• BIST 90.263
  • Altın 222,494
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 26 °C

Gemiyle vizesiz seyahat keyfi-2

Gemiyle vizesiz seyahat keyfi-2
Gemi turlarında, pasaportsuz seyahat keyfini yaşıyorsunuz. Gümrüklerden elinizi kolunuzu sallaya salyaya geçmek insana başka bir huzur veriyor.

ÖZKAN ALTINTAŞ-TÜRKİYE TURİZM -GEZİ 2


PİRE, ATİNA, KORİNT- Son anda karar verdiğimiz için uçak yerine otobüse talim ederek İzmir'e gittik. 7 Ağustos Cumartesi günü saat 16.00"da İzmir"den hareketle 7 gün sürecek olan Dubrovnik gezisi için Apex Tur"un Ocean Majesty gemisine bindik.



Gemi turlarında, pasaportunuzu yanınızda bulundurma stresi yaşamıyorsunuz. Pasaportsuz seyahat keyfini yaşıyorsunuz. Hele gümrüklerden elinizi kolunuzu sallaya salyaya geçerek ülkelere ayak basmak yok mu, insana başka bir huzur veriyor.
Çünkü, ilk gemiye binişte, pasaportunuz teslim alınıyor ve size “boarding ( biniş) kartı” adı verilen kart veriliyor. Aynı zamanda gemideki harcamalarınızın oda hesabınıza geçmesi için kimlik kartı yerine de geçiyor. Gemide iniş-binişlerde bu kart kullanılıyor. Genelde ilk gemiye binişte fotoğrafınız çekiliyor, ve bu kartla iniş-binişlerde resminizin ekranda çıktığını görebiliyorsunuz. Gemide fiyatlar, karadakinden biraz fazla oluyor; ancak yemeğinize tad katacak bir bardak şarap veya kola ısmarlamaktan çekinmemenizi öneririm. Gemilerde, genellikle öğleden sonra 4-5 arası çay ve kek saati, gece 11.30-12.00 civarı gece yemeği var. Yani, gemi turlarında açlık söz konusu bile olmuyor.
Gemide yaptığınız harcamalarınızı ayrılış sırasında nakit olarak ödeyebileceğiniz gibi, kredi kart detaylarınızı son gün öğleden sonraya/ akşama kadar verip ödemeniz gereken miktar kartınızdan çekilebiliyor. Gün ve kişi başına 8 Euro kadar bir miktar gemi personeline bahşiş olarak hesabınıza otomatik olarak giriliyor. Ayrıca form doldurarak toplam bahşiş miktarı olarak değiştirebiliyorsunuz.
Gemide her milleten personel vardı. Kilit pozisyonları, daha yüksek ücret alan Yunanlılar oluşturuyor. Ancak iş yükünü ağırlıklı olarak üstlenen Filipinliler çalışıyor. Gemide çok sayıda Türk personelin bulunması dil sıkıntısı çekmeden bir çok sorunun kolayca çözülmesini sağlıyor.



Yunanistan'ın Pire, Atina şehirleri, Korint kanalı Korfu Adası, Hırvatistan'ın Dubrovnik, Split ve Karadağ'ın Kotor şehrine kadar uzanan yolculuğumuza Atina'dan başladık.



YUNANLI TURİST REHBER MECBURİYETİ

Apex Tur'un Ocean Majesty gemisi ile İzmir"den ayrıldıktan sonra dümdüz bir denizde yol aldık. Yol boyunca Türkiye"nin internet ve telefon sistemi çalıştı. Ancak Pire"ye yaklaşırken Yunanistan telefon sistem devreye girdi.
Cumartesi günü hareket eden gemi Pazar günü 08.00"de Pire limanına ulaştı. Gemimiz Pire"nin Skolitia bölgesinde bulunan limanın 1 numaralı terminaline bağlandı. Terminalin otoparkında tur otobüslerini bizi beklerken bulduk.
Atina"nın ihtişamlı zamanlarına ait eserleri, tarihini ve kültürü ile günümüzdeki yaşamını ortaya koyan tura Pire Limanı"ndan başladık. Atina ile birleşmiş gibi ve banliyösü gibi duran Pire"nin 200 bin kadar nüfusu bulunuyor. Biraz İzmir"i andırıyor ancak yapılaşma İzmir"den çok daha düzenliydi.
Yunanlı rehber, Pire"den Atina"ya otobüsle giderken anlattı. Yunanistan"da 11 milyon kişinin 6 milyonunun Yunanlı olduğunu belirterek 4 milyonun Atina"da yaşadığını ve bunun 2 milyonunun yabancı olduğunu belirtti. Bulgar, Makedon, Arnavut, Pakistan, Hırvatistan ve ABD"li yaşadığını bildirdi.



Yunanistan"da 10 bin Türk kökenli Müslüman Yunan vatandaşı bulunduğunu ve bunların batıda yaşadıklarını söyledi. Yunanlı rehber yolda gösterdiği olimpiyat stadının dostluk ve barış adına yapıldığını söylerken “Bu stadı yaparken 300 milyon euro borçlandık. Çok güzel olimpiyat oyunları yaptık, ama kimse borcu düşünmüyor” dedi.
Yol boyunca önünden geçtiğimiz Paşalimanı"nın Osmanlı"dan kaldığını, Turco Limanı"nda Türk ve Yunan mübadelesinin yapıldığını söyledi. Buraya Osmanlı savaş gemilerinin yanaştığını anlattı.



TÜRKİYE KORSAN REHBER VE HANUTÇU CENNETİ
Pire"den otobüslerle Atina"ya gittik. Yol boyunca önce Yunanlı rehber anlattı, Apex Tur"un rehberi Armağan Yağcı anlattıklarını Türkçe"ye çevirdi.
Türkiye"de yurtdışından gelen turlarla korsan rehberlik yapan yabancı rehberler aklıma geldi. Yanlarına Türk rehber almadan yalan yanlış bilgilerle ülkemiz hakkında bilgiler veriyorlar ve ceplerine paraları atıp gidiyorlar
Türk rehberlerde birlik beraberlik yok. Herkes kendi menfaatinin peşine düşmüş. Meslekleri elden gidiyor, düşünen bile yok. Bütün bunlara engel olması gereken Kültür ve Turizm Bakanlığı ise sorunları hala çözemedi. Türkiye korsan rehber ve hanutçu cenneti. Bunun sonucunda binlerce turist ülkemizden kaçıyor. Turizmin geleceği tehlikede, aldıran yok
Bu konuda hiçbir rehber kuruluşu engelleme yapmak için çalışmıyor. Çünkü onların başka işleri var. Birbirlerini yiyorlar veya menfaatleri neredeyse orada oluyorlar. Türkiye"nin profesyonel turist rehberlerinin menfaatini düşündükleri yok. Türkiye"de kör tuttuğunu götürüyor. Ama Yunanistan"da yerel rehber almadan yabancı rehber adım atamıyor. Ne diyelim darısı bizim başımıza… O kadar rehberimiz var, üzerlerine ölü toprağı atılmış gibiler. Meslek kimliklerini korumak için hiçbir gayret gösterdikleri yok. Türkiye"de özellikle İran, Suriye gibi komşu ülkeler yanında diğer ülkelerden de yerel rehber almadan tur gezdiren yabancı rehberler cirit atıyorlar.



ATİNA VE AKROPOLİS TURUNA NASIL GİDİLİR

Atina ve Akropolis turuna katılacaklar kişi başına 64 euro, çocuklar için 32 euro ödüyorlar. Buna otobüs ve rehber ücretleri dahil oluyor.
Her yere çabuk yetişen ve zamanı iyi ayarlayan biri değilseniz turu tercih etmeniz gerekiyor. Yoksa Atina"ya metro, otobüs gibi araçlarla ulaşmak herkese uygun değil. Dönüşte ise topla taşıma araçları ile gelmeye kalkarsanız stres yaşarsınız.
Yunanistan taksicileri aynı bizimkiler gibi kafalarına göre hareket edebiliyorlar. Taksimetre açmaya pek yanaşmıyorlar. Çoğu zaman pazarlıkla taksiye biniliyor. Pire limanında bekleyen taksiler 20-25 dakikalık Atina merkezine işlerine geldiği gibi fiyat vererek gidiyorlar. Tek gidişe 20 euro, gidiş-geliş ve Atina"da tur atmaya 40-50 euro istiyorlar. Ama ne olursa olsun siz taksimetre açtırın.
Geminizin 5-6 saat vakti varsa hem bir tura katılmak hem de kendi başınıza Atina"ya gidebilirsiniz. Kendi başınıza Atina"yı gezmek isterseniz, taksi iyi bir çözümdür. Metro istasyonuna limandan 25-30 dakika yürüyüş ile ulaşabilirsiniz. Metro 80 cente Atina"ya gidiyor. Pire"den Faliro, Moschato, Kalithea, Tavros, Petralona, Thissio istasyonlarından sonra Plaka"ya gitmek için Monastiraki"de Milli Arkeoloji Müzesi ve merkez pazara ulaşmak için Omonoia"da inebilirsiniz.
Metro vagonlarında metro planına bakarak parlamento binasında önünde nöbet değişimi yapan eteklikli evron askerlerini görebileceğiniz Syntagma istasyonuna ulaşabilirsiniz. Gidişte metroyla gidebilirsiniz. Ama dönüşte stres yaşamamak için taksiye binmek ve bir saat önceden gemiye ulaşmak gerekiyor. 





YUKARI ŞEHİR'E TIRMANDIK

Pire limanından otobüslerle üzerinde tanrı Athena adına milattan önce 5. yüzyılda yapılan Partenon tapınağının yükseldiği Akropolis"in yani "Yukarı Şehir"in eteklerine yollandık.


Ülkeye kaçak giren Uzak Doğulular kağıt şemsiye satıyor


Akropolis"in bulunduğu tepenin eteklerinde otobüsten indiğimizde çevremizi şemsiye satan Uzakdoğulu gençler sardı. Müthiş yakıcı bir güneş vardı. Bunların çoğu ülkeye kaçak olarak giren Uzakdoğululardı. Hepsinin elinde kağıt şemsiyeler 5 eurodan satıyorlardı. Pazarlık ederseniz 2 euroya iniyorlardı. Şapkası olmayanlar şemsiye alıyorlardı. İşportacıların arasında kartpostal satan yaşlı Yunanlı kadınlarda vardı. Hatta orta yaşlı bir adam evzon askeri kılığına girmiş para verene fotoğraf çektirtiyordu.



Rehberlerimiz herkesin çantasına dikkat etmesi gerektiğini ve hırsızlık olaylarının çok sayıda olduğu konusunda grupları uyardılar.
Yaklaşık 80 basamak tırmandıktan sonra kişi başına 12"şer euro vererek müze alanına girdik.


Müze bileti

 
Müze girişinde bilet kesiliyor

Aynı biletle 5 müze daha gezebilirdik ama zamanımız yoktu. Yunanistan"ın müzelerde hala insan gücünü kullanıp turnike kullanmadığını görünce, Türkiye müzelerinin getirilen yeniliklerle sınıf atladığını tespit ettik.
Akropolis"e iki yıl önce gelmiştim. Unesco"dan para alıp onarım yaptıkları söylenmişti. Parayı hala aldıkları belliydi, ama onarımda yapılmıyordu. Partenon tapınağının Unesco"dan para istemek için iyi bir mazeret olduğunu gördüm. Müzenin önü ve içi müthiş kalabalıktı. Her milletten insan vardı. Yunan ekonomisisin turizmin kurtaracağı ortadaydı. Ama böylesine eserlere yeterince bakılmıyordu. Üzerine basmayın denilen taşların üzerinde görevliler geziniyordu.


Rehberlerin dinlenme kulübesi


Bilet satış gişesi

Çevrede kurulu hediyelik eşya, büfe, rehberlerin binası, tuvalet ve bilet satış binası bütün döküntü görünümlerine rağmen taştan yapılarak çevreye uyumlu olmaları sağlanmıştı.
İstanbul"da koskoca Ayasofya"nın bahçesinde pvc"den yapılan tuvalet ve diğer binalar aklıma gelince üzüldüm. Hatta Ayasofya, Topkapı Sarayı"nda, Kapadokya Açık Müzesi"nde engelli turistler için tuvalet olmayışı ise ayrı bir üzüntü konusuydu.



ANTİK YUNAN'IN SEMBOLU PARTENON TAPINAĞI
Akropolis"te Parthenon, dışında Erekhtheion, Nike Tapınağı, giriş kapısı Propyleia yer alıyor. Yunan mimarisinin en büyük eseri olarak kabul edilen Partenon Antik Yunan'ın ve Atina demokrasisinin de sembolü olarak muhteşem bir yapı olarak şehrin zirvesinde duruyor. Eskiden yerinde Athena tapınağı ve içinde Athena"nın Pheidias tarafından fildişi ve altın kullanılarak yapılan bekareti simgeleyen heykeli vardı.
Perikles M.Ö. 447 yılında, heykeltıraş Pheidiası"a tapınak yapılmasını emretti. Pheidias yardımcı olarak da, Iktinus, Mnesikles ve Kallikrates adındaki mimarları seçti. M.Ö. 438 yılında, Partheon"un açılışı yapıldı. Dor mimarlık tarzının en iyi örneği tapınağın oranları o kadar mükemmeldi ki, yüzyıllar boyunca mimarlar bu oranları kendilerine örnek aldılar. Yapının boyu 75 m., eni 33 m., yüksekliği de 21,5 m. idi. Tapınağın içine, Pheidas"ın bir şaheseri olan, ünlü Athena Parthenos heykeli konuldu.
Heykelin boyu, yaklaşık olarak 13 m. kadardır; sağ elinde de, Zafer Tanrıçası Nike"nin heykelini tutuyordu. Nike"nin boyu iki metreyi buluyordu. Athena Parthenos heykelinin bedeni fildişinden, giysileri ise som altından yapılmıştı.



PERSLİLER YOKETTİ, VENEDİKLİLER TOPA TUTTU

Parthenon, Perslilerin M.Ö. 480'de eski Athena tapınağını yok etmesinden sonra yapıldı. Birçok Yunan tapınağı gibi Partenon"da hazine olarak kullanılmıştır. M.S. 6. yüzyılda Partenon Bakire Meryem'e adanan bir kiliseye çevrildi. Osmanlı Devleti'nin fethinden sonra 1456 yılında ise camiye çevrildi. 1687'de Türkler Partenon"u cephanelik olarak kullanmaya başladı. Venediklilerin kuşatmasında bir subay büyük sanat eserini topa tuttu. Cephanelik patladı, tapınak havaya uçtu ve 300 kişi öldü.


İngiltere'ye kaçırılan parçalar

19. yüzyılda patlamada uçan heykel parçaları Lord Elgin tarafından İngiltere'ye taşındı. Halen British Museum"da sergileniyor. Bu eserlerin Yunanistan'a gönderilip gönderilmeyeceği halen tartışılıyor.
19. yüzyılın sonlarından itibaren, Akropolis"in onarımıyla uğraşılmaya başlandı. 1878′de bir Akropolis Müzesi kuruldu, birçok değerli eser buraya taşındı. Ayrıca, Erekhtheion"la Propyleia da kısmen onarıldı ve Parthenon"un bazı sütunları düzeltildi.


Erekhteus tapınağı


Duvarlardaki eksik parçalar belli bir şekilde eklenerek yapılan onarım ile tapınak eski görünümüne kavuşuyor

EREKHTHEION TAPINAĞI

M.ö. 420-393 yılları arasında yapılan bu tapınak, adını Atinalı Kral Erekhteus"tan aldı. Erekhteus tapınaktaki odalardan birini kendi ibadetine ayırmıştı. Tapınakta tanrılarla kahramanlar için ayrılmış, başka özel yerler de vardı. Tapınak, 12×20 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuştu. Erekhtheion, İyon tarzı mimarlığın en güzel örneklerinden biridir.


Nike Tapınağı



NIKE TAPINAĞI

Akropolis"teki tapınakların en küçüğüdür. M.ö. 426 yılında yapıldı. Kabartma heykelleri çok ünlüdür. Eskiden, odaların birinde, akıl ve sanat tanrıçası Athena"nın bir heykeli de vardı.



PROPYLEIA KAPISI

Akropolis"in batısında, şahane bir giriş kapısıdır. M.Ö. 437-432 yılları arasında, mimar Mnesikles tarafından yapıldı. Propyleia, yapışılından tam 2.200 yıl sonra bile, Berlin"deki Brandenburg Kapısı" na esin kaynağı olacak kadar güzel bir mimarlık şaheseriydi.
1645 yılında, Propyleia"ya bir yıldırım düştü ve tapınağın içinde saklanan barutların patladı. O tarihten beri, bu güzel eser bir yıkıntı halindedir.



DIONYSOS'TA SEZEN AKSU'YA İZİN VERİLMEDİ.

Akropolis"in hemen dışında, Dionysos Tiyatrosu ile, ünlü konuşmacı Herodes Atticus" un yaptırdığı Odeion vardır.
Atina"da bir çok kültürel faaliyetlerinve ünlü sanatçıları konser verdiği Dionysos Tiyatrosu"nda geçtiğimiz günlerde Sezen Asu"nun konser vermesine izin verilmeyerek olay yaratılmıştı.


Polisler turistleri ite kaka sıraya sokuyor

EVSON ASKERLERİ TÖRENİNDE POLİS TERÖRÜ 

Akropolis"i bir çırpıda gezerek üzerindeki eserleri inceledik.Otobüsle buluşma noktasına döndük. Parlamento binası önünde püsküllü eteklikli, ponponlu ayakkabılı evson askerlerinin yaklaşık10 dakika sürecek nöbet değişim töreni vardı. Otobüslere binerek Parlamento binasının önünde evzon askerlerinin seremonisini izlemek için acele ettik. Otobüse binip Parlamento binasının önüne geldiğimizde rezaletin içine düştük. Evzon askerlerinin 10 dakikalık nöbet değişim töreni için polisler gelen turist kafilelerine yapmadıklarını bırakmadılar. Otobüslerin bir köşede durmasına izin vermediler, turistleri karşı kaldırıma dizdiler. Sürekli olarak kötü bir telaffuzla “bak” (İngilizce back, Türkçe karşılığı geri) diye bağırıp yüzlerce kişiyi geri gitmeye zorladılar.


Evzon askerleri bir kıta ile geldi üç asker nöbet değiştirdi, sonra kıta gitti

Bu hakkında çok tantana yapılan ve özel bir seremoni olarak sunulan evzon askerlerinin nöbet değişiminin benzeri dünyanın her ülkesinde bir türlü yapılıyor. Londra"da sarayın önünde atlı İngiliz askerleri, İstanbul"da Dolmabahçe Sarayı"nın önünde askerlerin nöbet değişimi gibi yüzlerce seremoni var. Ancak Atina"daki itiş kakış hiçbirinde olmuyor. Polis kendine göre bir takım kurallar oluşturmuş, turistleri savurup duruyor.


Polisler turistleri karşı kaldırımda sıraya soktu

Nitekim tören kıtası caddeden geldi geçti ve yüzlerce turist trafiğe kapalı caddeyi geçip evzon askerlerinin törenine bir daha yakın olmak için kısa mesafe koşusu yaptı. Sonra nöbet değişti ve kıta oradan ayrıldı. Herkes askerlerin yanına geçip hatıra fotoğrafları çektirdi. Aslında tören alanının iki yanına çekilecek engellerle bu iş çözülebilirdi. Polislerin turistleri paylamasına gerek yoktu.


Evzon askerlerinin eteklerinde Osmanlı'nın 400 yıllık yönetimin temsil eden 40 püskül var. Ponponlu ayakkabılarının anlamı bilinmiyor

Aslına bakarsanız, çakı gibi askerlerimize alışan bizler için, mini etekli, daracık kilotlu çoraplı, dizleri arkadan püsküllü, ponponlu tahta ayakkabılı askerlerin hali bize pek komik geliyordu.


Polis şehir turu yapan otobüslerdeki turistlerefotoğraf izni verdi

SONRA İPİN UCU KAÇTI

Kimi turist otobüslerinin yolda durup fotoğraf çekmelerine izin veren polis burada da çifte standart uyguladığını gösterdi.
Evzon askerlerinin eteklerinde 400 yıl Osmanlı hakimiyetinde yaşadıklarının sembolü olarak her 10 yıl için 40 tane püskül vardı. Ancak ayakkabılarının ucunda bulunan ponponların ne anlama geldiği pek bilinmiyor.
Buradan 1896"da ilk olimpiyatların düzenlendiği Panathinaion Stadyumu"na gidildi. Beyaz mermerden yapılan stadyumun santra noktasında kurulu masalarda Başbakan Erdoğan ile Papandreu"nun imza töreni yaptıklarını hatırladık.
Otobüse bindikten sonra yol boyunca kütüphane, akademi ve üniversite binalarını gördük.



PLAKA'DA ALIŞVERİŞ

Bu arada Truva kazılarını yapan Alman arkeolog
Heinrich Schliemann (1822-1890), daha sonra Sophia adlı bir kadınla evlenerek Türkiye"den çaldığı eserlerin parasıyla Atina"da yaptırdığı ve lüks yaşadığı evini gördük. Adamın evi tarihi sikkeler ve madalyonların sergilendiği NM Museum adıyla Numismatik Müzesi haline getirilmiş.
Otobüsle gezimiz Omonia Meydanı sonrası Atina"nın turistik bölgesi Plaka"ya paralel bir caddeye kadar sürdü. Otobüsten inerek Plaka bölgesine gezmek için ancak yarım saat vaktimiz vardı. Çünkü tur otobüsümüz bizi bıraktıktan sonra başka bir işe gidecekti. Plaka"ya yarım saatin yetmeyeceğini düşünenler homurdandı. Atina"nın en eski sokaklarında tarihi evleri gezerken diğer tur otobüslerinde bulunanlarında aynı sıkıntı içinde olduklarını fark ettik.
Yol boyunca Uzakdoğulu gençler kaldırımlarda attıkça yapışıp şişen oyuncaklar, saatler, şemsiyeler satıyordu.
Sahte Ray Ban gözlükler satan bir genç tanesi için 35 euro fiyat verdi. Herkes birden almaktan vazgeçince 5 euroya indi. Yani tutturabildiğine satıyorlardı.


Özkan Altıntaş Pire Limanı'nda

CAPE SUNIO'YA GİDEMEDİK
Daha önceden Cape Sounio denilen yere de gidilecekti. Ancak o bölgeye sadece tek turla gidiliyordu. Anlattıklarına göre Saronic Körfezi"nin muhteşem manzaralı kıyı şeridini izleyerek Atina"nın banliyolerinden Glyfada, Vouliagmeni, Varkiza"dan geçerek Cape Sunio"ya ulaşılıyordu. Buradan açık havada en az 7 adanın net olarak görüldüğü muhteşem bir manzara vardı. Ayrıca burada milattan önce yapılan 197 fitlik uçurumun tepesinde bulunan Poseydon Tapınağı ziyaret ediliyordu.
Gemiye yolcuların son binişi 15.00 idi. Gemi 16.00"da limandan ayrılacaktı.
Ancak yolculardan bir aile tam 40 dakika gecikerek15.40"ta gelerek tüm programın altüst olmasına neden oldu.

YARIN: KORİNT KANALI'NI HEYECANLI GEÇİŞ
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.