• BIST 93.287
  • Altın 212,707
  • Dolar 5,4738
  • Euro 6,1921
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara -1 °C

Batı,Taksim Gezi Parkı'nı izliyor

Batı,Taksim Gezi Parkı'nı izliyor
Başbakan İstanbul'a döndüğünde konuşması ürkütücü idi. Yabancı yatırımcılar tedirgin. Erdoğan yıllarla kazandığı imajı bu tutumuyla yıkmak üzere.

MURAT EMEN-TÜRKİYE TURİZM
Haftanın Ekonomik Görünümü 10-15 Haziran 2013
İSTANBUL-
Taksim Gezi Parkı için Başbakan ile direnişçiler arasındaki sürtüşme 13'cü gününü doldurdu. Gelişmeleri merak ve endişe ile takip eden dünya ve ülke kamuoyu ve piyasalar kısa vadede bir çözüm ümidini şimdilik yitirdiler. Özellikle saygın yabancı gazete ve dergilerde Erdoğan aleyhine ciddi kritikler yer almaya başladı. Batı dünyası polisin şiddet ve biber gazı kullanmasına karşı hassasiyetini üzerine basarak belirtiyor.
Erdoğan'ın tutumunun cuma gününe kadar değişmemesi üzerine piyasalarda çok önemli düşüşler yaşandı. Hatta İstanbul'a döndüğü zaman yaptığı konuşma bile ürkütücü idi. Yabancı yatırımcılar tedirgin. Borsa %9'a yakın değer kaybetti. Faizler 5.95'lerden 6.61'lere çıktı. Sepet kur 2.20'leri geçti. Çözülmenin devam etmesinden endişe ediliyordu. Başbakan'a bu durum hatırlatılınca da “faiz lobisinin” marifetidir dedi.
Nihayet Cuma öğleden sonra bir konferansta yaptığı konuşmada hafif çark etmiş bir başbakan Erdoğan gördük. Borsa biraz olsun toparlandı. Bu hafta dediğimiz gibi direnişe ve Başbakan'ın söylemlerine endeksli olarak gidecek.
Güvensiz bir ortamın yarattığı bu ciddi ürküntünün tedavisi Başbakan'ın iki dudağının arasında. Ama sert tutumundan taviz vermeyen Erdoğan yıllarla kazandıklarını ve imajını bu tutumuyla yıkmak üzere. Bu süreç içinde dış basında çok ciddi kınamalar var. Olay giderek bir gövde gösterisine dönmeye başladı.
Economist Dergisinde bu hafta iki tane karikatür var. Birisi kapak. Diğeri de bizim kapağımız. Her iki resimde Türkiye'nin içinde bulunduğu bıçak sırtını özetleyen görüntüler. Artık saklıyacak bir tarafımız kalmadı. Minare kılıfa sokamıyoruz.Başbakanımız ve politikası bu işte denildi sonunda. Bundan on sene önce AKP iktidara geldiğinde bana Harvard 'da sorulan soru bugün gene geçerli. Türkiye İran mı oluyor? Laiklik çizgisinden uzaklaşan bir Türkiye görüyorlar artık. Bu konuda biraz daha ileri gidilirse batı dünyasının bize bakış açısı değişecektir.

Kamuoyundaki genel kanaat gençlerin bu protestosunun ülke çapında yarattığı etki Erdoğan iktidarının ilk bozgunu olarak görülüyor. Bütün bunlar bir patlama. Herşeyi ben bilirim diyen zihniyetin yanında insanın yaşam tarzına müdahale sayılabilecek pekçok tedbirinin birikimi dir diyebiliriz. Bir bakıma “ehh yeter artık...” demek oluyor. Bunu diyenler ne Erdoğan'dan korkan işadamları, ne aynı korkuyu yaşayan medya patronları ne de işten atılma korkusu yaşayan belediye işçileri. Bunlar özgürlüğüne düşkün gençler. Bu gençler 31 Mayıs günü AKP'nin yarattığı korku duvarını yıktılar. Korktukları bir şey yok artık.. Herhangi bir partinin adamı veya taraftarı değiller. Benim yiyeceğime, içeceğime, evliliğime ve çoluk çocuk sayıma karışamazsın, kendi yaşam tarzını bana dayatamazsın diyen bir Atatürk gençliği. Yanına ülkenin önde gelen sanatcılarının , üniversite hocalarının, barolarının ve yazar çizer takımının desteğini almış duyarlı bir gençlik. Tebrik ediyoruz onları.

AVRUPA DOSYASI

DRAGHİ: Toparlanmanın başlaması için zaman gerekiyor.

2.20130609092107.jpg

Avrupa Merkez Bankası, verilerin aylarca hayal kırıklığı yaratmasının ardından Euro Bölgesi ekonomisine ilişkin tahminlerini aşağı çekti. Veriler nedeniyle, toparlanmanın en erken 2013 sonlarında başlaması bekleniyor.
AMB'nin politika belirleme toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Başkan Mario Draghi, AB'de bankacılık birliğinin bir an önce oluşturulması için önceden yaptığı çağrıları tekrarlamadı.
Basın toplantısında “Euro Bölgesi ekonomilerinin bütçe açıklarını azaltmada kaydettiği yol, finans piyasalarının adım adım iyileştirilmesi ve AMB'nin benimsediği genişlemeci para politikalarının yardımı ile toparlanmanın yılın sonlarına doğru başlayacağı” yinelendi. Draghi bir kez daha, toparlanmayı garanti altına almak amacıyla "genişlemeci para politikalarının gerektiği sürece muhafaza edileceğini" söyledi.
Draghi, ekonominin bu yıl yüzde 0,6 oranında daralmasının beklendiğini açıkladı. Merkez bankasının bir önceki tahmini ise yüzde 0,5 daralma olacağı yönündeydi. Ancak 2014 yılına ilişkin büyüme tahmini ise yüzde 1'den yüzde 1,1'e yükseltildi. AMB, bu yıl için yaptığı enflasyon tahminini ise yüzde 1,6'dan yüzde 1,4'e düşürdü. Bu değişimin arkasındaki en büyük nedenin petrol fiyatlarındaki gerileme olduğu düşünülüyor. Gelecek yıla ilişkin enflasyon tahmini ise değiştirilmeden yüzde 1,3'te bırakıldı.
AMB Başkanı Draghi, tüm alternatifler şimdilik "rafa kaldırılmakla" beraber merkez bankasının ekonomiyi canlandırmak için tedbirleri artırmaya "hazır" olduğunu yineledi.
Draghi'nin basın toplantısının ardından euroda hafif bir yükseliş görülürken kısa vadeli faiz oranları geriledi.

ALMANYA BÜYÜME GÖRÜNÜMÜNÜ DEĞİŞTİRDİ

3.20130609092148.jpg

Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya'nın merkez bankası Bundesbank ülkenin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini düşürdü.
Bundesbank Başkanı Jens Weidmann yaptığı yazılı açıklamada büyümenin "Euro Bölgesi krizi ile boğuşan ülkelerdeki durumun istikrar bulup bulmayacağına bağlı olduğunu" söyledi.
Yarıyıl ekonomik raporunda Aralık ayında yüzde 0,4 olan bu yıl için büyüme tahmini yüzde 0,3'e yüzde 1,9 olan 2014 için büyüme tahmini ise yüzde 1,5'e düşürüldü.
Birçok Avrupa ekonomisi kriz ile bocalarken Almanya bu krize düşmekten kurtuldu ancak bazı Euro Bölgesi ülkelerinde yaşanan resesyon nedeniyle ekonomisi dördüncü çeyrekte keskin şekilde daraldı. Ülke sadece yüzde 0,1 büyüyebildiği birinci çeyrekte de resesyona düşmekten kıl payı kurtulmuştu.
Bundesbank'ın tahminleri Avrupa Komisyon'un geçen ayki tahminleri ardından geldi. Komisyon daha önce yüzde 0,5 olan Almanya'nın 2013 için büyüme tahminini yüzde 0,4'e düşürmüştü. Bu ayın başlarında da Uluslararası Para Fonu Almanya'nın 2013 için büyüme tahminini yüzde 0,6'dan yüzde 0,3'e çekmişti.
Bu tahminlere rağmen Bundesbank, Euro Bölgesi ekonomileri diplerden kurtulurken ve dünya ekonomisi momentum kazanırken Alman ekonomisinin de yavaş da olsa toparlandığını belirtti. Weidmann, sağlam istihdam piyasasının, ücret artışlarının ve enflasyondaki gerilemenin Almanya'daki özel tüketimi desteklediğini söyledi.
Aralık ayında yüzde 1,5 olan tüketici fiyat endeksinin bu yıl hafif artışla yüzde 1,6'ya yükseleceği tahmininde bulunan banka gelecek yıl ise enflasyonun yüzde 1,5'e gerileyeceğini belirtti.

AVRUPA KOMİSYONU IMF RAPORUNA KARŞI ÇIKTI

IMF “Yunanistan’a yardım paketinde yanlış adımlar var”diyor.


4.20130609092229.jpg

Uluslararası Para Fonu'nun Yunanistan'a yönelik yardım paketinde yanlış adımlar atıldığını kabul ettiği Çarşamba günkü raporuna yönelik Avrupa Komisyonu'ndan karşı açıklama geldi.
Avrupa Komisyonu'nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu üyesi Olli Rehn'in sözcüsü Simon O'Connor Brüksel'de basın mensuplarına yaptığı açıklamada Komisyon'un IMF'nin Yunanistan'ın borçlarının Mayıs 2012'den önce yapılandırılması durumunda borç durumunun daha iyi olacağı yönündeki açıklamasına "temelde katılmadığını" söyledi.
Komisyon'un Yunanistan kurtarma paketinde bir hata yaptığını söylemeyen O'Connor ise Troyka'nın olağanüstü şartlar nedeniyle bir araya geldiğini "geriye dönülüp bakıldığında" herkesin her zaman bazı şeylerin farklı şekilde yapılabileceğini söyleyebileceğini ifade etti.
IMF raporunda ayrıca Yunanistan'a yönelik 110 milyar euroluk ilk yardım paketinde bazı kararların bulaşmayı engellemek için Euro Bölgesi'ne zaman kazandırdığını ve bu kararların çoğunun Yunanistan için en iyi kararlar olmadığını da kaydetti.
Komisyon'un kendi geriye dönük raporunu hazırlayacağını ifade eden O'Connor, bu raporun detaylarına, içeriğine ve yayın zamanına ise değinmedi.
Troyka'nın iki kurumu arasında yaşanan sözlü tartışmanın çalışmalarını nasıl etkileyeceğine de yanıt veren O'Connor, raporun "yapıcı" ve "iyi" olan bu işbirliğinde bir değişim için hüküm vermediğini ifade ederek IMF içerisindeki bazı çalışanlara ait olduğunu ve "resmi duruşu" yansıtmadığını belirtti.

ASYA DOSYASI

Japon Devlet Emeklilik Yatırım Fonu Borsadan alımlarına devam edecek


5.20130609092310.jpg

Japonya'da 1.16 trilyon dolar değerinde varlığa sahip olan Devlet Emeklilik Yatırım Fonu, yerel piyasalarda yaptığı hisse senedi alımını artıracağını açıkladı. Fonun yapacağı bu hareket, yıl başında hızla yükselen Tokyo borsalarında bir aydır süregelen satış dalgasının sona erebileceği anlamına geliyor.

Sahip olduğu varlıklar bakımından dünyanın en büyüğü olan Japonya Devlet Emeklilik Yatırım Fonu, birçok yatırımcı tarafından yakından izleniyor. Fonun, portföy dengesinde yapacağı küçük değişikliklerin dahi finans piyasalarında büyük etkileri olabilir
Fon ayrıca; yabancı tahvillerin portföy içindeki payını yüzde 8'den yüzde 11'e, yabancı borsaların payını ise yüzde 9'dan yüzde 12'ye yükseltti. Yerel tahvillerin payı ise yüzde 67'den yüzde 60'a düşürüldü. Piyasada ise bir süredir fonun Japon borsalarında yapacağı alımları artıracağı söylentileri yapılıyordu.
Başbakan Shinzo Abe'nin açıkladığı canlandırma tedbirleri piyasalarda hayal kırıklığı yaratmıştı.
Fondan yapılan açıklamada portföy içinde Japonya'da yapılacak hisse senedi alımlarına ayrılan payın yüzde 11'den yüzde 12'ye yükseltildiği belirtildi. Emeklilik yatırım fonu ayrıca düşük getirili Japon tahvillerine ayrılan payı azaltma, deniz aşırı varlıklarda ise daha fazla alım yapma kararı aldı.

SOROS FONU JAPONYA'YA GERİ DÖNÜYOR

6.20130609092337.jpg

Yatırımcılar, Japonya'da bir toparlanmanın pek de kolay olmayacağını düşünerek Japon borsalarında satış yaparken George Soros'un Soros Fon Yönetimi bir kez daha burada alım yapıyor.
24 milyar doları yöneten Soros'un şirketi Mayıs ayında keskin elden çıkarımdan önce Japon borsalarındaki pozisyonlarının çoğundan çıkmıştı.
Konuya yakın bir kaynak Japon yeni ve borsasında girdiği bu bahisten 1 milyar dolardan fazla kazanç elde eden Soros'un Japon tahvil piyasasında iyileşme işaretleri gördüğü bu hafta piyasaya yeniden girdiğini söyledi.
Kaynak, hisse senetlerinin sürpriz şekilde düşmesine rağmen Japon ekonomik verilerinin iyileşme göstermesini bekleyen Soros fonu için borsanın hala "çok cazip" olduğunu söyledi.

PİYASALAR
Piyasalar Gezi parkı direnişine ve Başbakan'ın söylemlerine endeksli olarak devam ediyor.Cuma günü Başbakan'ın eski söylemlerine göre yumuşak denebilecek hafif çarklı demeçleri piyasayı yumuşattı ve endeks 3 puan artarak 77.870 puandan kapandı. Başbakanın nutkundaki yumuşaklığı doğru tahmin edenler kazandılar.
Borsa
Günboyu 75binlerde dolaşan BIST Başbakanın ılımlı konuşmasıyla son anda %3 yükseldi. Tutum ve direnişin seyrine bağlı olarak geçecek bir hafta bekliyoruz.

Faiz
Faizler başbakanın tavrına endeksli olarak 6.61'lere kadar yükselmişti. Başbakan hernekadar bu konuda faiz lobisini suçlasa da, birileri kendi tutumu diye hatırlattı herhalde. Cuma kapanışı 6.55 oldu. Pazartesi muhtemelen biraz aşağı gelebilir.

Döviz
Döviz parite 1.3207 olarak kapandı. Dolar 1.8846, euro 2.4892 olarak kapanırken sepet kur 2.20 'lerden 2.1869'lara geriledi. Bu haftada doların 1.85-1.88 bandında hareketini bekliyoruz.
Bu haftanın gelişmelerinde direnişin seyri ve Başbakan'ın salı konuşmasına istisna koyuyor ve gene temkinli yaklaşıyoruz. Salı konuşmasında gene esip gürlerse ortalık tozduman olabilir.Birde ufukta acaba bir erken seçim kokusu çıkarmı diyenlerde olabilir ama şimdilik olası görmüyoruz.
Sağlıcakla Kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.