• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 8 °C

Ekonomide neler oluyor?

Ekonomide neler oluyor?
Emen&Emen Danışmanlık haftanın ekonomik görünümünü ortaya koyarken yurtiçinde ve yurtdışında ekenomiyi etken olun unsurları akıcı bir dille anlattı.
Haftanın ekonomik görünümü 13 -19 Temmuz 2008

Susarsan ölürsün. Konuşursan ölürsün. O zaman konuş ve öl.
Tahar Djaout


Murat Emen- EMEN&EMEN

İSTANBUL- Bilindiği gibi, Fannie Mae ve Freddie Mac ABD"nin devlet destekli iki büyük varlık kuruluşudur. Konut sektörünün krize girmesi ile yatırım bankalarını mortgage konusunda destekleyen bu iki büyük kuruluş büyük sıkıntı yaşıyor. Geçtiğimiz hafta senato komisyonunda bu konuda sıkıştırılan Bernanke"nin huzursuzluğu apaçık görüldü. Bugünkü hali ile bu iki kuruluşun en az 75 milyar dolar yeni sermaye artırımına gitmesi gerektiği Lehman raporunda belirtildi. Gerçi sermaye yeterliliği kuralı bu kuruluşlar için yasal zorunluluk değil ise de, mali gücünün bu artışa ihtiyacı olduğu açıkça ifade edilmeğe başlandı. Sermaye artırımını ancak Senato kararıyla yapabilen bu kuruluşların geleceği bu karara bağlı. Muhtemelen hisse almak suretiyle destek verilebilir ve kredi limitleri artırılarak destek çıkılabilir.

ABD Hazine Bakanı Paulson, finansal kurumların her zaman FED ya da başka bir otorite tarafından kurtarılmayı ummamaları gerektiğini açıklayarak
bankaların batmalarına izin verilmesi gerektiğini savundu. Öte yandan NY
Times haberine göre ABD hükümeti konut paketi kapsamında Fannie Mae ve Freddie Mac'ın durumlarının kötüleşmesi durumunda devranılıp mortgage'lerin garanti edilebileceğini söyledi.

Zora giren mortgage piyasasını rahatlatması beklenen varlık şirketlerinin sermaye ihtiyacı içine düşmesi, ABD"yi hiç sevmediği ”kamulaştırma” gereksinimi ile karşı karşıya bırakabilir. Kararda zorlanılırsa, ABD konut sektörünün sorunları daha uzun ve sorunlu devam edebilir.

Bütün bu gelişmelere baktığımızda; ABD gibi bir ülkenin çok büyük riskleri, nasıl piyasalara zarar vermeden yönetmeğe çalıştığına şahit oluyoruz. Bu riskin bilmem kaç binde biri kadar riski, bizim 2000"li yılların hükümetinin ve bürokrasisinin nasıl ağzına yüzüne bulaştırdığı ve 23 bankayı kapatmak zorunda kalarak piyasaları ve reel sektörü darmadağın ettiğini anımsamamak mümkün değil.

Geçen haftanın bir diğer önemli haberi GM"in yaşadığı sıkıntılar. İflas söylentileri bile duyulmaya başlayan kuruluş, bazı önemli filyallarini satarak doğrulmaya çalışıyor.
Aynı şekilde ABD"nin başta Citi olmak üzere bazı önemli bankaları iştirak satışlarına hız verdiler. Bu arada Fortis CEO"su Votron krizin son mağduru olarak istifa zorunda kaldı.

İran"ın yeni bir füze denemesine gitmesi WTI cinsi ham petrol varil fiyatını 140 doların üstüne taşıdı. Yatırımcılar, bölgesel güvenlik endişelerinin tırmanması sonucu petrol arz akışının sekteye uğrama ihtimalini fiyatlıyorlar. The Times"ın haberine göre;
Petrol sözkonusu olduğunda piyasalara güvenilemeyeceğini gösteren üç temel sebep var. İlki, bolca bulunduğu yerlerde petrol üretim maliyeti ile, bu Petrolun en yakın ikamesinin maliyeti arasında devasa farklar var. Suudi Arabistan, Venezuela ve Nijerya gibi yerlerdeki kolay ulaşılır Petrolun varil başına maliyeti birkaç dolar kadar. Sondaj masrafları da eklendiğinde OPEC Petrolunun toplam üretim maliyeti varil başına 10 doların altında kalıyor.
Buna karşılık OPEC Petrolu ister Kuzey Kutbu gibi zorlu çevre koşullarında üretilen petrolle, ister nükleer enerji ya da rüzgâr gücü gibi diğer enerji kaynaklarıyla değiştirisin, herhangi bir ikamenin maliyeti varil başına 50 ya da 60 dolara kadar çıkıyor. Ucuz OPEC Petroluyla diğer enerji kaynakları arasındaki söz konusu fark devasa bir “rant” yaratıyor ki, normal bir sermaye dönüşünün ve maliyetin çok ötesinde bu rant ya da kar şeklinde OPEC kasasına akıyor, ya da fayda olarak kendi ekonomilerindeki tüm alternatiflerden daha ucuz bir enerji kaynağının sefasını süren tüketicilere gidiyor.

Halihazırda yıllık 2 trilyon dolar civarında seyreden bu rant, petrol üreten ve tüketen ülkelerin hükümetleri arasındaki mücadelenin göbeğinde bulunuyor. Ya batılı hükümetler yurtiçi petrol tüketimine yüksek vergi koyarak rantın büyük kısmını kendilerine ayırıyorlar ya daşimdiki gibi OPEC ülkeleri paranın büyük kısmını kasalarına atıyorlar.

Peki ama neden bu rant piyasa güçlerince adil ve akılcı dağıtılamıyor? Yanıt petrol sektörüne has tekel gücünde yatıyor. Kolay erişilebilir petrolun neredeyse tümü birkaç ülkede toplandığından, OPEC sayesinde bunlar mutlağa yakın bir tekel gücüne erişmekte. Petrol arzı tekel tarafından denetlenirken, piyasada belirlenen fiyat seviyesi hakkında hiçbirşey “mantıklı” olamaz. Ayrıca üretici ve tüketici arasındaki rekabet ekonomik olmaktan çıkıp, siyasi bir mevzu haline gelir.
Bahsedilen tekelin gücüne karşı batılı ülkelerin akıllı tepkisi, teknolojik gelişmeleri hızlandırıp, ölçek ekonomisini geliştirerek alternatif enerjilerin maliyetini düşürmek yönünde. Buysa petrol dışında yakıt üretenlere yüksek karları garanti edecek biçimde petrol tüketimine yüksek vergiler getirerek yapılabilir.

İçeride neler oluyor?

İçerdeki gelişmelere Sn. Bakan Mehmet Şimşek"in açıklamaları ışık tuttu. Bakan, mevcut enerji fiyatları ile cari açığın bu yıl 50 milyar doları aşabileceğini söyledi. Geçen 12 ayda, Türkiye"nin enerji ithalatının 41.5 milyar dolar olduğunu belirten Şimşek, enerji faturasının artmasının cari işlemler açığı ve enflasyon sorunlarını şiddetlendirmek suretiyle risk primini artırdığına işaret etti.

Telekom hisse satışının etkisiyle faiz dışı bütçe dengesi Haziran ayında 5.12 milyar fazla verdi. Piyasalarda DTH payının 20-27 Haziran haftasında %1,73 artışla 104,4 milyar dolara ulaşması vatandaşın iç siyasi risklerden dolayı ihtiyatlı hareket ettiğini gösteriyor.
.
Geçen hafta %23 seviyelerine yükselen bono bileşik faizleri, beklentilerin aksine biraz gevşedi. Yukarıda belirttiğimiz Lehman"ın Fannie Mae ve Freddie Mac için sermaye artırması gerekeceğine yönelik raporları ortalığı karıştırmasına rağmen, gelen alımlarla bono faizleri 21.50-21.80"lere geriledi. Haftayı 21.80"lerden kapatan faizlerin bu seviyeleri koruyacağına inanılıyor. İhale öncesinde hafif tertip satış gelebilir.

TCMB toplantısından bu hafta 50 baz puan artırım bekleniyor. Belki 25 baz puanda olabilir. Temmuz enflasyonun enerji zammı sebebiyle yüksek geleceği beklentisi, TCMB"nı faizleri yükseltmeğe iten sebeplerden.

Geçen haftaya 1.23 seviyesinden başlayan dolar, yurtdışının olumlu etkisiyle 1,2160"lara geriledi ancak Lehman raporu ile tekrar 1.23 seviyelerine yükseldi. Bu hafta 1,2270-1.23 bandı tahmin ediliyor.

Dolar/Euro mukayesesinde göstergeler Euro"dan yana. Petrol fiyatları ve ABD piyasalarının durumu doları, Euro karşısında zayıflatıyor. 1.59 genel beklenti ama 1.60 arıda görebiliriz.

IMKB-100 Cuma gününü %0,1"lik bir kayıpla kapadı. Piyasalarımızda işlem hacminde meydana gelen azalma bir yandan mevcut risklerin fiyatlandığını ve yaz rehavetinin başladığını gösteriyor.

EMEN&EMEN

14-18 Haftası Veri Açıklama Takvimi            

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.