• BIST 91.686
  • Altın 211,813
  • Dolar 5,3854
  • Euro 6,1343
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 7 °C

Eski İstanbul'u çok özlüyorum

Eski İstanbul'u çok özlüyorum
Trafik derdi çözülmez ise İstanbul'un “Finans Merkezi”hayalini de bir tarafa atın. Bu koşullarda İstanbul'da bırakın çalışmayı, yaşamak bile zorlaşıyor.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 26-31 Aralık 2011
İSTANBUL
- İstanbul sinyal veriyor. Trafik derdi İstanbulu yaşanmaz bir şehir haline getirdi. Belirli yerler değil, her sokak ve cadde tıklım tıklım. Karşıdan karşıya geçmek için 2 saatinizi ayırmanız dünyanın benzinini yakmanız gerekiyor.Belediye ve Trafik Müdürlüğünün ötesinde bizzat devletin İstanbul'un bu trafik derdine çare bulması gerekir. İnsanlar özellikle kötü hava şartlarında inanılmaz zorlanıyorlar. Yarın Zorlu'nun Çin Seddi devreye girdiği zaman Zincirlikuyu, Büyükdere hattının ne hale geleceğini tahmin edin. Arabalar şimdilik yürüyorlar Yarın onuda yapamayacaklar.

Siyasi iktidar bu sorunu çözemez ise İstanbul'dan zor oy alır. Bizden hatırlatması.İstanbul doldu artık. Herşeyi ile İstanbul'u dondurmali.Hatta küçültmenin yollarını aramalıyız. Özellikle Paris'ın 1960 yılında yaptığını biz şimdi yapmalıyız. Bankaların, büyük şirketlerin şehir dışına taşınmaları belirli bazı teşviklerle özendirilmişti.Bizde bu konuda birşeyler yapmalıyız. Ataşehir tarafı şimdiden dondu kaldı. Yarın bankalar gelirse ne olacak?

Eğer bu trafik derdi çözülmez ise İstanbul'un “Finans Merkezi” hayalini de bir tarafa atın. Bu koşullarda İstanbul'da bırakın çalışmayı, yaşamak bile zorlaşıyor.

yeni-yil-2012.jpg

2011 Yılını Uğurlarken

2011 yılını yolcu etmeğe hazırlandığımız şu günlerde, fevkalade zorlu geçen bir yılı geride bırakıyoruz. Eskiden ekonomik krizi sadece az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin sorunu gibi görmeye alışmış bizler 2008 yılından buyana gördüklerimize inanamıyoruz. Mangalda kül bırakmayan malüm ülkeler 2008 yılındanbuyana ekonomik sıkıntıların girdabı arasında öyle sorunlar yaşıyorlar ki inanmak mümkün değil. İşte koca amerika hala kendini toparlayamadı. AB topluluğu batmanın, ayrışmanın eşiğine geldiler. AB içinde sanal bir büyüme ve rahatlık yaşayan Yunanistan gibi bazı ülkeler ölümden döndüler. AB içinde biraraya gelince bile mevcut sorunların üstesinden gelemiyorlar. İşte bütün bu gelişmeler alışık olmadığımız tablolar ve bunlar karşısında hala ayakta duran ekonomimize övgüler yağdırmak geliyor insanın içinden.Özellikle Hiristiyan dünyası Chrishmas ve Noel kutlamalarının rehavetini yaşarken, biz ülkemizin 2011 yılını kapatışına bir göz atalım.

Türkiye küresel ekonominin çok zorlandığı bir yılı makro veriler açısından başarıyla tamamlıyor. Avrupa ekonomisi çökğş yaşarken, ilk 9 aylık verilere göre ülkemiz ekonomisiyıllık %7'nin üzerinde büyüme bekliyor.Kişibaşı gelirinde 2010 yılına göre artacağı ve 10.500 dolara ulaşılacağı bekleniyor.

Türkiye'ye doğrudan gelen yabancı sermayenin%42 artarak 11.5 milyar doları aştığını biliyoruz. En önemli sorunumuz olan dış ticaret açığı ve buna bağlı olarak rekor cari açık önemini koruyor.

Geçtiğimiz günlerde Babacan, ülkenin öncelikli sorunlarını çok yalın bir şekilde açıkladı.

  • Avrupa : AB ülkelerindeki gelişmeleri yakından takip etmek zorundayız.
  • Cari açık : Düşürmemiz lazım. Uğraşıyoruz.
  • Enflasyon : Tekrar çift hanelere çıktık. 2012'de sorun yaratabilir.

Babacan'ın bu açık ve seçik konuşmalarına hayranım. Bu tür konuşmalarında politika kokusu yok. Ben şahsen dikkatli dinliyorum ve değerlendiriyorum. Gerçekten net şekilde sorunları özetledi. Geçen hafta içinde banka yöneticileri ile biraraya gelen Sn. Babacan geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptı ve “2012 yılında kredi kısıtlaması” olmadığının haberini verdi.

Toplantıda yapılan , “Ekonomide ve bankacılık sektöründe gelişmeler ve öneriler” başlıklı sunumda, bankacılar 8 milyarlık karşılıklar konusundaki ek düzenlemelerin bankalara maliyetinin ‘yük’ olarak nitelenmesi konusunda Babacan “ “Biz bunu doğrusu bir yük olarak değerlendirmiyoruz. Tam tersine işlerin iyi gittiği dönemde olası zor dönemler için yapılmış bir hazırlık olarak görüyoruz. Bunlar bir yedek akçedir” dedi.

İleride yükümüzü hafifletecek

Babacan, zorunlu karşılıklara faizverilmemesi dahil bankacılık sektörüne yönelik düzenlemelerle ilgili şunları söyledi: “Zorunlu karşılıkların bir yere gittiği yok. Merkez Bankamızda gayet emniyetli bir şekilde duruyor. Zaten şartlar gerektiği zaman Merkez Bankamız zorunlu karşılık oranlarını düşürerek, BDDK (Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu) genel karşılık oranını düşürerek bankalarımıza her türlü desteği verecektir. Şu anda böyle bir gereklilik yok. Şartlar onu gerektirirse bu da yapılabilir. Bunlar Türkiye’nin değerleridir. Hep söylüyoruz; ak akçe kara gün içindir. Buna böyle bakmak lazım. Zorunlu karşılıklar gibi, kısa vadeli maliyet gibi görünen önlemler, uzun vadede Türkiye’nin topyekün  kazancı. Şu anda yük gibi görünenler ileride Türkiye’nin yükünü hafifletecek tedbirler aslında.”

2012’de kriz senaryosu yok

Toplantıya Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı,  “Krizin yeni bir safhasına girdik. ABD’de ve Avrupa Birliği’nde (AB) durum geçen yıla göre daha kötü. Türkiye’nin 2012 için herhangi bir kriz senaryosu yok. Ancak, Avrupa’daki kötü şartları da göz önüne alarak, Türkiye’nin bankacılık sistemini koruması için neler yapabileceğimizi konuştuk.”

Büyüme beklentisinde revizyon

2012’de Türkiye için pozitif bir büyüme beklentisi olduğunu kaydeden Babacan, şunları dile getirdi: “Avrupa’nın resesyona girmekte olduğu bir gerçek. Avrupa’da ve dünyada olup bitenin farkında olarak, ‘biz neler  yapmalıyız, biz nasıl makul büyüme oranlarını Türkiye’de sürdürebiliriz?

 Bu önemli. Türkiye’de orta vadeli programdaki yüzde 4’lük büyüme rakamı, Avrupa’da işlerin orta halli gittiği bir senaryoya göre hazırlandı. Bu beklentiyi işlerin iyi gitmesi  durumunda yukarı yönlü, kötü gitmesi durumunda aşağı yönlü revize edilebiliriz. Her halükarda Türkiye’nin AB’nin en hızlı büyüyen  ekonomilerinden olacağı kesin.”

Kartta ‘tek limit’ için acele etmeyiz

Ali Babacan, kredikartlarında öngörülen ‘tek limit’ için şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu şu anda BDDK tarafından üzerinde çalışılan bir konu. Uygulaması kuşkusuz zaman alacak. Detayları üzerinde iyi çalışılması lazım. Uygulamada sorunların olmaması çok önemli. Dolayısıyla şu anda gündemimizde. Ama bu hemen yarın, ertesi gün uygulanacak bir konu değil. Ne zaman hayata geçeceği konusunda belirlenmiş bir takvimimiz yok.”

2012’de kredisınırlaması yok ama ustaca yönetmek gerekiyor

2012 için kredilerde sınırlamaya gitmeyi planlamadıklarını kaydeden Ali Babacan, şöyle konuştu: “Şu anda bir sınırlamaya ihtiyaç olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü 2012 yılının büyüme oranı zaten 2011 yılına göre daha düşük olacak ve kredihacmindeki genişleme de zaten işin tabii akışı gereği yüzde 25’den daha düşük olacak. Bizim beklentimiz bu.

2012 yılı için biz bir yandan kontrolsüz bir kredihacmi genişlemesi ve buna bağlı bir cari açık artışı istemiyoruz. Ama bir yandan da 2012 yılında Türkiye’nin bir durgunluğa girmesini de istemiyoruz. Bu ikisi arasındaki dengeyi ustaca kurmak gerekiyor. Biz bu dengeyi bir yandan para politikaları bir yandan bankacılıkla ilgili makro ihtiyati tedbirlerle götüreceğiz.”

İMKB’de yeni yönetim haftaya açıklanıyor 
  
Ali Babacan, İstanbulMenkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB) yeni yönetimi  konusundaki kararı, önümüzdeki hafta sonuna kadar oluşturarak kamuoyuna açıklayacaklarını söyledi. İstanbulFinansMerkezi (İFM) eylem planının gerektirdiği yasal düzenlemeleri şu anda hazırlamak üzere olduklarını kaydeden Babacan, “Önümüzdeki 1-2 ay içinde TBMM’ye sunmayı düşünüyoruz” dedi.

Tasarruflar eriyor-Hane halkının yüzde 45’i gelirinden çok harcıyor

TÜRKİYE’de tasarruf oranlarının oldukça düşük olduğunu belirten Ali Babacan, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON)  Yönetim Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Şu anda tasarruf oranımız yüzde 12’ye düşmüş durumda. Bu, tarihi en  düşük seviye. Milli gelirimizin yüzde 12’si kadar tasarrufumuz var ama milli  gelirimizin 22’si kadar yatırım harcamamız var. Aradaki fark cari açık. Gelişmekte olan diğer ülkelere baktığımız zaman, yüzde 30’lar mertebesinde tasarruf ve yüzde 30’lar mertebesinde de yatırım görüyoruz. Tüketim ve israf ekonomisi olmamalıyız. Şu anda maalesef hane halkımızın yüzde 45’i aylık gelirinden daha fazla harcıyor.”

 PPK Faize Dokunmadı

 Geçtiğimiz hafta toplanan PPK toplantısından faiz kararı çıkmadı. Yılsonu dolar kur beklentisi 1.86 enflasyon beklentisi %10.26 olarak açıklandı. Buna göre Merkez gösterge faiz oranı 5.75, borç alma faizini %5, borç verme faizini %12.5 oranlarında sabit tutarak faiz değişikliğine gitmedi.

Enflasyonun 2012 yılında %5 olarak sonuçlanması konusunda söz verdi.Açıklamada tüketici kredilerindeki yavaşlama eğiliminin giderek belirginleştiğinin gözlendiği, 2012 yılında kademeli bir enflasyon düşmesi yaşayacağımız belirtildi.

 Fransa ile ilişkiler gerildi.

 Fransa Meclisinde kabul edilen “soykırım yoktur diyene ceza” kanun tasarısı üzerine ilişkiler gerildi. Elçi geri çağrıldı. İkili ilişkiler askıya alındı. Senato görüşmesi bekleniyor. Fransa'da seçimler yaklaşırken politikacılar prim yapacak konulara el atmağa başladılar.Bununda başını Ermeni Diasporasının yıllanış dosyaları çekti. Fransa gibi bir demokrasi ülkesine yakışmayan bir meclis kararı alındı.

 Açıkcası ben, gözümde büyüttüğüm modern batı dünyası ve onların hukuk anlayışı  konusunda sınıfta kaldım.Bir hukuk devletine hiç yakışmayacak ve kendisine ait olmayan bir konuda Meclisin aldığı karar gerçekten komik. Tedbirler ardı ardına gelecektir. Ama Fransız sermayeli yerli firmalara boykot gibi abes bir uygulama inşallah yapılmaz.

 Bence sonuç dünyada yozlaşan ve seviyesi ve kalitesi düşen politika ve politikacının bir tezahürü. Sarkozy bence  Fransa Cumhurbaşlığı için düşünülebilecek son isim.

Bu makamlarda ayağa düştü.

 Dünyadan kısa kısa

  • İspanya eski Lehman yöneticisine teslim

Piyasalar

Uluslararası piyasalardaki iyimser havayla yükselen İMKB, günü 357 puan artıda kapattı.

İMKB, ilk seansta izlenen alıcı seyir, ikinci seansta bir miktar gevşeyerek yatay seyir izledi. ABD borsalarında iyimserliğin devam etmesi, İMKB'nin açılışında da etkili oldu. Yurtdışında ABD verileri takip edilirken, yurtiçinde TCMB'nin döviz satım ihalesi tutarları ile birlikte alternatif piyasaların etkili olduğu dile getiriliyor. 

 İlk seansta gelen alımlarla yönünü yukarı çeviren İMKB 100 Endeksi, en yüksek 52265 puanı gördü ve 52000 üzerinde yatay  seyir izledi. İkinci seansta bir miktar satışla 51700 seviyesine gevşeyen Ulusal 100 Endeksi, tepki alımları ile günü 51948.62 puan ile (%0.69)357.06 puan artıda tamamladı.

Gelecek hafta da büyük ihtimal mevcut seyrin devam edeceğine işaret eden  uzmanlar, "Piyasada belirleyici bir yön yok. Düşük hacimle belirli bantta salınımlar gerçekleşiyor. Endeksin yılın sonunda 55000 bölgesini geçmesini beklemiyorlar. Çok anormal bir gelişme yaşanmadığı sürece endeks yılı 52500-55000  aralığında kapatacaktır diye düşünüyorlar.

Borsa ataklığını Ocak 2012'ye saklıyor.

. Asıl hareketi Ocak ayı itibariyle göreceğiz. Ocak ayının ilk günleri bir miktar hareketsiz olabilir. Ancak sonrasında yön belirlenecektir.  Önümüzdeki süreçte bilançolar gelmeye başlayacak.

Dolar MB ile tekrar 1.90 TL'de

Dışarıda Noel tatili havasına girilmesi nedeniyle sakin bir gün geçirilirken, haftanın son işlem gününde TCMB içerde havayı değiştirdi. TCMB'nin tutarı en fazla 1 milyar 350 milyon dolar olarak belirlediği döviz satım ihalesinde, azami tutarın oldukça altında 50 milyon dolarlık satış gerçekleştirmesinin ardından yükselişini sürdüren dolar/TL, 1.90 seviyesini aştı.

 Serbest piyasada 1.90 sınırına dayanan kur, bankalararası işlemlerde satışta 1.9050 seviyelerini gördü. Uzmanlar, ihalede satışın piyasada yukarı harekette etken olduğunu belirtiyorlar. Serbest piyasada dolar günü 1.90 TL'den euro da 2.4740 TL'den kapadı.

Yılsonu yaklaşırken işlem hacminin giderek daraldığı piyasalarda yurtdışında önümüzdeki hafta bir çok yerde tatil. Bir bankanın döviz masası işlemcisi, "Tatillerin başlaması ile birlikte önümüzdeki birkaç gün piyasada hacimsiz işlemler olabilir, çok ciddi hareketler beklememek lazım. Dolar/TL paritesinin yine 1.85-1.90 aralığında hareket edeceğini tahmin ediyoruz.

 Euro/dolar paritesinin 1.30’un altına düşmesi veya Merkez Bankası’nın döviz satış ihalelerinde yine düşük tutarlı satış yapması durumunda ise dolar/TL’nin 1.90’ı aşması mümkün.PPK Toplantısında yıl 1.86 olarak kapanır tahmini yapan TCMB herhalde biraz fazla döviz satarak dolar fiyatını aşağıya çeker diye düşünüyoruz.

.Dolar/TL için aşağıda 1.8815 ve 1.8750, yukarıda ise 1.8940 ve 1.9055 seviyeleri önemli.

Yılsonu hareketleri sınırlı

Bono piyasasında hacimsiz seyir önceki günlerdeki gibi devam etti. Yeni gösterge kıymet  yüzde 10.43 - yüzde 10,54 dar bileşik bandında hareket ettikten sonra günü yüzde 10.43 seviyesinden kapadı. Dış piyasalarda hareketlilik olmaması nedeniyle azalan işlem hacimleri ile sakin geçen piyasada  TL'nin değer kaybı bir miktar bono ve tahvilde satış getirdi.   Piyasa analizi yapan bir uzman "Özetlemek gerekirse TCMB'nin politikalarını bir süre daha kurun bulunduğu seviyeler belirleyecek. Eğer dolar/TL yükselişine devam ederse, faizlerde yükselmeye devam edecektir diye biliriz. Yeni yılı girişteki son haftada da tahvil-bono piyasasındaki hacim düşük kalmaya devam edecektir" şeklinde konuştu.

Bütün okurlarımızın yeni yılını içten dileklerimizle kutlar, sağlıklı ve mutlunice yıllar dileriz.

Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.