• BIST 105.359
  • Altın 162,957
  • Dolar 3,9209
  • Euro 4,6481
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 5 °C

Fransa AB'yi bozuyor

Fransa AB'yi bozuyor
Fransa’nın şımarıklıkları günümüzde de devam ediyor ve Sarkozy’nin başkanlık döneminde takım ruhunun nasıl yaralar alacağı endişeli bir merak konusu oluyor.

MURAT EMEN - EMEN&EMEN


Haftanın ekonomik görünümü (07-13 Temmuz 2008) şöyle:
Çoğu zaman iş dünyasında takımlar zamanlarını kendilerine ait söz geçirecek alan için mücadele etmekle geçirir, kendilerini sevimsiz gösterecek şeylerden kaçınır ve herkesin takım  kolektif stratejisinin arkasında olduğu izlenimini vermeye çalışırlar. Tutarlı bir takım görüntüsünü korurlar. İmajı bozmamak için aralarındaki anlaşmazlıkları bastırmaya çalışırlar, ciddi itiraz ve çekincelere sahip olanlar bunları açıkca ifade etmekten kaçınırlar. Ortak kararlar ya herkesin kabul edebileceği, sineye çekebileceği ya da bir kişinin gruba yamadığı görüşünü yansıtan sulandırılmış uzlaşmalar olur. Ortada bir anlaşmazlık varsa, bu genel olarak suçlayıcı, görüşleri kutuplaştırıcı bir tarzda ifade edilir ve varsayımlarla tecrübedeki farklılıkların takımın bir bütün olarak öğrenebileceği tarzda ortaya serilmesi başarılamaz.

Bu haftanın Economist Dergisinde Sarkozy"nin başkanlık döneminin başlamasına ilişkin entresan bir makale var.

 AB bugüne;  pek çok sorunu hasıraltı ederek veya  başta Almanya olmak üzere belirli grupların gösterdiği özveri  ile geldi. De Gaulle-Kohl tartışmalarını hatırlayalım. Fransa  kendi çiftçi nüfusunun menfaatlerini koruma yüzünden AB"yi bitirecek konuma gelmişti. Ancak Helmut Kohl"un özverisi ile sorun aşıldı ve bugünlere gelindi . Ama her zaman  Fransanın  menfaatleri  korundu. Fransa"nın şımarıklıkları günümüzde de devam ediyor ve Sarkozy"nin başkanlık döneminde takım ruhunun nasıl yaralar alacağı endişeli bir merak konusu oluyor. Sarkozy tutamıyacağı sözler vermeğe devam ediyor. Başarı gelmeyince de Avrupa"yı suçlayacağı kesin gözüküyor.

İlk çatışma Sarkozy"nin faiz artıran ECB"yi hedef alan suçlaması nedeniyle Sarkozy- Barraso arasında oldu. Barraso, ECB"nin bağımsızlığını korumamız gerekir yanıtını vererek karşı çıktı. AB"ye uymayan uygulamalar içinde olan Fransız yetkililerinin, Fransa"nın dışarıdan nasıl görüldüğü konusunda bihaber oldukları anlaşılıyor. AB üyelerinin başkan Sorkozy"e güvenmedikleri apaçık ortada. .AB"nin kimyası Sarkozy döneminde giderek bozulacağa benziyor.. Bekleyip göreceğiz.

 

DÜNYADAN HABERLER

 

Hafta içi Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz oranlarını beklendiği gibi 25 baz puan artırdı. Refinans faizlerin 4.00"ten %4.25"e çıkmasına karar verildi. Banka borçlanma faizini %5.00"ten %5.25"e ve mevduat  faizini %3.00"ten %3.25"e çıkardı.

 

Deutsche Bank"ın küresel piyasalar başkanı Anshu Jain, ABD subprime konut kriziyle birlikte başlayan salgının, bankacılık sektörünün elle tutulur özkaynaklarının beşte birini yok ettiğini ve krizin bitmekten uzak olduğunu belirtti. Jan, krizin 200 milyar dolar ya da bankacılık sektörünün maddi özvarlığının %22"sini yok ettiğini açıkladı.

 

Dow Jones, dün Ekim ayındaki zirve noktasına göre %20 düşüşle “ayı piyasasına” girmesinin ardından, istihdam verilerinin korkulduğu kadar kötü gelmemesinin getirdiği rahatlama ve rekor petrol fiyatlarının enerji hisselerine destek vermesiyle tekrar yükseldi.

 

Rekor petrol fiyatlarının şirket karlarını ve tüketici harcamalarını tehdid etmesi nedeniyle Asya da borsalar düşerken, ABD istihdam verilerinin ardından ekonomik görünümün belirsizliğinin artması güvenli liman görünümündeki devlet tahvillerini yükseltti. ABD"de dün açıklanan istihdam verilerinin beklentilere yakın çıkması, ABD işgücü piyasası ve ekonomisinin sağlığı hakkındaki endişeleri azaltmasının ardından , euro karşısında keskin yükselişe geçen dolar seyrini hafta sonuna kadar sürdürdü.

 

İÇ PİYASALAR

 

TUİK tarafından açıklanan rakamlara göre; Haziran ayında TÜFE 0.36% gerilerken, ÜFE 0.32% artış gösterdi. Bu rakamlara göre yıllık baz da TÜFE 10,61% ve ÜFE 17,03% olarak gerçekleşmiş oldu.  TÜFE"nin beklentilerin altında gelmesinin nedeni, gıda ve giyim harcamalarındaki mevsimsel fiyat düşüşleri gösterilebilir. Herkesi düşündüren elektrik"e yapılan zamların yakın vadedeki yansıması. Ayrıca yüksek petrol ve gıda fiyatları enflasyon üzerinde hala risk oluşturmaya devam ediyor.Enflasyon konusundaki endişeler devam ediyor. TCMB"nin düşük gelen enflasyona rağmen faiz artırımı yapmasına kesin gözle bakılıyor.

 

Gerek beklentilerin altında gelen enflasyon rakamları gerekse yurtdışı piyasalardaki düzelme ile dolar kuru 1.25 seviyelerinin üzerinde tutunamadı. Tatil ayları nedeniyle doların dar bir alanda seyri bekleniyor. (1.2350-1.2450)

 

İÇ SİYASET

 

Ergenekon davası sebebiyle yapılan gözaltılar bütün toplumun ve dünya kamuoyunun tepkisini çekti. Gözaltıların giderek tutuklamaya dönüşmesi de ayrı bir tiyatro. Yandaş medyada aynı ağızdan “darbe” suçlamalarına en iyi cevabı, Reuters Ajansı verdi ve “yaşlı adamların uyduruk örgütü” diyerek şişirilen   balonu söndürdü. Kapatma davası ile birlikte ülke zor bir dönemden geçiyor ve cepheleşme ye doğru götürülmek isteniyor. İhtiyacımız, serinkanlı düşünüp, itidal içinde bekleyip adalete ve hakimlerimize güvenmemiz olacak.

 

Reha Muhtar  gayet yerinde bir yazı yazmış ve Gül"ün Cumhurbaşkanlığı ile başlayan süreçi ele almış. Eğer Gül değilde Özkök Paşa o dönem Çankaya"ya çıksa idi diyor Muhtar,” ne parti kapatılırdı ne de böyle davalar olurdu. Kimsede laiklik tehlikede diye endişe duymaz ve sokaklara dökülmezdi” diye bitiriyor. Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz günlerde kaos yaşamanın, kardeşi kardeşe küstüren politikaların esiri olmamızın izahı yok. Bu ülkenin hiçbir zaman Atatürk ilke ve inkilaplarından taviz vermeyeceği, ortaçağ karanlığına dönmeyeceği ve laiklik kavramını göz ardı etmeyeceği bilinirken, üstüne üstüne gitmek bu ülkenin yararına değil. Başta AB olmak üzere bazı ülkelerin demokrasiyi savunuyoruz adı altında bu kaos da AKP"ye destek vermesini de anlamak ve iyi niyetle yorumlamakta mümkün değil. İşte bu tehlike  için birlik ve beraberlik gerekiyor. Bu ülke hepimizin.  Lütfen aklımızı başımıza alalım.

 

EMEN&EMEN



Yetenek hiçbir zaman yeterli değil

 

Yetenek her zaman fazla abartılır ve yanlış anlaşılır. İnsanlar belli bir başarıya ulaştıklarında başarı, onların yeteneklerine atfedilir. İşte bu, başarıyı yanlış değerlendirmeye yol açan bir yaklaşımdır. Eğer yetenek tek başına yeterli olsaydı, yetenekli binlerce insanın niçin başarısız olduklarını ifade etmek zor olurdu. Yeteneğin tek başına yeterli olmadığını savunan Dr. Maxwell, yeteneğinizi yukarılara çekebileceğiniz 13 ayrı faktör belirlemiştir. Maxwell"in belirlediği bu yol haritasında, insanın doğal yeteneklerini nasıl başarıya çevirebileceği anlatılıyor. Yeteneğiniz size bir fırsat tanımaktadır. Eğer doğru seçimleri yaparsanız başarının kapısı açılır, aksi halde kapanır, diyor.

•İnanç yeteneğinizi yüceltir.

•Hırs ve arzu yeteneğinizin enerjisini verir.

•Dikkat ve konsantre olmak onu yönetir.

•Uygulama keskinleştirir.

•Cesaret onu test eder.

•Öğrenme yeteneğinizi genişletir.

•Karakter yeteneğinizi korur.

•Sorumluluk onu güçlendirir.

•Takım çalışması onu çoğaltır.

•Sebat ve azim onu devamlı kılar

 

“Talent İs Never Enough” By John C. Maxwell

 

07-11 Temmuz Haftası Veri Açıklama Takvimi


Editör : Murat Emen

 

Murat.emen@groupmna.com

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.