• BIST 109.666
  • Altın 156,625
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 1 °C

Erdoğan, Doğan'a savaş açtı

Erdoğan,  Doğan'a savaş açtı
Erdoğan, isim vererek Aydın Doğan'a savaş açtı: Hilton Oteli'nde istediği plan tadilatını reddettim. İstediğini alamadığı için de bana kampanya açtı
İSTANBUL -Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP ile birlikte kampanya yürüttükleri gerekçesiyle Doğan Medya Grubu ve Aydın Doğan'a sert tepkilerde bulunarak, "Erdoğan'ı o pazarlığa oturtamadığın için bu çılgınlıkları yapıyorsun, şu ana kadar olan bütün kampanyalarının arkasında yatan gerçek budur" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Güngören İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'yi mutlu ve müreffeh yarınlara taşımak için aynı azim ve kararlılıkla gayretlerini sürdüreceklerini söyledi.
Özellikle bir konu üzerinde durmak istediğini vurgulayan Erdoğan, son zamanlarda AK Parti'yi yaralayamayan ve kirletemeyenlerin, AK Parti üzerinde yalan yanlış iftira kampanyalarıyla bir şeyler yapma gayreti içine girdiklerini kaydetti.



Erdoğan, kendisinin bunu şu ana kadar sessizlik içinde takip ettiğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Ama artık yetti. Bunu bir medya grubu, Doğan Medya Grubu, yani açık söylüyorum Aydın Doğan grubu üstlenmiş vaziyette. CHP'yle beraber bu kampanyayı sürdürüyor. Ben bunu bu kadar açık söyledikten sonra tabii diyecek 'Başbakan beni hedef gösterdi' veya 'Benim grubumu hedef gösterdi...' Sen AK Parti'yi hedef göstereceksin olacak, Başbakan partisine saldırı yapan bu gazeteyi gösterdiği zaman olmayacak; var mı öyle? Kimse AK Parti'ye kalkıp da yolsuzluk çamurunu atamaz; yolsuzluk çamurunu atanlar kendileri o çamurun içinde boğulur ve bugüne kadar atanlar aynen bu şekilde boğulmuşlardır."
Başbakan Erdoğan, son 2 gündür Doğan Grubu'nun Gaziantep ile uğraştığını, orada yolsuzluklar yaşandığını yazdığını dile getirerek, bu konuyu bizzat kendisinin incelediğini ve inceleme sonucunda olayın hiç de gazetelerde anlatıldığı gibi olmadığını belgeleriyle belediye başkanından öğrendiğ ini belirtti.
Erdoğan, "AKP'li dediği kişinin ki AKP diye bir şey yok zaten. O demektir ki başka bir parti. Bizim partimiz AK Parti" sözleri üzerine partililer "Vur vur inlesin, Aydın Doğan dinlesin" sloganları attı. Erdoğan, "Duyacak kulağı varsa dinler ama duyacak kulağı yoksa nasıl dinlesin" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir taraftan bana iyi niyet elçileri göndereceksin, 'görüşelim' diyeceksin, 'barışalım' diyeceksin, ondan sonra da her türlü iftirayı gazetelerinde, televizyonlarında şahsıma, aileme, partime atacaksın. Kusura bakma, ondan sonra da 'Tayyip Erdoğan çok sinirli, asabi' diyeceksin ve daha da ileri giderek, 'şu anda ABD'de başkanlık mücadelesinde bulunan McCain'in yardımcısı olan bayan, Erdoğan'ın metodunu kullanıyormuş' diyeceksin. Ne yapıyormuş? Erdoğan, metodu ile medyaya ve zengin iş çevrelerine saldırıyormuş . Ben şunu çok açık ve net söylüyorum; AK Parti, alışılmış siyasi partilerden, bundan önceki siyasi partilerden biri değil. Şunu da bil; Tayyip Erdoğan da bu alışılmış başbakanlardan biri değil. Onlar Aydın Doğan ile pazarlığa oturmuş olabilirler ama Tayyip Erdoğan'ı pazarlığa oturtamadığın için bu çılgınlıkları yapıyorsun ve şu ana kadar olan bütün kampanyaların arkasında olan gerçek bu. Açık söylüyorum, şimdi Hilton Oteli'nde istediği plan tadilatlarını bana ve belediye başkanıma yaptıramadığı için bu adımları atmaktadır; bu kadar açık söylüyorum. Bizzat bana ve belediye başkanıma bunu teklif etmiştir ve istediğini alamadığı için de bu kampanyaları sürdürmektedir."
Başbakan Erdoğan, başka şeyler de olduğunu ancak hepsini bugün bitirmek istemediğini ifade ederek, "Desteklediği gazeteleri hangi metotlarla destekliyor, onları da duyacaksınız ve ondan sonra o gazeteler nasıl kendisine tetikçilik yapıyor, onları da açıklayacağız. Bundan sonra artık saygılı götürelim, gizli götürelim yok, her şeyi açık ve net millete duyuracağız" şeklinde konuştu.
Ramazan ayında bu konuları konuşmak istemediğini ancak günlerdir, haftalardır sürdürülmekte olan bu kampanyanın artık cevapsız kalmaması gerektiğini belirten Erdoğan, onun için bugün cevap verdiğini, daha sonra farklı cevaplar olabileceğini söyledi.
Erdoğan, bu kampanyada kendi adının Almanya'da Deniz Feneri Derneği ile alakalı şeylerin içerisine de konulduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:
"Başbakan Tayyip Erdoğan olarak bana teslim edilmiş olan bir para mı var? Ben böyle bir para mı almışım? Ben Doğan Grubuna, Aydın Doğan'a sesleniyorum: Eğer bunu ispat edemezseniz, ahlaki değer noktasında nasibini alamamış birisiniz. Tayyip Erdoğan ne böyle bir para almıştır, ne de böyle bir paranın sahibi ile tanışmıştır. Asla... Tsunami ile alakalı Tayyip Erdoğan'ın eli paraya, akçeli işe karışmamıştır."
Bu konuda Başbakanlığın bir hesabı olduğunu ve buraya yatırılan paraların Kızılay eliyle Açe'de yardım olarak dağıtıldığını ve oralarda evler yaptırıldığını anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı :
"Bunu hangi yüzle, hangi anlayışla söylüyorsun? Birileri bizim adımızı, Başbakanlığın makamını, nitekim şu anda Almanca yazılar da geldi, adımı zı vererek orada bir şeyler yapmış olabilirler ama sen nasıl olur da bizim adımızı, ismimizi kullanırsın? Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na nasıl olur da böyle bir çamur atmaya yeltenirsin. Kusura bakma Aydın Doğan, sen bu çamurları kabullenebilirsin ama biz kabullenemeyiz. Yine aynı grubun yayın organına göre, biz Alman makamlarına baskı yapmışız. Nitekim bugün aynı gazetenin bir başka köşesinde 'Hiçbir Türk makamından bize baskı gelmemiştir. Zaten bize de baskı yapamaz' diye açıklama yazıyor. Bunlar ne garip insanlar, anlamak mümkün değil. Üstü Şişhane, altı kaval. Hak yerini er geç bulacaktır. Vurdukça güçleniyoruz. Onlar bize iftira atıyor, biz güçleniyoruz."

"'SOYKIRIM ANITINA GİTSİN ÇELENK KOYSUN' İFADESİ ÇOK ÇİRKİNDİ"
Türkiye'nin dış politikada çok büyük bir görev icra ettiğine değinen Erdoğan, Kafkaslarla ilgili icra edilen bu görevin ses getirmeye başladığını söyledi. Başbakan Erdoğan, "Rusya'yı, Gürcistan'ı, Azerbaycan'ı ziyaret ettik. Bu ülkelerin dışişleri bakanları, Sayın Babacan'la İstanbul'da bir araya geldi. Cumhurbaşkanımız Ermenistan Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ermenistan'a gitti. Dışişleri Bakanımız da orada olacak. Onlar bakalım bu konuya ne diyor. Eğer onlar da bizim bu teklifimize evet diyorlarsa,
oluşturulacak Kafkasya istikrar ve işbirliği platformunun altyapı çalışmalarını başlatmış olacağız. Sayın Cumhurbaşkanının Ermenistan'a gidişi sebebiyle ana muhalefet partisi liderinin çirkin yaklaşımları oldu. 'Soykırım anıtına gitsin çelenk koysun' ifadesi çok çirkindi. Bu tabii sayın Baykal'ın karakterini, kimliğini gösteriyor. Cumhurbaşkanı'nın nereye çelenk koyacağını, nereye koymayacağını çok iyi bildiği halde böyle bir ifadeyi kullanmasını bizim doğru bulmamız, sessiz kalmamız mümkün değil. Yıllar
yılı bu ülkede özellikle sözde soykırıma karşı mücadele vermiş olan Cumhurbaşkanımıza karşı böyle bir yakıştırmayı yapmasını tasvip edemeyiz. Ama herhalde aynaya bakarak böyle konuşuyor. Cumhurbaşkanı nereye çelenk koyacağını en az Baykal kadar iyi bilir. Biz, atmak istediğimiz her adımda CHP'nin takoz olduğunu görüyoruz. Ülkenin gelişmesi, kalkınması diye bir dertleri yok. Ülkede dikili bir ağaçları yok. Haftalardır sürdürdükleri bu kampanya cevapsız kalmamalıydı" açıklamasında bulundu.
Doğan Grubu'nun, Almanya'daki Deniz Feneri Derneğiyle alakalı iddialara kendi ismini de dahil ettiğini belirten Erdoğan, duruma sert tepki gösterdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Almanya'daki Deniz Feneri Derneği ile alakalı şeylerin içine benim adımı koyuyorlar. Bana teslim edilmiş olan bir para mı var. Ben böyle bir para mı almışım. Aydın Doğan'a sesleniyorum. Eğer bunu ispat edemezseniz, ahlaki değerler noktasında nasibini almamış birisisiniz. Tayyip Erdoğan, ne böyle bir para almıştır, ne böyle bir
paranın sahibiyle tanışmıştır. Asla. Tsunamiyle alakalı Tayyip Erdoğan'ın eli paraya, akçeli işe karışmamıştır. Başbakanlığın hesabı vardır, bu hesaba yatırmak isteyenler paralarını yatırmışlardır. Kızılay eliyle de o paralar yardım olarak dağıtılmıştır. Bunu hangi yüzle söylüyorsun. Birileri adımızı vererek orada öyle şeyler yapmış olabilirler. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına sen nasıl böyle çamur atabilirsin. Aydın Doğan, sen bu tür çamurları kabullene bilirsin ama biz kabullenemeyiz. Yine aynı grubun
yayın organında diyor ki, biz Alman makamlarına baskı yapmışız. Bugün Alman savcı aynı gazetede başka bir köşede de 'bize baskı gelmemiştir' diye açıklama yapıyor. Bunlar ne garip insan, anlamak mümkün değil. Üstü şişhane altı kaval. Hak yerini er geç bulacak. Vurdukça güçleniyoruz. Daha iyi olacak" diye konuştu.

"BİZE O BÜYÜK ACIYI YAŞATAN TERÖRİSTLERİ BİR KEZ DAHA LANETLİYORUZ"
Erdoğan, konuşmasında ayrıca Güngören'deki saldırıları hatırlatarak, "Hain saldırının ardından halkın umut ve heyecanının hiç eksilmediğini görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Güngören nice güzel günler görecektir ama Güngören'e o büyük acıyı yaşatanlar, bunun utancını üzerlerinden atamayacaklardır. Olayda hayatlarını kaybeden kardeşlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Bize o büyük acıyı yaşatan teröristleri bir kez daha lanetliyoruz. Masumiyete tuzak kuranlardan daha zararlı kim olabilir. Türkiye
üstüne oyun oynayanlar, Türkiye'mizin üstünde kara bulutları dolaştırmak isteyenler, ne kadar çirkin tuzaklar, tezgahlar içerisinde olduklarını bu eylemleriyle ortaya koymuşlardır" şeklinde konuştu.
Kimsenin, milletin aydınlık yarınlara yürüyüşünü engelleyemeyeceğini belirten Başbakan Erdoğan, "Masum insanların, yaşlıların, çocukların canlarına kast eden o menfur girişimler bu ülkenin değişim iradesinde en ufak bir zafiyet noktası oluşturamayacak. Milletimiz bombaların asıl hedefinin bu ülkenin huzur ve istikrarı, insanların birlik ve beraberliği olduğunu bizler biliyoruz. Millet olarak bu oyunları çok gördük. Bunları da birbirimize inanarak, hedeflerimize doğru adımlarımızı daha da sıklaştırarak
atlatıyoruz. Türkiye geride bıraktığı karanlıklara asla geri dönmeyecek" dedi.
Erdoğan, değişime direnen zihniyetlerin bile gerçeği görmek zorunda kalacağını söyledi. Türkiye'nin her alanda gelişen, geleceğini planlayabilen bir ülke haline gelmesinin, milletin en büyük beklentisi olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin Türkiye'yi daha ileriye taşıyabilmek için yola çıktığını, iktidarda 6 yıla yakın zaman içinde bu anlayışında ne kadar samimi olduğunu gösterdiğini belirtti.
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin hak etmediği tablolarla karşı karşıya bırakıtlığını ifade ederek, "Sorumsuz, çapsız kifayetsiz yönetimlere 'dur' dedik. Kısa zaman içinde Türkiye'yi içine düştüğü girdaptan çıkarttık. Artık halkın kendine özgüveni var. Eğer birbirimize ve ülkemize inanırsak, enerjimizi ortak hedeflerde birleştirirsek Türkiye'nin büyük şahlanışını kimse durduramaz. Türkiye'nin hızına uyum sağlayamayanlara takılıp kalmayacağız. Onların Türkiye'si daima bir kabuslar ülkesiydi. Bizim
milletimizle birlikte yürüyüşümüze yetişemeseler bile arkadan gelecekler" açıklamasında bulundu.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sarıeroğlu:Turizmde istihdam %50 artırılacak11 Aralık 2017 Pazartesi 13:00
  • Goldman Sachs, büyüme tahminini %7'ye çıkardı11 Aralık 2017 Pazartesi 12:00
  • Türk rehberlerin Çince telaşı07 Aralık 2017 Perşembe 13:00
  • Son dakika: Ilgaz Dağı kayıyor!06 Aralık 2017 Çarşamba 12:30
  • Seyahat eden sayısı ilk kez 300 milyonu aştı06 Aralık 2017 Çarşamba 11:00
  • Antalya turizmi, toparlandı 05 Aralık 2017 Salı 15:30
  • Gap Bölgesi Turizm Odaklı Tanıtımı03 Aralık 2017 Pazar 14:00
  • Artvin, iki milyondan fazla turisti ağırladı02 Aralık 2017 Cumartesi 15:00
  • Bakan Kurtulmuş, Mevlana Müzesi’nde02 Aralık 2017 Cumartesi 12:00
  • Antalya, İstanbul ve Edirne turist çekiyor01 Aralık 2017 Cuma 07:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.