• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -2 °C

Dubai'de Türkiye'nin fiyaskosu

Dubai'de Türkiye'nin fiyaskosu
Dubai’de zincir otellerin birinin genel müdürü Sabri Işık, Dubai Fuarı'nda Türkiye tanıtımındaki fiyaskoyu bir mektupla bildirerek yetkilileri uyardı.

DUBAİ- Dünyanın gözünün üzerinde olduğu ve son yıllardaki turizmdeki atılımları, yatırımları ile dikkkati çeken Dubai'de düzenlenen ATM Fuarı, dünya fuarları arasında önemli bir yere geldi. Londra, Berlin, Moskova, Milano, Madrid fuarları arasında yerini bulan Dubai ATM Fuarı'na Avrupa, Afrika, Amerika, Rusya ve Asya'dan turizmciler akın etti.
"Körfez Ülkeleri pazarından ülkeler pay almak için kıyasıya yarışırken, bu yarışta Türkiye'nin durumunu ve fuar gözlemlerini Dubai"de zincir otellerden birinin genel müdürü olan Sabri Işık, bir mektupla açıkladı. Işık,
"Dubai Fuarı'nda Türkiye'nin tanıtımı yoktu. Türkiye turizmde geri kalıyor. turizmi öğrettiğimiz ülkeler bizi geçti. Turizm elimizden bir yıldız gibi kayıp gidecek"dedi.

Sabri Işık, 6-9 mayıs 2008 tarihleri arasında katıldığı Dubai"de uluslararası ve bölgenin en büyük turizm fuarındaki gözlemlerini şöyle yazdı:



ATM DUBAİ TURİZM FUARI

Artık birileri bu işe sahip çıkmalı yoksa geleceğimiz turizm elimizden bir yıldız gibi kayıp gidecek. Bir turizmci olarak memleketten uzaklarda Türkiye turizminin gelişimini fuarlardan ve sizlerin sitesinden takip ediyorum. 25 yıllık turizmciyim 10 yılı acentacılık 15 yılımı da üst düzey otelci olarak çalıştım ve hala Dubai"de zincir otellerden birinde genel müdür olarak çalışıyorum. 6-9 mayıs 2008 tarihleri arasında Dubai"de uluslararası ve bölgenin en büyük turizm fuarı yapıldı.

Fuardaki izlenimlerini turizm camiası ile aracılığınızla paylaşmak  ve içimdekileri artık daha fazla taşıyamayacağımı anlayarak yazmak istedim. Belki yetkliler artık bu meseleye sahip çıkarlar,

Yoksa çok kısa zaman içerisinde çocuklarımızın geleceği olan turizm elimizden bir yıldız gibi kayıp gidecektir,

Ben Dubai ye ilk defa 1993 senesinde yani 15 yıl önce geldiğimde Dubai"nin ana caddesi olan Sheikh Zayed Road üzerinde 3 adet 10 katlı apatmanlar vardı ve tamamen bir çöldü. Bilenler bilir.  Jumeyrah sahilinde sadece 1 resort otel vardı 1990 li yıllarda oda Chicago Beach oteliydi.

Bakın 15 yıl sonra aynı caddede neler olmuş. Bulutların üstüne çıkan 100"lerce gökdelen yapılmış ve yapılmaya devam ediyor.

Bu gün ise bizden turizmi öğrenen ve ülkemizi örnek alan Dubai"de 15 yılda apart otelleri ile birlikte 10 bin yatak kapasitesinden 1 milyon yatak kapasitesine ulaştı. Bir hava yolu şirketinden 3 hava yolu şirketine ve 15 uçaktan 250 uçaklara ulaştı.

 



Bunu nasıl başardılar?

Öncelikle ülkeyi yönetenler milliyetçi düşünerek halkının geleceğini garanti altına almak için kolları sıvadılar ve çalışmaya başladılar. İşte geldikleri noktada herkesin ve tüm dünyanın gıpta ile baktığı bir şehir bir ülke yarattılar. 15 yıldır bu ülkede elektrik kesildiğini, suların kesildiğini görmedim duymadım.

Yine bu günkü yöneticileri 2050 yılında BAE ithiyacı olacak enerjiyi hesaplayarak elektrik enerji santralleri kurmaya başladılar. 2010 yılında tamamlanacak. Yani bu ülke 2050 yılına 2010 yılında hazır olacaktır.




DUBAI FUARI

Dubai emirliği bu yıl 15 milyon turist ağırlamayı hedefledi ve ilk çeyrekte gelen sayı bu hedefi aşacaklarına dair işaret veriyor.

Peki Biz ne yapıyoruz?  Geleceğimiz olan Turizm sektörü için Devletçe milletçe ve sektör temsilcileri dernekler birlikler federasyonlar olarak re yapıyoruz?

Türkiyenin Dubai ATM fuarındaki standı oldukça büyüktü.  Sanırım 500 m2 üzerinde vardı. Tahmin yürütüyorum çünkü fuarda  Turizm Bakanlığı"nın temsilcisi olduğunu öğrendiğim Emin Kaya ile tanışmak için fuar süresi boyunca her gün standa gittim. Tanışmak ve düşüncelerimi paylaşmak istedim,  ancak kendileri yoktu.  Kimseyle görüşerek bilgi alamadığım için tahmini olarak bir rakam söylüyorum.

Stand kırmızı-beyaz renkte idi. Ülkemizin hiç bir köşesinden, tarihinden kültüründen esintisi olmayan, düz anlamsız bir haldeydi.  "Bu kadarmı beceriksiz mimarlarımız var?" dedirtecek kadar kötü bir standla güzelim ülkemizi temsil etmeye çalışmışlardı. Beğenmediğimiz bir çok ülkenin standı bizimkinden daha anlamlı gösterişli ve çekici idi. Ülkelerinin tarihi ve kültürel esintilerini yansıtan, el sanatları ile pekiştirilmiş sergilerle, sanatçılarla gösteriyorlardı. Onlar gelen profesyonel ziyaretçilerin dikkatlerini kendi stantlarına çekmeye çalışırken, bizimkilerde Türkiye logolu kağıt peçete paketleri dağıtarak bunu yapmaya çalışıyorlardı.



TORPİLLİ BÜROKRATLAR TÜRKİYE"Yİ KÜÇÜK DÜŞÜRÜYOR

Çok yazıktı... Turizm Bakanı Ertuğrul Günay yazılarını ve demeçlerini takip ettiğim kadar oldukça yenilikçi kültürlü ve vizyonu açık bir kişi idi. Ayrıca çok şanslı bir bakan olduğunu düşünüyorum. Çünkü yanında başarılı bürokratlar var. Özellikle Tanıtma Genel Müdürü Özgür Özaslan bunlardan birisi olarak göze çarpıyor. Yaklaşık 2 yıl önceki ATM fuarında kendisiyle tanıştım. Kültürlü açık ve özgür görüşlü bir bürokrat olarak gördüm. Sonra yaptıklarını medyadan takip ettim. Başarılı ve özverili bir bürokratımız olduğunu gördüm.

Peki nasıl ve nerede bu yanlışı yapıyorlar?
Sayın bakan ve bürokratları; bence bu önemli bölgelere gönderilen ve tayin edilen tanıtma ve kültür müşaviri arkadaşların belli başlı özelliklere sahip olmaları gerekiyor. Belki de bir takım testlerden ve eğitimlerden geçirilerek gönderilmesi gerekliliğine inanıyorum

Yabancı dil bilmeledi şarttır.  En azından çok iyi ingilizce bilmeleri gerekiyor. Turizm ve kültür tecrübesi en az 10-15 yıl olması şarttır.  Ülkesini çok iyi tanıyor olması şarttır.  En önemlisi sosyal olması çok önemlidir.

YARIM MİLYONLUK İÇLER ACISI BAKANLIK STANDI

Bunların hiç birisini taşımayan bir bürokrat, onun bunun akrabası veya bir siyasetcinin torpili ile atanırsa sonucu böyle oluyor. Bunun adı ülkeye ihanetten başka bir şey değildir.

Yani anlayacağınız bu özellikleri olmayan yetkililer ancaık bu kadar kötü zevksiz bir tasarım yapabilir. Dubai"nin  şartlarına göre bu standa en az yarım milyon USD harcanmıştır diye tahmin ediyorum. Bu paralar nasıl bu kadar acımasızca saçılır bir anlam veremiyorum.  İçim acıdı ve bu yazıyı yazarken acımaya devam ediyor. Bu üzüntüm bir süre daha devam edecektir.


Türkiye"den bir çok katılımcı vardı. Meslektaşlarım otelci ve acenta olarak ve bana dert yandılar.  "Bu kadar kötü bir organizasyon olmaz" dediler. Dubai fuarında 9 metrekare için katılımcılardan 4500 Dolar alınmış, karşılığında ise 2 beyaz duvar ve 1 masa 2 sandalye verilmiş.

“Bu şikayetlerinizi Dubai Tanıtma Müşevirine aktardınız mı?” deyince aldığım cevap çok ilginçti.
“Biz Emin Kaya"yı gelmeden maille ve telefonla tanıdık.  Fuara gelrdim, ama şahsen tanışma şerefine nail olamadık dediler”
Sizce garip değilmi? Nerade yanlış yaptık devletçe ve milletçe?

Fuara bakanlık standında kalınalar gelen misafirlerini hiç bir ikramda bulunmadan göndermek zorunda kalmışlar.  Yanlarında getirdikleri çerez ve lokumlar ikram etmişler.  Sadece içecek hiç bir ikram yok. Bırakın çay kahve ikramını, ikram için Allah"ın bir bardak suyu bile yoktu. Nerede kaldı Türk misafirperverliğimiz?  Nerede geleneksel Türk kahvemiz? Nerede çayımız? Nerede baklavamız?  

Gelelim sektörün temsilcilerine,derneklerine birliklerine ve federasyonlarına;

 

TUROFED,

TÜROFED Başkanı Ahmet Barut"un Türk turizmi üzerine yaptığı açıklamaları ve haberleri haber sitenizde okumuş ve hayran kalmıştım. Çalışkanlığına, sektörüne sahiplenmesine ve vizyonuna bakarak Türk turizminin ihtiyacı olar birisi diye düşünmüştüm. Ancak TÜROFED , Dubai Fuarı"nda beni hayak kırıklığına uğrattı. Fuara yeterince hazırlanmamanın ve TÜROFED standının durumunun bakanlığın oradaki yerel görevlilerinin ilgisizliğinden kaynaklandığını öğrendik. Ancak böyle büyük bir kuruluş daracık bir stand ve hiç bir tanıtım mataryeli olmadan karşıma çıkınca şaşırdım kaldım.  Başkanın bu ülkelere önem vermediğini sanıyorum.  Ama bu şekilde olacaksa,  hiç katılmamak daha iyi diyorum. En azından var olan konumunu zedelememiş olur.  Acizane tavsiyem TÜROFED üyelerinin destiğiyle bu fuarda daha güçlü yer alırsa bakanlığa rağmen böyle durumlardan kurtulur. Olması gerekende budur.

 

TUROB,

Her fuarda olduğu gibi layıkı ile üyelerini ve ülkemizi temsil etmeye çalışan bir birlik olduğunu burada tekrar ispatladığını gördüm. Fuarın dört günü boyunca TUROB standı hiç boş kalmadı ve gelenlere sabırla İstanbul"u anlattılar. Bırakın İstanbul"u Türkiye"ye tanıtmak için çalıştılar. Üyelerinin tanıtımını son derece profesyonelce yapmaya çalıştılar. istanbul broşürleri, katalogları ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti"ni tanıtmayı sürdürdüler. TUROB Başkanı Timur Bayındır ve şahsında yönetim kurulu ile tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum

 



TÜRSAB

Yıllarca  üyesi olduğum TÜRSAB"ın fuardaki hali ise hepsinden kötüydü. TÜRSAB"ı bıraktığımız yerlerde yellerin estiği ve sahipsiz zavallı bir konuma büründüğünü hissettim.  Sanki uzun ömrü kalmamış bir hasta gibiydi.  Çok yazıktı... Benim acentacılık yaptığım yıllarda 2 bin kadar üyesi olan TÜRASAB"ın şimdilerde üye sayısı 6 bine ulaşmış. Ancak büyüme ile birlikte hantallaşmış ve işlevini yapamaz hale gelmiş. Duabi"deki içler acısı durum yönetimin görevini yeterince yapamadığının en büyük göstergesi oldu.

TÜRSAB  9 metrekare köşe bir stand almıştı. İlk gün gittim. Yönetim Kurulu Üyesi Alper Maçkan ile tanıştım. Ankara beyefendisi ve işiyle ilgilenen bir meslektaşımdı. İkinci gün gittiğimde Alper bey standları dolaşırken Yönetim Kurulu Üyesi Nesrin Göçhan vardı. Adanalı, ilgili, nazik bir hanımdı.

Ancak 3.gün ve 4. gün TÜRSAB standı bomboştu.  Son iki gün TÜRSAB temsilcileri Dubai"nin cazibesine kapılıp geziye çıkmışlardı galiba.
Standı incelediğimde bu işi ne zaman önem vereceğimizi acı bir şekilde düşündüm.  TÜRSAB standındaki alınlık yazı sadece  "TÜRSAB" olarak yazılmıştu. Yani oranın Türkiye Seyahat acenteleri Birliği"nin standı olduğunu dünyaya gösterecek uluslararası hiçbir ibare yoktu.

 TÜRSAB yazısı benim için ve Türk turizmcileri için bir anlam taşıyor. Ancak TÜRSAB yazısı bu fuara 110 ülkeden gelen ziyaretçileri için hiç bir anlam taşımıyordu.  Yaklaşık 6 bin üyesi ve milyon dolarlar bütçesi olan,  asıl görevi Türkiye"nin pazarlanması olan bu birlik bu hataları nasıl yapar?

Üyelerini ve ülkesini layıki ile temsil etmiyorsa, standında bile üyelerini tanıtan bir kitapçığı listesi yoksa , bu birlik nedir ne iş yapar?  Bu birlik neden devam eder?  Ülkesini ve kendini anlatan bir parça broşürü bile yoksa ne yapıyor? Bu soruların cevabını orada bulamadım

Ama TÜRSAB, bu şekli ile neden fuarlara katılıyor? Niçin temsilci gönderiyor? Gönderdiği 2 temsilcisi için 5 bin dolar niçin harcıyor?

Bazen Türk televizyonlarında TÜRSAB başkanını izleme imkanım oluyor. Konuşmaları çok etkileyici milliyetçi duyguları öne çıkaran, ülkesini seven hizmetkar bir başkan imajı görüntüsü vardı.

Ancak 15 yıldır Dubai ATM fuarını ziyaret ederim. TÜRSAB"ın hiç bir etkinliğini, üyelerini ve ülkesini layıki ile temsil ettiğini görmedim. Bu anlayışla görmek te mümkün değil.

Dubai ATM fuarı 4 gün sürdü ve 4 gün boyunca tüm diğer ülkelerin birlikleri ve bakanlık temsilcilerinin katkıları ve katılımları ile tanıtım geceleri yapıldı. Yemekler yendi kültürel gösteriler yapıldı. Konuklarla  diğer ülkelerin sektör temsilcileri arasında sıcak temaslar kurularak ilişkiler pekiştirildi.

Peki Turizm Bakanlığımız,TÜRSAB, TÜROFED ne yaptılar? Dubai Fuarı"nda Türkiye cephesinde ses yoktu.  Çok yazık diyecek bir söz bulamıyorum. Açıkçası bu yazıyı okuyanların takdirine bırakıyorum,

 

THY,

Milli Havayolumuz Türk Hava Yolları"na Turizm Bakanlığı"nın içinde 30 metrekare bir stand verilmişti. “Milli gururumuz ve milli hava yolumuza bu durum hiç yakıştı mı? diye sorarsanız, bize göre “Maalesef yakışmadı.”

Çünkü sunum hatası vardı. Diğer havayollarının ve ülke tanıtım standlarının gösterişli standları yanında THY etkileyici değildi. Dünyanın diğer havayolları görkemli ve etkili standları ile dikkatleri üzerlerine toplarken milli hava yolumuzun standına kimseler uğramıyordu.

Konuşmak için bir THY yetkilisi aradım.  Ancak yerel personel dışında THY"nın BAE"deki Türk temsilcileri yoktu. 15 yıl önce THY"dan küçük ve zayıf Emirates Havayolları hem sayısal, hem kalite, hemde karlılık olarak THY"nın çok önünde koşuyor. THY"nin  bu mantık ve yaklaşımla rakiplerini  yakalaması çok zordiye düşünüyorum.


DUBAİ HAVALİMANINDA THY"NİN DURUMU
Cuma sabah saat 02:45 de THY uçağı ile Türkiye"den gelen bir meslektaşımı uğurlamaya havalimana gittim. THY yetkilileri gelmediği için kontuarlar açılmadı. Yerel hizmetleri veren Danata ile görüştük. “Yetkililer olmayınca açamayız” dediler.  Israrlarımız üzerine bir kontuar açıldı ve ekonomi uçan yolcular alınmaya başlandı.  Ancak Business kontuar 20 dakika sonra ısrarlarımız üzerine açıldı ve arkadaşımızı chek-in yaparak yolcu ettik.

Meslektaşım içeri geçti ve sabah 03:00 yakınarak “Beni uçurmuyorlar” diye cep telefonumdan aradı.
“Neden?” diye sordum. Elektronik bilet çıktısı olmadığı için uçurmadıklarını anlattı. Orada mutlaka Türk bir görevli olması gerektiğini belirterek onu bul ve konuşmasını söyledim. Arkadaşım 15 dakika sonra tekrar aradı.  Maalesef tüm yetkililer Arap"tı ve Türkçe bilen veya Türk bir yetkili olmadığını bildirdi.  
Havalimanındaki THY"nin yerel yetkilisi ile telefonla görüştüm. Elektronik biletlerin çıktısı olması zorunluluğu olmadığını pasaportunun ibrazı ile chek-in işlemlerinin yapılabileceğin, hatta bilet kontrolde bir sorun olmadığını ve yolcunun biniş kartının verildiğini söyleyerek ikna etmeye çalıştım.  Nafileydi,  Arabın inadı tutmuştu. Daha sonra meslektaşımın uzun mücadele sonucu 40 dakika bekletildikten sonra uçağa binmesine izin verildiğini öğrendim.

THY"na soruyorum. “Nerede atadığınız ülke müdürleriniz ve operasyon meydancılarınız?”, “Gelişen teknoloji çağına böylemi ayak uyduracaksınız?”,  “Önünüzde koşan rakiplerinizi böyle mi yakalayacaksınız? “ Sanırım bizim THY yöneticileri hayal aleminde yaşıyorlar?

 

SONUÇ

Ülkece, devletçe,milletçe, birlikler ve dernekler, hep birlikte el ele verip ülkemizi gereği gibi tanıtamıyorsak ulaşmak istediğimiz hedeflere 21.yüzyılda ulaşamayacağımız kesindir.

TÜRSAB, TÜROB TÜROFED ve diğer uruluşların ayrı ayrı standlarda katılmaları yerine tek bir stand altında tüm temsilcilerin yer aldığı birlikte katılımın daha verimli olacağı görülüyor.Birlikte oluşturulacak strateji ile daha verimli tanıtım yapılır.  Çünkü Türkiye dışındaki  tüm ülkeler böyle yapıyor. Yani biz doğru yapıyoruz da, onlar mı yanlış yapıyor?
Bir zamanlar bizlerden turizmi öğrenenler bizi geçiyorlar. Artık bizler içinde turizmi öğrenme zamanı gelmiş sanırım. Hiç mi etrafa bakmıyoruz?  Kafalarımızı kuma gömmüş çevremizi izlemiyoruz. Sonunda bu kadar kötü ve etkisi olmayan tanıtımlar yapıyoruz.

"Türk milleti çalışkandır,Türk milleti zekidir" diyen büyük Mustafa Kemalin mirasçıları olarak artık uyanma zamanı gelmiştir. Kafalarımızı kumdan çıkartıp çevremize bakalım.  Etrafa neler oluyor,  kısa sürelerde başarılara nasıl ulaştıklarını inceleyelim.

Umarım bu mesajımı okuyan yetkililer eleştirilere açık olurda yapılan hatalardan ders alırlar. Hatalardan dönülürd,  gelecek yıl bu gelişen pazarlardan yeterli paylar alınır.

Bu bölgeden ülkemize 100 bin ziyaretçi gelirken, aynı bölgeden Malezya"ya 300 bin ziyaretçi gidiyor.

Ülkemi seviyorum, milletimle gurur duyuyorum. Geçmişimiz ve tarihimizle övünüyorum.

Gelin bu güzelim ülkemize ve değerlerine sahip çıkalım ve uluslararası arenadaki hakkettiği yerini almasını sağlayalım,

Ülkemizin tanıtımında emeği geçen herkese en içten teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım.

Ülkemizin ve tüm dünyanın barış dolu gelecek ve sağlıklı nesiller yetiştirmesi temennisiyle,esenlikler dilerim.

 

Sabri Işık /Dubai
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.