• BIST 90.186
  • Altın 232,730
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C

Euro Bölgesinden ayrılma tartışılıyor

Euro Bölgesinden ayrılma tartışılıyor
Euro Bölgesinden bütünüyle bir ayrılma yaşanırsa çok büyük bir travma yaşanacağı eski üyelerin ilk beş yıl %5 ila %9 arasında daralma yaşayacağı belirtildi.
MURAT EMEN-EMEN&EMEN

(Haftanın Ekonomik Görünümü 12-17 Temmuz 2010)
İSTANBUL- Eğer Euro Bölgesi"nden Yunanistan çıkarsa ülke çıkmaza girer diyen ING raporunda böyle bir durumda %1 üzerinde daralma gözlemlenebileceği kaydedildi. Eğer bütünüyle bir ayrılma yaşanırsa çok büyük bir travma yaşanacağı kaydedilirken bu senaryoda eski üyelerin ilk beş yıl %5 ila %9 arasında daralma yaşayacağı konusunda uyarı var.



EURO BÖLGESİNDE KRİZ ÖNLENEBİLİRMİ (BBC)

Küresel malî kriz ve onu takip eden resesyonun ardından Avrupa Birliği ülkeleri, kamu harcamalarını düzene sokma, bütçe açıklarını azaltma çabasında.
Hükümetler, geniş kapsamlı kesinti paketlerini açıklamaya, vergileri arttırmaya ve krizin etkilerini azaltmaya çalışırken, krizin faturası çalışanlar, emekliler, işsizler ve devlet yardımı alanlar üzerinde ağır bir yük oluşturuyor. Örneğin İngiltere kamu harcamalarında büyük kesintiye gidip, hükümet birimlerinin bütçelerinde yüzde 40'lara varan kesintiler yapıyor.
Tüm birlik üyeleri ve özellikle de Euro bölgesindeki ülkeler uzun bir süre bu kesintilerin yükü altında yaşayacaklarına kendilerini alıştırmaya başlarken, para birimi olarak Euro'nun bir istikrar sembolü olarak kalıp kalmayacağı tartışılıyor.
Geçmişte çok mantıklı bir hipotez olarak lanse edilen tek para birimi rüyası yıllar süren çabaların ve diplomatik girişimlerin sonucunda hayat buldu. ilk ortaya çıktığında büyük umutlar bağlanan bu yeni gelişme 10 yılı geride bırakırken aslında o kadar da dahiyane bir buluş olmadığı ortaya çıktı.
Uzmanlar Euro Bölgesinden ayrılma olursa ne oluru tartışıyorlar. Sadece Yunanistan çıkarsa ülke çıkmaza girer diyen ING raporunda böyle bir durumda %1 üzerinde daralma gözlemlenebileceği kaydedildi.
Eğer bütünüyle bir ayrılma yaşanırsa çok büyük bir travma yaşanacağı kaydedilirken bu senaryoda eski üyelerin ilk beş yıl %5 ila %9 arasında daralma yaşayacağı konusunda uyarı var.
Mevcut birliğin en kuvvetli üyesi Almanya böyle bir durumda deflasyon çıkmazına gireceği de belirtiliyor.



YILMAZ: LEHMAN BROTHERS"IN BATIŞI YENİDEN YAŞANIYOR

Denizli'de konuşan TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz Avrupa bölgesinde yaşanan borç krizini 2008'de küresel ekonomik krizin fitilini yakan Lehman Brothers'ın batışına benzetti. Krizin başlangıcı olarak kabul edilen bu batış sonrasında yaşanan sürecin yeniden yaşanmaya başladığını belirten Yılmaz, Avrupa tarafında gerçekleştirilen stres testlerine de değinerek, mutlaka bazı bankaların sermaye artırımına ihtiyacı vardır. Şimdilik 91 banka üzerinde yapılacak test sonuçlarını bekleyip göreceğiz. Sonuçlara bağlı piyasa dalgalanması olabilir” dedi.Test çalışması yapılacak 91 banka Avrupa bankacılık pazarının %65'ni oluşturuyor. Almanya'dan 14, Yunanistan'dan altı ve İngiltere'den 4 banka teste katılıyor.



Yunanistan'da kamu ve özel sektör çalışanları, geçen hafta 24 saatlik genel greve gidildi. .

Hükümetin sosyal güvenlik reformunu protesto için 24 saatlik gereve gidilirken 12.000 insan sokaklara döküldü. Sendikalar, şehir içi otobüs, tramvay, metro gibi araçlarla toplu taşımacılığın duracağını ve havayolu trafiğinde de aksamalar yaşanabileceğini ifade etmişti.
BBC Atina muhabiri Malcolm Brabant'ın aktardığına göre grev kapsamında okullar, mahkemeler ve hastaneler de acil servisler dışında kapalı kaldı.
Yunanlı işçiler, emeklilik ödemelerinde kesinti, emeklilik yaşının yükseltilmesi ve işverenlerin çalışanların işine daha kolay son verebilmelerine imkan veren düzenlemeleri protesto ediyor.
Brabant, genel grevin bir kez daha Yunanistan'ın en büyük gelir kaynaklarından olan turizme darbe vuracağı görüşünün hakim olduğunu aktarıyor.



EURO BÖLGESİNDE OLUMSUZ GELİŞMELER TÜRKİYE İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR

TCMB Başkanı Yılmaz,”Tünelden çıktık ama hava tamamen güneşli değil puslu. Bizde değil dışarda alınması gereken tedbirler var. Veriler Türkiye'deki toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağını gösteriyor.
İyimser bir insan değilim bardağın boş tarafına bakıyorum.
Denizli'deki bir toplantıda konuşan TCMB Başkanı Yılmaz; “Yunanistan, Portekiz ve İspanya'nın yaşadığı sıkıntıların ikinci bir ekonomik daralma dalgası getirebilir” endişesi yarattığını vurgulayan Başkan,
“Ben yapı itibariyle iyimser bir insan değilim. Daima bardağın boş tarafına bakıyorum. kamu otoritelerine düşen görev şu; hem kötümser olup moralleri bozmak dogru bir şey olmadığı gibi olmayan şeyleride olmuş göstermek de doğru değil. Gerçekçi olmak daha iyi. İkinci bir krizin olma ihtimali, olmamasına göre daha az.”

TÜRKİYE"DE KUR SİSTEMİ TARTIŞILIYOR
Aynı toplantıda son zamanlardaki TL değerlenmesine de değinen Yılmaz,”Türk lirasının değerli olduğunu kabul ediyorum ve bunu kamufle etmek gibi bir amacımız yok. Bu daha da devam edebilir. Dalgalı kurun değişmesi siyasi bir karardır. Ama dalgalı kur daha istikrarlıdır.”
Yapılacak olan kur sistemini değiştirmek değil, dalgalı kur sisteminde TCMB'nin daha aktif rol almasını sağlamaktır. Sn. Yılmaz'ın fikride budur.
'Kemer sıkmak ekonomiyi iyileştirmez' (BBC)



JOSEPH STIGLITZ: KEMER SIKMA TOPARLANMAYI GECİKTİRİR

Dünya Bankasının eski baş ekonomisti ve Nobel ödülü sahibi Joseph Stiglitz, kemer sıkma politikalarının ekonomik iyileşmeye katkı sağlamaktan ziyade toparlanmayı geciktireceğini söyledi.
Stiglitz, hükümetlerin harcamayı kesmelerinin olumsuz sonuçları olacağını söylüyor.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, G20 toplantısından çok önce, bütçe açıklarını 2013 yılına kadar yarı yarıya azaltmayı kararlaştırdıklarını, G20 toplantısında alınan kararın, orta ve uzun vadede bu büyük açıkların göz önünde bulundurulmasını düşünen Amerika'nın görüşleriyle bağdaştığını belirtti.
Kanada'da yapılan G20 zirvesine katılan liderlerin her biri, toplantı sonucunda alınan kararların, kendi hükümetlerinin açığı azaltma stratejilerinin doğru olduğuna işaret ettiğini savundu.
G20 zirvesinden çıkan kararları Dünya Bankasının eski baş ekonomisti ve Nobel ödülü sahibi Joseph Stiglitz'e sorduk.
BBC: Büyümeyi destekleyecek mali konsolidasyon planları izleyeceklerini vurgulayan, dünyanın önde gelen 20 ekonomisinin liderlerinin üzerinde uzlaştığı görüş hükümetlerin üç yıl içinde borçlanmayı yarı yarıya indirirken ekonomik büyümeye zarar vermeme sözü ne kadar gerçekçi bir senaryo içeriyor acaba?
Joseph Stiglitz: Bence bu sadece bir düş. Ekonomilerinin iyileşeceği konusundaki aşırı iyimserliği yansıtan bir görüş. Almanya, İngiltere ve Avrupa'daki diğer ülkeler tarafından kararlaştırılan kemerleri sıkma politikası aslında ekonomilerin düzelme hızını yavaşlatacaktır. Ekonominin hızı azalınca vergi gelirleri de azalacak ve sonuç olarak bütçe açığını umulan düzeye indirme şansı da pek fazla olmayacaktır. Ayağını kendi yorganına göre uzatma ilkesini benimsemek iyi hoş da bu politika ancak kişiler bazında işe yarar. Ülkeler söz konusu olunca durum farklıdır. Hükümetler harcamayı kesince gelirleri eskisi gibi kalacak anlamına gelmez bu. Tersine üretim azalır ve üstelik bu düşüş, kesilen harcamanın kat kat daha fazlası boyutlarda olur.Harcanan her dolar başına daha fazla teşvik yaratacak biçimde vergilerin ve harcamaların yapılanması üzerine odaklansalar daha iyi olurdu. Ve uzun vadeli borçları azaltma konusuna ağırlık verseler daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Şöyle bir örnek vereyim. Eğer hükümetler, az gelir de getirecek olsa yatırımlara bütçelerinde yer ayırsalar, verilen bu teşvikle ekonomi kısa vadede daha çabuk büyür ve uzun vadede de gelirler artacağı için ekonomi yeniden büyür. Avrupa ülkelerinin şimdi izlediği "açığı azaltma" yolu izlenmese uzun vadeli borç daha da düşük olur.

BBC: Önerdiğiniz bu kadar basit olsa ülkelerin çoğu bu yolu izlemez miydi? Neden bu yolu seçmiyorlar?



STIGLITZ: ÖNCELİKLE UZUN VADELİ BORÇLAR AZALTILMALI

Joseph Stiglitz: Miyop görüşlü mali piyasaların fazla etkisinde kaldıkları için derim. Mali piyasaların yanlış tahminlerine çok örnek var etrafımızda. Uzun vadeli sonuçlara bakmak yerine kısa vadeli önlemler alıp herşeyi kesme yoluna gidiyorlar. Ülkelerin, harcamalarını keserek gerilemiş ekonomilerini düzeltmelerine başarılı örnekler olarak gösterebileceğimiz kanıtlar yok hiç. Öte yandan bu tür kemerleri sıkma politikalarının ekonomileri gerilettiğine, gerilemenin ekonomileri daralttığına örnek ise çok. IMF bize bir çok örnek verdi. Endonezya, Tayland, Arjantin ve Brezilya bunlara güzel birer örnek. Hepsinde çok büyük ekonomik gerileme görüldü. Kemerleri sıkma politikasının tehlikelerine bir çok örnek var. Bu politikanın başarılı sonuç verdiğine dair ise hemen hemen hiç örnek ise yok.
BBC: Obama yönetimi de durumu aynı şekilde mi değerlendiriyor sizce? Çünkü ekonominin düzelmesi ve bu yolda teşvikler getirilmesi fikrini öne çıkardığı izlenimi var.
Joseph Stiglitz: Evet, sanıyorum Obama yönetimi benim önerdiğim biçimde değerlendiriyor durumu. Bizim için işsiz oranının yüzde 10 olması kabul edilemez. Avrupa'da son zamanlarda işsiz oranının böyle arttığına tanık olundu. Belki o nedenle, benim "ekonominin yanlış işlemesi"diye tanımlayabileceğim önlemleri kabul edilebilir buluyorlar. Çünkü hiç bir toplum, her on vatandaşından birinin çalışmak istediği halde iş bulamamasını kabul edemez.
Bildiğiniz gibi çözüm politikaları konusunda G-20 zirvesinde OBAMA'nın taleplerinin aksine AB ülkeleri kemer sıkma politikasında ısrarcı olmuşlardı. Hatta ABD Hazine Bakanı dünyayı bir tek ABD'nin tüketim hacmı ile çeviremezsiniz gibi önemli bit vurguda bulunmuştu.

GAZETELERDEN



İhracatçıların kurdan dolayı sıkıntıları var

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Türkiye'de birkaç önemli eksik bulunduğunu belirterek, 'Krizin açtığı yaraların tamamını saramadık. İhracatçıların kurdan dolayı sıkıntıları var. İstihdamı arzu ettiğimiz seviyeye getiremedik. Finansman alanında KOBİ'lerin sıkıntıları devam ediyor. İnşallah diğer sıkıntılarımızı çözdüğümüz gibi, doğru bir şekilde devam ettiğimiz, kendi kendimizle uğraşmayı bırakıp, hep beraber, omuz omuza çalıştığımız sürece bu sıkıntıların da üzerinden geliriz' dedi.
Yalçıntaş, İTO Meclisi'nin Temmuz ayı toplantısında, 'Büyüme rakamlarında elbette baz etkisi var. Ama ne olursa olsun ekonomide toparlanma var' dedi. Özel sektör yatırımlarının büyümeye katkısı yüzde 3,9 iken, devlet yatırımlarının katkısının yüzde eksi 0,9 olduğunu kaydeden Yalçıntaş, 'Özel sektörün önü açıldığı zaman devlet yatırım dahi yapmasa, Türkiye büyüyecektir' dedi. Yalçıntaş, Türkiye'nin iki dönem arka arkaya büyümesinin, teknik olarak Türkiye'nin resesyondan çıktığının göstergesi olduğunu, Türkiye'nin hızlı şekilde toparlandığını vurguladı.

Borsa yükseldi, dolar düştü
Anayasa Mahkemesinin erken seçimi ortadan kaldıran kararı piyasaları rahatlattı, borsa yükseldi, dolar 1.54 TL"yi gördü
Yurtdışı piyasalarda olumlu beklentilerle yükseliş yaşanırken, içeride Anayasa Mahkemesi"nin kararı iyimserliği pekiştirdi.
Yurtdışı borsalar eşliğinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) yüzde 0.96 oranında yükselerek 57.345 puanla kapandı. Euro"nun dolar karşısında iki ayın zirvesine çıkmasıyla içeride de dolar 1.55 liraya geriledi.

ABD ve Asya borsaları yükseldi
ABD"de ikinci çeyrek kârlarının yüksek geleceği ve Avrupa bankalarına uygulanan stres testi sonuçlarının olumlu çıkacağı beklentisiyle, global borsalarda yukarı yönlü bir seyir hakim oldu. Böylece ABD borsaları dün günü yüzde 3 yükselişlerle kapatırken, Dow Jones Sanayi Endeksi yeniden 10 bin puanın üzerine çıktı. Wall Street"teki kapanış rakamlarının ardından Asya borsaları da yükseldi. Japon borsasında yüzde 2.8 değer kazanırken, Hong Kong"ta yüzde 1.5, Hindistan"da yüzde 1.3 değer artışı gündeme geldi.
Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinde bankaların krize karşı dayanıklılığını ölçmek için yapılan stres testleriyle ilgili gelen olumlu haberler de Euro"nun dolar karşısında 1.2700 seviyesi ile son iki ayın en yüksek düzeyine tırmandı. İçeride Anayasa Mahkemesi"nin aldığı referandum kararı "erken seçim olasılığını ortadan kaldırdı" şeklinde iyimser algılandı. Bankalararası piyasada önceki gün 1.56 lira seviyelerinde olan dolar gün içinde 1.5471 liraya kadar geriledi. Bugün valörlüde 1.5485 liradan işlem gören dolar serbest piyasada 1.5530 liradan günü tamamladı.

Avrupa faizi değişmedi "Sınırsız likidite" mesajı çıktı
Dolar altı aylık dönemde artabilir

Sermaye Piyasası Kurulunun Haziran ayı beklenti anketine göre, doların 6 aylık ve yıllık dönemde yükseleceği yönünde beklentiler arttı. Ankete 327 üst yönetici katıldı. bunların %53'ü aylık, %41', altı aylık, %36'sı ise yıllık dönemde avroda değişim beklemediğini ifade etti.
Faizlerle ilgili olarak;
Katılımcıların %70'i faizlerde değişim beklemiyor. %9'u azalacağını, %22'si ise yükseleceğini tahmin ediyor.
IMKB ile ilgili olarak, Mayıs ayında katılımcıların %38'i önümüzdeki ay endeksin düşeceğini tahmin etmiş.Bu oran Haziran ayında %27'e gerilemiş. Değişim beklemeyenler %44'den %58'e yükselmiş. Ancak yıllık beklentilerde borsada hacmın artacağı beklentisi hakim.
Mali Piyasalar

Anayasa Mahkemesinin erken seçim alternatifini ortadan kaldıran kararı ile düşen kur ve faizlerin etkisiyle haftayı dolar 1.5526 'dan kapattı. Euro dolar paritesi 1.2624 ile 1.9505'den kapanırken IMKB Endeksi 56.770'e yükseldi.

ABD Borsaları, işsizlik maaş başvurularının geçen hafta azalmış olmasından dolayı ve bazı güçlü perakende kuruluşlarının açıkladığı satış rakamları ile üst üste yükseldi.



Avrupa Merkez Bankası faizleri %1'de bırakırken Trichet'nin yılın ikinci çeyreği için olumlu konuşması moralleri düzeltti.

Sanayi Üretimi TÜİK verilerine göre 22 ayın zirvesine çıktı ve kriz öncesine sadece 3.4 puan kaldı. Büyümenin öncü göstergelerinden sanayi üretimi, Aralık 2009'dan bu yana yükselişini sürdürüyor.
İstanbul Sanayi Odasından Tanıl Küçük “yılın ikinci yarısında Avrupa'daki gelişmelere paralel olarak ihracatta düşüşün yaşanacağını, zor bir döneme girileceğini belirtti.



Dünya'da yazan Güngör Uras'a göre;

“Dün yayınlanan verilere göre, sanayi üretimi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak 2010 ocak ayında yüzde 0.7 oranında artmıştı.. Şubat ayında artış oranı yüzde 1.5 oldu. Mart'da yüzde 1.0,nisanda yüzde 0.9 olduktan sonra mayısda yüzde 1.9 oranında gerçekleşti.
Demek ki bir önceki aya göre en yüksek artış mayıs ayında görülmüş. Demek ki, az da olsa yılbaşından buyana sanayi üretiminde devamlı bir artış eğilimi var.
Bunlar bütünü ile sanayiye bir uyanışı gösteriyor. Uyanış beklenen ölçüde değil ama, herşeye rağmen iyidir. Memnunluk vericidir.”

Onümüzdeki hafta bu iyimser havanın fazla dalgalanmadan devamını bekliyoruz. Dolar kurlarının 1.55'in altına düşmeyeceğini, Euro/dolar paritesinin dolar lehine azda olsa kıpırdaması beklenebilir.

IMKB faizlerdeki istikrarın ve erken seçim olasılığının kalkması nedeniyle bir nebze yükselişine devam edecektir.

Yaz ayları hararetli geçecek

Partilere tatil yok. 12 Eylül'de yapılacak referandum bir nevi AKP Politikalarının halk oyuna sunulması haline geldi. Saflaşmalar belirlendi. Bir yanda AKP,SP ve BBP evet derken, diğer tarafta CHP ve MHP ile diğerleri hayır diyecekler. 2011 seçimlerinden önce AKP iktidarının düşüşmü yoksa yükseliş içindemi olduğunun göstergesi olacak. Sonuçları çok önemli gelişmelere gebe olacaktır. Medya ve siyaset bugünlerden referandum havasına girecekler. Kılıçdaroğlu rüzgarının da test edilmesine imkan tanıyacak bu referandumda ağustosa ayının mübarek Ramazana gelmesi de ayrı bir renk katacak.

Esenlikle kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.