• BIST 104.539
  • Altın 163,342
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 6 °C

Günay tarih ve çevre korunmalı (1)

Günay tarih ve çevre korunmalı (1)
Bakan Günay, Türkye'nin bölgesel tanıtımında Belek'in büyük şansı olduğunu belirterek "Tarih, doğa ve çevneyi korumadan marka olunamaz" dedi.

Özkan Altıntaş - Ünal Başusta / Türkiye Turizm


ANTALYA- Belek Turizm Yatırımcıları Birliği (BETUYAB), turizm sektör temsilcileri, iletişim ve marka uzmanlarının bir araya geldi   "Turizmde marka olmak" başlıklı III. Belek Turizm Paneli'nde sektör profesyonellerine yatırım, destinasyon ve ülke markalarını yaratmak için yapılması gerekenler uzmanlar tarafından anlatılıp, tartışılıyor.


BETUYAB Başkanı Cemil Uğurlu


Belek Turizm Yatırımcıları Birliği'nin düzenlediği, sektör temsilcileri ile iletişim ve marka uzmanlarını Kempinski Hotel The Dome'da bir araya getirdiği panelin açılışını BETUYAB başkanı Cemil Uğurlu yıllar önce belek'i8 sazlık ve bataklık olduğunu hatırlatarak, "Yıllar önce sazlık ve bataklık olan Belek’in dünya turizminde marka olması için örnek  işbirliği yapıyoruz.  BETUYAB’ı dünya turizminde marka olarak ortaya çıkarmak için çalışmaları sürdürüyorlar. Cumhuriyetin 100 yılı için hedef koyduk 50 milyon turist 50 milyar gelir. Bu toplantıda Belek’in dünya markası olması için çalışmaları başltdıyoruz." dedi.



BAKAN GÜNAY TARİHİN ÜZERİNDE GEZMENEN BEDELİ VARDIR

Kültür Turizm Bakanı Günay yaptı. Bakan Günay çevre ve doğanın korunması için bazı önlemler aldıklarını belirterek, “Taşların üzerinde gezmenin bir bedeli vardı. Tarihe ve medeniyete karşı  bir bedeli vardır. Bunun  karşılığını bu topraklara bırakmalıdır.  Türkiye ‘ye gelindiğinde dünyada özel yere gitmek olduğunu insanların kafasına yerleştirmek gerekiyor.  Bazı bölgeler prestij bölgesidir ve bağlı bulunduğu yerler adına ülkeden bağımsız imaj gereklidir. Türkiye’nin böyle bir şeylere ihtiyacı var. Dünyanın ilk 10’una giren bazı yerlerin kendi ülkesinden bağımsız bir biçimde bunulması gerekiyor. Türkiye’nin iki büyük şansı vardır. Bu yıl 23.5 milyon ziyaretçinin 8’i Antalya’ya 6’sı İstanbul’a geldi. İstanbul hakettiğinin altında ziyaretçi alıyor. Antalya özeldir. Aldığı ziyaretçi sayısı Mısır kadardır. Antalya ve İstanbul eksik noktaları  hizla telafi etmelidir. Antalya’da çevre ve altyapı sorunu kalmamalıdır. Tek başına ziyaretçi taşıyan bölgenin böyle bir sorunu kalmamalıdır.


Bakan Günay ve eşi Gültan Günay


ÇEVREYİ DÜZELTMEMİZ GEREKİR
 Ancak dünyada ne yapılıyorsa bilerek yapmamız gerekir. TUI’nin Almanya toplantısında bana ‘Ülkede tarihsel mekanlar var amasadece  siz biliyorsunuz. Tesadüfen gelenler görüyor. Ama dünya bilmiyor’ dediler. Türkiye’de bölge, sokak ve lezzetin adını öne çıkarmanız gerektiğini söylediler. Bir hayat tarzı koymanız gerekir dediler. İtalya ve İspanya bu konuda öne çıkmış bölgelerdir. Turizm tesislerin Akdeniz’de en iyiler olduğunda ön yargılı bir kanaat taşıyorum. Ama bilenler bunun ön yargı olmadığını kabul ediyorlar. Ancak tesisten çıktığınızda çevreye çıktığınız da alabileceğiniz lezzette çok aşağılara iniyorsunuz. Çevrede bir kahvede veya lokantada oturduklarında sokak arasında dolaştıklarında sunulan mekan ve çevrenin espirili şekilde sunulmaLı ve ayrı bir lezzet sunulmalıdır.



HALKI TURİZME KATMALIYIZ

Orada bir eksiğimiz vardır. Bunu bütün halka katmak konusunda gerideyiz. Bir yörede marka olacaksak sadece tesisleriyle golf tesisleriyle olama. Bütünüyle çevresiyle olmalıdır. Sokağa çıkan tesise döndüğünde gördüklerini anlatırsa bu işi başrmış oluruz. Marka çalışmalarını turizm sektöre ve marka uzmanları konuşurken yerelinde katkılarını katarak yapmalıdır. Topyekün bir seferberliğe dönüştürmemiz gerekiyor. Bu anlayıştüm bölgeler için geçerlidir. Günlük yaşamımızla turizme kurmaya çalıştığımız ilişkiyi kurarsak marka olmkak konusunda hızlı bir gelişme yaparız.



ORMAN KONUSUNDA HAKSIZ SUÇLAMALAR VAR

Doğanın bise bahşettiği imkanı kullanarak turizm yapıyoruz.Kıymeetini bilmemiz gereken doğamız var. Bütün unları hoyratça kullanmadan değerlendirmemiz gerekiyor. O zaman sürdürülebilir bir turizm anlayışını devam ettirmiş oluruz.asında orman konusunda duyarsız kaldığıımız söyleniyor. Bu haksız bir suçlamadır. Bizim yaptığımız çalışma var. Biz bu doğayı olduğu gibi kaderine terkedip vahşi bir şekilde bırakamışız.Tahrip etmeden insanımızın ve dünyanın kullanımına sunmalıyız.  Anayasa mahkemesinin verdiği iptal karanın değerlendirdik. Yine hazırlık yaptık. Bakanlar kurulundan çıktı TBMM gündemindedir.

ORMANA TURİZM TESİSİ KURMADA KAMU YARARI ARANACAK
Turizm merkezlerinin orada yapılmasından üstün bir kamu yararı olup olmadığını ortaya koyduk. Başka yerde yapılması imkanı yoksa ve ağaç kesilmesi imkanı yoksa keselim ve yanına iki katını dikelim. Dikilmezse o hizmet başlamasın. Biraz daha uzağa dikeçeksek bir ağaç yperine 4 katını dikelim. Bu birinci şartımzdır.
Bir yöredeki turizm yatırımı orman sahasının kesinlikle yüzde birini geçmemeli. Tükiye’deki turizm tesisleri Türkiye’de yüzde yarımı geçmez. Bu ülkedre yatırım yapılmmasına biraz insafloı bakmalıyız. Çevreye, doğaya saygılı bir turizm anlayışı olmalı. Bunlara sahip olmazsanız. Marka olamazsınız.
Tarihe doğaya çevreye saygılı olmalıyız.

BAKANIM AMA ÖNCE ÇEVRECİYİM
Ben bakanım ama önce çevreciyim. Çevrenin ve doğanın katledilmesine karşıyım. Kesinlikte Türkiye turizmi doğayı tarihi çevreyi tahrip eder anlayışla yürümeyecektir. 2023 yılındaki hedeflere ulaşmak için bu şekilde haraket etmeliyiz. Türkiye’nin büyük  şansı olduğunu inanıyorum. Gayretlerimizde  2023te marka olma çalışmalarımız var. Öncelikli bölgeler var.Özgün mimariyi özgün yaşam tarzıyla buluşturarak dünyaya sunmaya çalışıyoruz.

 

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.