• BIST 91.387
  • Altın 213,470
  • Dolar 5,3390
  • Euro 6,0627
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C

Enerjide tarihi işbirliği

Enerjide tarihi işbirliği
Türkiye, Rusya’ya Güney Akım boru hattının Türkiye Ekonomik bölgesinden geçmesi için gerekli araştırma çalışmalarının yapılma iznini Rusya’ya vermiş oluyor.
MURAT EMEN-EMEN&EMEN

Haftanın Ekonomik Görünümü (10-17 Ağustos 2009)
İSTANBUL- Rusya ile Türkiye geçtiğimiz hafta enerji konusu ile ilgili 12, hükümetlerarası ise 20 konuda protokol imzaladı. Gaz ve petrol alanında işbirliği protokollerinin imza edildiği toplantılara Putin yanında Berlusconi"de katıldı. Bu imzalarla Türkiye, Rusya"ya Güney Akım boru hattının Türkiye Ekonomik bölgesinden geçmesi için gerekli araştırma çalışmalarının yapılma iznini Rusya"ya vermiş oluyor. Güney Akım Projesinin Rus DGazprom ve İtalyan Eni ortaklığı ile yapılması planlanıyor. Ayrıca Rusya"dan doğal gaz alım anlaşmasının süresini de uzatmış durumda. Diğer önemli bir konu Türk firmaları Tüpraş, Tetaş, Aksa Enerji, Çalık Holding, Potolgun Dış Ticaret ve TPAO gibi şirketlerimiz Rus ortakları ile 8 belge imzaladılar.



'Rusya anlaşmaları zafer olarak görüyor'

Rusya Başbakanı Vladimir Putin, geçen haftaki Türkiye ziyareti sırasında Rus doğal gazını Avrupa'ya ulaştıracak yeni boru hattı projesi Güney Akım için Ankara'nın desteğini kazanmayı başarmıştı.
Rusya'nın bu hamle ile AB'nin Rus doğal gazına alternatif olarak gördüğü Nabucco projesine de darbe vurduğu yorumları yapılıyor.

Nabucco anlaşmasının imzalanmasından bir ay sonra Güney Akım'ın altına da imzasını atan Türkiye ise enerji koridoru olma rolünü pekiştirmiş oluyor. İmzalanan anlaşmaların çokluğu da, toplantının arkasında ciddi bir çalışma olduğunu gösteriyor. Rus yetkililer, enerji ekseni etrafında oynanan küresel satrançta çok iyi bir hamle yaptıklarını düşünüyor.
Türk-Rus yakınlaşması ve Türkiye"nin bölgedeki stratejik konumunu güçlendirmesi anlamına gelen bu anlaşmaların, batı dünyasındaki yankıları dikkat çekici. Bu konuda BBC"nin İngiliz medyasındaki yansımalar haberine yer vermek istiyoruz.



7 Ağustos 2009 Basın Özeti

Guardian'ın yorum sayfalarında Oxford Üniversitesi İslam Araştırmaları Enstitüsü'nden Tarık Ramadan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği üzerine kaleme aldığı makale dikkat çekiyor.
Ramadan, "Türkiye Avrupa'nın bir parçasıdır. Türkiye'yi Avrupa Birliği'nden uzak tutan da korkudur" başlıklı yazısında, Türkiye'nin Avrupa'nın bir parçası olmadığı tezlerine şu satırlarla karşı çıkıyor:

"Osmanlı İmparatorluğu dört yüzyıldan fazla kıtanın stratejik ve siyasi geleceğini paylaşıp, şekillendirdi. 19'uncu yüzyılın sonu ve 20'inci yüzyılın başında 'Avrupa'nın hasta adamı' oldu.
"Bugün bile Türkiye'nin tarihi ve ekonomik etkisi önemli düzeyde. Hiç kimse ideolojik ve siyasi nedenlerle Avrupa'nın sınırlarının yeniden çizilmesi girişimlerine kanacak gibi gözükmüyor. Aynı kriterleri mevcut üyelere uygulasaydık, Kıbrıs Avrupa'nın bir parçası olamazdı.
"Bu tür yapay ayrımlar, tarihi ve milli kökenlerin, hatıraların ve kültürlerin uzun süredir buluşup karıştığı Avrupa toplumunun kendi gerçeklerini görmezden geliyor."



'Türkiye görmezden gelinemez'

Ramadan, Avrupalı liderlerin kültür ve din sorunlarına takılıp kalmak yerine, geleceğe bakan bir stratejik vizyon geliştirmesi gerektiğini söylüyor.
Ramadan ayrıca, İran, Suriye ve Orta Asya ülkeleriyle yakın ilişkileri olan Türkiye'nin görmezden gelinemeyeceğini vurguluyor.
Bazı uzmanların, AB belgelerinde kıtanın gelecek 20 yıl içinde 15 milyon işçiye ihtiyaç duyacağını söylediğini vurgulayan yazar, Türkiye'nin insan kaynaklarıyla da güçlü bir müttefik olabileceğini belirtiyor.



'İslam korkusu aşılmalı'


Ramadan şöyle devam ediyor:
"Avrupa ülkelerinin İslam korkusunu aşmasının ve Türkiye'nin AB üyeliğini kültürel bir savaş alanına dönüştürmeyi bırakmasının zamanı geldi. Üyeliğin tek kriteri Kopenhag kriterleri olmalı. Avrupa Birliği Komisyonu'nun 2004'teki raporu da, Türkiye'nin bu kriterleri karşılamaya çok yakın olduğunu söylüyordu.
"Avrupalı liderler, seçmenlerinin kısa vadeli dini ve kültürel korkularını gidermek için ülkelerinin uzun vadeli sosyoekonomik ihtiyaçlarını görmezden gelmeye hazır. Milyonlarca Müslüman erkek ve kadın halihazırda zaten Avrupalı. Türkiye'nin AB üyeliği de yeni bir durum olmayacak ve herhangi bir tehlike arz etmeyecek."

Ramadan yazısına, "Türkiye'yi AB'ye almak, Avrupa'nın uygulamada sık sık ihlal ettiği kendi prensipleriyle barışmak zorunda kalması anlamına gelecektir." diyerek son veriyor.



'Dost yok, ortak var'

Financial Times'ta da Ed Crooks imzalı bir yazıda Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in Türkiye'de imzaladığı enerji anlaşmaları yorumlanıyor.
"Boru hattı reel politiğinde dostlar yok, ortaklar var" başlıklı yazıda dikkat çeken satırlar şöyle:

"Daha geçen ay, Asya'dan Avrupa'ya doğal gaz getirilmesini öngören ve Rusya'nın Güney Akım projesine rakip olarak görülen 3 bin 300 kilometrelik Nabucco Projesi'ne Türkiye nihayet imza attığında Avrupa Birliği'nde sevinç yaşandı. Putin ve Erdoğan'ın dün vardığı anlaşma, bu sevinçle alay ediyor gibi görünebilir.
"Aslında bu, hayati çıkarlar söz konusuysa dostların değil, sadece ortakların olduğunu doğruluyordu. Türkiye'nin ve diğer bölge ülkelerinin tutumları, bazıları tarafından Rus nüfuzunun tehditkar yayılışına kanıt olarak görülebilir. Ancak bu ülkeler, seçeneklerini açık tutmak istedikleri için suçlanamazlar.
"Eğer Avrupa gerçekten Rusya'nın etkisinden kurtulmak istiyorsa, doğal gaz alışkanlığından kurtulmalı. Ama bunun için gidilecek daha çok yolu var."



Bankaların dönem karlarında önemli artış var.


Bankaların 2008 yılı ilk dönem karları 8.2 milyar TL. iken bu rakam 2009 ilk altı ayında 10.9 TL. oldu. Dünya bankaları yerlerde sürünürken bizim bankalarımız güçleniyor. Bunun nedenlerini kısaca şöyle açıklayabiliriz.
• Bankalar faizler yüksekken aldıkları devlet tahvilinden , faizler düştüğü için yüksek karlar yazıyorlar.
• TCMB faizleri düşürüyor. Bankalar mevduat faizlerini düşürüyor. Ama kredi faizleri aynı kalıyor. Bu da yüksek karların diğer önemli bir nedeni. Kriz şartları, kredi daralması bankaların elini kuvvetlendiriyor. Reel sektör bulabildiği kredinin faizine önem vermiyor. Bankalarda bunu çok iyi kullanıyor.
Piyasalar krizin etkisindeler. Tüketim geriliyor. İhracat düşüyor. Üretim daralıyor. Beklenen bankaların biraz daha cesaretlenmesi ve kredi musluklarını biraz daha açmaları. Şunu memnuniyetle belirtelim ki bankalarımız, yeniden yapılandırma konusunda gereken anlayışı gösteriyorlar. Özellikle bireysel kredi ve kredi kartlarında nefes alma imkanı tanındı. Bu konuda Bankalar Birliği Başkanı Sn. Ersin Özince"nin gayretlerini takdirle anıyoruz.
TCMB geçtiğimiz hafta faiz indirimlerine devam sinyalini güçlü bir şekilde verirken kalıcı bir “ tek haneli faize” olan inancını belirtti. Ancak piyasa uzmanlarının bu konuda tereddütleri var. Bu gelişmelerin ardından gelecek bir IMF anlaşması tek haneli faiz konusuna katkı yapıp çok şeyi değiştirebilir.
Bu arada akaryakıta yapılan zamlar devam ediyor. Son iki ayda benzinde zam oranı %15"e ulaştı. Bu zamların enflasyon üzerindeki etkilerine (TCMB aksini düşünse de) dikkat etmemiz gerekiyor.



Dolardaki durum


Geçtiğimiz hafta iniş trendi izleyen dolar paritesi haftayı 1.4750 "den kapattı. Beklentiler her iki yönde de hareket olabilir diyor. Son iki günde kar satışları gördük. Kur pozisyon kapamalarla birlikte 1.4800"e dogru bir hareket gösterdi ancak yukarı tırmanış çabası gün sonunda zayıfladı ve haftayı 1.4750"den kapattı. Dolar/euro paritesi 1.4172 oldu.



ABD'de işsizlik oranları düştü

ABD'de işsizlik oranları Nisan 2008'dan bu yana ilk kez düşüşe geçti.
Temmuz ayında, oranların yüzde 9,5'ten yüzde 9,4'e gerilediği belirtildi. İktisatçılar, işsizlik oranlarının yüzde 9,6'ya çıkmasını bekliyordu. Bu nedenle, son rakamlar ABD ekonomisinin toparlanmaya başladığının bir işareti olarak görüldü. Reuters anketi 9.6"ya yükselecek diyordu.
.
ABD'de açıklanan işsizlik rakamlarının beklenenden daha iyi gelmesi piyasalardaki yükselişi hızlandırdı. Avrupa borsaları ile birlikte İMKB de yükselişe katılırken bir anda yüzde 1.5'in üzerinde bir artışla 44 bin 500 seviyesine yükseldi.

Borsa, işsizlik verisi açıklanmadan önce 44 bin 100-200 bandında hareket ediyordu.

ABD'de temmuz ayında işini kaybedenlerin sayısı 247 bin kişi olarak açıklandı. Beklentilerin oldukça altında gelen rakam ile birlikte piyasalarda küresel krizle birlikte düşüşte olan ekonominin dipten döndüğü algısı arttı. Başkan Obama, ülkesinde tünelin ucunun gözüktüğünü belirten olumlu bir mesaj verdi

Açıklanan rakamla birlikte dolar yen karşısında değerlenirken euro karşısında ise değer kaybetti.

İşten çıkarmaların tüm sektörlerde görüldüğü, ancak imalat sektöründe iş kaybının 52.000 düzeyinde kaldığı belirtiliyor. Böylece, Eylül ayından bu yana ilk kez imalat sektöründeki iş kayıpları 100.000 seviyesinin altına inmiş oluyor. Aylık işsizlik rakamları, ABD ekonomisinin en önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Ekonomik durgunluğun başladığı Aralık 2007'den bu yana, ABD'de yaklaşık 6,7 milyon kişinin işlerini kaybettiği belirtiliyor.
Avrupa Merkez Bankası beklentilere uygun olarak faizlerde değişikliğe gitmedi.



İngiltere"ye gelince piyasalar , para piyasası toplantısından rakamsal gevşemenin sona ermesini bekledikleri için, GBP/USD"nin değer kazanacağını umuyorlardı.. Ancak Komite bono alım programını daha da genişleterek piyasaları yanılttı. Parite 1.6750"ye varan bir düşüş sergiledi.

Çin"in ekonomik faaliyetlerindeki artış nedeniyle bazı tedbirler alabileceğine ilişkin söylentiler hisse senetlerinde %4"e yakın bir düşüşe sebep oldu.
Bu hafta ABD piyasalarında bu hafta Wal-Mart, Macy"s, Kohl"s, Nordstrom ve JCPenney gibi önemli firmaların kar açıklamaları var. Ayrıca Federal Açık Piyasa Komitesinin 11-12 Ağustos"ta toplantısı var. Ancak Federal fonların oranlarında değişiklik beklenmiyor.



Bu hafta Türkiye"de Türk-Rus anlaşmalarının olumlu izlenimlerini göreceğiz. Dolar 1.4700-1.4800 bandında değişebilir. Tahvil faizleri durumunu koruyacaktır. Gündem daha çok siyasi gelişecek. Kürt açılımı tartışmaları devam edecek.
Bir diğer önemli haber, TCMB yılsonuna 5 ay kala 2009 kapanış enflasyon hedefini 5.7 olarak revize etti.
Esen kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır.  İzinsiz kopyalanıp kullanılamaz.  Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.