• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 24 °C

Eğer Yunanistan giderse euro sarsılır

Eğer Yunanistan giderse euro sarsılır
Birçok ekonomist, Yunanistan'ın temerrüdünün er ya da geç kaçınılmaz olduğuna inanıyor ve bunun da euroya olan güveni sarsacağını düşünüyor.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanım Ekonomik Görünümü 27 Haziran-02 Temmuz 2011
İSTANBUL
- AB, Yunanistan'ın 28 Temmuz'da vergi artışları ve kamu harcamalarında kesintilerle sağlanacak 28 milyar euro tutarındaki beş yıllık tasarruf paketini onaylamasını umuyor.
Yunanistan bu önlemleri onaylamadığı takdirde, 110 milyar euroluk kurtarma paketinin ikinci bölümünü alamayacak.
Birçok ekonomist, Yunanistan'ın temerrüdünün er ya da geç kaçınılmaz olduğuna inanıyor ve bunun da euroya olan güveni sarsacağını düşünüyor.
Zirvede, İngiltere Başbakanı David Cameron'un, geçen yıl Yunanistan'a sağlanan kurtarma planına katkıda bulunmayan İngiltere'nin, ikinci kurtama planına da karışmamasında ısrar edeceği belirtiliyor.
Bu arada Yunanistan'daki işçi sendikaları gelecek hafta parlamentonun tasarruf önlemlerini oylamasına denk gelecek şekilde, iki gün süreli genel greve gidilmesi çağrısında bulundu.

İtalyan Bankalarında değer kaybı

emen2.20110625235453.jpg

İtalya'da uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody's'in kredi notlarını düşürebileceği uyarısından sonra önde gelen bankaların hisseleri önemli oranda değer kaybetti.
Moody's dün geç saatlerde küçük ve orta ölçekli 13 bankanın görünümünü negatife çevirdi , 16 büyük bankayı da negatif izlemeye aldı.
Ülkenin en büyük bankası Unicredit'in hisseleri yüzde 8'den fazla değer yitirdi.
Kredi notu, yatırımcıların kurumlar ya da şirketlerin gücünü değerlendirmelerine yardımcı oluyor.
Not ayrıca, borç alan kuruluşların ödeyeceği faizi de etkiliyor. Bir kuruluşun kredi notu ne kadar düşükse ödeyeceği faizin oranı da o kadar yüksek oluyor.
Moody's İtalya'nın kredi notunu da olası bir indirim için negatif izlemeye aldı. Kuruluş buna gerekçe olarak düşük büyüme oranı ve yüksek borç seviyesini gösterdi.
İtalya'da kamu borçlarının gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 120'ye ulaşmış durumda. Bu, Avrupa Birliği içindeki en yüksek seviyelerden biri.Yunanistan'ın kamu borçlarının gayri safi yurtiçi hasılaya oranı ise yüzde 150.

Hırvatistan'da AB Üyesi

Almanya Başbakanı Angela Merkel, zirve sonunda yaptığı açıklamada "Hırvatistan'ın katılımı konusunda anlaştık" dedi.

emen3.20110625235534.jpg

AB devlet ve hükümet başkanları Hırvatistan'ın 1 Temmuz 2013'te üye olabilmesinin yolunu açtı.
AB zirve kararlarında, Hırvatistan'ın katılım müzakerelerinin bu ay içinde tamamlanması ve katılım anlaşmasının aralık ayında imzalanması istendi.
Kararlarda, üyelik müzakerelerinin tamamlanmasının ardından Hırvatistan'ın AB Komisyonu tarafından izlenmeye alınacağı belirtilerek reformların aynı kararlılıkla sürdürülmesi istendi.

Türkiye'de neler oluyor?

Geçtiğimiz hafta hem BDDK kararlarını açıkladı. Hemde PPK toplantısından faiz değişiklik kararı çıkmadı. Bu konuda bankacılarımızın ne düşündüğünü görmek istedik. İş Bankası'nın çiçeği burnunda genel müdürü Sn. Adnan Bali'nin son tedbirler konusundaki “Finans Gündem” de yeralan düşüncelerini aşağıda yayınlıyoruz.


'Kredi faizleri 1-3 puan artar'

Kredilere yönelik BDDK kararlarının faizlerde, yıllık bazda 1-3 puanı aşkın artışlar getireceğini söyleyen İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, şube ağı genişletme politikaları, istihdamı etkiler. Yeni maliyet koşullarında aynı dozda, aynı fizibilitede yaklaşamayabilirsiniz” dedi.

BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredilere yönelik aldığı kararların, sektöre ilave yükler getirdiğini vurgulayan İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, bunun;
• faiz,
• şube açma ve
• istihdam
politikalarına yansıyacağına dikkat çekti.

İlave yükler getirdi

Özellikle taşıt ve konut kredileri dışında tüketici kredilerini ayırt eden, gerek risk ağırlıklarını değiştiren, gerekse genel karşılık oranlarını değiştiren düzenlemeler söz konusu. Düzenlemeler şimdiye kadar öngörülen talep artışını bir miktar frenlemek ve finansmanına bir takım kısıtlar getirmeye dönük oldu. Evet, sektör üzerine ilave yükler getirdiği ortada.

Faize 1-3 puan yansır

Hesaplamalarımıza göre, kredilerin türlerine ve vadelerine göre faizlerde 1 ile 3 puanı aşkın yıllık bazda artışlar getirir. Aslında yoğun rekabet ve büyüme iştahı yüzünden bir süreden beridir kaynak maliyetindeki, ilave yükümlülüklerdeki artışları kredi faizlerine yansıtamıyor veya yansıtmıyorduk. Bu dönemin sonuna geldiğimizi düşünüyorum.

Asimetrik fiyatların sonu

Bu dönemde, hatta bir miktar da arbitraj manasına bile gelebilecek gerçek bir kredi talebine dayanmadığını düşünebileceğimiz işlemlerin sürdürülemeyeceği görünüyor. Bu yönüyle bakıldığında yoğun rekabet konusu olan belli müşteri segmentlerinde ve müşterinin daha çok bir anlamda hakim olduğu segmentlerde, bu tür asimetrik fiyatlamaların sonuna gelindiğini düşünüyorum. Rekabetin yoğun olduğu ve aynı müşteriler, büyük müşteriler üzerinde rekabetin söz konusu olduğu alanlarda bu tür kârlılığa imkan bırakmayan fiyatlamaların artık sonuna gelindiğini düşünüyorum.

Şube ve istihdamı etkiler

Yeni koşullarda bankacılık sistemi gerek operasyonel verimlilik, gerek işletme giderleri anlamında ilave konsantrasyona sahip olması gerekiyor. Şube ağı genişletme politikaları, istihdamı etkiler. Yeni maliyet koşullarında aynı dozda, aynı fizibilitede yaklaşamayabilirsiniz. Çünkü gerek aktif getirisine, gerek işletme giderlerine, gerekse operasyonel verimliliğine daha fazla konsantre olmamızı gerektiren bir döneme girdik.

Ölçeği yetersiz olan yeniden fizibilite yapsın

EKONOMİ yönetiminin sektöre yönelik aldığı kararların sektörde bir konsolidasyon başlatıp başlatmayacağına ilişkin olarak Adnan Bali, ölçeği yeterli olmayanların mutlaka fizibilitelerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini belirtti.

Otorite ‘Ya ilave yakıt alın ya da hızınızı düşürün’ diyor

ADNAN Bali, cari açığa ilişkin bir soruya yanıtlarken, şu değerlendirmeyi yaptı: “Otorite bize şunu söylüyor; ‘Siz hedefe varmak istiyorsanız, bu hızla gidecekseniz, ilave yakıt almanız lazım. Yok eğer ilave yakıt almayacaksınız ya da alamayacaksınız hızınızı düşürün.’ Biz de gereğini yapacağız. Burada tek önemli konu şudur; acaba tedbirler, bu tür risklerin doğmasını önlemek üzere önceden önlem almak amacının yanı sıra görece iyi performans gösterilen bir alanda imkan dahilinde olduğu için de mi sadece finans sektörüne yönelmiştir? Burada tabii ki tereddütlerimiz var.”

Kredilerde ayrışmaya gidilmeli

KREDİLERDE ayrıştırmaya gidilmesi gerektiğini dile getiren Adnan Bali, ihracatı, ihracatın döviz kazandırıcı faaliyetleri, finansmanı, cari açığı kapatıcı yönde etki yapan her tür krediyi ayırt etmek gerektiğini, bunların aynı mahiyette işlev görmediğini söyledi.

EMEN&EMEN olarak bizimde görüşümüz alınmış BDDK kararlarını ; kredileri yavaşlatmaya , ısınmış ekonomiyi sogutmaya ve büyümekte olan cari açığı düşürmeye yönelik tedbirler olarak düşünüyoruz. Gerçekte bankaların bilançolarında abartılı bir bireysel kredi yok. Bilançolar gene aynı. Ancak yapılan bankaların yıllardır taşıdıkları faizi düşen devlet kagıtlarının yerini faizi yüksek krediler almaya başlıyor.
Ticari bankaları bireysel krediler konusunda sınırlasanız bile yarın katılım bankaları hiç girmedikleri bireysel sahaya mademki %25 sınır var deyip bu fırsattan istifade yöntemini bulup bireysel sahaya gireceklerdir. Dışarda kaynak ucuz olduğu sürece bu kaynağı içeri kanalize etme mücadelesi devam edecektir.
Şimdi tartışılan kredi arzını kontrol etmek değil, acaba kredi talebinimi kontrol etmek daha yerinde olur tartışması var. Kredi maliyetleri ile oynayarak alınabilecek önlemlerden bahsediliyor. O zamanda akla ithalde alınan vergiler ve KKDF gibi maliyet unsurları ön plana çıkıyor. Bu konuda en önemli ve etkin tedbir muhakkak ki gösterge faizi yukarı çekmek. Ancak hükümet şimdilik bunu ön plana çıkarmak istemiyor. Bunda tekrar sıcak parayı davet endişesi kadar seçim öncesi söylemi yapılan “sıfır reel faiz” takıntısı var.

Gelişmeler

BDDK tebliğ sonrası kafa karıştıran bazı konulara açıklık getiren bir duyuru yayınladı.

Bireysel krediler tutarının 10 Haziran 2011 itibarıyla 200,4 milyar lira büyüklüğünde olduğu belirtilen açıklamada,
• bireysel kredilerin 152,7 milyar lira tutarındaki bölümünün tüketici kredilerinden,
• tüketici kredilerinin ise yüzde 46'sının konut kredilerinden, yüzde 4'ünün taşıt kredilerinden, yüzde 50'sinin ise ihtiyaç kredileri ile diğer tüketici kredilerinden oluştuğu kaydedildi.

Açıklamada, tüketici kredilerinin 2011 yılı içerisinde yüzde 18,3 oranında artış gösterdiğine işaret edilerek, söz konusu dönemde konut ve taşıt kredilerinin sırasıyla yüzde 14,6 ve yüzde 13,1 oranında artarken, ihtiyaç ve diğer tüketici kredilerindeki artışın yüzde 22,4 düzeyine ulaştığı belirtildi.

Nisan 2010–Nisan 2011 dönemi esas alındığında, ihtiyaç kredileri ile diğer tüketici kredilerinde 23,1 milyar lira (yüzde 47) düzeyinde bir artış olduğunun görüldüğü ifade edilen açıklamaya, şöyle devam edildi:

“Bu durum, tüketici kredilerindeki büyümenin yüzde 50'den fazlasının ihtiyaç ve diğer tüketici kredilerinden kaynaklandığını göstermektedir.
Bahse konu kredilerin bir yıldan daha uzun vadeli olanları dikkate alındığında söz konusu büyüme oranı yüzde 54 seviyesine yükselmektedir.

İhtiyaç ve diğer tüketici kredilerinin gelişimi banka grupları bazında incelendiğinde ise bahse konu artışın büyük bir kısmının kamu bankaları ile yerli özel bankalardan kaynaklandığı ortaya çıkmaktadır. Nitekim söz konusu banka grupları için Nisan 2010–Nisan 2011 dönemine ilişkin büyüme oranları sırasıyla yüzde 54 ve yüzde 49 olarak gerçekleşmiştir.

Bu gelişmeler, hem konut ve taşıt kredisi dışında tüketici kredisi kullanacakların daha temkinli olmalarını hem de belirtilen nitelikte kredi kullandırım tercihinde bulunan bankaların bahse konu kullandırımlarda daha ihtiyatlı hareket etmelerini sağlayacak uygulamalar geliştirilmesi gereğine işaret etmektedir.

Zira, ihtiyaç ve diğer tüketici kredilerinin teminatında taşıt veya konut kredilerinde olduğu gibi fiziki bir teminatın genellikle bulunmaması ve uzun vadeler nedeniyle taksit tutarının düşük olması hane halklarının talebini olumlu yönde etkilemekte ancak, bankaların sermaye yeterliliği hesaplamalarında bahse konu nitelikteki krediler yüzde 100 oranında risk ağırlıklandırmasına tabi tutulmaktadır.”

TAŞIT VE KONUT KREDİSİ DIŞINDA

Açıklamada bu nedenle, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 16 Haziran 2011 tarihli toplantısında yapılan değerlendirmede, taşıt ve konut kredisi dışındaki tüketici kredileri için genel karşılık oranlarının artırılmasının ve 22 Mart 2008 tarih ve 26824 sayılı Resmi Gazete;de yayımlanan kredi kartı harcamalarından kaynaklı kredi alacaklarının kalan vadelerine göre risk ağırlığına tabi tutulması benzeri bir yaklaşımın konut ve taşıt dışındaki tüketici kredilerine de uyarlanmasının uygun olacağı sonucuna varıldığı belirtildi.

BDDK açıklamasında, bugünden itibaren kullandırılacak krediler için geçerli olacak düzenlemeler şöyle sıralandı:

Tüketici kredilerinin toplam kredilere oranı yüzde 20'nin üzerinde olan bankalar ile taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerine ilişkin tahsili gecikmiş alacaklar oranı yüzde 8'in üzerinde bulunan bankalarca kullandırılacak taşıt ve konut kredisi dışındaki tüketici kredilerine ilişkin genel karşılık oranının Birinci Grup-Standart Nitelikli Krediler ve Diğer Alacaklar arasında izlenenler için yüzde dört, İkinci Grup-Yakın İzlemedeki Krediler ve Diğer Alacaklar arasında izlenenler için yüzde sekiz olarak uygulanacak.

-Bu kredilerden sözleşme koşulları ilk ödeme planının uzatılmasına yönelik olarak değiştirilecekler için en az yüzde 10 oranında genel karşılık ayrılacak.

-Söz konusu genel karşılık oranlarının artırılmasına bağlı olarak bankalar açısından oluşabilecek rekabet dezavantajı göz önünde bulundurularak, bahse konu yaklaşım finansman şirketlerine de uygulanacak.

-Tüketici kredilerinin uzun vadelere yayılmasının uzun vadede ortaya çıkarabileceği riskler göz önünde bulundurularak, daha önce kredi kartı alacakları için getirilmiş olan kalan vadeye bağlı risk ağırlıklandırma yönteminin bir benzerinin taşıt ve konut kredisi dışındaki tüketici kredileri için de uygulanmasını ve bu bağlamda, bankaların sermaye yeterliliklerinin hesaplanmasında taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerinden kalan vadesi bir yıl ile iki yıl arasında olanlar için risk ağırlığının yüzde yüz elli, iki yıldan fazla olanlar için ise yüzde iki yüz olarak dikkate alınacak.

NOT: İyi güzelde ihtiyacı olan vatandaş ne yapacak. Asıl sıkıntıda olan tüketici kredisinin bireysel cephesinde talepkar olan. Yani konut ve taşıt dışı bireysel kredi talep edenler. Onu düşünen yok. Şartlar zorlaştırılarak onlara kredi vermeyin demek istiyorlar. Bir tarafı yapayım derken sosyal tarafı yıktıklarının farkında değiller. Şimdi belli oldu tedbirleri niye seçim sonuna aldıkları. Devir tefeci devri. Yeniden hortlayacak.

PİYASALAR
• Amerika büyümeye destek olmak uğruna faileri artırmamakta direniyor. Ucuz para politikasına devam diyor.Ama yükselen enflasyondabas bas “ faiz artır” diye bağırıyor. FED kararının ardından küresel bazda toplu satışlar geldi. ABD tahvil getirileri geriliyor.
• Yunanistan düzelmeden Euro/dolar dalgalanması devam edecektir. Bu arada İşviçre frangı aldı başını gidiyor.
• IMKB tedirgin. Bir taraftan maniplasyonlar. Tutuklamalar. Keriz silkelemeler. Dikkat ediyorum hep aynı isimler. Mecnur Çolak ve avenesi. Öbür tarafta millet insider trading'ten köşe dönmeye devam ediyor. Yatlar, kotralar son model arabalar altlarında gezen üst düzey yöneticiler. Kim keriz diye düşünmeye başladım. Onların silkelediklerimi yoksa Mecnur avenesinin silkelediklerimi ?
• Borsa mehter yürüyüşü ile gider bu gidişle. Yabancıda olmazsa ortalıkta silkeleyecek kerizde bulunamaz. Aradan 25 yıl geçti. Hala başladığımız yerdeyiz.
• Üstüne birde JP Morgan duşu yedik. Morgan nötr olan notunu “ağırlığını azalt'a çevirdi. Ama TCMB oltaya gelmedi.
• Endeksin yükselmesi için bankaların yükünün hafiflemesi lazım. Bunun içinde tedbirlerin bankalar dışına kaydırılması lazım.
• Uluslar arası Petrol Ajansı reservleri serbest bırakınca petrol fiyatları düştü.
• PKK toplantısından faiz kararı çıkmayınca bono ve tahvil olumsuz tepki verdi.Bilindiği gibi PPK ocak ayından itibaren politik faize dokunmuyor. Ben burada tedbir yörüngesinin bundan sonra bankalar dışına kaymasını bekliyorum. Muhtemelen vergiler cihetinde birşeyler yapılacaktır diye bekliyorum. BDDK tebliği üzerine birde munzam artışı getirilseydi tepkiler fazla olurdu. Açıkcası faiz artışı isteyen yabancıların baskısı semere vermedi.

Dolara gelince; Türk lirasındaki değer kaybı sürüyor diyebiliriz. Geçtiğimiz hafta başından itibaren değer kaybı %2'yi geçen dolarda etken faktör yabancı çıkışı. Haftayıda 1.6345 üzerinden kapatan dolardaki gelişmeler temkinli gidişin sonucu. Bu nedenle kısa vade de dolarda fazla bir değişme beklemiyoruz. Parite cuma kapanışı itibariyle 1.4191 oldu.
PPK kararının arkasından yabancı çıkışı ile birlikte son 2 yılın en yüksek seviyesini test eden TL. Perşembe gününün kapanışı 1.6330 olmuştu. Haftalık değişme 1.5830-1.6345)

Borsa açısından haftaya bakarsak piyasaları JP MORGAN'ın Türkiye raporu tetikledi diyebiliriz.

Morgan'ın Türkiye için nötr olan tavsiyesini”ağırlığı azalt”olarak değiştirmesi satışların artmasında etken oldu ve 61.000'in altına indi. Daha sonra tepki alımları ile perşembe ve cuma günü nispeten toparlanarak haftayı 62.073'ten kapattı.
Bu hafta değişik ve oldukça hareketli bir hafta olacak. Piyasalar iç ve dış etmenlerin etkisinde hareket ederken, iç siyasal gelişmeler ön plana çıkacak.
Tahliye talepleri reddedilen milletvekillerinin durumu hassasiyetini koruyor. Tahliyeleri konusunda mahkeme dışında herkes (üniversite hocalarından, en saygın sözüne inanılır Hukukçulara kadar ve de her partiden milletvekilleri) kararın yanlışlığını savunurken, mahkeme direniyor. Siyasi partilerin tavrı önemli. BDP'liler Öcalan talimatına uyarak meclise girmeme kararı aldılar. CHP'nin bu konuda ne yapacağı merak ediliyor. MHP Meclise gireceğini söyledi. Seçim bitti ama tartışmaları bitmedi.
CHP'de Kurultay kavgası devam ediyor. Kırk yıllık CHP'liler yenilere partiyi bırakmak istemiyorlar anlaşılan. 650 imza bulurlarsa Kurultay'ı toplamaya çalışıyorlar. Bakalım göreceğiz.
Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.