• BIST 93.419
  • Altın 236,717
  • Dolar 6,2093
  • Euro 7,0402
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 22 °C

CHP ekonomi politikalarını oluşturuyor

CHP ekonomi politikalarını oluşturuyor
CHP kurmayları yurtiçinden ve yurtdışından gelen iktisatçı ve AB uzmanları ile birlikte çağdaş piyasa ve sosyal politikalar arayışını gerçekleştirdi.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Bülteni- 16-21 Aralık 2013
İSTANBUL
- CHP başta Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere bütün kurmayları ile yurtiçinden ve yurtdışından gelen iktisatçı ve AB uzmanları ile birlikte 3 oturum halinde çağdaş piyasa ve sosyal politikalar arayışını gerçekleştirdi.
Başta Kemal Derviş olmak üzere Javier Solana ve Pascal Lamy gibi uluslararası tecrübelerin katılımıyla gerçekleştirilen oturumlarda;
• AB'nin geleceği,
• ABD'nin ticaret anlaşmaları,
• Küreselleşmenin getireceği dinamikler,
• Avrupa ve Türkiye'de bu yeni dinamikler içerisinde sosyal demokrat politika önerileri,
masaya yatırıldı. Bu tür toplantıları ANAP Mesut Yılmaz zamanında da yapardı. Amaç daha ziyade Başkan ve Kurmaylarını belirli konularda techiz etmek amacı taşırdı. Burada da Sn. Kılıçdaroğlu oturumlarda baştan sona bulunarak devamlı not tuttu.
Dar katılımlı toplantılara katılan Hürriyet Yazarı Erdal Sağlam'ın yazısından özetlediğimiz bu
oturumların Kılıçdaroğlu^'nun ağzından “Siyasete girdiğinden buyana en verimli günlerinden birini geçirdiğini belirtmesi belkide en samimi itiraftı.
Toplantılarda Kemal Derviş tam manasıyla formundaydı. Kılıçdaroğlu'nun tanıtımı ile “Dünya çapında çok iyi bir sosyal demokrat olduğunu” gösterdi.
“Dünya ekonomisi, İstihdam,Ticaret ve Büyüme” başlıklı ilk oturumda Pascal Lamy ve Faik Öztrak'ın sunumları üstünde tartışma başladı.İkinci oturumda”Avrupa'nın geleceği” üzerine Javier Solana, Eski Yunanistan Eğitim Bakanı Anna Diamantopoulo ve CHP Başkan Yardımcısı Faruk Logoğlu birer sunum yaptılar. “Sosyal ve Mali politikalar, Gelir Dağılımı ve Sosyal Demokrat Politikalar” başlıklı son oturumda Barko Milanoviç, Joakim Palme ve Prof.Sencer Ayata sunum yaptılar.
Erdal Sağlam'ın ifadesiyle organizasyondan içeriğe kadar, CHP'nin yeni ve çağdaşlık çabası dikkat çekti.

GEÇTİĞİMİZ HAFTA VE EKONOMİ
Haftanın satır başlıkları şöyle özetlenebilir.
• Üçüncü çeyrek büyüme rakamı 4.4 geldi. 9 aylık ortalamayı 4'e çekti. Bu arada haftanın son günü TCMB Beklenti anketi açıklandı. Buna göre cari yıl TÜFE beklentisi 7.3, büyüme rakamı 3.7 olarak tahmin edildi.
• Büyüme beraberinde cari açığı yukarı çekti. İç tüketim ve dolayisiyle ithalat ağırlıklı büyümenin sonucu cari açık 60 milyar oldu. Alınan tedbirlerle 2014 başlarında tüketimin kontrolu ve düşecek ithalatla cari açık aşağı çekilecektir. Milli gelire oranı 8 olan cari açık için daraltıcı tedbirleri taviz vermeden uygulamak gerekiyor.
• Büyüme rakamları sektörel bazda incelenince büyümenin turizm takviyeli olduğunu görüyoruz. Sağlıklı gözükmemekle beraber gelişmekte olan ülkeler içinde büyümede dördüncü sıradayız.
• ABD ekonomisi düzgün veriler verdikçe bahaneler azalıyor. Mevcut seviyeler korunmaya çalışılsada FED kararı yaklaştıkça dolar değerleniyor.
• ABD'de iktidar ile muhalefet bütçe konusunda mutabakata vardılar. Ocak döneminde sorun şimdilik gözükmüyor.
Bu hafta hem bizde hem FED'de PPK Toplantısı var. Bizde salı günü yapılacak PPK Toplantısında bir değişiklik beklemiyoruz. Beklenti muhtemelen gösterge faizde olmalı ancak beklenmiyor.
FED Toplantısı gene merakla bekleniyor. Acaba ne olur diye piyasalar merakta. Ama insanlara artık bıkkınlık geldi. Sanki aldırmıyorlar artık. Bu nedenle geçtiğimiz hafta çok sakin geçti.Bu haftada aynı hava hakim. Tatile giderken ortalığı karıştırmamak adettir diyenler çoğunlukta. Bernanke'nin son toplantısı olacak. Yellen'in yerine gelen Türkiye'nin çok yakından tanıdığı bir şahin. Eski IMF Başyardımcısı ve son sekiz yıldır İsrael Merkez Bankası Başkanı olan Fisher. Bizler kendisini 2002 krizinde 25 bankayı kapattıran kişi diye biliyoruz.Kuralcı bir insan. Kendisiyle 2002 yılında Harvard'a bir konferans için geldiğinde konuşmuştum. O zaman 17 bankaya el konmuştu Türkiye'de. Niye? Diye sorduğumda “Sermaye Taban rasyosu eğer 8'in altında ise kapatılmalıdır” demişti.
Şimdiye kadar ki demeçlerine bakarsanız “Ne demek genişleme politikası” diyebilen bir bankacı.Ağırlığını FED içinde hissettirecektir

KUVEYTTÜRK KATILIM BANKASININ KREDİSİ KRİTİK EDİLİYOR
Kuveyt Türk Katılım Bankası'nın Yönetim Kurulu Başkan Vekili Abdullah Tivnikli'nin %25'den fazla ortak olduğu şirkete kredi kullandırmasının yasalara uygun olduğuna ilişkin görüş veren BDDK'nın bu görüşüne itirazlar devam ediyor.
Görüşte Üniversite hocalarının kitaplarına atıp yapılarak görüş takviye edilmekteydi.
Referans olarak görüşte adı geçen Prof. Dr. Tekinalp, kitabından böyle bir anlam çıkarılamıyacağını belirtti. Tekinalp, dolaylı ortak olması durumunda, banka yöneticilerinin kendi şirketlerine kredi kullandırmasının önünü açan BDDK görüşüne katılmadığını ve kredinin kanuna uygun olmadığını açıkladı.
Aynı BDDK görüşünde diğer bir referans Bankalar Birliği Danışmanı Prof. Seza Reisoğlu'da görüşe katılmadığını, mutlaka Bankalar Kanununda bu konuda değişiklik yapılması gerekir dedi.

AVRUPA DOSYASI
Euro'ya neler oluyor?
Niçin yükseklerde seyrediyor?
Euro yeni bir Japon Yen'i mi?
Fatura kime çıkıyor?

Euronun değerindeki mantıksızlık, tüm veriler ABD ekonomisinin ve Euro Bölgesi'ndeki durgunluğun iyileştiğini gösterirken bu hafta dolar karşısında kısa bir süreliğine 1.38'i aşıp yeni bir iki yıllık rekoru kırmasına ramak kalması ile hiç olmadığı kadar net bir şekilde gözler önüne serildi.
Euronun ulaştığı seviyeler, merkez bankaları ekonomilerini canlandırmaya çalışırken kısa vadeli deflasyonist politikalar ile euroyu sarsan parasal yapıların ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

EKONOMİK UYGULAMALAR OLDUKÇA ÖNEMLİ.
İhracat, Euro Bölgesi'nin sorunlu ekonomileri için önemli bir çıkış yolu. ABD'nin dikkat çekici talep büyümesi işaretleri vermesi ile deniz aşırı satışların artma ihtimali de yükseliyor. Ancak euronun ısrarla yüksek seviyelerde seyretmesi bu yetkinliğe engel oluyor.
Euronun, Japon yeni ile kıyaslandığında karşılaştırmalı dezavantajı daha da fazla. Euro/yen paritesi 2008 krizinden bu yana görülmeyen seviyelerde işlem görüyor. Japon ekonomisi, Euro Bölgesi büyümesini bu yıl kolaylıkla geride bıraktı ve gelecek yıl da muhtemelen aynısı olacak.

Yine de en büyük kopukluk, ABD ve Avrupa arasındaki görünüm. Bu hafta beklenenden güçlü gelen Kasım ayı istihdam raporu, ekonomi üzerinde baskı yaratan mali sıkıntıların birçoğunu ortadan kaldıran Kongre'nin bütçe anlaşması ile tatil alışverişinin güçlü başladığına işaret eden perakende satış verileri daha olumlu bir görünüm yaratıyor.
Aynı şekilde önemli olan bir diğer gelişme de Fed'in gelecek haftaki para politikası toplantısında tahvil alımlarını azaltmaya başlayarak parasal genişleme programını bitirme ihtimalini de artırması.

EURO BÖLGESİ İLE TEZAT OLUŞTURUYOR.
Euro Bölgesi sanayi üretimi Ekim ayında yüzde 0,2'lik yükselme beklentisine karşılık Eylül ayına kıyasla yüzde 1,1 düştü. İtalya ve Fransa'da yıllık enflasyonlar yalnızca yüzde 0,7 geldi. Deflasyon, Euro Bölgesi için ciddi bir risk.
Diğer farklılıklar: Fed ile Avrupa Merkez Bankası politika faizlerini sıfıra yakın tutarken uzun vadeli faiz oranları dolar lehine hareket ediyor. ABD Hazine tahvillerinin gösterge faizi, 10 yıllık Alman tahvillerinin getiri oranının tam bir puan üzerinde.
Peki euro neden yükseliyor?
Fed canlandırma operasyonlarını azaltma yolunda ilerliyor olsa da genişleme yanlısı bir duruşa siyasi açıdan AMB'nin Almanya'daki enflasyon şahinleri nedeniyle olduğundan daha uzak. Bununla beraber Japonya Merkez Bankası'nın, yüzde 2'lik enflasyon hedefine ulaşana kadar yen basmaya devam etmesi bekleniyor. ABD-Japonya tarzı bu agresif merkez bankası eylemleri, finans piyasaları ya da ekonomi için uzun vadede olumlu değil.
Ama acı gerçek de şu ki AMB bu oyunu oynamayan tek merkez bankası olduğu sürece Euro Bölgesi halkı kaybeden tarafta olacak.
Bazı tutumların esnetilmesi gerekiyor ve bu esnemeye giden de AMB olacak. Almanların kendileri deflasyonun acı gerçekleri ile karşılaşmaya başladığından AMB kurulunda agresif genişleme karşıtı direnç azalacak. Dikkate değer sayıda Alman, negatif fiyatların iyi bir fikir olduğunu bile düşünebilir.
Ekonomik kötüleşme devam ettikçe daha agresif bir tutum benimsenmek zorunda kalınacak.
İşte o noktada Avrupa'nın yaban arısı kanatlarını kaybedecek.(WSJ)

emen2.20131214151009.jpg

ECB NEGATİF FAİZ UYGULAMASINA GEÇSİN
IMF, Avrupa Merkez Bankası'ndan negatif mevduat faizi seçeneğini kullanmasını istedi.
IMF'in Finans Direktörü Jose Vinals, Avrupa Merkez Bankası'ndan düşük enflasyonu dikkate almasını ve Avrupa bankalarının ECB'de tuttukları nakit fazlaları için negatif faiz uygulamasına geçmesini istedi.
Vinals, "Bugünlerde enflasyon yüzde 1'in altında. Bu tatmin edici değil. ECB, fiyat istikrarını desteklemek için elinden geleni yapmaya devam etmeli. Negatif mevduat faizi konusunda çok az deneyim var, ancak ECB'nin bu yönde atacağı bir adımın memnuniyetle karşılanacağını düşünüyorum" diye konuştu.

AB’NİN BANKALARI KURTARMA PAKETİ
Avrupa Birliği üyesi ülkelerde banka kurtarma paketlerinin ele alınma biçimine yönelik tartışmalar sonucunda varılan anlaşma "büyük bir adım" olarak nitelendi.
Yeni düzenlemelere göre, her bir AB üyesi ülke sorunlu bankalara yardımcı olmak amacıyla bir fon oluşturacak.

emen3.20131214151133.jpg

Bu fona bankalar katkıda bulunacak ve daha fazla risk alan bankalar daha fazla ödeme yapacak.
Böylece sorumluluk, sıkıntı yaşayan bankanın küçük mevduat sahiplerinden hisse ve tahvil sahiplerine kaymış olacak.
Avrupa Parlamentosu, 100 bin Euro'dan fazla mevduat sahiplerinin de katkıda bulunması gerekebileceğini, ancak en son onlara başvurulacağını ifade etti.
Ayrıca "istisnai durumlarda" kamu parasının kullanılması ihtimali de gözardı edilmedi.
Banka krizleri İspanya, İrlanda ve Güney Kıbrıs'ta krizlere yol açmıştı.
Görüşmelere AB üyesi 28 ülke, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi katıldı.
Yeni düzenleme 2016'dan itibaren geçerli olacak.

KUZEY KORE'NİN GENÇ DİKTATÖRÜ KİM ENİŞTESİNİ ASTIRDI
Jang Sung Tack, Kuzey Kore Milli Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı olmanın yanında Kuzey

emen4.20131214151218.jpg

Kore Diktatörü Kim jong Un’ın eniştesi ve sağ kolu idi. Ancak saçma birtakım sebeplerle tutuklandı, yargılandı ve idam edildi..Jang, diktatörün halasının eşi idi.
Basına yansıyan suçlamalardan bazıları, devlet aleyhine faaliyette bulunmak, devletin kaynaklarını yabancılara peşkeş çekmek gibi hususlar var. Olay bir nevi aile hesaplaşmasına benziyor.
Bu arada Kuzey Kore’nin ezeli dertlerinden olan yolsuzluk konusunda halka açık bir mesaj da verilmektedir.”Yolsuzluk yapan kim olursa olsun, aileden biri bile olsa idam edilecektir.”

PİYASALAR

Borsa
FED dedikodularından kendini kurtaramayan BIS kan kaybediyor. ABD'den olumlu haberler geldikçe kayıp devam ediyor. Perşembe günü 1.21% değer kaybeden borsa günü 73.071 olarak kapattı. Haftayı son gün 1.25 artışla 74.064 olarak kapatan BIS'in bu hafta toplantılar nedeniyle yatay seyri beklenebilir.

Faiz
FED kaygıları burada da önemli. Bu endişenin sonucu 10 yıllık tahvil faizlerine getirdiği 20 baz puan artış oldu. Piyasada kısa vadeli ticari faizler 13-14 seviyelerine yükseldi.Gösterge faiz 8.99 oldu.

Döviz
Haftabaşında 2.02 civarında dolaşan dolar/TL hafta ortası sert bir yükseliş ile 2.04 seviyelerine geldi. Euro2.81 olurken sepet ilginç yüksek (2.43) seyrediyor.
Dolar haftayı 2.0415 euro 2.8024 olarak kapattı. Euro/dolar paritesi 1.3725 oldu.
Bütün piyasa hareketlerine bu hafta yapılacak olan FOMC Toplantısından çıkacak haber damgasını vuracak.
Gündemin aktüel konusu piyasaların tapering dediğimiz tahvil alım azaltılmasına hazır olup olmadığı konusu.Batı dünyası önümüzdeki günlerde Chrismas tatil planları yaparken ortalığın toz duman olmasını arzu etmeyecektir. Yılsonu iktisadi işletmeler açısından değerleme günüdür. Altüst olmuş bir borsa, faiz ve kur karmaşası bütün hesapları alt üst edebilir. Bu da artık son bahanemiz olsun. Bu nedenle önümüzdeki hafta yapılacak FOMC toplantısından da bir şey çıkmayacağını öngörmenin rahatlığı içinde insanlar tatillerini yapacaklar.
Esenlikle kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.