• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 5 °C

Bodrum'da 5 kata durdurma

Bodrum'da 5 kata durdurma
Yahşi Belediye Başkanı Kocadon : Bodrum’un ve Türkiye sahillerinin İspanya örneğindeki gibi kontrolsüzce yokedilmesine karşı olduk.

DERYA DUYSAK-TÜRKİYE TURİZM


BODRUM- 
Kültür ve Turizm Bakanlığı"nın Bodrum Yarımadası"nı Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi olarak ilanının ardından Ortakent-Yahşi Belediyesi Başkanı Mehmet Kocadon tarafından bakanlığa açılan dava sonuçlanarak ve yürütmenin durdurulması kararı Danıştay"dan çıktı.

Ortakent-Yahşi Belediye Başkanı ve Bodrum Yarımadası Tanıtma Vakfı Başkanı  Mehmet Kocadon “Bodrum"un ve Türkiye sahillerinin İspanya örneğindeki gibi kontrolsüzce yokedilmesine karşı olduğunu, İspanya'nın yanlıştan dönmek için harekete geçtiğini söyledi.
Ortakent-Yahşi Belediyesi Başkanı Mehmet Kocadon, açılan davaya sonradan müdahil olan Gümüşlük Belediyesi Başkanı Mehmet Ülküm ve Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği Başkanı Mahmut Yıldırım Ortakent-Yahşi Belediyesi"nde düzenlediği basın toplantısında Bodrum için düşüncelerini ortaya koydu.



BODRUM'DA 5 KATA DURDURMA
Danıştay, Bodrum'un Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilan edilmesini öngören Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurdu.

Kararda, Bodrum Yarımadası'nda beş kata kadar imar izni veren projenin telafisi imkansız zararlar doğuracağı ifade edildi. Ortakent Belediyesi ile Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Bodrum Yarımadası için hazırladığı imar planı değişikliğine itiraz ederek Danıştay'da dava açmıştı. Danıştay 6. Dairesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın proje kapsamında gerçekleştirdiği tüm işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi.

Kararda, hukuka aykırı bulunan projenin uygulanması halinde telafisi imkansız zararlar doğuracağı belirtildi. Danıştay kararında, golf alanlarına ilişkin düzenlemenin kesinlikle önlenmesi gerektiği de kaydedildi.




Mehmet Kocadon ayrıca Bodrum"da yapılan  Investate 2008 Türkiye Sahilleri Emlak Yatırım Buluşması"nın son gününde konuşan Ortakent-Yahşi belediyesi Başkanı  çarpık yerleşimin zararlarını anlattı.
Kocadon, İspanya"da 2004"ten bu yana 1400 ruhsatsız veya eksik belgeli bina yıkıldığını belirterek, “İspanya belki bir dönem ekonomisini mülk satışlarıyla doğrulttu ama bugün evlerini yasal yollarla yapan veya satın alan ev sahiplerine bir duyuru yaparak evlerinin aslında onlara değil, halka ait olduğunu söylemeye başlamıştır. Yani bu evlerde oturanlar evlerinde ölene kadar yaşayabilecek ama artık bu evleri satamayacak ve çocuklarına miras olarak bırakamayacaklar. Yaşayanlar öldükten sonra da evler yıkılarak, İspanyol halkına açık plajlar yapılacak. İşte İspanya gerçeği budur” şeklinde konuştu.




BODRUMU BODRUMLU MARKA YAPTI HÜKÜMET EL KOYDU

Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon şunları söyledi:
Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri, 1982 yılında kabul edilen 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu"nun 3. maddesinde, tarihi ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı ve/veya turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak, kullanmak, sektörel kalkınmayı ve plânlı gelişimi sağlamak amacıyla değerlendirmek üzere sınırları Bakanlığın önerisi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit ve ilân edilen bölgeleri tanımlamıştır. Kanunun kabul edildiği 1982 yılından, Bodrum Yarımadası"nın “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri” kapsamına sokulduğu 2006 yılına kadar tam 24 yıl geçti. Yani Bodrumlu Bodrum"u marka haline getirdikten sonra devlet Bodrum"a el koydu.

Kaç kere söyledim hatırlamıyorum ama daha çok kereler söyleyeceğim; Bodrum"u Bodrum yapan, bu markayı yaratan Bodrumlunun kendisidir. Bodrum"u bir zamanların sürgün yerinden dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri haline getiren Bodrumlunun sağduyusu, hoşgörüsü ve cana yakınlığıdır. Bodrum, bir dünya markası haline dönüşme yoluna önce aile işletmeleriyle çıktı. Bugün ise “her şey dahil” sistemi dışında Bodrum"u ziyaret eden turistlerin çoğu yine bu aile işletmelerini tercih ediyorlar.




BAKANLIĞA TEK BAŞIMA DAVA AÇTIM

“Size gelecekte görmek istediğim Bodrum"u anlatacağım tabii ki ama Bodrum üzerine karar verme, hayal kurma gücünü Bodrum"u bugüne taşıyanların elinden alanlar bizleri kendi geleceğimizle ilgili enerjisiz ve kırgın bıraktılar. Hayat bir alış veriş sistemi üzerine kuruludur. Sevgi verir sevgi alırsınız, turizm adına söylüyorum hoşgörü verir süreklilik alırsınız. İşte burada da Kültür ve Turizm Bakanlığı, seçilen bizlerden Bodrum"un geleceği ile ilgili karar verme yetkisini alırken bazı belediye başkanı arkadaşlarım sandılar ki bunun karşılığında Bodrum Yarımadası"na alt yapı gelecek, yatırımlar yapılacak vs. Bu sebeple yaşadıkları tereddütler yüzünden ben Ortakent-Yahşi Belediyesi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı"na tek başıma dava açtım. Zaman içinde alt yapının gelmeyeceğini gördükten sonra diğer arkadaşlarım da açtığım bu davayı desteklediler. Bu süreçte bakanlık ilk olarak en önemli SİT alanlarımızdan Kisse Bükü"nü almaya çalıştı ve hemen peşinden de Ada Boğazı"nı istedi. Amacı, bölge halkını, yatırımcıları, sektör ilgililerini bilinçlendirmek, Türkiye sahillerindeki projelerin satışlarına ivme kazandırmak, yabancı gayrimenkul yatırımcı şirketlerini Türk gayrimenkul yatırımcılarıyla bir araya getirmek ve sektörün bu konudaki gelişimi ile ilgili yol haritasını belirlemek olan bu toplantının Bodrum Yarımadası ayağının biz Bodrumlu yöneticilerle değil de sanki Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapılması daha doğru olurmuş gibi geldi bana. Şu anda elinde imar yetkisi bulunmayan bir belediye başkanı olarak bu serzenişte bulunmak en doğal hakkım diye düşünüyorum.

 



BODRUM'UN İSPANYA GİBİ PAZARLANMASINA KARŞIYIM

Öncelikle Bodrumlu sonra bir belediye başkanı olarak başta Bodrum"un ve Türkiye sahillerinin İspanya örneğindeki gibi kontrolsüzce pazarlanmasına karşıyım. İspanya"da 2004"ten bu yana 1400 ruhsatsız veya eksik belgeli bina yıkılmış. İspanya belki bir dönem ekonomisini mülk satışlarıyla doğrulttu ama bugün evlerini yasal yollarla yapan veya satın alan ev sahiplerine bir duyuru yaparak evlerinin aslında onlara değil, halka ait olduğunu söylemeye başlamış. Yani bu evlerde oturanlar evlerinde ölene kadar yaşayabilecek ama artık bu evleri satamayacak ve çocuklarına miras olarak bırakamayacaklar. Yaşayanlar öldükten sonra da evler yıkılarak, İspanyol halkına açık plajlar yapılacak. İşte İspanya gerçeği budur.

 



KIYI ŞERİDİNİ BİLİNÇSİZ PAZARLAMAK HAZIRDAN YEMEKTİR

Turizm, var olan özgün mekansal, kültürel değerleri kentten ve kentliden koparmadan sunabilmeyi amaçlar. Kimliğin yitirilmemesi demek özgün değerlere sahip olup bunları sürdürebilmek demektir. Deniz, kum, güneş olarak tanımladığımız konfor, standardı yüksek iç mekanlar ve alışveriş seçeneklerindense özgün değerleri bugünün kentsel mekanında araştırabilmek, algılayabilmek milyonlarca turist için çok daha önemli hale gelmiştir. Bugün yaşanmakta olan süreç üretim ve tüketim arasındaki tercihtir. Türkiye doğal kıyı şeridini bilinçsiz pazarladığı ölçüde hazırdan yemektedir ve bu fazla sürmeyecektir.

 



YÖRE HALKI YILLARDIR HAKSIZLIĞA UĞRADI

Bodrum Yarımadası olarak benimsemediğimiz 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planları kıyılar için fiziki planlama sağlamakla beraber bu ölçekteki planlarla parsel bazında inşaat haklarını saptamak bilimsel ve yasal olarak imkansızdır. Bunlar 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarla mümkün olur. Bu planlar yapılmazsa kıyılarda mevcut parsellerin büyük çoğunluğuna sahip yöre insanı mağdur olmaya devam edecektir. Alt planlar henüz yapılmadığı gerekçesiyle inşaat izni alamayan yöre insanının sahip olduğu mülkün değeri hızla düşüp onlara büyük zararlar verirken, arsa spekülatörleri, otel ve sahil sitesi gibi yoğun inşaat haklarını kullanan girişimciler her koşuldan yararlanmaktadır.
Yıllardan beri kıyı alanlarında yaşayan mülk sahibi yöre halkı kendi mülklerinin gerçek değerini bilememiş ve büyük bir haksızlığa uğramışlardır. Yurttaşın devletine karşı güvenini kaybettiren bu durum hem etik açıdan hem demokratik açıdan kabul edilemez bir durumdur. İşte bu yüzden 1/25000 ölçekli üst planları bulunan kıyı şeritlerinde yerel toplum, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimlerinde görüşlerine dayandırılmış acil 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar hazırlatılıp hayata geçirilmelidir. Elinde imar yetkisi bile bulunmayan belediyelerin emlak buluşmasında görüş belirtmeleri ancak o zaman anlam kazanacaktır.

 



KARAR ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ ELİMİZDEN ALINDI

Danışılmadan turizm geliştirme bölgesi ilan edilip karar alma özgürlüğümüz elimizden alındı ve kendi topraklarımız başkaları tarafından yönetilmeye başlandı. Tüm bu şartlar altında, halkımın bana verdiği yetki ve güvenle Ortakent-Yahşi Belediyesi Başkanı olarak beldemde, Bodrum Yarımadası"nda TOKİ"yi görmek istemiyorum. Toplu konut yapılaşmasının bu yarımadaya girdiğini görmek istemiyorum. 5 – 10 katlı binaların yarımadamda yükselmesini istemiyorum. Bodrum Yarımadası"nın ne daha fazla otele ne de toplu yaşam alanına ihtiyacı vardır. Bodrum Yarımadası"nın kültür turizmine, 12 aya yayılmış turizme ihtiyacı vardır. Bodrum Yarımadası"nın 4 veya 6 şeritli otobanlara değil mandalina bahçelerine, otlağı olan ineklere ihtiyacı vardır. Arkeolojik kazılara ve mavi tura ihtiyacı vardır. Zaten hala var olan bu yapıyı yok edecek her türlü girişime hep karşı çıktım, bundan sonra da karşı çıkacağım.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.