• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

Euro bölgesi için B planı gerekiyor

Euro bölgesi için B planı gerekiyor
AB’nin sorunlu ülkeleri için yeni bir B planına ihtiyaç bulunuyor. Sorunlu ülkelerin borçlarının önemli bir kısmı AB tarafından silinecek.
MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü (17-22 Ocak 2011)

İSTANBUL- Bilindiği gibi AB"nin euro krizinde uyguladığı A Planı sorunlu ülkelerin borçlarını erteleme ve kısmı yapılandırma esasına dayanıyordu. Ancak bir müddet sonra çalışmamağa başladı. Bu dönem AB ülkesi bankalarının toparlanması dışında fazla işe yaramadı. AB ülkeleri eğer A planında ısrarlı olurlarsa, kriz derinleşmeğe devam edecek ve sonu muhtemelen daha kötü olacak. A planının problemleri çözen değil erteleyen bir yönü var.

AB"nin sorunlu ülkeleri için yeni bir B planına ihtiyaç olduğu üzerinde herkes hemfikir. Bunun iki esası olacak. Birincisi sorunlu ülkelerin borçlarının önemli bir kısmı AB tarafından silinecek. Kalan kısımda uzun vadeli bir yeniden yapılandırmaya tabi tutulacak. Şimdilik fazla telaffuz edilmiyor ancak yakında gündeme getirilmesi mümkün görülüyor.

Geçtiğimiz hafta önce Portekiz başarılı ama pahalı bir tahvil satışı yaptı.(%6.7) Arkasından İtalya (%4.7), sonrada İspanya (%5.6) ile başarıyla borçlandılar. Bu arada Çin"in AB ülkelerine katkılarından da bahsetmek mümkün. Akdeniz limanlarını ele geçiren Çin"lilerin bu ülkeler ekonomilerine önemli katkıları oluyor. Buna karşı Avrupalılar AB"yi satıyormuyuz diyorlar.

Genel kanı, eğer İspanya kendini kurtarabilirse AB"nin liderleri diğer krizleri çözme konusunda kendilerine güveniyorlar. Gözler İspanya"ya odaklanmış durumda. Gerçi İspanya başarılı bir borçlanma yaptı ama aynı gün bankalarında bazı sorunlar yaşandı.

2011 yılı AB için zor geçmeğe aday bir yıl olacak.

Dünyanın genel durumu ve özellikle enflasyon korkusu yaşayan Asya ülkeleri için BBC" den aldığımız aşağıdaki makalenin mutlaka okunmasını tavsiye ederiz.

2011: Ekonomide ciddi risklerin yılı (BBC)



Jorn Madslien - BBC News, Ekonomi Muhabiri

Ekonomide odak Batı'dan Doğu'ya kayarken, ekonominin dümeni de yön değiştiriyor

2011'e girilirken ekonomi konusunda endişeler ciddiyetini koruyor. Ancak sorunlar dünyanın bir bölgesinden diğerine değişiklikler gösteriyor.

Economist dergisine bağlı analiz birimi Economist Intelligence Unit yöneticilerinden Robert Ward, uykusunu kaçıran riskler olduğundan söz ediyor ve "bunlar sizlerin de uykusunu kaçırmalı" diyor. Uzmanlara göre şu anda dünyanın karşı karşıya olduğu başlıca risk, ekonomik güç odağının yavaş yavaş Batı'dan Doğu'ya kaymasıyla bağlantılı.
Gelişmekte olan ülkelerin, özellikle de Çin'in sağladığı ilerleme Batı'daki, özellikle de ABD ekonomisindeki güç kaybıyla birleşince Ward'ın deyişiyle "küresel para sisteminin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda varolan uzlaşma anlayışı çöktü."
En basit ifadeyle Çin ekonomide sıkı denetimlerden yana, ABD ise çözümlerin serbest piyasada gelişmesinden yana. Ward "işte çalkantının nedeni de burada yatıyor" diyor.
Bu gerilim bir kur savaşına dönüştü, büyük ekonomiler kendi paralarının değerini düşük tutup ekonomilerinin daha rekabetçi olmasını sağlamaya çalıştı. Çin bunu merkezi mali denetimle, ABD ise "daha önce görülmemiş ölçekte para basarak" yaptı.

"Euro gerçekten çökerse, Lehman Brothers'ın iflası yanında çay partisi gibi kalır."
Bu da küçük ülkeler için hayatı güçleştirdi ve onların ülkelerindeki sermaye hareketlerine denetim getirmesi ile sonuçlandı. Buna ABD'de deflasyon riski de eklenince; ki bu da niceliksel gevşemenin (genel ifadeyle daha çok para basılmasının) devamına ve kur savaşlarının kızışmasına yol açabilir; Ward'a göre dünya ekonomisinin bunlarla ne derece baş edebileceği konusunda kaygı duymak için nedenler var.

Asya'da enflasyon riski

Bir diğer risk unsuru, Çin ve Asya'nın geri kalanında enflasyon artışına yol açabilecek baskılar. Ward, "Çin'de enflasyonun kontrolden çıkması riski yüksek" tahmininde bulunuyor.



Asya piyasaları Çin'deki gelişmeleri izleyecek

Simsarlık ve takas kuruluşu MF Global'ın kıdemli analisti Edward Meir, enflasyonun bölgenin geneli için risk oluşturduğuna inanıyor. "Merkez Bankaları, özellikle de Asya'dakiler enflasyon baskısını gidermek için sıkı uygulamaları yoğunlaştırmak durumunda kalacak" yorumunu yapıyor.
Ward ise para politikalarında kemer sıkmaya gidilirse, Çin ekonomisinde ortaya çıkabilecek yavaşlamanın tüm dünyayı etkileyecek kadar büyük olmasından endişeli.
2011'de amacın çalkantıları aşmak olacağını söyleyen Ward, "Geçen yıl Çin'in ekonomiye kattığı değer, İrlanda, Yunanistan ve Portekiz'in toplamından büyüktü" diyor.
Pekin yönetimi ayrıca konut piyasasında aşırı şişmeyi önlemeye yönelebilir, bu ise orta sınıftakilerin mali tablosuna etki edebilir. Capital Economics adlı kuruluşa göre, hem Çin hem de Asya'nın geri kalanı için başlıca hedefler "enflasyonu kontrol altında tutmak ve hızlı sermaye girişlerinin makroekonomik eşitsizliklere yol açmasını ve/veya varlık fiyatlarında mali istikrarı bozacak türden bir balon oluşmasını önlemek" olacak.
Economist Intelligence Unit'ten Robert Ward, "Çin'in rayından çıkmasının olası iç etkilerini düşünmek bile güç" diyor.

Avrupa piyasaları kasvetli

Yunanistan ve İrlanda'nın ekonomilerini milyarlarca euro tutarında kurtarma paketleri ile yüzdürdüğü, Portekiz'in yardımsız sorunları aşmayı ne derece başaracağının tartışıldığı bir yılın ardından, pek çokları İspanya'daki sıkıntılar büyürse, işlerin daha da kötüye gidebileceğinden endişe duyuyor.
MF Global'dan Edward Meir "Avrupa'da kriz bizim için bir diğer endişe kaynağı" diyor.
Bu görüşe destek veren Ward, "Asıl büyük olan İspanya ve gerçekten de (ekonomisi) hasta" diye ekliyor. "İspanya sarsılır ve çökerse bu sadece Avrupa'da değil; dünyanın her yerinde herkes için çok kötü bir haber olur" diyen Ward, bu gibi bir durumun euro'nun çöküşünün yolunu açabileceğini düşünüyor.
"Euro gerçekten çökerse, Lehman Brothers'ın iflası yanında çay partisi gibi kalır. Bu Euro bölgesi ekonomisini buhrana sürükleyebilir" diyor.

Bu yılın modası: Sıkı kemerler



Kemer sıkma önlemleri tüketicileri vurabilir
ABD, Asya ve Avrupa'daki makroekonomik sorunlar tüm gözlerin ekonomide olduğu İngiltere'de de moralleri bozuyor.
Ücretler yerinde sayarken fiyatların yükseleceği bir enflasyon tablosu, uzmanları meşgul eden başlıca endişe unsuru. IHS Global Insight kuruluşunun başekonomisti Howard Archer, "Fiyatı yükselenler elektrik, su, gaz faturası; gıda ve giyim gibi temel ihtiyaç malzemeleri" diyor.
BGC Partners strateji uzmanı Howard Wheeldon da aynı noktanın altını çizerken, tüketicileri zor bir yılın beklediği tahmininde bulunuyor. Buna hükümetin kamu harcamalarındaki kesintilerinin etkisi de eklenince, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerde yılın zorlu geçeceği aşikar hale geliyor.
Simsarlık ve yatırım bankacılığı kuruluşu Redmayne-Bentley's "2011'deki tehlikelerden biri de hükümetlerin bütçe açıklarını kapatmak için geniş kapsamlı kemer sıkma önlemlerine başvurmasıyla ortaya çıkabilecek siyasi sorunlar" değerlendirmesinde bulunuyor.
Kuruluşun tahminlerinde "Bu gibi bir durum toparlanma eğilimini sekteye uğratarak, zengin dünyanın zayıf bir ekonomik toparlanma ve işsizlikle başa çıkmaya çalıştığı, gelişmekte olan ülkelerin ise dört kat hızlı büyüdüğü bir yıl yaratabilir" deniyor.

PİYASALAR

Ocak Ayında Faiz indirimi beklenmiyor

Yeni yıla ısınmış ekonomiyi soğutacak bir dizi tedbir açıklayarak girildi. Ancak mevcut hali ile bu tedbirler etkisini henüz göstermiş değil. Geçtiğimiz hafta bir konuşma yapan TCMB Başkanı Durmuş, zorunlu karşılıklarda yapılan değişikliklerin 21 Ocak"ta piyasadan çekilecek 7.6 milyar lira ile kendini hissettireceğini belirterek, tedbirler yetersiz kalırsa yenilerini alırız dedi. Düşük faizlerin ithalat yolu ile açığı artırdığına dikkat çeken başkan, munzam karşılıkların bunu dengelemesini beklediklerini ifade ederken, ufukta yeni bir faiz indiriminin olmadığının da mesajını vermiş oldu.

Ekonomi hala sıcak. Kredilerin yoğunluğu devam ediyor. Henüz kredi maliyetlerinde bir artış sözkonusu değil. Mart 2011"de tedbirlerin kendini hissettirmesi bekleniyor.
Dış piyasalarda özellikle AB bölgesinde olumlu bir seyir gözlendi. Portekiz"in arkasından İspanya ve İtalya"nın tahvil ihraçlarının başarılı geçmesi ve Avrupa Merkez Bankası"ndan gelen olumu Euro yorumları şimdilik piyasaları rahatlattı.
ABD"de açıklanan verilerin beklenenin altında gelmesi, satıcılı bir seyir yarattı. Piyasalar açıklanan firma karlarına odaklandı.

Bütün bu gelişmeler içinde IMKB artış kaydederek günü 68.575 puandan kapattı.

Dolar 1.5497 ile de sürpriz yapmadı.

Borçlar, Türk Ticaret ve Hukuk Muhakemeleri Usulu Kanunları değişti
TBMM kısa sürede ilgili kanunlarda yıllardır bekleyen değişiklikleri yıldırım hızı ile değiştirdi.

Özellikle T.Ticaret ve Borçlar Kanunundaki değişiklikler konusunda ayrı bir yazı olarak duracağız.

Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki değişikliğe göre, Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemeleri"nin görev alanı yeniden belirleniyor. Yasaya göre bankalar, tüketicilerle yapacakları her türlü sözleşmede, yetkisiz bir mahkemeyi yetkili hale getiremeyecek, yetki sözleşmesi yapamayacak. Yapılan sözleşmelerdeki yetki kuralı da geçersiz sayılacak. Yetki sözleşmesi, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda yapılabilecek.

Ayrılık, boşanma gibi kesin yetki hallerinde ise yetki sözleşmesi yapılamayacak.

Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.