• BIST 107.921
  • Altın 153,805
  • Dolar 3,8256
  • Euro 4,5063
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C

Ergenekon savcısı ekonomiyi etkiledi

Ergenekon savcısı ekonomiyi etkiledi
Fatih Altaylı Habertürk'de yazdı: Ergenekon savcısının gözaltı kararları da TCMB başkanı kadar ekonomiyi etkilemeğe başladı
MURAT EMEN-EMEN&EMEN

HAFTANIN EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ ( 11-17 Ocak 2009)

Ergenekon savcısının gözaltı kararları da TCMB başkanı kadar ekonomiyi etkilemeğe başladı

Haftalık ekonomik değerlendirmelerimize yeni bir endikatör daha eklendi. Ne yapacağı pek belli olmayan ama ani çıkışlarla gündemi belirleyen Ergenekon Savcısını da izlemeye aldık.
Üstlendiği egitim faaliyetlerinden başını kaşıyacak vakti olmadığını sandığım Bedrettin Dalan"da,ucu açık gözaltı listesine girince iş temelli içinden çıkılmaz hale geldi. Birden ülkenin Gazze öfkesi falan kalmadı. Dikkatler komut verilmişcesine saklı cephane aramak için yapılan kazılara döndü.
Meğer anlı şanlı hocalarımız, değerli emekli paşalarımız, başsavcılarımız, eski YÖK başkanımız tatlı tatlı emekliliklerini yaşamak varken 70 yaşında “Ergenekonculuk” oynuyorlarmış. Nasıl bir teşkilatmış ki bizim “Torik”"in bile haberi yok.
Temenni ederim Erol Mütercimler"in yarattığı bir komplo teorisi olarak kalır. Dava çorbaya döndü. Bize erzak getiren yaşlı mahalle bakkalı bile” İbrahim Şahin gibi yılların polis kurdu evinde kroki bulunduracakta, seneler sonra oradan cephane çıkacakta ve de sonra bu büyük bir teşkilat olacakta..” diye bana gülerek yorum yapıyordu.
Karalama kampanyalarının taktiğidir.
İki bilinen doğrunun arasına, bir karalayan yalan yazarsın.
İki doğru bilindiği için, karalayan yalan da doğru gibi algılanır.
Ergenekon soruşturmasının en büyük zaafı da budur.
Bu zaafı yargılama süreci ortadan kaldırabilir.
Ama o güne kadar kim öle, kim kala...

Fatih Altaylı, 11 Ocak 2009 Habertürk

Aşık Veysel"in dediği gibi “uzun ince bir yoldayız”. Faili meçhul cinayetler her zaman kafamızı bulandırmıştır. Bu çalışmalar onları açığa çıkaracaksa dört gözle adaletin tecellisini beklemek en büyük ümidimiz. Yok ama bunlar fırsat bilinip, karalama politikaları için kullanılacaksa o zaman yazık olur bu ülke için verilen emeklere ve yetiştirilen değerlere..




IMF anlaşması şubata yetiştirilmeğe çalışılıyor, miktar herkesi rahatlatacak.

Bakan Mehmet Şimşek, hafta içi verdiği bir demeçte, anlaşmanın şubat"a yetiştirilmeğe çalışıldığını söyledi. Oluşturulan tedbir paketinin büyüklüğü ise finansman endişelerini giderecek düzeyde olacak Paket bir taraftan mali disiplini bozmayacak ama diğer tarafı ile reel sektörü destekleyici nitelikleri bulunacak. Program, küresel gelişmeler nedeniyle klasik bir IMF anlaşmasından farklı güncel ihtiyaçlara cevap verecek özellikleri bünyesinde bulunduracak.

BAKAN: TÜRKİYE"DEKİ EKONOMİK AKTİVİTENİN DÜZEYİNİ KOLLAMALIYDIK

Bakan, “ 20"inci stand-by ezber bozan bir anlaşma olacak. Klasik IMF programları her zaman için harcama kesintisine veya gelir artışına dayanır. Dünya ekonomisinin resesyona girdiği bir noktada belli bir hedefi tutturmak için alınacak bazı bütçe tedbirlerinin büyüklüğü, Türkiye ekonomisi için ciddi sıkıntılar yaratabilecek düzeydeydi. Bizim programımız bir yandan daha makul bütçe disiplinini gözetecek bir yandan da dünyada yaşanan bu küçülmenin Türkiye"ye yansımalarını sınırlacak bir program olmalıydı. Tedbir içeriyor ama daha makul düzeyde. Türkiye"deki ekonomik aktivitenin düzeyini de kollamalıydık. Bunları müzakere etmek zaman aldı”dedi.

IMF Programı krizin yansımalarından reel sektörü korumak için yapılıyor

Bakana göre;” bu sefer sorun borç dinamikleri, kamu açıkları değil. Sorun global kredi piyasalarındaki daralmanın getirdiği etkiler. Bu tür etkileri de daha yüksek dozda bütçe kısıntısına veya vergi artışına giderek çözemeyeceğimizi IMF"ye anlattık.

KAMU İÇİN BORÇ ENDİŞE KAYNAĞI OLMAKTAN ÇIKTI

1990"ların sonunda Türkiye"deki en büyük makro problem, kronik bütçe açıkları ve bunların zamanla ortaya çıkarttığı borç yükü ve bunun sürdürülemiyeceği kaygıları ve onun getirdiği baskılardı.
Bugün kamu için borç bir endişe kaynağı olmaktan çıkmış.
Türkiye 2007 sonunda AB tanımlı brüt borç stokunun milli gelire oranını %38.8"e düşürdü. Maastrich kriteri %60" dı. AB tanımlı genel kamu açığı 2005-2006-2007 ve 2008"de dahil olmak üzere ortalamalarına baktığımızda milli gelirin %1"den az.
Maastrich kriteri bunun için %3"tür. Yine kamu kesimi borçlanma gereğine bakıldığında son 3-4 yılın ortalamasının milli gelire oranının eksi olduğunu görüyoruz.

TÜRKİYE"NİN KÜRSELE REKABET GÜCÜNE ULAŞMASI GEREKİR

Böyle bir ortamda daha yüksek dozda bütçe tedbiri alarak borcu aşağıya çekmek Türkiye"nin sıkıntılarını eskisi gibi çözmez. Türkiye"nin 2008 ve 2009 yıllarında alt etmek zorunda olduğu sorunlar farklı. Türkiye"nin küresel düzeyde rekabet gücüne kavuşturulması gerekir.

Dünyada finans sektörünün bilançolarında büyük bir tahribat var. Siz kamu dengelerini iyileştirseniz bile, dışarıdaki sıkıntılardan ötürü kredi piyasaları işlemiyor.
İMF hiçbir zaman bir ülkenin özel sektörünü desteklemez. Zaten IMF"den gelecek kaynak dolaylı olarak özel sektörü destekleyecek. IMF programı, krizin yansımalarından reel sektörü korumak için yapılıyor.”



OBSERVER: TÜRK EKONOMİSİ EN KIRILGAN DÖNEMİNİ YAŞIYOR


Ingiliz Observer gazetesine göre: Türkiye ile IMF arasında yapılması öngörülen anlaşmanın, küresel Krizin başlamasından bu yana “Yükselen ekonomilerin arasında en büyük kurtarma” olması beklendiği bildirildi. İngiliz The Observer gazetesi, IMF"nin, Türkiye"ye sağlayacağı kredinin 25 milyar dolara kadar çıkabileceği belirtildiğini kaydetti. Gazete haberine göre; Türk ekonomisi en kırılgan dönemini yaşıyor.



AMERİKA"DA DURUM

Geçtiğimiz hafta dış piyasalar özellikle ABD verilerine odaklanmışken, bizde Ergenekon soruşturması haftaya damgasını vurdu. Özellikle Genel Kurmay"ın kendi arasındaki görüşmenin akabinde, Başbakandan randevu istenmesi ortalığı karıştırdı. Bu gelişmeler Türk piyasaları üzerinde yeni bir risk oluştururken, diğer gelişmekte olan ülke piyasalarından bir miktar olumsuz yönde ayrışmamıza neden oldu.
Bu arada ABD ikinci dünya harbinden buyana en yüksek işsizlik oranını yaşıyor. 2008"in son iki ayının 1,1 m. işsiz adeti krizin durumunu bir kere daha gösterdi.
Obama yaptığı konuşmada teşvik planı ile ilgili ayrıntılara girmezken, cesur adımlar atılmazsa ekonominin yıllarca resesyonda kalacağı uyarısında bulunarak Kongre´den gece gündüz çalışarak canlandırma paketini bir an önce geçirmesini istedi.
Dün ABD piyasaları Wal-Mart ve diğer perakendecilerin beklenenden düşük satış rakamlarına yönelik görünüm sunmaları ile gevşek bir seyir sürdürürken, son yarım saattte Citigroup'un kredi borcu ödenemeyen konutlara el konulmasının önüne geçecek yasa tasarısını destekleyeceği haberiyle toparlandı. Dow Jones sadece yüzde 0,31 değer kaybederken, Nasdaq yüzde 1,12, S&P yüzde 0,34 yükseldi.
Bu arada Citigroup CEO"su eski Hazine Bakanı Rubin, Citigroup"un Smith Barney"i satma kararının ardından çekileceğini açıkladı. Genel Kurula kadar üye olarak kalacak. Satış müzakeresi Morgan Stanley ile başladı.



ALMANYA"DA C OMMERZBANK DEVLETLEŞTİ

Almanya'nın halka açık ikinci büyük bankası Commerzbank, yüzde 25 artı bir hissesinin 10 milyar euro (13.6 milyar dolar) sermaye yardımı karşılığında devlete verildiğini açıkladı. Böylelikle İngiltere ve ABD nin ardından son dönemde Almanya'da da büyük bir banka ilk defa, kısmen devletleştirilmiş oldu.



ERGENEKON TEDİRGİNLİĞİ PİYASALARI ETKİLEDİ

Yurtdışı piyasalardaki olumsuz hava ve iç siyasette Ergenekon soruşturmasının yarattığı tedirginlik son güne girilirken dolar kurunun 1,564 seviyesine kadar yükselmesine neden oldu Haftanın son gününe 1,5550 seviyelerine başlayan dolar kotasyonlarının ABD verilerine kadar 1,540-1,5650 aralığında seyretmesi beklenebilir.
İngiltere Merkez Bankası 50 baz puan indirimle faiz oranlarını %1.50"ye yani tarihindeki en düşük seviyeye çekti. Gelişmekte olan piyasalar tarafında ise Güney Kore Merkez Bankası 50 baz puan indirimle faiz oranını %3.00"den %2.50"ye düşürdü.
Hindistan"daki belirgin düşüşte Satyam şirketinin finansal açıdan zor durumda olduğuna dair endişelerle dünkü kayıplarının ardından bugün de %54 ile sert bir şekilde değer kaybetmesi etkili oluyor. Diğer taraftan zor durumdaki oto şirketlerinden Ford Motor ise 15 milyar dolar nakdi olduğunu ve likidite sıkışıklığının hafiflediğini bildirdiğini de not edelim.
Özellikle ABD kaynaklı verilerin beklentilerden olumsuz gelmesi Çarşamba gününden itibaren piyasaları huzursuz etti ve hem kurda hem de faizlerde yükselişe neden oldu.
PPK"nın yeni faiz indirimlerine (%1 gibi) gideceği beklentisi faizlerdeki yükselişlerin sınırlı kalmasına devam ediyor.
Bu haftanın beklentileri : Dolar/TL 1.51-1.53 bandında. Euro 1.35-1.37 bandında. TL faizler düşme temayülünde. Bono faizleri biraz aşağılarda olabilir. Borsada hareket bekliyoruz. Tabii yeni bir takım gözaltılar olmaz ise.
Esen kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.