• BIST 102.410
  • Altın 186,954
  • Dolar 4,4877
  • Euro 5,2816
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 15 °C

Dünyanın en zengin ülkesi Katar

Dünyanın en zengin ülkesi Katar
Körfez ülkelerinden Katar'ın geçen yıl Lüksemburg'u da geçerek dünyanın en zengin ülkesi haline geldiği bildirildi.

DUBAİ - Körfez ülkelerinden Katar'ın geçen yıl Lüksemburg'u da geçerek dünyanın en zengin ülkesi haline geldiği bildirildi. Doğal gaz zengini Katar'ın servetinin ABD'nin servetini de neredeyse ikiye katladığı ifade edildi. Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayınlanan verilere göre Katar'ın kişi başına düşen gayri safi milli hasılası geçen yıl 88 bin 221 dolara ulaştı. Bu rakamın 2016'da 111 bin 963 doları bulabileceği tahmin ediliyor.
Beş yıl sonraki tahminlere göre Lüksemburg'un kişi başına düşen gayri safi milli hasılası 94 bin 621 dolar, Singapur'un 70 bin 992 dolar ve ABD'nin ise 55 bin 622 dolar olacak. IMF, Katar'ın iki yıl üstüste dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip olacağını belirtti. Nüfusu ancak 850 bini bulan Katar, dünyanın halen en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatçısı konumunda ve yakın zamanda yıllık 77 milyon ton hedefine ulaştığını açıkladı.
2022 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanan ve milyar dolarlık altyapı projelerini hayata geçiren Katar'ın ekonomisinin bu yıl yüzde 16 büyümesi ve bütçesinin 6.1 milyar dolar fazlalık vermesi bekleniyor. Kaynaklara göre dünyadaki en büyük servet fonlarından birine sahip Katar, önümüzdeki beş yıl boyunca inşaat ve enerji projelerine 125 milyar doların üzerine harcama yapacak.

legarde1.jpg

Dünya ekonomisi yeni bir tehlikeli döneme girdi


WASHINGTON -Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, küresel ekonominin yeni bir tehlikeli döneme girdiği uyarısında bulunarak, ağır borç yükünün toparlanmayı engellediğini bildirdi.
Lagarde, Dünya Bankası IMF yıllık toplantılarının ardı ndan yaptığı açıklamada, küresel ekonominin kurtarılması için tüm ülkelerin birlikte ve hızlı hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, küresel ekonominin karşı karşıya bulunduğu tehlikelerin üstesinden gelmek için kararlı bir biçimde hareket etmek üzere fikir birliğine vardıklarını belirtti.
Ülkelerin artan riskler karşısında birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Lagarde, bankaların daha fazla sermayeye sahip olması, hükümetlerin borçları kontrol altına alabilmek için daha güvenilir planlara ihtiyacı olduğunu kaydetti.
Lagarde, bazı hükümetlerin, artan açıklarını azaltmak konusunda irade eksikliği içinde bulunmasından kaygılandığını dile getirerek, küresel ekonomi konusunda yapılması gereken iş konusunda yolu ancak yarıladıklarına vurgu yaptı.
Avrupa'nın üzerinde kara bulutlar olduğunu, ABD'de büyük belirsizlik bulunduğunu ifade eden Lagarde, "Kimse kendini ayrı tutmasın, birlikte hareket etmezsek dünya ekonomisini kurtaramayız" dedi.
IMF'e üye 187 ülkenin ekonomi ve maliye bakanları, iki gün süren toplantılarda, yeni bir küresel krizi önlemenin arayışına girdi ve iddialı bir kurtarma planıyla borç krizini çözmek konusunda Avrupa ülkelerine baskılarını artırdı ancak, yeni eylem planına ilişkin görüş ayrılıkları olduğunu gösteren işaretler var.
Avrupa dışındaki ve ABD'li yetkililer, krizin kendi ekonomileri ve finansal piyasalar üzerindeki etkilerinden endişe duyarken, Avrupalı mevkidaşları için kıtada temerrütün olası domino etkisini engellemek üzere zamanın azaldığı uyarısında bulundu.
ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner, üst üste temerrüt tehdidinin, bankalara yayılması ve felaket tehlikesinin masaya yatırılması gerektiğine dikkati çekerek, bölgesel problemlere kesin çözümler sağlayacak kararların kriz daha ciddi hale gelinceye kadar bekleyemeyeceğini vurguladı.
Geithner, Avrupalı hükümetlerin, piyasalardaki kaygıları yatıştı rmak üzere daha güçlü bir destek sağlamak için Avrupa Merkez Bankası ile birlikte hareket etmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Kanada Merkez Bankası Başkanı Mark Carney ise problemlerin üstesinden gelmek için mevcut Avrupa kurtarma fonunun hacminin iki kattan fazla artırılarak 1 trilyon avroya çıkarılmasını önerdi.

-IMF'NİN KAYNAKLARI KONUSUNDA ABD VE ÇİN GÖRÜŞ AYRILIĞINDA-

Öte yandan iki gün süren toplantılarda ABD ve Çin'in, IMF'in kaynaklar ının büyüklüğü konusunda taban tabana zıt oldukları görüldü.
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD, fonun kaynaklarının yeterli oldu ğunu savunurken, Avro Bölgesi'nde yaşanan kriz karşısında Fonun kaynaklarının yetersiz olduğu konusunda endişelerini dile getirdi.
Çin Merkez Bankası Başkanı Zhou Şiaochuan, Avro Bölgesi'ndeki kamu borcu sorunu artmaya devam ettikçe, üye ülkelerin IMF'den finansman talebinin olağanüstü biçimde artacağına dikkati çekerek, krizden etkilenen ülkelerin potansiyel ihtiyaçlarını karşılamak için mevcut finansal kaynaklarının yeterli olamayabileceğini öne sürdü.
IMF Başkanı Lagarde da Fonun yaklaşık 400 milyar dolar düzeyindeki kredi kapasitenin, mevcut ihtiyaçlar için yeterli göründüğünü ancak bazı ülkelerin potansiyel ihtiyaçları karşısında yetersiz kalabileceğini öne sürerek, ihtiyaçların tartışılmasının faydalı olacağını vurguladı.
ABD Hazine Bakanlığı'ndan ismi açıklanmayan bir yetkili ise Fonun kaynaklarının yeterli olduğunu savundu ve Fona daimi üye ülkelerin katkılarını n iki kat artırılmasını öngören 2010 yılı Kasım ayında sa ğlanan anlaşmayı hatırlattı.
Ancak, anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Fona üye ülkelerin parlamentolarının onaylaması gerekiyor.
IMF'nin politikalarının oluşturulduğu organ olan IMFC'nin 24'üncü toplantısının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, 2010 kota ve yönetim reformunun 2012'deki yıllık toplantılara kadar yürürlüğe girmesi hedefinin karşılanmasına yönelik çabaların yoğunlaştırılacağı belirtildi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.