• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C

Gözler Alman Anayasa Mahkemesi kararında

Gözler Alman Anayasa Mahkemesi kararında
Almanya'nın ECB’ye para verip veremeyeceğine Anayasa Mahkemesi karar verecek. Almanya’nın mahalefeti yükselen Euro’yu 1.28’den 1.26’lara çekti.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 10-16 Eylül 2014
İSTANBUL-
Geçtiğimiz hafta Perşembe günü ECB’nin olağan aylık toplantısı vardı. Toplantı öncesi piyasalara sızan haberlere göre ECB sınırsız ve 3 yıla kadar vadeli tahvil alımına yeşil ışık yakacaktı. Faizlerde pek indirim beklenmiyordu. Gerekçesi Draghi faiz indiriminin faydasına inanmıyordu. Bütün bu haberlere karşı Almanya’nın tavrı merak konusu idi. Gerçekten beklenen kararlar bir tek muhalefet oyu ile kabul edildi. İsim zikredilmese de Draghi “siz muhalifin kim olduğunu biliyorsunuz” dedi.
Almanya’nın muhalefetini önemsemek gerektiğine inanıyorum. Nitekim kararın 3 yılla limitli çıkması Almanya’nın bastırmasının sonucu idi. Böylece İtalya ve İspanya’ya desteğin yolu açılmış oldu. Bütün gözler 12 Eylül’deki Alman Anayasa Mahkemesinin vereceği kararı bekliyor. Alman hükümetinin ECB’ye para verip veremeyeceğine Anayasa Mahkemesi karar verecek. Bütün bu gelişmeler piyasalarda olumlu bir seyir yaratırken, Almanya’nın kararlara muhalif kalması yükselen Euro’yu 1.28’lerden 1.26’lara doğru çekti.
Önemli bir gelişme İspanya’nın durumu. Draghi, bu destekten yararlanacak ülkenin sadece ECB değil IMF’ninde kontrolü altına girmesi gerekeceğini açıkladı. Bu konuda İspanya Başbakanı Rajoy’un kendi Maliye Bakanına “İspanya Uganda değil” lafı kulaklarımızda iken İspanya’nın tavrı merakla bekleniyor.

ABD’DE GÖZLER ÇARŞAMBA GÜNÜ YAPILACAK FED TOPLANTISINA ÇEVRİLDİ

ABD Piyasaları ECB’nin tahvil alım kararından sonra rahatladı. FED’in işsizlik konusundaki rahatsızlığı biliniyor. Bernanke son FED Toplantısında işsizlik verilerine bakarak karar vereceklerini söylemişti. Bazı işsizlik verileri iyi bazıları kötü. Tarımdışı istihdam artışı beklenenin altında kaldı ama işsizlik oranı şaşırtıcı biçimde %8.3’den %8.1’e düştü. Bunda etken istihdam artışı değil, toplam işgücünün aniden 368 bin kişi birden azalması oldu. Bu durumda Bernanke beklemeyi yeğliyebilir veya durum kötüye gidiyor yargısıyla yeni bir tahvil alım programı başlatabilir. Ama cumhuriyetçiler para basılmasına karşı.Bernanke seçimlere sekiz hafta kala yeni bir tahvil alım programı başlatırsa karar siyasi görülecek diye düşünebilir. Bizce bu hafta bu kararı alabilme olasılığı yüksek. Daha sonrası için gerçekten siyasi karar olarak görülecektir.

Piyasalar Macaristan’dan gelen haberi Euro bölgesi dışında olduğu için fazla önemsemediler. Bilindiği gibi IMF ve ECB’den yardım isteyen Macaristan ileri sürülen şartları kabul etmediğini deklare etmişti.

obama.jpg

ABD SEÇİMLERİ


Kasım ayındaki seçimler ABD’yi dünya meselelerinden soyutladı. Varsa yoksa seçimler gündemde. Suriye, Afganistan, Irak şimdilik unutuldu gitti. Bu da en fazla Türkiye’nin ABD destekli Suriye politikasına darbe vurdu. Türkiye ülkesindeki Suriyeli mültecilerle yalnız kaldı.Bu konuda eski Cumhuriyetçi Başkan Adayı Mc Cain, dış politikadaki kararsız ve silik politikası dolayisiyle Obama’yı yerden yere vurdu. Suriye’de masumlar ölürken ABD’nin ortadan kaybolmasının faturasını Obama’ya kesti.

FAZLAMI DÜRÜST !

Bazı yorumculara göre adaylığı kabul konuşmasında fazla dürüst davranıp, istihdam ve ekonomiye ilişkin fazla karamsar bir tablo çizen Obama şöyle dedi: “Size önerdiğim yol hızlı ve kolaymış gibi yapmayacağım. Siz beni duymak istediklerinizi duymak için seçmediniz. Beni size doğruyu söylemem için seçtiniz. Ve gerçek de şu ki, geçmiş on yıllar boyunca biriken problemleri çözmemiz bize birkaç yıldan fazlaya mal olacak

"DİKTATÖR ESAD"

Dış politika konularında birkaç başlığı ifade eden Obama, adını vermeden, Suriye devlet başkanı için "diktatör", Suriye'de savaşan bazı gruplar için de "aşırı görüşlüler" dedi.
Obama, İran'ın ulaşmak istediği nükleer hedeflerine karşı birleşen dünyayı görmesi gerektiğinden söz etti.
Obama, Irak'ta savaşı sona erdirme sözünü dört yıl önceki kongrede verdiğini hatırlatıp, bu sözü tuttuğunu söyledi; benzer bir şekilde El Kaide liderinin de kendi döneminde öldürüldüğünün altını çizdi.

Friedman bu haftaki yazısında Romney ile partisinin tabanı arasında uyum olmadığından bahsediyor. Ona göre Romney başkan olmak için partiyi, partide Obama’dan kurtulmak için Romney’i kullanıyor.
ABD deyince akla gelen diğer bir soru İsrael İran’a saldıracak mı? ABD’nin icazeti olmadan böyle bir girişim sözkonusu olamayacağına göre, Obama’nın tam seçim öncesinde ortadoğu’da bir karışıklık isteyeceğine ihtimal verilmiyor.

TÜRKİYE’DE DURUM

Türkiye-Suriye ilişkileri gerginliğini koruyor. Suriye’yi destekleyen Iran ve Irak gibi ülkelerde Türkiye’yi hedef almakta gecikmediler. Sn. Erdoğan’a göre PKK ‘ya destek veren Suriye ve bu ülkelerin hedefinde AKP ve Erdoğan var. Şemdinli’den itibaren azan PKK şiddeti gündemdeki yerini koruyor. Iran’dan gelen demeçlerde “Türkiye sen kendi içindeki sorunlara odaklan” mesajları veriliyor. Ötedenberi Suriye’nin bütünlüğünü savunan ve menfaatleride bu bütünlükte olan Türkiye’nin Suriye politikası ne oldu da bu kadar değişti. Kamuoyu ve muhalefet bunu sorguluyor ve Suriye ile silahlı bir çatışma istemiyor. Bu bakımdan Erdoğan ve Davutoğlu çok müşkül durumdalar. Kendi partileri içinde bile giderek artan kritikler başladı. Son Afyonkarahisar patlamasıda büyük infial yarattı. 25 Askerimizin ihmal kurbanı olup feci şekilde ölmeleri kamuoyunu inanılmaz rencide etti. İnsanlar “Çocuklarımızı şehit olmaları için göndeririz,vatan için canımız feda ama ihmal kurbanı olup cehaletin elinde pisipisine ölmelerini hazmedemeyiz” diyorlar.

Bu siyasi gerginliğin içinde ülke ekonomiside çok rahat değil. AB ülkelerine ihracat %38’lere geriledi. Ortadoğu ve arap ülkeleri pazarı hemen hemen yok gibi. Öngörülen büyüme rakamlarını yakalamak hayal oldu. Piyasalarda belirgin bir tedirginlik var. Suriye krizi artarsa durum ne olur tahmin etmek istemiyorum.

MİLYARDERLER: DÜNYANIN EN ZENGİNLERİ

Krizler her zaman para yapılan dönemlerdir. 2008 krizinin başından buyana dünyanın en zenginlerinin servetleri özellikle son yıl ciddi oranda arttı. Zenginler listesinin üst katmanındaki isimlerin herbirinin ortalama net serveti 17 milyar dolar.

meksikali-carlos-slim-helu.jpg

bill-gates.jpg

Dünyanın en zengin adamı 72 yaşındaki Meksikalı Carlos Slim Helu. 50 yıllık bir süreçte 69 milyarlık bir servetin sahibi oldu. Arkasından Microsoft’un kurucusu hepimizin bildiği Bill Gates geliyor. Serveti 61 milyar. Sonra hayranı olduğum Warren Buffet geliyor. 44 milyar dolarlık serveti ile üçüncü sıraya yerleşen Buffet, kriz ortamından çok iyi istifade etti.
Sırada bir Fransız ve bir İspanyol milyarder var. Bernand Arnault’u sahibi olduğu LYMH ile tanıyoruz. Serveti 41 milyar. İspanyol Amancio Ortega bildiğimiz Zara’nın patronu ve serveti 37.5 milyar. Tekrar bir Amerikalı Oracle’ın sahibi Larry Ellison (36m.), Brezilyalı Ekie Batista (30m), İsveç’li H&M’in sahibi Stefan Persson(24m.), Hong Kong’lu Li Ka-shing (25.5m.) ve onuncu sırada bir alman var. 25.5 milyarlık servetiyle Karl Albreacht ilk ona giren isimler.

ozyegin-2a.jpg

Forbes’in dünya sıralamasında Türklerde var. Gerçi pek çok isimle temsil edilsekte toplam servet büyüklüğünde alınacak daha çok yolumuz var.
Hüsnü Özyeğin 3 milyarlık serveti ile 377 inci sırada. Karamehmet 2.9 ile 401 inci sırada. Murat Ülker 2.8 ile 418 inci durumda. Sıra ile Şahenk, Koç ve Tara aileleride sıralamada yer bulmuşlar. Mesela Aydın Doğan 1.075 inci sırada. Sıralama Koç grubu veya Sabancı grubu diye yapılsa sonuçlar farklı çıkacaktır.

Ben kendimi bildim bileli Türkiye’deki sıralamalara inanmamışımdır. Hesaplamaların hatalı olduğunu zannediyorum. Kişinin sahip oldukları şirketlerin aktiflerini alt alta koyup hesap yapanlar var. Halka açıklık ihmal ediliyor.Borçlar ihmal ediliyor. O nedenle yapılan sıralamalar fazla sağlıklı değil.

PİYASALAR
Dış piyasaların ve gelişmelerin ağırlıkta olduğu bir hafta geçirdik. Bu haftada fevkalade önemli. Bir tarafta 12 Eylül’de Alman Anayasa Mahkemesinin kararı bekleniyor. Perşembe günü çok önemli bir FED toplantısı var. Dünya ekonomisine yön verecek toplantılar bunlar.
Borsa
ECB’nin tahvil alım programını açıklamasının ardından doğan olumlu hava IMKB’yide etkiledi ve borsa tavandan kapandı. Borsanın bu haftaki seyrine haftanın gündeminde olan iki toplantı yön verecek. AB’nin sorunlu ülkelerinin tahvil faizlerinin biraz aşağı gideceği muhakkak.

FAİZLER
Gecelik faizler TCMB’nin geceliğe ödediği %5 seviyelerine gerileeken iki yıl vadeli kağıtlarda bileşik faizler %7.53 seviyelerinde idi.TCMB faizleri aşağı çektikçe faizlerin gerilemesi normal.

DÖVİZ
ECB kararından sonra dolar bir miktar geriledi. Parite 1.25-1.26 aralığında dalgalandı. Sepet 2.05. Ancak Macaristan IMF tarafından ileri sürülen şartları reddedince işler karıştı. Bizde TL olarak Dogu Avrupa ülkeleri arasında mütalaa edildiğimiz için hafta içinde TL zarar görebilir.

Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.