• BIST 90.601
  • Altın 230,531
  • Dolar 6,0556
  • Euro 6,8548
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Denize giren ilk padişah

Denize giren ilk padişah
Osmanlı denize küskün müydü? Nice denizlerde hüküm sürmüştü de neden denize girmek yerine sahilden onu seyretmekle yetinmişti?
Azime Acar - DümenSuyu / TurikSail

Osmanlı denize küskün müydü?
Nice denizlerde hüküm sürmüştü de neden denize girmek yerine sahildeki kahvehanelerden onu seyretmekle yetinmişti?
Denize girmediği gibi, denizden çıkanı da mutfağına sokmamıştı…
Üzerinde saltanat kayıklarıyla dolaşmasına rağmen neden içine girmemişti?
Bu soruların yanıtını gazeteci Burçak Evren “İstanbul"un Deniz Hamamları ve Plajları” adlı kitabında birbirinden güzel fotoğraflarla aktarıyor bizlere…
Osmanlı"nın “Çarşı Hamamları”ndan “Deniz Hamamları”na geçişinin izlerini takip eden Burçak Evren, “Deniz bir bakıma Osmanlı"nın içinde ama o denli de uzağında idi” diyor.
Denizin içinde olup da denize bu denli uzak olmayı ise “alışılmış ve sınırlandırılmış yaşam biçimiyle” açıklıyor Evren:
“Çarşı hamamlarının cehennemi halvet sıcaklığını, dört bir tarafını çeviren denizin o serinleticiliğine tercih eden bir toplumun, natır ve tellaklardan kurtulup, gün ışığı görmeyen o beyaz tenini tuzlu suya değdirmesi için çok, ama çok seneler geçmesi gerekiyordu…”
İstanbul"un Kumkapusu"ndaki (yanlışlık yok o zamanlar Kumkapusu denirmiş) Deniz Melekleri"nden, denize girmenin güneşlenmenin katı kurallarına, giriş ücretlerine kadar pek çok güzel anıdan bir kaçını seçtik… İşte onlar…

OSMANLI"NIN DENİZLE FLÖRTÜ
Refik Halid, Abdülaziz dönemindeki Cadı Bostanı"nı (Caddebostan) anlatırken, “Lakin mevsim yaza da rastlasa denize girmek kimsenin aklına gelmez” der.
Malum, o dönemlerde denize girmek yalnızca balıkçı, kayıkçı, tulumbacı, gemi tayfaları ve bahriyelilerin işi…
Bir başka deyişle denize girmek avamlığın, sıradanlığın ayıp sayılan bir göstergesi…
19. yüzyıl ortalarına doğru deniz biraz geç de olsa keşfedilmeye başlanmasıyla deniz hamamlarına gidişler başlar… Ama denize giriş çıkıştan ibarettir bu gidiş…
O da hekimin izniyle, dakikalar sayılarak…

DENİZE GİREN İLK PADİŞAH
Ayşe Osmanoğlu, “Babam Abdülhamit” adlı anılarında, 12 yaşında bir kaza geçiren Abdülhamit"in “denize giren ilk padişah” olma ünvanını nasıl aldığını “onun ağzından” anlatır:
“O zaman sarayda doktor Masiro adında bir İtalyan hekim vardı. Hemen onu getirip tedaviye başladılar ve bunu babamdan sakladılar. Üç ay kadar hasta yattım. Doktor bana deniz banyosu tavsiye etti. Beylerbeyi Sarayı"na gittim. Doktor da benimle birlikte Beylerbeyi Sarayı"nda kaldı. Her sabah denize birlikte girdik. Beni denize alıştırdığı gibi banyo usulünü de doktordan öğrendim. Şimdi bir itiyat haline geldi. İşte o gün bugündür susuz yaşayamaz oldum.”
12 yaşında edindiği bu alışkanlığı uzun yıllar sürdürür Abdülhamit…

TÜRKBÜKÜ"NDEKİ LOCALAR MİSALİ
Burçak Evren, kitabında deniz hamamlarının 19. yüzyıl boyunca nasıl geliştiğini tüm ayrıntılarıyla aktarıyor.
Kadınlar ve erkekler için kurulan genel hamamlarının nasıl ses bile geçemeyecek uzaklıkta kurulduğundan... Deniz hamamcısının aldığı tüm tedbirlere rağmen denizde dahi ateşle barutun nasıl yan yana gelebildiğinden…
Genel hamamların yanı sıra bugün Türkbükü sahillerindeki localara müthiş benzeyen büyük yalılarının önünde kurulan özel hamamları da unutmamak lazım.
Reşat Ekrem Koçu, bu özel hamamları şöyle anlatır;
“…deniz üstünde süslü, zarif ahşap odacıklar idi; denize çakılmış kazıklar üstüne kurulur, içerden ortası havuz halinde, deniz yüzünden üstü tahta perde ile kapatılmış. Dışardan içi görülmez, içinde yüzen, yıkananlar da dışarısını göremezdi.”

DENİZ HAMAMINA GİRİŞ PARASI
Yıl 1875. Umumi Deniz Hamamları Hakkındaki Nizamname"ye göre belirlenen ücretler şöyle:
“İşbu hamamlardaki hususi localarda denize girecekler ister takımı hamamdan alsın isterse almasın nühas akça olarak üçer ve umuma mahsus olan havuza takımı hamamlardan alıp girenlerden ikişer ve kendi takımıyla yıkananlardan birer kuruş alınacak.”
Tabii yüzme bilmeyenlere yüzme öğretmesi ve ilk yardım görevini üstlenmeleri için bir kaç usta yüzücü bulundurmaları da zorunlu.

“ILAÇ YUTAR GİBİ” DENİZE GİRMEK
Haftaya, denizle vücudu ilk kez Bostancı sahilinde kadınlara mahsus salaş deniz hamamında temas eden yazar Refik Halid Karay ile birlikteyiz…
Yün fanilalar içinde büyüyen, dişleri birbirine vurarak denizden çıkıp çarçabuk giyinen soluk benizli İstanbul çocuğunun gözüyle “ilaç yutar gibi girilen” deniz anılarında dolaşacağız…

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.