• BIST 102.258
  • Altın 190,236
  • Dolar 4,5836
  • Euro 5,3954
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

Gündemde Davos toplantıları var

Gündemde Davos toplantıları var
Bu yıl Davos pekçok açıdan önem arzediyor. Siyasi ve ekonomik olarak dünya gündemi kalabalık. Hemen her konuda en yetkili ağızlar oradalar

MURAT EMEN- EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 28 Ocak 2 Şubat 2013
İSTANBUL
-Bu haftanın siyaset ve ekonomi gündeminde geleneksel Davos toplantıları var. Dünya Ekonomik Forumu adı ile 25-30 yıldır devam eden bu toplantılar İsviçre’nin Davos isimli küçük bir kış turizm cennetinde her yıl bugünlerde yapılıyor ve büyük ilgi topluyor. Organizasyonun kurucusu Dr. Klaus Swabb. Olay sadece Davos’ta yapılan toplantılar değil. Klaus Swabb bu toplantıları “Dünya Ekonomik Forumu “ adı ile dünyanın önemli merkezlerinde tekrarlıyor.
Bizi Davos ile tanıştıran rahmetli Özal olmuştu. Ondan sonrada siyaset ve ekonomi dünyasının büyüklerinin katıldığı bu toplantılara bizimkilerde davet edilmeğe başladılar.
Ama bizde Davos’u şöhretlendiren Erdoğan’ın “One minutes” hatırası olmuştur.
Bu yıl Davos pekçok açıdan önem arzediyor. Siyasi ve ekonomik olarak dünya gündemi kalabalık. Hemen her konuda en yetkili ağızlar oradalar. Tam da esasında Türkiye’nin rol alacağı bir gündem mevcut. Ancak Sn. Başbakan “one minutes” olayından sonra Davos’u boykotlamıştı. Bu yıl özellikle davet edilen Başbakan boykotuna devam ederken, kuvvetli bir ekip göndermeği ihmal etmedi. Ülkeyi Davutoğlu, Babacan ve ekibi temsil ediyor. Hatta Babacan geçtiğimiz günlerde Davos’un önemli bir panelinde Türkiye’nin ekonomik başarısını anlatma imkanı buldu.Bu yıl Davos’ta 250 farklı tartışma yaşanacak. Bu tür toplantılar ülkelerin piarları açısından çok önemlidir. Özal bu imkanı iyi kullanmıştır. Katılımların ve yapılan konuşmaların ülke tanıtımına ve uluslararası ilişkilerine çok yararı olmuştur.

1.20130130104523.jpg

Yıllardır Davos’a abone kişilerin dağarcıklarında kimbilir neler var. Bırakın 25 yıllık Davos tarihini son on yıllık Davos geçmişinde bile kimler geldi kimler geçti. Ahkam kesen nice kişiler veya firmalar, baştacı edilen ne kuruluşlar tarihten silindi geçti.Gerçekten bir meraklısı Davos toplantılarının dünden bugüne bir analiz etse ne gariplikler ortaya çıkacaktır.

2.20130130104604.jpg

İngiltere ekonomisinde daralma (BBC)

Son rakam, ekonominin yeniden durgunluğa gireceği endişesini artırdı.Ulusal İstatistik Dairesi, üretimdeki düşüşün madencilik ve taş ocağı işletmelerindeki faaliyet gerilemesinden kaynaklandığını açıkladı. Gerilemenin asıl unsunu olarak, İngiltere'nin Kuzey Denizi'ndeki en büyük petrol alanındaki bakım-onarım çalışmasının tamamlanamaması gösterildi.

İNGİLTERE EKONOMİSİ 2012'NİN SON ÇEYREĞİNDE BİNDE 3 ORANINDA DARALDI
2012 geneline bakıldığında büyümenin sıfır seviyesinde olduğu görülüyor. İstatistik Dairesi, inişli çıkışlı ekonomik faaliyetlerin ağır aksak bir eğim sergilediğini, imalatın yüzde 1,5 oranında gerilediğini, hizmet sektöründe “0” seviyesinde değişim olduğunu, inşaatçılıkta ise binde 3'lük artış olduğunu belirtti. İmalat sektöründe madencilik ve taş ocaklarında üretim yüzde 10,2 oranında düştü. Bunun bu alanda 1997'den bu yana görülen en büyük düşüş olduğu belirtiliyor.
Ulusal İstatistik Dairesi'ne göre, petrol ve gaz üretiminin dahil edilmediği hesaplamayla gayri safi yurt içi hasıla geçen yıl sadece binde bir küçüldü.
Maliye Bakanı George Osborne bu rakamların İngiltere ekonomisinin zorlu bir dönemden geçtiğine işaret ettiğini söyledi.
Osborne, "Geçen yıl özellikle zorluydu. Bu hem içeride yıllarca borç birikmesinden hem de Euro bölgesindeki sorunlardan kaynaklanıyor. Büyük oranda ihracat yaptığımız Euro bölgesi derin bir resesyonda" dedi.

İNGİLTERE’DE BAŞBAKAN AB’Yİ MASAYA YATIRDI
İngiltere Başbakanı Cameron partisinin 2015 seçimlerini kazanması halinde, ülkesinin AB üyeliğini referanduma götüreceğini söyledi.
AB üyesi olmakla birlikte Euro dışında kalan İngiltere hiçbir zaman Anglosakson kimliğinden taviz vermemiş ve kendisini kıta avrupasından daima ayrı tutmuştur. Diğer taraftan ABD’nin de uyarılarıyla tamamen dışında da kalmamıştır. Bilindiği gibi İngiltere’nin AB’ye girişi 1972 yılıdır.
AB’nin bazı kararları İngiltere’yi rahatsız etmektedir. Prosedürlerden kaynaklanan bu uyumsuzluklardan sıkıntısını sıklıkla belirten İngiltere’de önümüzdeki yıllar bu konuda bayağı hareketli geçecektir.

İSRAİL SEÇİMLERİNDE NETENYAHU BİRİNCİ GELDİ AMA KAN KAYBETTİ
Geçtiğimiz hafta yapılan İsrael seçimlerinde beklendiği şekilde Başbakan Netenyahu’nun sağcı Likid-Beitenu İttifakı birinci gelmekle beraber 10 sandalye kaybetti.Kabineyi kurma görevi Netenyahu’ya verilecek. Ancak koalisyon hükümetinin nasıl oluşacağı konusunda durumlar şimdilik belirsiz. Koalisyonda yer alabilecek Likud dahil üç parti sözkonusu.Diğerleri sağ partilere sıcak bakmıyor

İSPANYA'DA GENÇ İŞSİZLİĞİ REKOR KIRDI: YÜZDE 55
İspanya'da gençler arasındaki işsizlik oranı modern zamanların rekorunu kırarak yüzde 55'e yükseldi. Resmi rakamlar, ülkede işsizliğin 2012 yılının son üç ayında yüzde bir artarak yüzde 26'ya yani 5.97 milyon kişiye yükseldiğini gösteriyor.
1970'li yılların ortasından bu yana en yüksek düzeyine çıkan bu rakamlar, İspanya'nın uzun süre resesyon ve büyük kesintilerle karşı karşıya kalmasının sonrasına rastlıyor.
Ekonomik durumun en ağır etkisi ise 16-24 yaş arasındaki gençler için oldu.İspanyol ekonomisi, emlak sektöründeki krizin ardından binlerce düşük kalifiye işçinin işsiz kalması ve ekonomideki genel düşüş nedeniyle, piyasaların bu ülkeye yatırım yapmayı azaltması üzerine resesyona girmişti.

3.20130130104757.jpg

Citigroup'ta yatırım bankacılığı stratejisti Jose Luis Martinez, "Henüz daha dibi görmedik, istihdam ilk çeyrekte de düşmeye devam edecek" şeklinde konuştu.
Ulusal İstatistik Enstitüsü'nün açıkladığı rakamlar, İspanya'da işsizlik oranının Avrupa Birliği ortalamasının iki kat üstünde olduğunu söylüyor. İşsizlik rakamları, Başbakan Mariano Rajoy ve hükümeti için büyük bir darbe anlamına geliyor. Hükümet, İspanya'da işsizlik oranının 2012 yılında yüzde 24.6 olacağını öngörmüştü.
Rajoy 2011 yılında iktidara geldiğinde, 5.27 ülkede milyon kişi işsizdi. Şimdi 5.97 oldu

EXXON APPLE'IN TAHTINA OTURDU
Apple’da beklentiler tutmadı, Exxon Mobil ‘dünyanın en değerli şirketi’ unvanını geri aldı.
ABD’li petrol devi Exxon Mobil, Apple’ı geçerek dünyanın en değerli şirketi oldu. Apple’ın, Ekim-Aralık ayları dönemindeki birinci mali çeyrekte beklentileri tutturamaması, şirket yatırımcılarının ellerindeki hisseleri satmasıyla ABD’li teknoloji devinin iki günlük kaybı 120 milyar doları buldu.

4.20130130104931.jpg

Önceki gün değeri 50 milyar dolar düşen Apple’nın değer kaybı geçtiğimiz haftada devam etti ve hisseleri yüzde 2.37’lik kayıpla 70 milyar dolar daha eriyerek 412 milyar dolara kadar indi. Exxon Mobil’in piyasa değeri ise dün yüzde 0.2’lik küçük çaplı yükselişle 417 milyar dolara yükseldi. Böylece 2011 Ağustos’tan bu yana dünyanın en değerli şirketi olan Apple, bu ünvanını yeniden Exxon Mobil’e kaptırmış oldu.

UZAKDOĞU DOSYASI
ÇİN’İN NÜFUSU

Çin Milli İstatistik Kurumu (NBS) 2012 yılında Çin çalışan nüfusunda toplam 3.45 milyon azalma olduğunu açıkladı. Bu Çin açısından çok önemli bir dönüm noktası.Ancak bu düşmede uygulanan politika değişikliğinin etkisi var. Eski uygulamada çalışan nüfus için 15 ila 64 yaş aralığı dikkate alınırken, 2012 yılında bu aralık 15-59 olarak daraltıldı.
1.3 milyar nüfusla dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’de halkın %47’si kırsal kesimde yaşıyor. Geçim şartları uygun ve yeterli değil. Ciddi bir şehirlere göç sözkonusu. Çin’de eskiden gelen “tek çocuk” politikası halen devam ediyor. Tabii ki bazı istisnaları mevcut. Yani rijid bir karar değil. Ancak Çinli bu karardan memnun. Mecbur kalmadıkça ikinci çocuğu istemiyor
Bütün istisnalar dikkate alındığında her kadına 1.47 çocuk düşüyor. Eğer politika biraz gevşetilecek olursa Çin nüfusunun tekrar patlaması sözkonusu ve bu da Çinli yöneticileri ciddi olarak düşündürüyor.

5.20130130105115.jpg

Çinli otoritelerde artık ücretler umumi seviyesi ve tasarruf gibi ekonomik kavramlara özen gösteriyorlar. Tek çocuk politikasının aile geçim şartlarına ve tasarruf oranına müsbet etkisi olacağını düşünüyorlar. Ancak tasarruflar ve yatırımlar arttıkçada ücretlerde talep artışının geleceğini öngörebiliyorlar. Bir taraftan planlanan toprak reformu ile halkı kırsal kesimde tutma çabalarıda var.Gözüken o ki Çin’de nüfus ciddi bir sorun olmaya devam edecek.

6.20130130105145.jpg

JAPONYA’DAN UCU AÇIK PARASAL GEVŞEME KARARI

Başbakan Abe’nin baskısı ile Bank Of Japan enflasyon hedeflemesini %2’ye çıkararak ucu açık parasal genişlemeye gideceğini açıkladı. Bu nedenle Ocak 2014’ten itibaren sınırsız tahvil alımına başlanacağı belirtildi.. Endeksler ve emtia fiyatları yükseldi.Londra Brent Tipi petrol fiyatı .36 cent artarak 112.07 dolara çıktı. Hemen hemen bütün metal fiyatlarında artış yaşandı.Ancak %2’lik enflasyon hedefine yakın zamanda ulaşılmasına kimse ihtimal vermiyor.
Otoriteler Başbakan Abe’nin büyümeyi desteklemek ve yeni zayıflatmak politikasının semere vermekte olduğunu belirtirken, nisan ayında BOJ Başkanınıda değiştirmeğe hazırlandığını belirtiyorlar. Bütün bunlar Japonya’da ucu açık parasal genişlemenin boyutları konusunda aşırı tahminlere sebep oluyor.Uzakdoğu’daki en güçlü rakibi Güney Kore’yi şimdiden karalar bağladı.

TÜRKİYE RAPORU
Başbakan şaşırttı

Geçtiğimiz günlerde bir kanalda gazetecilerle konuşan Başbakan, gündemdeki pekçok konuya değinirken kamuoyunu bazı konularda hayretler içinde bıraktı.
Başbakan terörle ilgili konuşurken, yargıya sitemde bulunarak “Doğuya gönderecek komutan bulamıyoruz” demiş. Tutuklamaların aşırılığından dem vuran Sn. Başbakan ya bizimle ince ince eğleniyor ya da şaka yapıyor.gibi geldi. Gerçekten tutuklu bulunan rütbeli asker sayısı neredeyse üç orduyu yönetecek boyutlarda. Agustos ayında Deniz Kuvvetlerine tayin edecek komutan bulamayacaklar.
Ergenekon ve Balyoz derken işin şirazesi son İzmir casusluk tutuklamaları ile daha da bozuldu. Bu tür davalar savcı ve hakimlerin oyuncağı haline geldi. Bu ülkede hakim ve savcıların mı yoksa polislerinmi borusu ötüyor. Ülkenin saygın komutanları, askerleri, bilim adamları, milletvekilleri ve gazetecileri yıllardır içeride tutulurken herkes bunun müsebbibini mevcut siyasi iktidarda arıyordu. Başbakan’ın sözlerinden dolayı kafalar biraz karıştı.
Başbakan'ın bu konuşmasının ardından diğer yetkili ve etkili zevatında tutuklamalara bekışları değişti. Ömce Anayasa Mahkemesi Başkanı uzun tutukluluk sürelerine dikkati çekerek, çözümün düzenlemelerde değil, hakimim konuya bakışında olduğunu belirtti. Yani bunun için düzenleme yapmaya gerek yok. Yargıçlar olarak sizler bakış açılarınızı değiştirmelisiz demeğe getiriyor.

İSTİFALAR EN ÇOK BU SEKTÖRLERDEN OLDU
Türkiye’de PERYÖN ve Towers Watson tarafından 105 kişinin katılımıyla hazırlanan “Çalışan Devir Oranı Araştırması”, en çok istifaların gerçekleştiği sektörleri ortaya koydu.

7.20130130105259.jpg

PERYÖN ve Towers Watson tarafından 105 kişinin katılımıyla hazırlanan “Çalışan Devir Oranı Araştırması”na göre katılımcı organizasyonlarda 2012 I. Yarı Yılı boyunca tüm nedenler dahil yaşanan işten ayrılmaların yarattığı çalışan devir oranı ortalama %8 olarak gerçekleşirken; işten ayrılmalarda ilk üç sırayı sırasıyla; Tekstil ve Konfeksiyon, Finansal hizmetler (bankacılık hariç) Endüstri (otomotiv, enerji ve kimya hariç) sektörlerinde gerçekleşti.
Sadece istifaen işten ayrılanların yarattığı çalışan devir oranı ortalama %4 olarak gerçekleşirken; en çok istifanın %11’lik bir oranla “Tekstil ve Konfeksiyon" sektöründe, en düşük istifanın enerji ve kimya alanlarında faaliyetleri bulunan endüstriyel şirketlerde oldu.

PİYASALAR
Ülke ocak ayının sakinliğini yaşıyor. Okulların sömestre tatiline girmesiyle sakinleşen bir İstanbul görüyoruz. Piyasalar sakinliğinin yanında bu hafta çarşamba günü toplanacak FED Toplantısının sonuçlarını ve Davos toplantılarından gelecek haberleri bekliyor.
Geçtiğimiz haftanın iki önemli olayı vardı. Birincisi PPK’nın açıklamaları ki piyasaları sürpriz kararlar dalgalandırdı.
İkincisi aynı gün Moody’s in telekonferansında sürpriz beklendi. Ancak çıkmadı. Moody’s telekonferansın konu başlıklarını “ Türkiye’nin yatırım yapılabilir seviyeye yaklaşması” ve”Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi “diye açıkladı. Bu borsada not artışı gelebilir beklentisini yükseltti. Ancak ögleden sonra”Tahviller üzerine konuşacağız” diye başlık açıklayınca borsada 1700 puanlık düşüş yaşandı.Bunun üzerine Moddy’s “Türkiye’nin notunda değişiklik yok” açıklamasını yaptı.
Bu hafta PPK açıklamaları haftaya damgasını vurdu. PPK gösterge faize dokunmadı ancak gecelik borçlanma ve borç verme faiz oranlarını25’er base point indirdi.bu kararla faiz koridorunu 5-9 bandından 4.75-8.75 aralığına çekti.Bu hareketin amacı TL nin aşırı değerlenmesini önlemekti.Ficth notundan sonra rahatlayan fon akışı ve dış açıkma bozulma istemeyen TCMB faizleri azda olsa aşağı çekti.

Borsa
IMKB_100 Endeksi yatay bir seyrin arkasından 86.437 mertebesine çıktı ve haftayı
1.95’lik bir düşüşle 84.755’den kapattı.Moody’s dalgalanması diyebileceğimiz olay 1700 puanlık bir düşüş yarattı.Erdem Başçı’nın . %15’lik kredi büyümesinin geçilmesi halinde yeni tedbirlerin gelebileceğine ilişkin açıklamalar, bankacılık sektörü eşliğinde kar satışlarının yaşanmasına neden oldu. Moody’s beklentisi fos çıktı.Bu hafta Davos’dan gelecek mesajlara konsantre bir hafta geçireceğiz.

Faizler
PPK Kararları biraz şaşıtttı. Faiz koridorunun daraltılması ve TCMB’nin ben varım tarzı dikilişi haftaya damgasını vurdu.Gösterge faizde sınırlı bir gerileme hissedildi. Gösterge faizde ortalama bileşik faiz %5.86/5.83 seviyesinde hareket etti. Bu hafta yatay seyrin devamı bekleniyor.piyasalar faizlerde ciddi bir düşme beklemiyor.
Döviz
Kurlar oldukça sakin seyrediyor ancak dar band içinde. Hafta içi 1.7705-1.7712 seviyesinde başlayan dolar hareketi en düşük 1.76.94 gördü. Euro/dolar paritesi 1.33 üstünde güçlenme çabasında.Nitekim haftanın son günü 1.3464 seviyelerine çıktı.Dolar haftayı 1.7669 ile kapatırken, euro 2.3789 oldu.
Bu hafta FED Toplantısı var. Çarşamba günü yapılacak toplantıda fazla birşey beklenmiyor. Herhangi bir değişikliğin beklenmediği toplantıda ABD mevcut genişlemeci politikasına yeşil ışık devam edecek gözüküyor.
İçerde TL gücünü koruyor. Ancak TCMB politikasını Erdem Başçı açıkca belirtti. TL nin çok fazla değerlenmesine müsaade edilmeyecek.Bunuda başaracak gücü ve silahı var.
Siyaset ve ekonomi açısından zengin bir hafta umidiyle esen kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) . 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.