• BIST 90.186
  • Altın 235,292
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 26 °C

Euro ve dolar hız kesmiyor

Euro ve dolar hız kesmiyor
Fitch ortalığı darmadağın etti. PPK Toplantısının yapıldığı saatlerde bunu açıklayan Fitch'in oyununa gelinmedi. Faiz değişmedi.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 25-30 Temmuz 2011
İSTANBUL
- Fitch açıklamasıyla ortalığı darmadağın etti. Ancak Fitch'in oyununa gelinmedi. Faiz değişmedi. Özetle; Türkiye'de kredilerde tehlikeli bir durum yok . Ülke ekonomisi için tehlikeli şeyler oluyor. Tüketim malı ithalatındaki artış yaşanıyor. Euro ve dolar hız kesmiyor, Dolar 1.6980 Euro 2.4310. Sınırlanmasında fayda olduğu belirtiliyor.
Ekonomiye bakıldığında özetle şunlar görülüyor:

• Türkiye'nin kredi notunun artış zamanının cari açık sebebiyle belirsiz olduğunu açıklayan derecelendirme kuruluşu Fitch ortalığı darmadağın etti. PPK Toplantısının yapıldığı saatlerde bunu açıklayan Fitch'in oyununa gelinmedi. Faiz değişmedi.

• Ülke notunun yatırım yapılabilir seviyesine getirilmesi normal olarak faizleri daha da düşürecektir. Faiz lobisi bunun savaşını veriyor. Fitch gibi kuruluşlarda buna çanak tutuyorlar.

• Not inse de çıksa da Türkiye'ye para geliyor. Çünkü ekonomi diğerlerine göre daha iyi. Yani kötünün iyisi olduğumuz için geçerliliğimiz devam ediyor.

• Özetle; Türkiye'de kredilerde tehlikeli bir durum yok. Çünkü kredi hacmı düşük. Ancak artış hızı yüksek. Sınırlanmasında yarar var. Tehlikeli olan tüketim malı ithalatındaki artış. Yatırım malı ithalatı yerli üretim şeklinde geri dönecektir.

• AB liderlerinin Yunanistan'a ikinci yardım paketini onaylamasının yarattığı olumlu hava kısa sürdü. Cuma sabahı itibariyle erken saatlerde gevşeyerek 1.6685 TL seviyelerine çekilen dolar kuru öğleye doğru hızlı bir hareketle 1.6800 TL seviyesini aştı. Dolar cuma saat 15.00 itibariyle düne göre yüzde 0.90 artışla 1.6840 TL'ye, euro da yüzde 0.88 artışla 2.42 TL seviyelerine ulaştı. Dolar haftayı 1..6980, euro ise 2.4310'dan kapattı. Nisan 2009 tarihinden itibaren en yüksek seviyesinde.

• T.C. Merkez Bankası (TCMB)Para Politikası Kurulu, beklentilere paralel olarak ve Fitch'in açıklamasına rağmen politika faiz oranını yüzde 6.25'te sabit tuttu. Merkez'in açıklamaları bir öncekine göre çoğunlukla aynı kalırken yurtdışıdaki gelişmelere ve büyümede yaşanabilecek yavaşlamaya karşı önlemler alınabileceğine dikkat çekti.

Banka'dan yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:
"Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı ile Bankamız bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve Istanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo–Ters Repo Pazarı’nda uygulanmakta olan faiz oranlarının asağıdaki gibi sabit tutulmasına karar vermiştir:
"a) Politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 6,25,

"b) Gecelik faiz oranları: Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 1,50, borç verme faiz oranı yüzde 9, açık piyasa islemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo islemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 8,

"c) Geç Likidite Penceresi Faiz Oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0, borç verme faiz oranı yüzde 12.

"Son dönemde iktisadi faaliyete dair açıklanan veriler Nisan Enflasyon Raporu’nda sunulan çerçeveyi büyük ölçüde teyid etmektedir. Özel tüketimde yavaşlama işaretleri gözlenirken yatırım talebi ılımlı bir seyir izlemekte, dış talep ise zayıf görünümünü korumaktadır. İstihdam koşullarındaki iyilesme devam ederken issizlik oranları kriz öncesi seviyelerine dönmüstür.
"Bununla birlikte, güçlü verimlilik artışlarının da katkısıyla birim isgücü maliyetleri azalmakta, zayıf dış talebin etkisiyle imalat sanayinde kapasite kullanım oranları düşük düzeylerini korumaktadır.
"Kısa vadede temel (çekirdek) enflasyon göstergelerinin bir miktar daha yükselmesi beklense de iktisadi faaliyetteki yavaşlama nedeniyle artısın sınırlı kalacağı tahmin edilmektedir.
"Son dönemde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun aldığı tüketici kredilerine yönelik önlemler ve maliye politikasındaki sıkı duruş Merkez Bankası’nın uyguladığı politika bileşimini destekleyerek iç ve dıs talebin dengelenmesine katkıda bulunmaktadır.
"Kurul, uygulanan politikalar sayesinde iç talebin kontrol altına alındığını belirtmiş ve yılın son çeyreğinden itibaren cari dengede iyileşmenin gözlenmeye başlayacağını teyit etmiştir.
"Bu değerlendirmeler doğrultusunda Kurul, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı ve son dönemde küresel ekonomideki giderek artan belirsizlikleri de göz önüne alarak mevcut politika bilesiminde bir değişikliğe gitmemiştir. Bununla birlikte Kurul, bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel büyümeye iliskin endişelerin risk iştahını olumsuz etkilemeye devam etmesi halinde faiz koridorunun kademeli olarak daraltılmasının uygun olacağını belirtmiştir.

dunya-el.jpg

Euro Bölgesinin borçları baş ağrıtıyor

Euro bölgesi içinde yer alan İtalya, İrlanda,Portekiz, İspanya ve Yunanistan'ın borç stoku ve borçları çevirmekle ilgili yaşadıkları sorunlar, nerede ise “Euro Birligini” yıkma noktasına getirdi. Euro bölgesinin borç stoku GSMH'nin %95.6'sına gelmiş durumda. En yüksek borçlanma oranı %157.1 ile Yunanistan'a ait. Bugün için borç sorunu yokmuş gibi görünen Fransa'nın borç stok oranı %100, Almanya'nın %86.9 iken, Euro bölgesi dışındaki İngiltere'nin %93.3'e ulaşmış durumda. Maastrch kriterlerine göre borç stoku GSMH'nın %60'ı geçmemesi gerekiyor. Kimsenin kriter falan takacak durumu yok.
Bu arada bilgi olsun diye verelim. ABD'nin borç stokunun GSMH'na oranı %101.1. 2002 yılında 56.8 olan oran bugün 101.1 olmuş durumda.
Türkiye'nin ise %43. Borç yükü açısından AB ülkelerine göre çok rahatız. Ama cari açık bakımından durum çok farklı.

ABD borçlanma limiti bu hafta çözülür.

ABD federal hükümetinin borçlanma tavanı sorunu henüz çözülemedi. Muhalefet hükümeti zorlamaya devam ediyor. Son tarih 2 agustos'a kadar başka çare yok. Mutlaka çözecekler. Üzerinde çalışılan yedek plan 2012 seçimlerine kadar Obama'ya 2.5 trilyon dolar artırma yetkisi veriyor.

Bu arada bize ne olur ?

Dünya kriz dalgası ile kavrulurken Türkiye %11 büyümenin rehavetini yaşarken, bunun uzun soluklu olmasını beklemek mümkün değil.
Kriz derinleşirse Türkiye'nin etkilenmemesi mümkün değil. Son günlerdeki hareketlenme bunun işaretleri. Borç düzeyi ve/veya cari açık düzeyi yüksek ülkeler ilk olarak sıkıntı hissedecek ülkeler arasında. Bizde tabii ki bunlardan birisiyiz. Hükümet yetkilileri de bunu sıklıkla telaffuz etmeye başladılar. Türkiye ekonomisinin zayıf halkası cari açık sorunumuz. Sadece açık değil. Finansmanında da ciddi sorunlar var.
Bu açık sıcak para ile finanse edilmektedir.
AB'nin Türkiye'nin ihracatındaki payı %50, ABD'nin payı %3.5. Bu ülkelerdeki büyüme oranının düşmesi bizim ihracatımıza olumsuz etkileyecektir.

Haziran itibariyle bütçe ilk defa fazla verdi

Haziran itibariyle Merkezi Hükümet bütçesi vergi affı sebebiyle fazla vermiştir. Ancak sürdürülebilirliği mümkün gözükmüyor. Sorun cari açığın küçültülmesinden geçiyor. Bu konuda TCMB yalnız bırakılmamalıdır. Para politikası ile hem iç hem dış dengenin sağlanması mümkün değildir. Pek çok kişinin üzerinde hem fikir olduğu konu “tüketim malları ithalatındaki” aşırılıktır. Buna çare bulunması gerekir.
Bankaları zayıflatarak fazla bir mesafe alınamaz. Faiz oranları üzerinde daha ciddi boyutlarda düşünmek gerekir. Parasal tabanı daraltmaya yönelik politikalar uygulandı. Karşılıklar artırıldı. BDDK'da kredilerin teminat düzeyleri ile oynayarak bu konuda destek veriyor. Banka karlarında geçen yıla göre %18'lik bir düşme var.

Bu hafta neler olur?

Geçtiğimiz hafta AB Bölgesine yönelik çözümler sebebiyle Euro 2009 yılından buyana en yüksek mertebesine yükseldi.Bu haftadan başlayarak TL.nın değerlenmesini bekliyoruz. Yani Euro/dolar bu haftadan itibaren düşüşe geçecektir.

Dolar ayağında da riskli dönemi sağlayan piyasalarda ABD borçlanma tavanı sorununun çözümü ile birlikte dolar/TL paritesi de aşağıya doğru gelecektir.

Borsa da neler olur?

İMKB'de dün Fitch'in uyarıları ile yaşanan sert dalgalanmalar ciddi satışlar getirmişti. Ancak daha sonra toparlayan IMKB günü oldukça az bir hasarla atlattı. Ama 60.000'nin altını test eden IMKB'de işler zor gözüküyor. Banka kağıtları, kulüpler derken sığ pazar zorluyor.
İMKB'nin Kasım ayından bu yana MB uygulamaları ve dış gelişmelere paralel baskı altında kaldığı bir dönem yaşadık. Bununla beraber, Mayıs başından Temmuz ortasına kadar yaşanan %14'lük geri çekilmenin ardından İMKB'de işlem gören birçok şirket için uzun vadeli perspektifte 12 aylık değerlemelerin artık cazip getiri potansiyellerine işaret ettiğini görüyoruz. Bu hafta düzelme boyutunun yüksek olmasını ümit ediyoruz.
Şike olayları güncelliğini koruyor. Liglerin akibeti merak ediliyor. Son maçta Fenerbahçelilerin hükümet aleyhindeki tezahüratları dikkat çekici idi. İyi ki şike soruşturması seçimlerden önce yapılmamış. Çok farkederdi.
Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.