• BIST 90.263
  • Altın 228,046
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 33 °C

Gazeteci ve gazetecilik hakkında

Özkan Altıntaş

Uğur Dündar ile Haluk Şahin TV8’de Candan Tolga Işık’ın “Bunu konuşalım” adlı programına katıldılar.Her iki deneyimli gazeteci, gazetecilik ve gazetecilerin durumu hakkında ibret verici konuşmalar yaptılar.
Aslında programın İletişim Fakültelerinde defalarca gösterilmesi gerekir.
Çünkü Uğur Dündar ile Haluk Şahin, gazetecinin nasıl dik durması gerektiğini ve ne zaman topluma, hatta yönetenlere yararlı olabileceğini bir bir açıkladılar.

Programda Uğur Dündar gazetecilere yapılan baskıdan yakınarak “Gazetecilerden yağcılık yapmaları bekleniyor” dedi.
Haluk Şahin’de “Sivil erke karşı olanlar, demokrasiye karşı olanlar, bunu böyle istiyor” dedi.
Sonra Uğur Dündar devam etti:  


“Bizim yaptığımız gazetecilikte alay yok, iftira yok, riyada yok. Sadece yolsuzluklar anlatılıyor. Doğru yapan da korunuyor. Gazetecinin yazmasını engelleyenle elbet bir gün iktidardan gidecekler. Arkalarından bir çok şey söylenecek ve yazılacak. İşte o zaman iftiraya uğrayanların savunucusu yine gazeteciler olacaktır" dedi.

Gazetecilerin liderlerin karşısında duruşlarını eliştiren Uğur Dündar şöyle davem etti:
"Esas duruşta yapılan mülakatlar aldatıcıdır. Evrensel boyutta gazeteci çatır çatır soru sorandır.Böyle gazetecilik daha inandırıcıdır" dedi.
Konuşmasında Uğur Dündar, Başbakan Erdoğan ile televizyonda yaptığı röportajdan örnek vererek şunları anlattı:
”Kendisiyle yaptığım görüşmede ‘Bir köşe yazarının elinden kalemini almaya kalkışan olursa o eli tutun, koruyun, eleştiriye açık olun’ dedim. Ben başbakan olsam eleştiren gazetecilerin var olmasını isterim. İktidar sahipleri çevrelerini kuşatan yağcılar, goygoycuları itelemelidir. İktidar sahipleri gerçeği iktidarı kaybettiklerinde görürler. Ama o zaman vakit geçtir.”
Haluk Şahin, “Böyle olursa medya görevini yapıyor demektir”
diyerek ABD’de yaşanan utanç verici olayları hatırlattı ve “ABD'de şimdi yapılanlar hata diyorlar” dedi.

Uğur Dündar çalışma yaşamında bir İngiliz gazetecinin sözlerinin kendisine yol gösterdiğini belirterek şöyle devam etti:
"İngiliz gazeteci ‘Bir yerlerde birilerinin örtbas etmeye çalıştıkları şey haberdir. Diğeri ise reklamdır’ demiştir. Nazi Almanya’sında bile gazeteciler serbest bırakılarak propaganda amacıyla gıda gibi haberle beslenmiştir” dedi.

Programda söz, “kullanılacak gazeteciler listesi”ne gelince liderlerin yanlarında yalaka ve yağcı tipleri gezdirmelerinin zararları anlatıldı. Bu sahtekar yağcı kişilerin devir değişip, devran döndüğünde bu kişilerin en büyük düşmanı olacağından dem vuruldu.
Liderlerin “kullanılacak gazeteciler listesi” oluşturup yanlarında gezdirdikleri ve demokrasiyi hazmedemedikleri belirtildi.
Uğur Dündar, gerçek gazetecinin bu gibi listelerde yer almasının gazetecilik olmadığını belirterek “Gazeteci kalemini birilerine teslim ederse, gazeteciliği bitmiş demektir” dedi.
Haluk Şahin ise demokrasilerde böyle listelerin olmadığını belirterek “Yaşım kullanılacak gazeteciler listesine girmeye yetmedi” dedi.

Benim gibi televizyon izleme özürlü birinin böyle açık, seçik bir programı izleme fırsatı bulması gerçekten ilginçti.
Her gazeteci gibi ben de özgür gazetecilikten yanayım.
Hürriyet’te rahmetli Sedat Simavi’nin “Kalemini kır ama satma” sözleriyle gazeteciliğe başladım ve öyle devam ettim.
Zaten benimde düşüncelerim böyledir.
Arkasından alkış isteyen liderler her görüşte gazeteciye saygı duyarlar ve onların yazılarına tahammül ederler.
Ama arkasından teneke çalınmasını isteyenler, doğruyu yazan gazeteciyi istemezler. Zaten lierlikleri bittiğinde yapayalnız kalırlar. Derler ya "Allah kimseyi yalnız bırakmısın... Para pul herşey nafile... Önemli olan insan."

Gazeteciye toplumun sahip çıkması gerekir.
Gazeteci yazmazsa, gazeteler bembeyaz çıkarsa toplum "kör" olur.
En tehlikelisi demokrasinin "kör" olmasıdır.
Uğur Dündar ile Haluk Şahin'in katıldığı bu program bir kıssadan hissedir.
İnşallah tekrar yayınlarlar.
Bize şunu söylemek kalıyor
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az

Bu yazı toplam 2707 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.