık” bu kadarla kalsa gene iyi...

Haydarpaşa'da yapay ada üzerinde stat yapmaya kalkışıyoruz ama öte yandan bir tesisi de yerle bir etmeye hazırlanıyoruz.

Hürriyet’te bir başka yazar, Yalçın Doğan da şöyle diyor köşesinde…

OLİMPİYATTA KENDİ KUYUSUNU KAZMAK

İstanbul'daki tek nizami jimnastik salonu Bağlarbaşı Spor Salonu...

Jimnastik, olimpiyatların gözde sporlarından biri. İstanbul, 2020 Olimpiyatları'na aday üç kentten biri.

Dünya Olimpiyat Komitesi Teftiş Kurulu birkaç gündür Türkiye'de incelemelerde bulunuyor. Onlar "İstanbul olimpiyatlara uygun mu değil mi, gerekli tesis ve altyapısı var mı yok mu" diye araştırırken, ters bir karar ortaya çıkıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bağlarbaşı Spor Salonu'nu yıkmak istiyor.

Bağlarbaşı Spor Salonu'ndan yetişenler yıkımın gerekçesi olarak "Bağlarşaşı'ndaki rantı" gösteriyor. Belki öyle, onu bilmiyorum ama olimpiyatlara aday bir kentte tek nizami jimnastik salonunu yıkmak akıllı bir karar olmasa gerek.

Adaylık böyle olmaz.

Yani, daha 2020 Olimpiyat Oyunları’nın adaylığı aşamasında bunları gördük…
Acaba ilerleyen günlerde bizleri neler bekliyor dersiniz?

Adaları karayolu ile Bostancı’ya bağlamak mı?
İnanmayacaksınız belki ama o da gündemde….

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.