• BIST 105.268
  • Altın 163,659
  • Dolar 3,9681
  • Euro 4,6634
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara -2 °C

Bursa Ulu Camii yenileniyor

Bursa Ulu Camii yenileniyor
1396-1399 yılları arasında yaptırılan dünyanın en önemli hat eserlerinin bulunduğu Bursa Ulu cami'nin Haziran 2006'da başlayan restorasyonu sürüyor

BURSA -Osmanlı Devleti'nin 4. padişahı Yıldırım Beyazıd tarafından Mimar Ali Neccar'a 1396-1399 yılları arasında yaptırılan ve dünyanın en önemli hat eserlerinin bulunduğu Bursa Ulu Cami'nin Haziran 2006'da başlayan restorasyonu sürüyor. Toplam 20 kubbesi bulunan tarihi caminin restorasyonu kapsamında 19 aylık sürede 14 kubbe ve çevresindeki hat eserleri baştan aşağı elden geçirilirken restore çalışmalarının yaklaşık 6 ay daha sürmesi bekleniyor. Bu arada, tarihi caminin su alan dış duvarları da önümüzdeki dönem restore edilecek. Ulu Camii'nin dış cephesi için Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün proje hazırlığı sürüyor.




Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) 1 milyon 400 bin YTL'lik desteği üzerine harekete geçen Ulu Camii Onarım, Donatım ve Bakım Derneği, caminin iç restorasyonu için restoratör Semih İrteş'le protokol imzaladı. Restorasyon çalışmalarının sürdüğünü anlatan Ulu Camii Onarım Donatım ve Bakım Derneği Başkanı İbrahim Aydın, çalışmaların Anıtlar Kurulu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Konservasyon Merkezi'nin denetimi altında sürdüğünü açıkladı. Aydın, ilk olarak dünyada benzeri bulunmayan, yan taraflarında kainatın resmedildiği 6 bin 666 parçadan müteşekkil çivisiz minber, üzerindeki 12 kat vernik çözülerek ilk günkü gibi kemik ve sedef kakmaları görülecek şekilde ortaya çıkartıldığını kaydetti.

 



Halen minberdeki çalışmaların sürdüğüne dikkat çeken Aydın, çürümüş sedef kaplamalarının yerine yenisinin konmasına Anıtlar Kurulu'nca izin verilmediği için çürümüş sedeflerin sadece temizleneceğini belirtti. Restorasyon hakkında bilgi veren Aydın, "Müezzin mahfiline çıkan merdivenlerde ceylan derisi üzerine yapılmış özel nakışlar, düz yağlı boya kaldırılınca tesadüfen fark edilerek orijinal haliyle gün yüzüne çıkarılıyor. 20 kubbeden 14'ü tamamen ele alınmış, çimento parçaları, sıvalar temizlenmiş ve kubbelerin çevresindeki levhalar ve hat eserleri temizlenmiştir. Her bir kubbede haftalarca çalışan ekip, öncelikle 'fil paye' denilen sütunlardaki plastik boyaları kimyevi maddelerle söküyor, ardından raspalıyor, yazıların içleri de kimyevi maddelerle temizlenerek parlatılıyor. Yazılar 1855 depreminden sonra yapılan onarımlarda ele alınmıştı. Ulu cami'de hat açısından en önemli eserler sıva üzerine fil payelere (sütunlara) yazılmış esma-i hüsnalardır. Yıllar önce Ulu cami'de yapılan çalışmalarda bütün zeminlere plastik badana yapılmış. Plastik badana caminin nefes almasını engelledi. Plastik malzemeyi kimyevi yollardan temizliyoruz, mekanik yoldan raspalarını yapıyoruz. Temizledikten sonra zemine uygun kireç badanası yapılıyor. Yazılara müdahale yapılmıyor, uzmanların verdiği formülle yazıların zeminleri temizleniyor. Bu yazıların zeminleri temizlenirken kesinlikle yazıya bir zarar gelmediği gibi, yazı daha önceki devirde sıvanın içine nüfuz etmiş bir yazı olduğundan ilk günkü orijinalliğiyle ortaya çıkıyor." dedi.

 

Cami içindeki şadırvanın da elden geçirildiği restorasyon kapsamında cami içerisindeki 2 katlı Hünkar Mahfelinin de ele alınacağını belirten Dernek Başkanı Aydın, çalışmaların bitmesiyle tarihi caminin orjinal haliyle gün yüzüne çıkacağını kaydetti. Bu arada caminin yağmur suyu alan bazı dış duvarlarının restorasyonu da yapılacak. Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün camiinin dış cephesi restoresi için proje hazırladığı ve ihale aşamasında olduğu öğrenildi.

 

ULU CAMİİ HAKINDA

İslam Dini'nde en yüksek mertebeli ibadethane olarak Mekke'deki Mescid-i Haram, Medine'deki Mescid-i Nebevi, Kudüs'teki Mescid-i Aksa, Şam'daki Emeviye Camii'nden sonra 5. olarak bilinen Bursa Ulu Camii şehrin en görkemli camisidir ve en önemli tarihi yapılarındandır. Evliya Çelebi'nin ifadesi ile Bursa'nın Ayasofyası'dır. Ulu Camii, Osmanlı Devleti'nin dördüncü hükümdarı Yıldırım Bayezıd tarafından mimar Ali Neccar'a 1396-1399 yılları arasında yaptırılmıştır. Rivayete göre Sultan, Niğbolu Zaferi öncesinde savaşı kazanmak için dua etmiş ve 20 cami yaptırmayı adamıştı. Zaferden sonra damadı Emir Sultan'ın önerisi ile 20 cami yerine 20 kubbeli tek bir cami yaptırmaya karar vermişti. Cami, zaferden elde edilen ganimet ile yapılacaktı. Ancak 1402'deki Ankara Savaşı'nda sultanın esir düşmesinden sonra Timur camiyi ahır olarak kullanmış, 1403 yılında Moğol Şeyhi Emir Bedrüddin yaktırmış, 1413'de Karamanoğlu Mehmet Bey'in kuşatması sırasında cami tekrar yanmıştı. Onarımı, Bayezıd'ın oğlu 1. Mehmet gerçekleştirdi ve cami 1421 yılında ibadete açıldı. 1 Mart 1855 tarihlerindeki büyük depremde 17 kubbesi çöken cami, onarım görerek 1862 yılında tekrar ibadete açılmış; 1889 yangınında da hasar görmüştür.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.