• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Gemiler, 30 bin kişiye iş verecek

Gemiler, 30 bin kişiye iş verecek
DTO: Yarım kalan gemilere kredi rakamı 400-500 milyon dolara ulaşırsa, minimum bir senede 30 bin kişiye istidham sağlayacağını söyledi
SİROS - Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, Kredi Garanti Fonu'nun, Mayıs ayında çıkan bir kararname ile teminat vermesi beklenen 60-100 geminin, eğer taahhüt olarak faydalanılacak rakam 400-500 milyon dolara ulaşırsa, minimum bir senede 30 bin kişiye istidham sağlayacağını söyledi.
Kalkavan, Yunanistan'da gerçekleştirilecek olan "Posidonia-2010" adlı denizcilik fuarını ziyarete giden DTO üyelerini taşıyan tarihi "Ankara Gemisi"nde gazetecilerin sorularını cevaplandırarak, 13 Mayıs 2010'da çıkan, Kredi Garanti Fonu'nun 'asgari yüzde 15'i tamamlandı' diye kabul edilen gemilerin tamamlanması için ilgili şirketlere işletme kredisi ve/veya yatırım kredisi sağlanmasına teminat vermesini öngören kararnamenin Temmuz ortalarından itibaren uygulanmaya başlayacağını söyledi.
Bu kararnamenin denizcilik sektöründe Türkiye'de yapılan ilk uygulama olduğunu belirten Kalkavan, yarım kalan gemilerin tamamlanmasına destek çıkacak bu kararnamenin beklentilerini şöyle anlattı:
"Resmi olarak 2009 Ağustos verilerine göre, Türkiye'de 194 tane ana sınıfta gemi inşa halinde görünüyor. Yan sınıf gemiler de dahil edilirse 280 adet. Ancak bunlardan kabaca 60-100 arasında geminin tamamlanmasını kapsayacağı tahmin ediliyor. Kredi Garanti Fonu'ndan taahhüt olarak faydalanılacak rakam 400-500 milyon dolar olabilir. Bu 60-100 gemi, minimum bir senede, eğer bu rakamlara ulaşırsa, 30 bin kişiye istihdam sağlayacak. Bu kararla çok yavaşlayan, ivme kaybeden sektörümüze ivme kazandıracağız ve atıl kalan donmuş olan yatırım kaynağını ekonominin içerisine kazandıracağız. Bankalarda donuk vaziyette olan 2,5 milyar dolar civarında bir gemi kredisini de yüzde 20 katkı payı yaparak aktif hale getirip değerlerinin artmasını sağlayacağız. Bundan devlet de kazançlı çıkacak. Devletin vermiş olduğu taahhüt miktarı tamamlama kredisinin yüzde 65'i. Bu gemilerin toplam 8 yılda piyasaya girebilecekler. 30 bin kişinin bir senelik istihdamından Kredi Garanti Fonu ortalama yüzde 1 komisyon alacak. Devletin 30 bin istihdamdan dolayı elde edilecek muhtasar vergileri ve SSK gelirleri ile 300 milyar lira kazancı olacak. Tüketimden dolayı gelecek dolaylı vergileri de olacak. Devletin kaybetme şansı yok denecek kadar az. Geçen sene bunu yapmış olsaydık piyasa çok düşüktü, ama bu sene yükselen bir piyasada bunların ekonomiye aktif olarak katılması sonucunda herkes kazanacak."
Metin Kalkavan, Türkiye'deki dinamizm ile Türkiye'de üretici olmanın çok kolay olmadığını belirterek, "2007 yılındaki 612 gemi siparişinden (6,5 milyon dwt) bu zamana kadar, şu anda 1,2 milyon dwt gemi sipariş kaydına gerileme oldu. Bu yaklaşık 150 gemiye denk geliyor" dedi.
2008 yılından önce tersanelerde doğrudan çalışan sayısının 40 bin civarında olduğunu ifade eden Kalkavan, gemi iptalleriyle beraber bu rakamın 12 bine düştüğünü dile getirdi.
Siparişlerin bir çoğunun iptal olduğunu vurgulayan Kalkavan, bu durum için "fırtınada karaya yaklaşamayan geminin burnunu denize dik tutarak koşulların iyileşmesini beklemek" anlamına gelen "Traverse Çıktık" ifadesini kullandı.
Metin Kalkavan, krizden Türk denizciliğinin de etkilendiğini ancak çıkışın başladığını ifade ederek, navlunlarda (taşıma bedeli) geçen seneye kıyasla yüzde 30-60 arasında artış olduğuna dikkati çekti.
Krizde dünyada en fazla etkilenen sektörün deniz taşımacılığı olduğunu dile getiren Kalkavan, yüzde 95 oranında düşüş gerçekleştiğini belirtti.
Navlun piyasaların çöktüğünü vurgulayan Kalkavan, bir gemi günde 200 bin dolar kazanırken, 180 bin tonluk gemilerin kazancının 4 bin 500 dolarlara gerilediğini söyledi.
Bu piyasaların düşmesinin kuru yük için çok uzun sürmediğ ini anlatan Kalkavan, bu rakamların 2008 Aralıkta dibi gördüğünü, 2009 Şubatında 30 binlere tekrar yükseldiğini, şu anda da Çin'in etkisi ile 40 bin dolarlar civarında bulunduğunu kaydetti.
Kalkavan, 2008 Aralıktan bu yana ekonomik grafiklerin kuru yükte "V" şeklinde geliştiğini, tanker ve konteyner taşımacılığında "L" olan grafiklerin son zamanlarda "U" ya döndüğünü anlattı.
Kalkavan, Posidonia-2010 fuarının dünya deniz ticareti ile ilgili dünyanın en büyük denizcilik fuarı olduğunu ifade ederek, Yunanistan'ın dünya deniz ticaretinin yaklaşık filosunun yüzde 18'ine sahip olan bir ülke olduğunu bildirdi.
Fuar ziyaretinin iki önemli amacı olduğunu dile getiren Kalkavan, birincisinin "Deniz ticaretinde piyasanın içerisinde olmak, ikincisinin ise Türk-Yunan ilişkilerine pozitif katkı yapmak olduğunu belirtti.
Kalkavan, Deniz Ticaret Odası'nın fuar alanında Güvenkepçe, Atlas Kumanyacılık, Desan Tersanesi ve Sedef Tersanesi olmak üzere 4 firmanın yer aldığını, stantta Piri Reis Üniversitesi'ne de yer verdiklerini bildirdi.
DTO'nun standı dışında 5-6 firmanın daha fuara katıldığını ifade eden Kalkavan, fuara katılan 1700 civarında firma olduğunu dile getirdi.
Metin Kalkavan, Yunanlılarla deniz ticaretinde dostluklarının çok iyi olduğunu ifade ederek, gidilecek adalarda valileri, belediye başkanlıklarını ve tersaneleri ziyaret edeceklerini kaydetti.
Yunanistan'daki krizin Yunanlı armatürleri etkilemediğini belirten Kalkavan, dünya deniz ticaretine ilişkin şöyle konuştu:
"Krizin başlamasıyla yükün azalması, gemi değerlerinin düşmesi bütün taşımacıları direk etkiledi. En fazla etkilenenler büyük yatırımda olanlar. En az etkilenenler hiç yatırım yapmayanlar. Hiç yatırım yapmayıp nakitte olanlar bu krizi fırsata çevirdi. Bunlar da fırsat bilip yeni alımlarla filo büyümesi yaptılar. Halen de yapmaya devam ediyorlar.
Yunanlılar piyasayı çok iyi koklarlar. Zamanında hareket etmesini en iyi beceren ülkelerden bir tanesi olarak ün yapmışlardır. Bizim etkileşimimiz çok büyük oldu. Bu da bankalarımızın belirli bir kısmının piyasaların çökmesiyle frene basmasıyla bizdeki kaldıraçtaki oran biraz daha yüksek olmasından dolayı Türkiye'yi etkilemesi daha yüksek oldu. Giderek negatif etki daha azalıyor. Bundan sonra daha iyi gideceğini düşünüyoruz.
Sektörümüz 2002 yılında BDDK verilerine göre toplam bankacılık kredi portföyü 350 milyon dolar iken 2009 sonu itibariyle 6,5 milyarı nakdi, 1,3 milyarı gayri nakdi olarak 7-8 milyar liralık bir portföyü var. Bu yaklaşık 5 milyar doların üzerinde bir rakam. Türk denizciliği limanlarıyla marinalarıyla 350 milyondan 5 milyar doların üzerine çıkan bir büyüklüğe, yüzde 1200 b üyüme gibi rakamları gerçekleştirmek için yapılan yatırım çok büyü k bir miktardı. Bu süreçte 10 milyar doların üzerinde bir yatırım... Yunanlıların koklaması baktığımızda bu koklamaların temelinde denizci ülke olmalarının büyük payı var. Biz deniz ülkesiyiz, denizci ülke değiliz ama hedefimiz bu. Dünya pastasından ciddi bir pay almaya başladık. Kriz hızımızı kesti, biraz bizi geri attı. Zaman kaybına sebebiyet verdi. Yunanistan'dan bir temel farkımız var. Onlar gemi işletmesinde bir numaralar ama tersanecilikte yok denecek kadar azlar."


Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.