• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -1 °C

Cannes medeniyetinde hüsran

Cannes medeniyetinde hüsran
Hello Turizm Genel Müdürü Emin Çakmak, Luxury Travel Fuarı’nda yaşadıklarını "Cannes medeniyetine yolculuk ve hüsran" diye yazdı.

EMİN ÇAKMAK-HELLO TURİZM


CANNES- Hello Turizm Genel Müdürü Emin Çakmak, Cannes'de düzenlenen Luxury Travel Fuarı"na katıldı. Ancak gözlemleri pek iç açıcı olmadı. Hem fuarda, hem de Cannes'te yaşadıklarını kaleme alırken "Cannes medeniyetine yolculuk ve hüsran" şeklinde başlık attı.

Hello Turizm Genel Müdürü Emin çakmak'ın gezi yazısı şöyle:

Değerli meslektaşlarım,
Cannes de 8-11 Aralık 2008 tarihleri arasında her yıl düzenlenen Cannes Luxury Travel Fuarı"na Amerikalı bir tur operatörümün daveti üzerine katılmaya karar verdim. Hepimizin bildiği gibi Cannes her yıl binlerce ünlünün akın ettiği ve milyonlarca zengin turistin gittiği 60 bin nufüslü Fransız kasabasıdır.
Amerika"dan 8 aralıkta döndüm ve ailemle bir gün geçirdikten sonra THY"nın tarifeli seferi ile Cannes"e en yakın şehir olan Nice"e uçtum. Her zamanki gibi THY kısa mesefelerde bile olsa seçmeli DoCo mutfağından leziz sıcak yemekler yiyerek güleryüzlü kabin ekibi ile neşeli bir yolculuk yaptık.
Nice Havalimanına vardık. Cannes"e gitmek için taksi ile 80 euro giriliyor. Diğer alternatifler ise 1 euroya belediye otobüsü ile 2 saatte veya ekspres otobüsle 14.5 euroya 50 dakikada gidebilme imkanı sunuyorlar. Biz ekspres otobüsü tercih ettik ve Cannes"e yola çıktık.

FRANSIZCA KONUŞAN İNATÇI ŞOFÖRLER
Cannes"in merkezinde indikten sonra rezerve ettiğimiz otele yollandık. Otelin merkeze yakın olduğunu biliyorduk . Otobüs Şofrlerine adresi İnggilizce sorduk. Biz İngilizce sorduk. Onlar ısrarla Fransızca cevap vermeye devam ettiler. Tarife göre eski şehrin ara sokaklarında otelimizi aramaya başladık. Uzun bir yürüyüşten sonra kaybolduğumuzu hissederek restoran sahibesi yaşlı bir kadına otelimizi sorduk. Cevabı kırık bir İngilizce ile “Beni takip edin” şeklinde oldu. Bize otelimizin görünene kadar eşlik etti. Bunun üzerine merak ettim ve “Nerelisiniz?” diye sordum. Cevabı “Fransalıyım” oldu. Israrla “Asıl nerelisiniz?” deyince “Cezayir göçmeniyim”dedi.

FUARA GİRİŞ 600 EURO
Otele yerleştikten sonra dünyaca ünlü ve tüm lüks otellerin ve acentelerın katıldığı ve VIP alıcıların davet edildiği fuara gittik. Fuar yıllardır Cannes"de yapılıyor. Katılımcılar stand metrekarelerine 1000 euro ödüyor. Ayrıca katılımcılar kişi başına 600 euro giriş kart bedeli ödeyerek katılıyorlar. Fuar genel ziyaretçiye açık değil. Sadece fuar organizasyonu tarafından VIP alıcılar davet ediliyor. Tüm dünyadan ve ağırlanıyor. Bizler özel bir davetle gittiğimiz için Executive Buyer olarak nitelendirildik, Giriş bedeli olan 600 euroyu ödeyerek giriş kartımızı aldık. Ancak mutlaka 2 ay öncesinden 2 katılımcı sizleri resmi davet etmiş ve onaylaması şartı aranıyor.

TÜRKİYE"DEN 20 KATILMCI VARDI
Fuar organizatör firması 2 bin civarında VIP buyer davet etmişti. Katılımcılarla randevuları düzenleyip onların fuarda buluşmalarını sağlamıştı. Bizlerde çok özel bir davet üzerine sadece bir tur operatörü için gittiğimiz fuarda neler olup bittiğini anlamaya çalışırken Türkiye genel standına gittik. Fuara 20"ye yakın otel ve acente katılmıştı. Büyükçe bir stand verdı ve ciddi paralar harcanarak yapılmıştı. Belli ki katılımcılar fuara 2500 euro katkı payı vererek katılmışlardı.

KATILIMCILARIN VİZYONU İLE BAKANLIK STANDI
Fuardaki katılımcıların talebi üzerine bakanlık yetkilisi yüksek bölmeli duvarlarla bir stand yapmıştı. Ancak bu kadar kötü bir stand görmemiştim. Bu kadar para harcayarak bu kadar kötü bir stand yapılamazdı. Bakanlık yetkilisi ile talebin tamamen katılımcılardan geldiğini belirtti. Toplantı yapılırken bir diğer katılımcının konuştuklarının duyulmaması için yüksek ölmeler yapalım şeklinde istekleri üzerine böyle yapıldığını söyledi. Sonunda böyle bir acube durumun ortaya çıktığınıbelirtti.
Burada bakanlık veya yetkilisini eleştirmiyoruz. Burada dünya görüşü ve vizyonu olmayan sektör temsilcilerini kınıyoruz.
Türkiye standının hemen karşısında başka bir ülkenin standı vardı. Açık nezih ve modern bir standdı. Tüm katılımcılar yanyana oturuyorlar ve masalarında gelen ziyaretçilerini ağırlıyorlardı. Kimse kimseden rahatsız değildi.

TÜRKİYE KİMDEN GİZLENİYOR?
Yüksek bölmeler arkasına gizlenme ihtiyacı hisseden Türkiye"nin sektör temsilcilerinin rahatsızlığı neydi acaba?
Kıskançlık mı?
Kapalı görüşe sahip olmamız mı?
Global dünyaya ayak uyduramayışımız mı?
Modern olamayışımız mı?
Yoksa işbirlikçi olmayışımız mı?
Hangisi oladuğuna karar veremedim.
Bunun takdirini sizlere bırakıyorum,

KÖTÜ BİR FRANSIZ MUTFAĞI
Organizatör firma ilk gece düzenlediği 3 bin kişilik gala gecesi partisinde canlı müzik eşliğinde sunduğu Fransız mutfağının yemekleri ile misafirleri ve katılımcıların beğenisini toplamaya çalıştı. Gösteriler muhteşemdi. Ancak Fransız mutfağı bu kez sınıfta kaldı. Yemekler tam bir hüsrandı. Lezzetli yemekler beklerken tam aksine hiç bir dünya vatandaşına hitap etmeyen bir lezzetle karşı karşıya kaldık. Misafirler bu manzara karşısında tepkilerini açıkça dile getirmekten çekinmediler,
Gece esnasında birçok ülke ziyaretçisi ile tanıştım ve sohbet ettim. Onlar da benim gibi hüsrana uğrayanlardandı. 

LOKANTADA KÖTÜ YEMEK TÜRKİYE"Yİ ARATTI
Cannes küçük bir tatil kasabası ancak dünyaca ünlü bir kasaba. Her yıl milyonlarca zengin ve paralı turistin akın ettiği bir kasaba sakin tarihi binaları ile dikkat çekiyor. Küçük kasabanın merkezi trafiğe kapatılmıştı. Daracık sokaklarında binlerce küçük kafeteryaları ve restoranlar vardı.
Kasaba kış ayları olması nedeni ile çok sakindi. Yerli halkın dışında fuar katılımcıları ve ziyaretçilerini ağırlıyordu. Her şey yerli yerindeydi. Çok düzenli ve sistemli ve çok temiz pırıl pırıl sokaklar vardı. Bakımsız bina yoktu. Bir an aklıma Tarlabaşı ve Beyoğlu"nun daracık sokaları geldi. Biz neden Tarlabaşı"nı ve Beyoğlu"nun arka sokaklarını aynı mantıkta kullanamıyoruz? Neden yerel yönetimler bu konuya el atmıyorlar? Neden bu örneklerden esinlenip bir turizm merkezi yapmıyorlardı?
Ertesi akşam kasaba merkezinde ağabeyim Halis Çakmak ile bir akşama yemeği yiyelim dedik. Café the Roma Restoranı"na gittik. Ağabeyim prensiplidir. Bilmediği yerde et yemez. Bolonezi tercih etti. Ben iyi pişmiş bir biftek sipariş ettim. Yemekleri beklerken çekirdeksiz beyaz ve yeşil zeytin ikram edildi. Tatsız ve tuzsuzdu. Yemeklerimiz jet hızıyla geldi. Ancak kayış gibi bifteği yemeğye çalışırken mangaldaki kömürleri çiğniyormuşum gibi geldi.
Lezzetsiz ve başarısız bir akşam yemeği yiyeceğimizi önceden tahmin eden ağabeyim yine haklı çıktı. Her zaman “Bilmediğin yerde et ve balık yeme” der. 49 euro hesap geldi. Ödeyip çıkarken ağabeyim yorumlarına devam etti. “Biz Türkiye"yi çok ucuza satıyoruz. Türkiye"de en iyi ve en lezzetli yemeği bu fiyatın yarısına yiyebiliyoruz” diyordu.

ACIMASIZ OTOBÜS ŞOFÖRÜ
Ertesi gün ağabeyim Malta"ya uçmak için erken ayrıldı. Ben de İstanbul"a dönmek için yola çıktım. Yoğun bir yağmur ve fırtına vardı. Yayan gidemeyeceğimi anlayarak resepsiyondan taksi istedim. Taksi 10 dakika içinde geldi. Yaklaşık 3 dakikalık bir mesafeye 10 euro ödeyerek merkezdeki havalimanı ekspres otobüs durağında indim. Durakta bir yaşlı karı koca bekliyordu. Sen üçüncü yolcuydum. Otobüs 11:10"da kalkacaktı ve yağmur sicim gibi yağıyordu. Otobüs durağı çok küçüktü. Bizden sonra iki hanım daha geldi ve otobüs durağı artık başka yolcu almayacak hale geldi.
Bu arada otobüsümüz 10:40"da durağa yanaştı ve hepimizin yüzünde bir gülümseme belirti. Artık otobüse binecektik. Ancak otobüs soförü koltuğundan indi ve kapıları kilitleyip kahve içmeye gitti. Bizler birbirimize bakarak hafifçe gülümsedik ve kalkış saatini beklemeye devam ettik. Saat 11:05"te şoför geldi ve otobüsün kapılarını açtı. Daracık durakta bizden sonra gelen 3 yaşlı yolcuya yer verdiğim için yağmur altında sırıl sıklam yağmur ıslanmıştım.
Çantaları koymak için otobüsün yanına gittim. Fuara gelen Slovanyalı bir hanım fuardan aldığı kataloglar nedeni ile çantasının ağır olduğunu belirterek şoförü dikkat etmesi için uyardı. Bunun üzerine şoför çantaları yüklemeyi bırakarak. “Ben ağır çanta yükleyemem” diyerek direksiyonun başına geçti. Yolcu hanım şaşkın bir şekilde arkasından bakakakaldı. Ben yardımcı olup hanımın ve diğer yaşlı insanların çantalarını otobüse yükledim. Sonunda otobüse bindik. Havalimanına geldiğimizde durum yine aynıydı. Şoförün inadı yüzünden herkes kendi çantasını almak zorunda kalınca yine iş bana düştü ve hanımlara yardım ettim.

CANNES HÜSRANI HAVADA DA YAKALADI
Yaşadığımız bu olayda beni hüsrana uğrattı, Dünyaya kendini medeniyetin ve nezaketin merkezi olarak tanıtan Cannes"te nezaketsizliğin zirvesini yaşamıştım. Medeniyetten uzak Cannes"ten ülekeme döneceğim için seviniyordum. Ama hüsrana uğramam bitmeyecekti.
THY"nın tarifeli seferi ile Nice"den havalandık. Sıcak yemek ikramı başladı. Uçakta host “Ne yersiniz? Makarna veya balık var” dedi. Ben yine boş bulundum ve “Balık” dedim.
Güler yüzlü host yemek tabağını verdi. “Ne içersiniz?” diye sordu. Ice tea istedim.
Alıştığımız DoCo lezzeti ile bir balık yiyeceğimizi düşünürken yemeklerin Nice"den alındığını ilk çatalı ağzıma götürdüğümde anladım. Yine tatsız tuzsuz bir balık ve ne olduğunu anlayamadığım bir pilav verilmişti.
Hostu çağırarak sordum: “Bu yemekleri Nice"den mi yüklediler?” Cevabı “Evet efendim” oldu.
İnanılmaz lezzetsiz ve ot gibi bir yemek yemek zorunda kaldım. Halbuki THY"nin lezzetli yemeklerine alışmış bir elit kart sahibiydim. Yılda 100 bin mil uçan bir yolcuydum. Ama yapacak birşey yoktu. Ağabeyimin nasihatını hafif tebessümle anımsıyorum. Cannes"in eziyeti beni havada da yakalamıştı.

THY ASLINDA BEŞ YILDIZLI
THY yollarından bir ricam var. Şayet mümkün olursa kısa mesefeli uçuşlarda yine DeCe nun lezzeti yemeklerini sunmalarıdır. THY, dünyaya DoCo"nun mutfağı ile sunduğu lezzetle yemeklerle Türkiye"nin lezzet reklamını başarıyla yapıyor.
Geçen hafta Amerika"daydım. Star Alliance üyesi US ve United Airways ile 4-5 saatlik uçuşlar yaptım. Maalesef THY"nın yeni uçaklarını ve güler yüzlü hostları ve hosteslerini aradım durdum. Hele yemek servisi hiç yoktu. Suyu bile 2 dolara satıyorlardı. Soğuk salata, meyva ve peynir tabakları 7 dolardı. Bunları gördükçe THY"nın CEO"su Doç.Dr Temel Kotilin “Biz 4 yıldızlı hava yoluyuz” sözlerine katılmıyorum. THY aslında 5 yıldızlı havayolu olmayı çoktan hak etmiş durumdadır.
Nice"den İstanbula gelirken gazete servisi yaptılar. Sabah gazetesi aldım. Mehmet Barlas"la aynı uçakta geçen hafta New York"a uçmuştuk. 11 aralık tarihli Sabah gazetesinde ki köşesinde Amerika"nın eskidiğini yazıyordu. Küçük bir operasyon için Amerika"ya gittiğini yazıyor. Çok yerinde ve zamanında yazılmış ve güzel yorumlanmış bir yazıydı. Zevkle okuyarak o anları yaşadım.

AMERİKA ESKİMİŞ
Amerika dünya ülkelerini değiştireceğim derken kendi ülkesini unutmuştu. İç hatlarda bindiğim uçakların tamamı 15 yaş üstü eski uçaklardı. Hostesler ise 60 yaş ve üstüydü. Umarım Obama bu eksikliğin ve eskiliğin farkına varır da ülkeyi yeniler.İşleri çok zor. Ama sendikalar olaya müdahil olunca bürokrasinin de eli kolunu bağlamış.
İşte Cannes"da yaşadığımız soför vakası da sendikanın onlara tanıdığı geniş haklardan kaynaklayıyordu. Arkasına sendikayı alıp bu şekilde davranmayı kendisinde bir hak olarak görüyordu.
Büyük umutlarla medeni ülke zantteğimi yerlere yolculuğumda hüsranla sona erdi.

ÜLKEMİ VE İNSANLARIMI ÇOK SEVİYORUM
Ben ülkemi ve milletimi seviyorum,her ne zorluklar olursa olsun yine de benim memleketim ve militim,özgürce yaşıyoruz ve güzel şeyler üretiyoruz,
Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlarken 2009 yılının hepimiz için bol kazançlı ve daha medeni, daha modern, daha anlayışla, daha global, daha barışcıl, daha işbirlikçi, daha hoşgörülü, olarak ülkemizi ve milletimizi yüceltmek için el birliği ile çalışalım diyorum.

Emin Cakmak
General Manager
Hello Tourism Travel Agency Inc.(TURSAB A-2373)
Aydede cad.Koray Ap. No:16-5 Taksim
Istanbul Turkey

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Kadir Uğur, yelkenli ile yola çıktı23 Ağustos 2017 Çarşamba 18:00
  • Kadir Uğur’a Kuşadası’nda veda21 Ağustos 2017 Pazartesi 13:00
  • Salda Gölü, turistlerin yeni gözdesi10 Temmuz 2017 Pazartesi 22:00
  • Türklerin yeni gözdesi Ukrayna05 Temmuz 2017 Çarşamba 15:00
  • Egzotik ve romantik balayı rotaları05 Temmuz 2017 Çarşamba 14:00
  • AB için 3. kuşak pasaport30 Mayıs 2017 Salı 14:00
  • Legoland Malezya’da %25 indirim08 Mayıs 2017 Pazartesi 18:00
  • Türk turizmciler Hindistan’da-126 Eylül 2016 Pazartesi 09:00
  • Hindistan gezisi öncesi canlı23 Eylül 2016 Cuma 09:20
  • Kıbrıs turizminde bayram sevinci03 Eylül 2016 Cumartesi 10:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.