• BIST 103.378
  • Altın 162,713
  • Dolar 3,9500
  • Euro 4,6400
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 3 °C

Fırtına Vadisi'nde su samuru

Fırtına Vadisi'nde su samuru
KAÇED' Ekodiyalog Projesi çalışmaları sırasında, Fırtına Vadisi'nde derelerde, Türkiye'de nesli tükendiği sanılan su samurlarına rastlandığı bildirildi.

RİZE- Karadeniz Çevre Derneği -KAÇED'in yürüttüğü AB destekli Ekodiyalog Projesi çalışmaları sırasında, Fırtına Vadisi'nde yer alan derelerde, Türkiye'de nesli tükendiği sanılan su samurlarına rastlandığı bildirildi.

Proje Koordinatörü, KAÇED Başkanı Yaşar Yeğen, Türkiye'nin de taraf olduğu Uluslaarası Doğa Ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği -IUCN'nin nesli tükenen veya tehlike altında olan hayvanlar kategorisinde, Latince adı lutra lutra olan su samurunu doğada nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan tehdit altında tür (Vulnerable) olarak değerlendirdiğini söyledi.




Proje çerçevesinde gerçekleştirilen halk görüşmeleri sırasında, Latince adı lutra lutra olan su samuru hakkında da bilgi toplandığını söyleyen Yaşar Yeğen, konuyla ilgili olarak şunları ifade etti:

"Latince adı lutra lutra olan su samuru daha çok alabalık üretim çiftliklerine yakın olan dere boylarında görüldüğü anlaşılmıştır.

Yaşamını büyük bir kısmını su kenarlarında geçiren su samurları Avustralya ve Antartika dışında tüm dünyada yaşıyor.

Suyun yanında veya içinde yaşayan su samurları genellikle sucul yaşama iyi adapte olmuşlardır. Kulak ve burunları daldıkları zaman kapanır ve uzun vücutları, perdeli ayakları ve uzun kuyrukları onları mükemmel yüzücüler haline getirir.

Gözleri ve burun delikleri kafatasının üstünde yerleşmiştir.

Bu, su samurlarına yarı dalmış durumda yüzerken yüzeyden yukarısını görebilmelerini ve nefes alabilmelerini sağlamaktadır. Boyutları türlere bağlı olarak değişmektedir. Asya küçük pençeli susamurunun (Aonyx cinerea) uzunluğu 41-65 cm, kuyruk uzunluğu 25-35 ve ağırlığı 5 kg.'dir. Dev su samurunun (Pteronura brasiliensis) uzunluğu ise 96-123 cm, kuyruk uzunluğu 45-65 cm ve ağırlığı 30 kg.'ı bulmaktadır

Samurların kafası geniş ve düzdür. Yuvarlak ve küçük kulaklara sahiptir. Yüz bıyıkları dokunmaya çok duyarlıdır ve bu, bulanık suda hayvanın besin maddelerini bulabilmesine izin vermektedir. Balıkların yüzerken su içerisinde meydana getirmiş olduğu düzenli titreşimleri bıyıkları ile algılayabilmektedirler. Bununla beraber, koku alma duyusu da hayli keskindir. Koku alma duyusu genelde karada avlanmak için, iletişim ve tehlikeyi sezmek için kullanılmaktadır. Su samurlarının koku alma duyusu köpeklerin koku hassasiyetlerine benzerlik göstermektedir. Su samurlarının görme duyusu az gelişmiştir. Küçük gözlere sahiptirler ve muhtemelen karada kısa bir görüş mesafesine sahiptir.

Temiz suda ve iyi ışık altında susamurları, görme duyusu ile avlanabilmektedirler. Fiziksel olarak susamurlarının kulakları küçüktür ancak duymaya karşı oldukça duyarlıdır. Bununla birlikte su, sesi havaya göre daha iyi iletse de sesin nereden geldiğini anlamak neredeyse olanaksız görülmektedir. Yunuslar kulaklarında bu problemin üstesinden gelebilen özel değişimler meydana gelmiştir ancak susamurlarında böyle bir durum söz konusu olmadığı için avlanmak için duyma duyusu kullanılmamaktadır. Susamurlarının kulakları su basıncına karşı kapanan kapakçıklar ile korunmuştur.

Yumuşak, kalın ve kadifemsi kürkü için avlanmaktadır. Su samurlarının kürkü o kadar etkili bir koruyucudur ki samurlar günlerce derileri ıslanmadan yüzebilir. Kalın kürk su samurunu aynı zamanda soğuğa karşı da korumaktadır. Su samurlarının birçok deniz hayvanının tersine, derilerinin altında izole edilmiş bir yağ tabakası yoktur. Soğuktan onları koruyan tek şey kalın kürkleridir."

Su samurunun korunması ve neslini devam ettirmesi amacıyla en önemli çalışmanın konuyla ilgili ciddi bir alan çalışmasının gerçekleştirilmesi olduğunu kaydeden Yeğen, su samurlarının Fırtına Vadisi derelerinde ve Türkiye'deki yayılışının tespit edilmesi gerektiğine işaret etti ve sözlerine şöyle devam etti:

" Bu alan çalışması sonrasında biyolojik yaşam alanları tespit edilerek ve daha sonra ilgili fizibilite ve Çevresel Etki Değerlendirme Raporları hazırlanmalıdır. Bütün bu çalışmaları sonrasında halkın bilgilendirilmesi ve farkında lığının artırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

Ekodiyalog Projesi kapsamında yapılacak alan çalışmaları sırasında su samurunun fotoğrafları çekilecek ve konu ile ilgili çalışmalar başlatılacaktır."

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.