• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 23 °C

Davos’ta duruş ve turist rehberleri

Osman Özbuldu

Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan, Davos’ta ki panelde yaptığı söylem ve çıkışıyla yurt içi ve yurtdışı pek çok çevrede gümdem yaratmış, dikkatleri Gazze'de yaşanan insanlık ayıbına çekmiştir. Yurt içinde bu durum, Başbakan tarafından, yapılan haksızlıklara karşı bir haklı çıkış ve ulusal onurun korunması olarak değerlendirilip, şahsiyetli bir duruş olarak nitelenmiştir ve genel olarak, Türkiye'ye yönelik yıllardır süre gelen uluslararası baskılardan rahatsız olan Türk halkı tarafından haklı ve doğru bulunmuştur. Evet, 3.dünya ülkesiymişiz gibi, bazı uluslararası çevrelerce Türk insanına uygun görülen, saygın olmayan ve hiç bir zaman kabul edemiyeceğimiz tutumlar yaşanmakta, bizleri kırmakta ve kızdırmaktadır ki, Başbakanımızın bu çıkışı gönlümüzü okşamıştır. Ancak, bu duygusal tepkimiz, bir süre sonra, dinginlenmemeli, milli onur ve şahsiyetli duruşun sürdürülebilirliğini sağlamak için yapılması gerekenler unutulmamalıdır. Toplumsal değerlere sahip çıkan çalışmalar yapılmalıdır. Bugünlerde, pek çok kişi, ortak sesle, bir yandan milli onur, milli duruş demekte, diğer yandan, yaşamında milli olan hiç bir şey bırakmamaktadır. Bu çelişkiler ise, yozlaşma ve milli yok oluşun gelişimini hızlandırmaktadır.

Başbakanımızın 'diklenmedik,dik durduk 'diyerek, milli onurumuzun korunduğu şeklindeki açıklaması, toplum olarak bizleri memnun etmiştir. Ancak, Türk kimlği ve onuru adına yeterlimidir.milli onurun korunması sınırı sadece buraya kadar mı dır veya sadece devlet tarafından mı gözetilmelidir? Şüphesiz, hayır! Milletleri var eden değerler vardır. Türk toplumunun taşıdığı özel hasletler vardır ve toplumu temsil eden yöneticilerin yanısıra, tekil bir bireyin dahi bu değerlerin korunmasında sorumluluğu vardır. Ulusal değerler, toplumu bir arada tutan birleştici ve güçlendirici özellik taşır. Öyleyse, milli onur korunmalı ve gerekli yerde tutum ve tavır koymalıdır. Her nedense, güncel yaşamda, milli onur ve ulusal değerlerin korunması pek önemsenmez olmuştur, kırmızı çizgilerimiz yara bere içindedir.

Benzer biçimde, milletimizin var oluşunun en önemli değerlerinden birisi konuştuğumuz '' dil' dir. Türkçemiz son yıllarda müthiş bir baskı altında ve hoyratca tüketilmektedir.

*  *

Turist rehberliği mesleğimizi yaparken,turist gruplarıyla seyahat esnasında, Türkiye ve Türk insanını tanımak isteyen konuklarımıza anlatırken,zaman zaman, maalesef, milli onur ve özgün değerlerimize zarar verici bazı durumlara tanık olmakta ve  bazı kişilerin toplumsal değerlerimizi yok sayan keyfi tutum ve davranışları nedeniyle güçlükler yaşamaktayız. Sergilenen çelişkili durumlar imaj kötülemesine sebep olmaktadır.

Rehberlik mesleğinin uluslararası siyaset ve diplomasiyle yakın ilişkisi vardır.Turist rehberleri bilgi, tecrübe, yetenek ve deneyimleriyle mesleğini icraa ederken, her türlü bilimsel ve sosyal yöntemi değerlendirir ve kültürler arası köprü olur. Her turda, Türkiye ve Türk insanının gelenek ve görenek,tutum ve davranış,siyasi görüş ve tarihi geçmişiyle ilgili sorular alınır ve cevaplar verilir. Bir turist rehberi ülkemize ziyaretci gelmiş yabancı konuklara '' Diklenmeyip,dik durarak ,pek çok kırılgan  tartışmayı, ülke menfaatine başarabilmiştir. Ancak, Türkçe'nin pek az konuşulduğu ve yaşandığı bir Türkiye'de özgün adlandıracağımız ne kalabilir ki

Bazı dünya uluslarının kendi milli dillerini konuşma konusundaki ısrarcı tutumlarını seyahat edenler iyi bilirler (Fransızlar,Ruslar, İngilizler v.b) ya biz? Bazen yaşanan duygusal tepkilerin dışında ne yapıyoruz! Neredeyse, güncel hayattan Türkçe'yi çıkaracağız. Rehberler olarak, Türkiye'deki konuklarımıza Türk yaşamının incelikleri ve değerleriyle, konuşma ve yazma diliyle türk kültürünü tüm özellikleriyle hissettirelim, isteriz. Ancak, gittikce yozlaşan güncel durumla bu oldukça zorlaşmaktadır. Özgün bir Türkiye, turizm için özel cazibe ve çekim nedenidir. Yaşamımızdaki yabacılaşmayı hızla terk edelim, mektup adreslerimizi, işyerlerimizin isimlerini , kısacası, Türklerin hayatını türkçe yazalım.Toplumsal bir hareket başlatalım ve toplumsal bir tepki ve duruşla, Milli Bağımsızlığa giden yönlenişe yol açalım.

Bugün milli onur adına, bir şeyler yapalım ve  Türkiye'de Türkçe yaşayalım. Turist rehberleri Türkiye'de Türk olanı tanıtmak istemektedir.Turist rehberinin çalışmalarını kolaylaştıralım, ne dersiniz?

 

"Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır." 13 Mayıs 1277 / Karamanoğlu Mehmet Bey

 

Dostlukla,

Bu yazı toplam 2043 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.