• BIST 93.135
  • Altın 210,014
  • Dolar 5,3246
  • Euro 6,0746
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 8 °C

FT: Türkiye'de daha gaddar bir yönetim

FT: Türkiye'de daha gaddar bir yönetim
Financial Times Erdoğan’ın iktidardaki 10 yılını değerlendiren makalesinde, AK Parti hükümetinin giderek daha otoriterleştiği yorumunu yapıyor.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 2-7 Nisan 2011
İSTANBUL
- İstanbul'da yapılan 'Suriye'nin Dostları' toplantısında Şam yönetiminde Annan planını derhal uygulama uyarısı yapılırken, muhalif Suriye Ulusal Konseyi, 'Suriye halkının meşru temsilcisi' olarak tanındı.

FİNANCIAL TIMES AKP'NİN 10 YILINI SORGULUYOR
Financial Times gazetesi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidardaki 10 yılını değerlendiren tam sayfa makalesinde, AK Parti hükümetinin giderek daha otoriterleştiği yorumunu yapıyor.
"Erdoğan'ın Türkiye’si: Daha gaddar bir yönetim" başlıklı makaleye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan afişinin önünde kalkanları ile duran çevik kuvvet polislerinin olduğu bir fotoğraf eşlik ediyor.
David Gardner ve Daniel Dombey imzalı yazıda, Erdoğan'ın portrelerinin ülke çapında neredeyse cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ünkiler kadar yaygın olduğu ifade ediliyor.
Yazarlara göre Erdoğan, iktidardaki 10. yılında, siyasi kudretini her zamanki kadar muhafaza ediyor.
Medya üzerindeki baskıların, siyasi rakiplerin yargılandığı davalardaki usulsüzlüklerin ve sorunlu bir mevzuatın, yönetiminin giderek daha da otoriterleştiğine işaret olduğu da belirtiliyor.

İRAN İLE ÇİN'DEKİLERİN TOPLAMINDAN FAZLA GAZETECİ HAPİSTE
Yazıda öne çıkan bir başka nokta ise yeni anayasanın, bireysel hakların korunmasında kritik öneme sahip olabileceği.
Erdoğan liderliğindeki 10 yılda Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak ortaya çıktığı, ekonominin neredeyse Çin ile aynı hızda büyüdüğü ve elde edilen refahın, sağlık hizmetleri, okullar ve yollar ile yayıldığının altını çizen Financial Times, kudretli generalleri bastıran hükümetin, rakipleri azaldıkça, hoşgörüsünün de azaldığını vurguluyor.
Makalede, çoğunluğu Kürt olan Türkiye cezaevlerindeki 104 gazetecinin İran (42) ve Çin'de (69) hapiste olan gazetecilerin toplamından fazla olduğu değerlendirmesi de yapılıyor.

SİYASİ RAKİPLERLE YARGI MÜCADELESİ
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile çalışan akademisyen Büşra Ersanlı ile yayıncı Ragıp Zarakolu'nun tutukluluklarına ve “siyasetle yüklü bir başka dava” diye nitelediği Ergenekon davasına işaret eden gazete, yargının yalnızca AK Parti'nin değil, Gülen hareketinin muhaliflerini de bastırmanın bir aracı olarak kullanıldığına inananlar olduğunu belirtiyor.
Yazarlara göre, "Gülen müttefiki olduğu düşünülen savcıların başbakanın istihbaratın başına getirdiği Hakan Fidan hakkında soruşturma başlatmaya çalışması" AKP'ye hukukun siyasi amaçlar için kullanılmasının iki tarafı keskin bir kılıç olduğunu gösteriyor.
Ancak yazıda, Ergenekon ve 1980 darbesinin yargılanması gibi davaları, geçmişin hatalarını düzeltmek için yapılan doğru adımlar olarak görenler olduğu da ifade ediliyor.

TÜRK ŞİRKETLERİ GAYET KARLI AMA YABANCI SATIYOR!
Gazeteport.com'da yeralan bir makaleyi ilginç bulduğumuz için aşağıya aldık.
“2003 yılında başlayan Türk şirketlerine, özellikle de bankalara olan furya da Türk Bankacılık sektörünün önemli isimleri ya tamamen yabancıların mülkiyetine geçti ya da bir yabancı ortakla yoluna devam etmek zorunda kaldılar. 2011 Kasım ayında açıklanan Merkez Bankası Finansal istikrar Raporuna göre sektördeki yabancı payı % 43’e ulaştı. Bu oran Mayıs 2005 ‘de yine Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporuna göre % 6,7 seviyesindeydi.
2005 yılında bankacılık sektörünün bilanço büyüklüğünün GSYIH’a oranı % 69 seviyesinde iken bu oran 2011 yılında %100’ler seviyesine yükselmiştir. Yani sektör büyümekte ancak
Avrupa Birliği Ortalaması %250’ler seviyesinin hala oldukça altındadır. Karlılık rakamlarında sorun gözükmüyor. 2010 yılı sonunda toplam bankacılık sektörünün karı yaklaşık 22 milyar TL’dir. 2011 yılında ise Merkez Bankasının bankacılık sektörü üzerinden yürütmüş olduğu cari açık ile mücadele politikası sonucunda sektörün karında % 10 civarında bir azalma
olmuştur.

Peki, sağlıklı yapısı, hala karlı operasyonları büyüme potansiyeline karşı yabancılar niye Türk bankalarını ve şirketlerini satıyor?
İşte bu soru kafa karıştırıyor. Geçen yıl 13 milyar $’lık FDI- Doğrudan yabancı sermaye girişini sağlamış Türk ekonomisi, 2012’de bu rakamı 15 milyar $’a çıkarmayı hedeflerken nerden çıktı bu yabancı satışları?
Aslında bu satışların ortak bir noktası var. Hiç biri Türkiye’de işler kötüye gidiyor ya da kar marjları azalıyor diye çıkmıyorlar. Satışların çoğunda görülen husus aynı; Ana şirketin mali durumunun kötüye gitmesi. Ya da ikinci bir unsur olarak büyük ortak olamayacaklarını gördüklerinde Türkiye gibi rekabetçi bir pazarda fiyatta yerini bulmuşsa kalmak için fazla bir motivasyonlarının kalmamış olması.
Sebebi ne olursa olsun sadece kayda geçirilmiş şuana kadar 7-8 milyar $’lık yabancı satışı olacak Türkiye’de. Bunu eğer bir başka yabancı gelip alacak ise ne ala. Ama bu pay özellikle IMKB aracılığı ile Türk yatırımcısının portföyüne girecek ise o zaman zaten sıkıntılı olan cari açık fonlamasında bir çentik daha atılacak demektir.

TÜRKİYE'NİN UZAK DOĞUYA TİCARETİ ARTACAK
2012 yılının ilk yarısında Türkiye'nin Güney Kore ve Malezya ile yeni bir serbest ticaret anlaşması imzalaması bekleniyor.
Şubat ayında Türkiye'ye resmi bir ziyaret yapan Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Muyang-bak'ın ziyareti sırasında görüşülen konuda hızlı bir çalışma yürütülüyor.
Güney Kore Türkiye'nin 6'ıncı büyük ithalatçısı. Her yıl 3.6 milyar Euro tutarında ithalatının %2.6'sını oradan yapıyor. Buna karşılık ihracatının ancak %3'ü kadarını bu ülkeye yapıyor.
İş çevreleri bu gelişmeden memnuniyet duyarken, anlaşma ile birlikte Türkiye'nin uzakdoğuya olan dış ticaret hacmında olumlu bir gelişme bekliyor

Dünya Çelik devi Arcelor Mittal Erdemir'deki payını yarıyarıya azaltma kararı aldı.
Firmadan yapılan açıklamada borçlarını azaltma ve kontrol konusunu gerekçe gösterdi. %6.25'lik payını İMKB'de hemen satan Mittal'in 134.317.503 adet hisse karşılığında da varant ihraç etme niyetinde olduğu belirtildi. Bundan sonra Mittal'in payı %12.5 kalacak.

Çin ekonomisindeki yavaşlama ve belirli metallerdeki(başta çelik) alım periyotunun ciddi biçimde düşmesi Dünyanın önde gelen büyük satıcı firmaların bilançolarını ciddi biçimde etkiledi. Mittal’de bunlar arasında.

AMERİKA RAPORU

emene-2.jpg

Obama'nın sağlık reformu yüksek mahkemelik oldu

ABD'de 70 yıldır uğruna mücadele verilen yasayı ABD Başkanı Barack Obama, 2 yıl önce mart ayında kongreden geçirmeyi başararak tarihe adını yazdırmıştı.
Obama 2 yıl önce sağlık reformunun kabul edilmesi sonrasında yaptığı konuşmada, "ABD hala büyük devrimler yapmaya yetenekli bir ulus olduğunu, sağlık reformu alanında yaptığı yasayla kanıtladı" demişti.
Sağlık alanında devrim niteliği taşıyan yasayı o dönemde Cumhuriyetçi Parti'nin tüm senatörleri reddetmişti. Obama'nın bu yasayı çıkarmasının üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra Demokratlar, ABD Kongresi'ndeki çoğunluğu kaybetti.
Yasanın kabul edilmesinden tam 2 yıl sonra ise Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında Amerikan Yüksek Mahkemesi'nde bugün büyük bir savaş başlıyor. ABD'de her vatandaşı sağlık sigortası kapsamına alan ve 2014'ten itibaren sağlık sigortası yaptırmayı zorunlu hale getiren yasanın iptali Yüksek Mahkeme'de görüşülecek.
ABD'de önümüzdeki kasım ayında yapılacak başkanlık seçimi öncesinde Cumhuriyetçiler, Obama'nın iç politikadaki en büyük başarısını elinden almak için uzun bir zamandır çaba harcıyor. Sağlık yasası aleyhine gösteriler düzenleniyor. "Obamacare" başlığı altında, ABD Başkanı'nın Avrupa tipi sosyalizmi getirdiği eleştirileri yapılıyor.
Uzmanlar “Yüksek Mahkeme sözkonusu sağlık yasasını iptal ederse Obama'nın seçimlerdeki en büyük silahını elinden almış olacak. Seçilme şansı azalacak”diyorlar.

ABD EKONOMİSİ NE DURUMDA?
Piyasalar geçtiğimiz hafta FED Başkanı Bernanke'nin açıklamalarına odaklanmıştı. Haftabaşı yapılan açıklamada üçüncü parasal genişlemenin hala masada bulunduğunu açık bir şekilde ifade etmesi piyasaların haftaya olumlu başlamalarına sebep oldu. Ancak ertesi günü bu konudaki sorulara net cevap vermeyen Bernanke algıları tersine çevirdi. Satış geldi.
Bernanke salı günü “sürdürülebilir büyümeye geçişin sağlandığından” emin olmadığını açık bir şekilde ifade etmiş ama üçüncü parasal genişleme ifadesini kullanmamıştı. Bu açıdan bakılırsa FED sürdürülebilir bir büyümeye öncelik verdiği için , bunu sağlayacak “parasal genişleme” dahil her senaryoyu kullanacaktır. Suskunluğu yanlış algılamamak gerekir.
Bernanke’nin konuşmalarından çıkan mesajlar;
• ABD ekonomisi çok da iyi değil. Avrupa ekonomisine göre daha iyi ama daha temel sorunlar aşılamadı.
• Krize sebep olan konut balonunda sönme devam ediyor.
• Konut fiyatlarında düşme devam ediyor. Fiyatlar 2003 seviyelerinde. Konut fiyatları 2007’de zirve yapmıştı.
• ABD’de işsizlik önemli bir sorun. İyileşme zahiri.

ABD seçimlerinde Cumhuriyetçi Partinin seçim yarışı devam ediyor.
Adaylardan Rick Santorum Louisana'da Mitt Romney'e fark attı. Bu arada Gingrich galiba havlu atıyor. Kampanyası bir milyon dolar içeride ve para bulmakta zorlanıyor.

AVRUPA RAPORU
Geçtiğimiz hafta gözler AB Maliye Bakanlarının toplantısındaydı. Herkes Kurtarma Fonunun büyüklüğü konusunda alınacak kararı bekliyordu. Sonunda Bakanlar Fonu 800 milyar Euro olarak belirlediler .Bu miktarın 300 milyarı şimdiye kadar Yunanistan ,İrlanda ve Portekiz için harcandı. Geride 500 milyar tutarında bir koruma duvarı fonu mevcut.

BORÇ SORUNU AVRUPANIN BAŞINI AĞRITACAK.
AB ülkelerinin hepsinin borç sorunu artıyor. En güçlüleri Almanya’nın bile borç/GSMH oranı %80’nin üzerinde. Dört yılda borç stoku arttığı gibi,ECB ve Alman Merkez Bankası üzerinden verilen garantilerle toplam borcun GSMH’ya oranı %140’a ulaştı.
Borç sorunu Yunanistan ve Portekiz gibi ülkeleri iflasa sürüklerken, diğerlerinide teker teker içine çekiyor. En son sürpriz gelişme ekonomisi güçlü
Hollanda’nın ekonomisindeki yavaşlama ve vergi gelirlerinin düşmesi sonucu bütçe açığının artacak olmasında görüldü.
AB’nin kısa vadede gündemine tıpkı Yunanistan gibi Portekiz’in sorunlarının masaya yatırılması ve onunda bazı borçlarının silinmesi ve yapılandırılması gelecektir.

İSPANYA'DA SENDİKALAR ÇALIŞMA YASASI REFORMLARINA 'HAYIR' DİYOR

emene3.jpg

İSPANYA GEÇEN HAFTA GREVDEYDİ.

Bu, sağcı Başbakan Mariano Rajoy'un iktidara geldiği günden bu yana ilk grev.Sendikalar işçi çıkarmayı kolaylaştırmayı öngören reformlara karşı öfkeli. "Çalışma yasası reformları adil değil, 'hayır' deyin!" pankartları taşıyorlar. Hükümet bu reformların İspanya'nın rekabet gücünü artıracağını ve ülkedeki kronik işsizliği azaltacağını savunuyor. Sendikalar ise bu grevi sadece bir güç denemesi olarak değil, sosyal devletin geleceği konusunda bir mücadele olarak görüyor.
İşçi Komisyonları Sendikası Uluslararası İlişkiler bölümü başkanı Javier Doz "Uzun vadeli bir mücadele başlatmayı planlıyoruz.Bu grev mücadeleyi noktalamıyor; çünkü ülkemizin ve Avrupa'nın sosyal modelinin geleceği sözkonusu" diyor.
Tarihinin en büyük kemer sıkma programlarından birini uygulayan İspanya'da hükümet kamu harcamalarından 27 milyar euro keseceğini bildirdi. Sendikalardan kesintilere büyük tepki var.

Independent on Sunday'de küresel düzeyde artan gıda fiyatlarıyla ilgili bir haber, geniş yer buluyor.(BBC)

'GERÇEK AÇLIK OYUNLARI'
Haberin başlığı, Suzanne Collins'in çok satan bilimkurgu romanı Açlık oyunları ve geçtiğimiz günlerde gösterime giren aynı adlı filme ithafen, "Gerçek Açlık Oyunları" şeklinde.
Birleşmiş Milletler'in Gıda Uzmanı Olivier De Schutter'in hazırladığı rapora göre, büyük yatırım bankalarının fiyat spekülasyonları nedeniyle milyonlarca kişinin açlık ve yoksulluğa sürüklendiği vurgulanıyor.
Yatırım bankaları ve hedge fonlarının gıda ürünlerine yaptıkları yatırımın son beş yılda 64 milyar dolardan 126 milyar dolara çıktığı belirtiliyor.
Bu yüzden de fiyatların, gerçek gıda arzından bağımsız olarak son 30 yılın en yüksek düzeylerine çıktığı ve fiyatlarda önemli dalgalanmalar yaşandığı kaydediliyor.
Bankalar ve fonlar tarafından tarım piyasalarına yatırılan miktarın, dünya çapında tarım yardımlarına ödenen paranın 20 katı olduğuna dikkat çekiliyor.
Tarım ürünleri piyasalarındaki en büyük oyuncu Goldman Sachs'ın 2009'da, bu alanda yaklaşık 1 milyar dolar kar elde ettiği vurgulanıyor.
Birleşmiş Milletler raporunda ayrıca, büyük mali oyuncuların tarım ürünleri piyasasına girmesine, 2000 yılında eski ABD Başkanı George Bush'un yaptığı kural değişikliklerinin yol açtığı hatırlatılıyor.

ÇİN DOSYASI

emene4.jpg

ÇİN'DE İMALAT SANAYİ KÜÇÜLÜYOR

HSBC tarafından tutulan kayıtlar Mart ayında Çin'in imalat faaliyetlerinde küçülme görüldüğüne işaret ediyor.
HSBC'nin "Satınalma Yöneticileri Endeksi" (Purchasing Manager's Index), PMI Mart ayında Şubat'a göre 49,6'dan 48,1'e düştü. PMI imalat faaliyetlerini yansıtan temel gösterge ve 50'nin altında olması küçülmeye işaret ediyor. HSBC'nin PMI endeksi 5 aydır arka arkaya düşüş gösteriyor.
Yıllık resmi PMI verilerinin 1 Nisan'da yayımlanması bekleniyor.
Çin daha bir kaç gün önce 2012 yılı için büyüme hızını hedefini yüzde 7,5 olarak açıklamıştı. Bu Çin'in 2004 yılından bu yana hedeflediği en düşük büyüme hızı.
HSBC bankasının Çin baş ekonomisti Qu Hongbin "Yeni ihracat siparişlerindeki düşüşler ile iç piyasadaki talebin düşüşü birlikte büyüme hızını daha da yavaşlatabilir. Yeni rahatlatma önlemleri gerekiyor" diye konuştu.
Çin imalat sektörü, ekonomik büyümesinin en önemli lokomotifini oluşturuyor.
Fakat Çin'de imalatın çoğu dış satım için yapılıyor ve Çin mallarının en büyük iki pazar ABD ve Euro bölgesi ekonomileri 4 yıl önce patlak veren kredi krizinden çok kötü etkilendi.
Bu durum Çin mallarına olan talebin son zamanlarda düşmesine yol açtı ve Çin'in ihracata dayalı ekonomisinde büyüme hızını yavaşlatacağı kaygılarını artırdı.

ÇİN'DE APPLE'IN BAŞI DERTTE
Bağımsız bir araştırma, Apple'ın iPhone ve iPad ürünlerini Çin'de üreten fabrikalarda çalışma koşullarına ilişkin "önemli sorunlar" tespit etti. Apple, ABD Adil Emek Derneği (FLA)'ne başvurarak kendisi için üretimde bulunan Foxconn adlı şirketin çalışma koşullarına dair bir inceleme yapmasını istedi. Daha önce Foxconn'da uzun çalışma saatleri ve işyeri güvenlik koşullarında yetersizlik haber konusu olmuştu.
FLA çalışma saatlerinin azaltılması, ücretlerin korunması ve çalışanların temsiliyet olanaklarının geliştirilmesini güvenceye alan anlaşmalara varıldığını duyurdu.
Apple FLA raporlarındaki önerileri "bütünüyle kabul ettiğini" açıkladı. Apple, "imalat şirketlerinde çıtanın yükseltilmesi ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik FLA hedeflerini paylaşıyoruz" dedi. Kötü çalışma koşullarına ilişkin bulgular Apple CEO'su Tim Cook'un Foxconn'u ziyareti sırasında ortaya çıkmıştı.Cook, Çarşamba günü 120 bin işçinin çalıştığı Zhengzhou Teknoloji Parkı'nı gezmişti.
Geçen yıl Foxconn'daki intiharlar zinciri buraya bağlı fabrikalardaki çalışma koşullarına dikkatleri yöneltmişti.

BRİCS ÜLKELERİ KENDİ DÜNYA BANKALARINI KURUYOR
Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika tıpkı Dünya Bankası gibi ortak bir kalkınma bankası kurmayı planladıklarını açıkladılar. Geçtiğimiz hafta Hindistan'da biraraya gelen üye ülkelerden Hindistan ;“Avrupa ve ABD'nin adaletsiz para politikalarını kınama çağrısı yaparak “hodri meydan “ dedi.

PİYASALAR
Geçen hafta cuma günü AB Maliye Bakanları toplandı.Bütün gözlerin üzerinde olduğu bu toplantıda geçici ve kalıcı kurtarma fonları EFSF ile ESM'nin birleştirilmesi ve toplam koruma duvarı büyüklüğünün ne olacağı merak ediliyordu.

emene5.jpg

Avusturya Maliye Bakanı Maria Fekter gazetecilere yaptığı açıklamada, Kopenhag'da toplanan Euro Bölgesi maliye bakanlarının borç kriziyle mücadele eden bölge ülkelerine mali destek sağlamak üzere oluşturulan kurtarma fonunun miktarının 800 milyar euro olması konusunda uzlaşma sağladığını bildirdi.
Fekter, Euro Bölgesi'nin krizle mücadele için Temmuz ayında hayata geçirilecek 500 milyar euroluk daimi kurtarma fonu Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) ve 2013 yılı ortalarında sona erecek 440 milyar euroluk geçici kurtarma fonu Avrupa Finansal istikrar Fonu (EFSF) bulunuyor.
EFSF'nin 192 milyar eurosu Yunanistan, Portekiz ve İrlanda için kullanıldı. Bu durumda Yunanistan, Portekiz ve İrlanda için toplam garanti verilmiş olan fonların büyüklüğü Yunanistan'ın ikinci kurtarma paketi de dahil olmak üzere 300 milyar euro'yu buluyor. Böylece Maliye Bakanları'nın koyacakları yeni para sadece ESM'e aktarılacak 500 milyar euro ile sınırlı olacak.

Hafta nasıl geçti?
Hafta başındaki yükseliş trendinin ardından beklentilerin altında kalan makro ekonomik veriler ile aşağı yönlü bir seyir izlemeye başlayan hisse senetleri piyasaları satıcılı seyrini haftanın son işlem gününe kadar taşıdı.
Yurtdışı piyasalardaki satış baskısı İMKB-100 Endeksi'nin de kritik 61.500 seviyesine doğru geri çekilmesine neden oldu. ABD dördüncü çeyrek GSYİH revize rakamı beklentilere paralel olsa da;
- ABD'de Bernanke’nin konuşmalarına ilişkin yorumlar ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları rakamının istihdamın gidişatı hakkında tedirginlik yaratması ,
- Avrupa güven endekslerindeki bozulma küresel piyasalarda satış baskısını artırdı.
- AB Bakanlar toplantısından ümitli olan piyasalar hafif toparlanma eğilimi gösterdiler. .
- Son yaşanan satış baskısı Euro Bölgesi borç krizinden ziyade zayıf makro ekonomik verilerin büyüme endişelerini ön plana çıkarmasından geldi.
- Fon büyüklüğünün 800 olarak belirlenmesi olumlu karşılanacaktır diyebiliriz.

Döviz
- Geçtiğimiz hafta parite 1.3280 seviyelerine gevşedi. İçerde TCMB’nin sıkılaştırma politikasına devam edeceğine ilişkin beyanlar düşüş baskısını getirdi ve dolar 1.78 euro ise 2.3720 oldu.Bu hafta bu olumlu seyir devam edecektir.Kurumsal talep yüksek. TCMB’nin yakın takibi devam edecek.

Borsa
İMKB en sevilen borsalar listesinde başta. Önce BRİCS ülkeleri sonra İspanya veİtalya borsaları satışa döndü.Ama IMKB ABD ile birlikte bu satışlardan etkilenmediler. Yukarıda da dediğimiz gibi önemli bir yabancı girişi yok.Bilakis genel toparlama dönemi yaşayan ülke ve firmalardan(Citigroup ve Mittel) satış geliyor.Her iki şatışta borsada baskı yarattı.

Faiz
Geçtiğimiz hafta faizler sakin seyretti ve 9.50’nin altına indi.Alışlar hızlanırsa 9.40 görülebilir. Sığ bir piyasa var. Döviz ve TCMB politikası yakından takip edilmeli. Şimdilik bu (9.45-9.55) aralığına alışmamız gerekiyor.
Esenlikle Kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) 
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.