• BIST 108.153
  • Altın 153,551
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C

Edirne turizmde dünya kenti olacak

Edirne turizmde dünya kenti olacak
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan 3 milyon turist sayısını 5 yıl içinde 10 milyona çıkarmayı hedefliyor.

İSTANBUL- Edirne, Türkiye’den dünyada en fazla turist çeken 100 kent arasına giren üç kentten biri. Euro Monitor’un araştırmasında ise 68’inci sırada yer alıyor. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan 3 milyon turist sayısını 5 yıl içinde 10 milyona çıkarmayı hedefliyor.

Antik Yunan’dan Osmanlılara kadar birçok medeniyete başkentlik yapmış bir il Edirne. Uluslararası araştırmalara göre Floransa’dan sonra en fazla tarihi varlığa sahip ikinci kent. Fatih Sultan Mehmet’in doğum yeri. Bu zenginlik önemli bir turizm potansiyeli yaratıyor ve bölgede en fazla turist çeken kentlerden biri Edirne. Belediye Başkanı Recep Gürkan, şu anda 3 milyon olan turist sayısını on yıl içinde 10 milyona çıkarmayı hedefliyor. Bu konuda kentin tüm ilgili kurumlarıyla birlikte bir turizm master planı hazırlanıyor. Ünlü otel zincirlerinden Ramada’nın faaliyete başladığı, Hilton’un yer aradığı Edirne ile ilgili başkan Recep Gürkan hedeflerini şöyle anlattı:

edirne.jpegBaşkanlığınızın dördüncü yılına yaklaşıyorsunuz. Görev sürecinizi değerlendirir misiniz?

30 Mart seçimlerinde belediye başkanı oldum ve göreve başladım. Yaklaşık 3.5 yıldır görev yapıyorum. Geldiğimde temel belediyecilik hizmetleri açısından yani alt yapı, içme suyu, yol gibi hizmetler açısından çok eksikler vardı. Ancak kentleri sadece alt yapı hizmetleri ile dünya kenti yapamazsınız. Kentin kimliğine uygun kültürle, sanatla ve istihdama dönük sosyo kültürel ve sosyo ekonomik çalışmalarla desteklemeniz ve geliştirmeniz lazım. Bir gün otururken bir üniversite öğrencisi tweet attı bana. Seçimlerde sıraladığım 43 projeyi listelemiş gönderdi. Ben de masama koydum. Gerçekleştirdikçe üzerini çiziyorum.

edirne-001.jpegÜç buçuk yılda kaçını çizdiniz? 

Bugün itibari ile 43 projenin 38’ini gerçekleştirdik. Kalan bir buçuk yılda da onları gerçekleştireceğiz. Ben göreve başladığımda bütün kurum yöneticileri birbiriyle kavgalıydı Edirne’de. Belediye başkanı valiyle, borsa başkanı ziraat odasıyla kavgalıydı ve kaotik bir durum vardı. Türkiye’de eğer iki kurum yöneticisi birbiri ile medeni ölçüde ilişki kurmazsa işler yürümüyor. Önce barış ve huzuru tesis etmeye çalıştım. Hatta benim en büyük projem buydu. Edirne’nin barış ve huzur kenti olması kentin tarihi kimliğine de uygun bir tanım. Bizim binamızın duvarında bir tablo var. Tabloda 1902 yılının belediye başkanı ve 12 meclis üyesi resmedilmiş. 6’sı Türk ve Müslüman. Diğerleri ise bir İtalyan, bir Rum, bir Ermeni, bir Romen ve bir Yahudi’den oluşuyor. Yani Edirne kimliğiyle, dokusuyla toplumsal uzlaşmacı, birlikte iş yapma kültürünü fiilen yaşama geçirmiş bir kent.

Herkesi bir araya getirmeyi başarabildiniz mi?

Sağ olsun diğer yöneticiler destek verdi. Bugün Edirne’de bir çalışma yapılacaksa hangi partiden olduğuna bakılmaksızın tüm partilerin il başkanları ortak payda altında buluşup projelerimizi gerçekleştiriyoruz. 31 meclis üyemiz var. Herkes elini taşın altına koydu. Bu şunu getiriyor. Bir kentin gelişimini ilerlemesine yönelik projeler üretirseniz, ortak aklı devreye sokarsanız, bu projeleri ben yaptım değil biz yaptık mantığı ile oluşturur ve uygulamaya taşırsanız ardından mutlaka başarı geliyor. O durumda herkes üretilen projede kendinden bir şeyler buluyor. İçme suyu sorunumuzu Veysel Eroğlu ile protokol oluşturarak çözdük. Yılda 20 milyon metreküp temiz su getiriyoruz. Evsel atıkları arıtacak arıtma tesisimiz yoktu, 5 Ekim’de başladık. Aralıkta içme suyu şebekesi ve  kanalizasyon yenileniyor.

Nasıl bir Edirne hayali ile yola çıktınız?

Edirne’nin geçmişte tarım ağırlıklı bir kimliği vardır. Hatta bir dönem nüfusun yüzde 72’si tarımla geçiniyor. Ama bugün geldiğimiz noktada miras hukuku ile tarlaların, arazilerin parçalanmış küçülmüş olması tarımın gittikçe değerini azalttı. Bugün Edirne’yi üç saç ayağı üzerine oturtuyoruz. Tarih ve kültür, eğitim ve turizm… Muhteşem bir tarih ve kültürel mirasa sahip. Ama kendimizi mirasçı olarak değil emanetçi olarak görüyoruz. Aldığımızdan daha iyi bir şekilde gelecek kuşaklara devredelim.

Üçüncü saç ayağını turizm olarak açıkladınız. Bu konuya yaklaşımınız nedir? 

Tarımın gerilemesinden sonra hem doğal, hem tarih, hem kültürel dokusunun çok güçlü olmasından dolayı ki Edirne metrekareye düşen tarihi eser bakımından dünyada Floransa’da sonra ikinci kenttir. Biz bu zenginliği turizme açarak, yeni destinasyonlar yaratarak Edirne’ye gelen turist sayısını arttırıp hem de konaklama süresini arttırarak, turizm gelirlerinden kentimize büyük bir pay ayırmalıyız, dedik. 

Siz turizmi canlandırmak için neler yapıyorsunuz? 

Turizmi canlandıracak projeler oluşturduk. Edirne’ye nisandan başlayarak olağanüstü sayıda otobüs geliyor. Bir turizm otogarı yapmayı düşünüyoruz. Bunu başka ülkelerde olduğu gibi tarihi eserlerin çok yakınına sokmamak için yapacağız. Çünkü yarattıkları rezonans ve egzos gazı ile zaman içinde tarihi dokuya zarar veriyorlar. Büyük araçları bu otogarda toplamayı düşünüyoruz. İkincisi UNESCO miras listesinde kentimizin tacı Selimiye Camii ve külliyesinin 360 derece etrafında rekreasyon projesi yaptık. Bu bölgeyi tamamen kötü görünümlü binalardan çirkin binalardan arındıracağız. Burasını yaya bölgesi olarak düzenleyeceğiz. Bunu yaptığımızda Selimiye’nin muhteşemliği daha çok ortaya çıkacak. Çünkü Selimiye sadece bir ibadethane değil insanlığın kültürel bir anıtı.

Gelen turist sayısı nedir?

Edirne’ye 3 milyon turist geliyor. Bu sayıyı onyıl içinde 10 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. Başarabileceğimiz bir hedef. Bunun için turizm master planı hazırlanıyor. Yatak sayısını arttırmaya çalışıyoruz. 5.200 yatak kapasitesine ulaştık. Hosteller kurulmaya başlandı. Demek ki diyoruz Edirneliler de bu işe girdi.

Halkı nasıl katıyorsunuz?

Otel zincirleri geliyor. Ramada geldi, Hilton yer bakıyor. Yavaş yavaş pansiyonculuk başlıyor. Tarihi konaklar butik otel oluyor. Biz de Esnaf Sanatkar Odaları ile pansiyon yapanları eğitime alacağız. Esnafın eğitimi çok önemli. Ulaşım çok önemli. Şimdi bir de turistin bütün ihtiyaçlarına cevap vermek gerekiyor ki o alanlardan biri olan gastronomide çok ciddi çalışmamız var. 6 -8 Aralık’taki Gastronomi Fuarı’nın sponsorlarından biri biziz. Basılı yayınlar oluşturma gibi, bir de eğlence merkezi oluşturmaya çalışıyoruz. Bir eğlence sokağı gibi. Adası gibi. İki yerimiz var. Buralarla ilgili işyeri sahipleri ile görüşmelerimiz sürüyor.

Edirne’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Nüfusun artmasını istemiyoruz. 200 bin nüfusumuz var. 250 bini geçmek istemiyoruz. Kültürel dokuyu bozmak istemiyoruz. Yüzde 20 göç vardır ama getto yoktur bu kentte. Yatırımcı geldi arsa almış, otele yatırımına  yönlendirdim. Ben hem Selimiye’nin hem de kentin silüetini korumak için kat sınırı getirdim. Yatay yapılaşmaya dönüyoruz. Yeni bir Edirne Akademisi kurduk. Demokrasi, medya, etik gibi konularda eğitim veriyoruz. Siyasetçiler, gazeteciler, yazarlar, gurmeler eğtimci olacak.

Sanayi ve tarımın durumu nedir?

Sanayide 2004’te yapılan Trakya 1/100 binlik planları çerçevesinde sanayi, tarım, turizm bölgelerini plana işledik. O plan yapılırken ağır sanayiyi Çerkezköy’e bıraktık. Edirne’de doğayla uyumlu sanayiler istiyoruz. Bir organize sanayi bölgemiz var. 41 parselli doldu gibi. 15’i faaliyette. Yakında bisiklet fabrikası gelecek. Çevreyi kirletmeyen sanayilere açığız.

ÜÇÜNCÜ KENT OLDU

Edirne dünya listelerine giren üç kentten biri değil mi?

Alman ve İngilizlerin güçlü araştırma kuruluşları var. Bunlardan biri Statiska diğeri Euro Monitor. Dünyadaki turizm trendlerini takip eden kuruluşlar. Statiska’ya göre en çok turist çeken kentler arasında Edirne 68’inci sırada. Dünyada artık ülkeler değil şehirler yarışıyor.  2014 rakamları ile Euro Monitor bizi 61’inci sıraya taşıdı. 2016’da maalesef Türkiye’deki kentlerin durumu kötüydü. Bizde de bir gerileme var ama yine de en fazla turist çeken kentler arasında 68’inci sıradayız. Bu kriterler 24 saat kalış esasına göre belirleniyor. Kapıkule’den giren çıkanlara göre de değil bu.

 

ŞAHANE PROJE DEVAM EDİYOR

 

Şahane adında bir projeniz vardı. Ne aşamada?

Selimiye’yi ustalık eseri olarak niteleyen Mimar Sinan’ın bu kente verdiği öneme bir saygı olarak Çekül  Vakfı başkanı Metin Sözen danışmanlığında yaptığımız bir proje var. Şahane projesi. Mimar Sinan’ın dünyadan seçtiğimiz 99 eserinin Minia parkı. Kapıkule yolunda Hıdırbaba tepesinde yapıyoruz. Projesi bitti, Selimiye’yi merkeze alarak bu eserlerin maketini yapacağız. Çocukları da getirebilmek için 21 masal kahramanından oluşan masal kenti yapacağız. Bir de Mimar Sinan eserleri araştırma merkezi kuracağız. Mimar Sinan eserlerinin hem aslı hem de dijital ortamda sergileneceği merkezde araştırmacılar özgürce çalışabilecekler.

Kaç müze var kentte?

1982’de kapanan tarihi bir Elektrik İdaresi binası vardı. İki yılda restore ettik. Kültür merkezi ve nikah salonu yaptık. Yine tarihi bir konak vardı. Restore etmiştik. İttihat Terakki’nin gizli toplantılarının yapıldığı konak. Valilikten aldık. Oraya Edirne kent müzesini kurduk. Edirne’nin 8300 yıllık tarihini anlatan bir düzenleme yaptık. Şu anda 9 müze oldu. Amacımız 5 yıl içinde müze sayısını 20’ye çıkarmak.

GELECEĞE TAŞIYORUZ

Kırkpınar Güreşleri de önemli. Bu konuda neler yapıyorsunuz?

6 ay önce bir birlik kurduk. Yağlı güreşin gelenekselliğini korumak ve kurallarını oluşturmak için. 39 üyemiz var, 45 olacak. Er meydanını yeniliyoruz. UNESCO kültür miras listesinde. Güreşlerle turizmde ciddi ivme kazandıracağız. Gelecek kuşaklara sağlam bir şekilde taşımak çabamız var.

KADINLARI ÖZGÜR KENT

Eğitimi desteklemek için neler yapıyorsunuz?

Edirne bir eğitim kenti. Bütün Osmanlı döneminde Türkiye’nin en başarılı kentlerinden biri. Gelişkin bir üniversitemiz var. Özellikle ailelerin kız çocuklarını güvenle gönderdikleri bir kent. Asayiş olayları yok. Kız çocuklarına hem korumacı hem de özgürlüklerine müdahale etmeyen bir anlayışımız var. Çünkü Edirne aynı zamanda özgürlüklerin kenti. Burada bir kız çocuğu gece ikide üçte tek başına dolaşabilir. Yine belediye olarak kadınlarla ilgili aldığımız iki karardan bahsetmek istiyorum. 2015’te kadına şiddet, tecavüz, taciz gibi suçlardan ceza almış kişilere toplu ulaşımda görev vermiyoruz. İkinci kararımız gece saat 22.00’den itibaren kadınlar durak harici istediği yerde durabilir. Evlerine yakın olacak yerlerde inebilmeleri için. Bunu Türkiye’de ilk biz yaptık bizden sonra İstanbul yaptı. Üçüncüsü 2016 Ağustos’ta 8 hatta 24.00’ten sonra kesintisiz ulaşıma geçtik. Bu da bir ilktir. 2 ay sonra Londra metrosu gece 12’den sonra iki hattı çalıştırmaya başladı.

Kaynak: Hürriyet, Jale Özgentürk
Bu haber toplam 1013 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.