• BIST 106.846
  • Altın 271,396
  • Dolar 5,7268
  • Euro 6,3392
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C

CHP, İmamoğlu’nu neden yalnız bırakıyor?

Özkan Altıntaş

Türk halkı bazı alışkanlıklarını hiç bırakmadı.
Hani derler ya “Türk gibi başla, Alman gibi devam ettir, İngiliz gibi bitir.”
Bu sözün ne anlattığını tartışmıyorum.

Kelimeler ve deyimler üzerinden tahliller yapmak, hele hele ulusları, milletleri değerlendirmek hiç kolay değildir. Ama sanki yukarıdaki söylem çok şey anlatıyor.

İsterseniz gelin, her cümleyi tek tek ele alalım.

Türk gibi başlamak deyince aklınıza neler geliyor?

Heyecan, girişimcilik, tez canlılık, enine boyuna düşünmeden balıklama dalma, donanım, özgüven, itaat, hırs, samimiyet, dost ve daha pek çok sıfatı sıralayabiliriz.

Ve hiçbiri de bize yabancı gelmez. Çünkü ilk olmayı seviyoruz...
Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bu anlayışla aday oldu ve tüm Türkiye’yi arkasına alarak İBB başkanı oldu.
Peki sonra CHP ne yaptı?
İmamoğlu’nun koydu vitrine seyretmeye başladı.
AKP trolleri saldırıyor, CHP’den tık yok…
Adamı cevap vermek zorunda bırakıyorlar.
Hala neyi bekliyorlar… Bilemiyoruz.
Peki, disiplin deyince aklınıza hangi ülke gelir?

Alman deyince size hangi kelimeleri çağrıştırıyor?

Çalışkanlık, disiplin, soğukluk, kuralcılık, kalite, azim, yenilik, istikrar, özen, hayal, mesafe, işine odaklanma, rekabet, baş ağrısı ve özellikle de güç ve liderlik geliyor.

Çünkü her daim, her konuda öne çıkmayı seviyorlar.

Aldıkları işi, yaptıkları görevi, sonucu ne olur demeden büyük bir disiplin içerisinde kararlılıkla devam ettiriyorlar.
İmamoğlu, Alman disiplini içersinde mücadele etti ve İBB Başkanı oldu. Hala Alman disiplini içinde çalışıyor. Elinden geldiği kadar toplumun her kesimine, hatta muhaliflere bile dokunmaya çalışıyor. Bir yandan liyakatlı kişieri arıştırıp göreve getirmeye çalışıyor. Bu arada ‘bankamatık’ çalışanları veya ‘torba kadro’ çalışanlarını işten çıkarıp yerine çalışanları getiriyor.
Peki onlarla bu mücadelesinde CHP nerede? Neden onu yalnız bırakıyorlar. Bilemiyoruz.
Yukarıdaki sözdeki final neden İngilizlerde… Bu belki tarihten gelen bir olgudur diye düşünüyorum. Çünkü İngilizler bu işi iyi biliyorlar.

Dünya tarihinde İngilizler kadar diplomatik bir başka ulus yoktur herhalde.

Hemen her taşın altından onlar çıkar. Ama hiçbir zaman tu kaka değil kurtarıcı olurlar!

Peki, akla gelen kelimeler neler?

Diplomasi, sömürgecilik, süslü final, çözüm, çözümsüzlük, kibir, gurur, zarafet, her koşulda haklılık, çıkar, sinsilik, müzakere, siyahı beyaz gösterme, netice...

Her ulus için ortaya konan yukarıdaki kelimeleri abartılı bulanlar da olabilir, az bile diyenler de çıkabilir...
Peki böylesina kritik bir İBB başkanlığında CHP’nin diplomasisi nerede? İmamoğlu’nun sıkıştıranlara, eylemlere kalkışanlara karşı neden İmamoğlu’nu adeta yeni doğmuş bir bebek gibi çırılçıplak kurtların önüne atttılar.
Onu neden ön planda bırakıp kamuoyu önünde yarattığı muhteşem markanın yıpranmasına göz yumuyorlar?
Siyasetin bir takım oyunu olduğunu CHP neden unutuyor?
Takımın diğer oyuncuları nerede? İmamoğlu tek başına mı başkan oldu?
Herkesi kucaklamak adına parti görüntüsü olmayabilir, ama ona destek verecek ve yapılan saldırılara karşı akıllı bir şekilde konuşacak teorisyenlar yok mu?
CHP, algı yönetiminin önemini neden hala kavrayamıyor?
Sol görüşün birbirini yokeden klasik yapısından ne zaman kurtulacaklar?
Bu yüzden CHP’nin başı beladan hiç kurtulmaz.
Rakipleri ise her şeyi yapar, tam tersini söyler ve her koşulda kendilerini haklı çıkarırlar...
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başarmasının CHP’nin geleceği olduğunu çok çabuk unutuyorlar. Topyekün İmamoğlu’nun yanında olup onu korumaları gerekir.
Hatta mümkün olduğunca onu rakiplere cevap vermek veya muhatap olmaktan kurtarıp, işini yapmasını sağlamaları gerekir.
CHP’nin canla başla İmamoğlu’nun koruması gerekmektedir.
Çünkü, CHP’nin başarısı İmamoğlu’nun başarısına bağlıdır.
 

Bu yazı toplam 674 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.