• BIST 93.358
  • Altın 210,752
  • Dolar 5,3973
  • Euro 6,1040
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C

Başkan Obama zor günler yaşıyor

Başkan Obama zor günler yaşıyor
Başkan Obama cumhuriyetçi şahinlerin sıkıştırması karşısında zor günler yaşıyor. Batmaya yüz tutan ve tepetaklak olan bir atlete benzetiliyor.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü- 25-30 Kasım 2013
İSTANBUL-
ABD’de Başkan Obama zor günler yaşıyor ve batmaya yüz tutan ve tepetaklak olan bir atlete benzetiliyor. Kongre ile bütçe ve borçlanma limiti kavgası yanında sağlık programı ile başı dertte. Suriye’ye karşı derhal askeri müdahale isteyen cumhuriyetçi şahinler onu sıkıştırıyor ve işini bitirmeye geliyorlar.

AMERİKA RAPORU

Başkan Obama 2.ci döneminde gerçekten zor günler yaşıyor. Kongre ile bütçe ve borçlanma limiti kavgasında cumhuriyetçiler pes etmiyorlar. Pazarlık masasında “Healthcare” programından ödünler veren ama dedikleri gerçekleşmeyen Başkan sorunları aşmaya çalışıyor.
Bu haftaki Economist Dergisi’nde Obama kapakta yer alıyor. Bugüne kadar suda yürüme beceresi gösteren Başkan’ın artık batmakta olduğunu resmeden bir kapak. Niye ve niçin böyle?
Obama’yı başkan yapan saiklere veya güçlere dönmek gerekir bu cevabı aramak için. Cumhuriyetçi Bush yönetimi ABD’yi dünyanın her tarafında tam bir balçık tarlasına sokmuştu. Demokrat, yumuşak hatta siyah olmanın yanında Müslüman tarafı olan bir başkan Amerika’yı dünya ile barıştırabilirdi. Aranan bu idi.
Başta iyi giden işler ortaya çıkan bunalımlarda ABD’nin silah yerine konuşma siyasetine yönelmesi bir kısım güçleri tatmin etmedi. İran’a karşı, Suriye’ye karşı derhal askeri müdahale isteyen cumhuriyetçi şahinler vardı. Onlar varlıklarını hissettirmeğe, ülke menfaatlerinin ötesinde kendi menfaatlerini korumağa yöneldiler. Nasıl bir ülkedir ki, ülkeyi neredeyse block-out yapacak, devlet hizmetlerini yokedecek noktaya getirdiler. Neymiş dertleri? Bu Obamacare denilen sağlık reformunu istemiyorlar. Kongrede yenildikleri konuda şimdi rövanşı istiyorlar. Güçlerini gösterdiler. Karşılarında dimdik durabilecek bir Obama varmı onu test ettiler. Ama göremediler. Şimdi işini bitirmeye geliyorlar.

JFK ÖLÜMÜNÜN 50. YILINDA ANILDI

ABD, Başkan John F. Kennedy'nin, Texas'ın Dallas kentinde suikaste kurban gitmesinin 50. yıldönümünde anma törenleri düzenlendi.

untitled-2.20131124214149.jpg

Yıl 1958.New York şehrinin en lüks otelinde cazın o dönem yaşayan kraliçesi Billie Holiday konser verecek. Biletler aylar öncesinden satılmış. Salon tıklım tıklım. Ancak konseri verecek olan şarkıcı Billie Holiday'ın konser salonuna ön kapıdan girme hakkı yok. Ön kapı siyahlara yasak. Otelin arkadaki personel kapısından girebiliyor. O yılların amerikası bu. Güney eyaletlerinde siyahbeyaz okullar ayrı.bazılarında otobüsler bile ayrı. Ne garip ki o günkü Amerika'nın bugünkü Başkanı bir siyah.
Bu çağdışılığı başkanlığı döneminde temizleyen Başkan JF.Kennedy üç yıldan az görevde kalmış olmasına rağmen ABD'nin gelmiş geçmiş en saygın başkanı olarak ölümünün 50inci yılında anılıyor.Sadece Amerikalı değil bütün dünya bu büyük lideri ve trajedisini aslı unutamadı.
50 yıl önce 22 Kasım 1963'te Kennedy ve eşi Jackie, bir sonraki yıl yapılacak seçimler için kampanya yürütmek amacıyla Dallas'a gitmişti. Kennedy'yi ve eşini taşıyan üstü açık otomobil caddenin kenarına dizilmiş taraftarlar arasından geçerken saat 12:30'da açılan ateş sonucu Kennedy başına ve boynuna isabet eden kurşunlarla yaralanmış ve yarım saat sonra, kaldırıldığı hastanede öldüğü ilan edilmişti.
Kennedy'nin ölümü ile ilgili sayısız komplo teorileri üretilmiş olmakla beraber yetkililer, suçlu olarak yakalanan Oswald'ın suikasti tek başına işlediğine karar verdi.Komplo teorilerinden biride Başkan’ın CIA tarafından öldürüldüğü şeklinde idi. Ama hiçbir şey ispatlanamadı. Kennedy suikasti Amerikan halkını yasa boğdu ve halkın belleğinde önemli bir iz bıraktı.

AMERİKAN TARİHİNİN EN BÜYÜK MALİ CEZASI

Dünyanın en büyük yatırım bankalarından biri olan JP Morgan konut krizi sırasında yatırımcıları yanlış yönlendirdiği için 13 milyar dolar ceza ödemeyi kabul etti.
Amerikan hükümeti ile bir şirket arasında bugüne kadar ödenecek ceza miktarı bundan daha yüksek tutan bir anlaşma imzalanmamıştı.

untitled-3.20131124214225.jpg

Rekor cezayı ödemeyi kabul eden JP Morgan, ''kamuoyunu ciddi biçimde yanlış bilgilendirdiğini'' itiraf etmekle birlikte, Amerikan yasalarını çiğnemediğini savunuyor.
Banka, konut kredilerine dayanan mali hizmetleri müşterilerine satarken, sözkonusu konut kredilerinin genellikle risk altında olduğu gerçeğini saklamakla suçlanıyordu.
Amerikan hükümetinin banka denetiminden sorumlu yetkilileri, JP Morgan'ın izlediği bu politikanın beş yıl önce patlak veren mali krizi tetikleyen unsurlardan biri olduğunu söylüyor.
JP Morgan hakkında bunun dışında süregiden dokuz başka soruşturma daha var.
JP Morgan'ın ödemeyi kabul ettiği toplam 13 milyar doların 4 milyarı bankanın kurbanı olan evsahiplerine gidecek.
Kalan paranın 7 milyar doları, bankanın yanlış bilgi vererek sattığı mali hizmetlerin müşterileri tarafından federal ve eyalet mahkemelerinde açılmış tazminat davalarına ayrıldı.
Ve 2 milyar dolar ise ceza olarak Amerikan hazinesine girecek.

TÜRKİYE RAPORU

TİMES’DAN ERDOĞAN’A AĞIR ELEŞTİRİ: KENDİ İŞİNE BAKMAYI ÖĞRENMELİ

İngiliz The Times Gazetesi Türkiye’de kızlı erkekli dairelere düzenlenen polis baskınlarıyla ilgili bir haberin yanısıra, Başbakanın “Türk vatandaşlarının özel hayatına burun sokmakla suçlandığı” bir baş yazıya yerverdi

untitled-4.20131124214258.jpg

Gazete, Türkiye’de çoğunluğu oluşturan dindar kesimin Erdoğan ve çevresindekilerin muhafazakar söyleminden cesaret aldığı ve toplumun daha liberal katmanları ile aralarındaki gerginliğin tırmandırıldığı eleştirilerini aktarıyor.
Times” Türkiye’de karşı cinsten yetişkinlerin evlenmeden birlikte yaşaması önünde bir engel olmadığı halde, öğrenci evlerine ilişkin şikayetlerin tırmandığı bildiriliyor. Polisin başka sebepleri bahane göstererek kızlı erkekli evlerde yaşayanlara ceza yazdığı iddiaları var. Bu haberden yola çıkan Times “Recep Tayyip Erdoğan kendi işine bakmasını öğrenmeli” diyor.

MERKEZ BANKASI KAFALARI KARIŞTIRDI.

untitled-5.20131124214320.jpg

Geçtiğimiz hafta olağan aylık PPK Toplantısı vardı. Bu toplantıdan çıkan kararlar kısaca şöyle;
• Merkez faizlere dokunmadı.
• Ancak bir aylık repo ihalesini iptal ederek kısa vadede sıkılaştırma cihetine gitti.
• Rekor düşük seviyedeki borçlanma faizini bu kararı ile 3.5 puan artıran Merkez borçlanma faizini %7'nin üzerine çekti
• TCMB aralık ve ocak aylarının son günlerinde birer günlük ek parasal sıkılaştırma uygulayacağını açıklarken buradan bankacılara göre önümüzdeki döneme ilişkin öngörülebilirliğin artırılması ve daha fazla sıkılaştırma yapılacağı uygulamaları ile uyumlu artırabilme. TCMB 28 kasım, 30 aralık ve 30 ocak 2014’te birer günlük EPS uygulanacağını ve en az 100 milyon dolar tutarında döviz satım ihalesi açılacağını açıkladı.
. Enflasyon ile mücadeleye olan bağlılıklarını yineleyen Merkezciler, tüketici fiyatlarındaki artışın beklentileri yarım puan farkla kaçırabileceği uyarısında bulundu.
Ancak TCMB Başkanı Erdem Başçı'nın Ekim 2011'de başlattığı politika çerçevesi kapsamında bunu görmek kolay değil. Bu politika çerçevesi ile merkez bankası, gösterge faiz oranı ile yüzde 3,5-7,75 olan faiz koridorunu günlük borçlanma maliyetlerini değiştirmek için kullandı. Başçı, kredi büyümesinden volatil uluslararası sermaye girişleri, ekonomik büyüme ve kur istikrarına kadar uzanan geniş bir alanı finansal sistemdeki nakit miktarı aracılığı ile kontrol etmeye çalışıyor.
Ancak uzmanlar bile hangi faiz oranına odaklanmaları konusunda uzun zamandır kafa karışıklığı yaşıyor. Toplantıya katılan ekonomistlere göre Çarşamba günü yapılan toplantıda bu soruyu cevaplamaya çalışan politika yapıcılar, piyasa katılımcılarını merkez bankasının bir haftalık repo faiz oranını izlemeyi bırakarak bunun yerine bankalar arası gecelik borç verme faiz oranına odaklanmalarına teşvik etti.

GEÇERLİ FAİZ BANKALARARARASI FAİZ 7.15

Yetkililer politika beklentilerini tutturmaya çalıştıkları için bu durumda yüzde 4,5 olan politika faizi konu dışı kalarak yüzde 7,15 civarında olan bankalar arası faiz oranı ön plana çıkıyor. Merkez bankacılar, Para Politikası Kurulu'nun Salı günü verdiği bankalar arası borçlanma maliyetlerinin yüzde 7,75'e yükseleceği kararını da teyit etti.
Toplantıdan çıkan sonuç; "Sistem çok açık ve para politikasındaki aşağı yönlü esnekliği ortadan kaldırıyor. TCMB daha sıkı ve daha ortodoks," ifadelerini kullandı.
Politika yapıcıların Türkiye'nin 786 milyar dolarlık ekonomisinin bu yıl yüzde 4 büyüme beklentisi- hükümetin Ekim ayında yüzde 3,6'ya düşürdüğü büyüme beklentisinden yüksek- Başçı'ya para politikasını sıkılaştırma ve hedef enflasyon için esneklik payı sağlıyor.
Ancak merkez bankasının en yüksek faiz oranı, mevcut enflasyonun bir miktar üstünde olduğundan birçok ekonomistin kafası, politika yapıcıların faiz oranlarını daha geleneksel bir yaklaşımla yükseltmeden nasıl ek sıkılaştırma sağlayacağı konusunda karışmış durumda. Bu, özellikle de seçimler yaklaşıyorken merkez bankasının yapmak istemediği bir şey.
Politika yapıcılar, merkez bankasının borçlanma maliyetlerini daha da arttırmaya karar vermesi halinde hangi oranın referans oran olarak kullanılacağı konusunda ise ipucu sağlamadı.
"Bu toplantı, TCMB'nin 'unorthodox' politika denemesinin sonuna gelindiğini gösteriyor – merkez bankasının toplantıda bize söylediği buydu," diye konuşan Standard Bank gelişmekte olan piyasalardan sorumlu baş ekonomisti Tim Ash sözlerine, "Katılımcılar yeni para politikasının kalıcı mı olduğunu yoksa yeni bir karışım mı göreceğimizi belirlemekte zorlanıyor," diye devam etti.

Bu arada dolar düşmemekte direniyor. Nedeni açık pozisyon kapatan iç piyasa. Ve FED korkusu. Janet Yellen komitenin onayını aldı gerisi formalite. Ocak ayında makamına oturacak. O tarihe kadar piyasalar rahat sayılır.
Bütçelerini yapacak şirketlerimizde ciddi bir dolar tahmin bunalımı yaşanıyor. Tahminler 2014 için 1.95 ile 2.05 arasında oynuyor.

YABANCILAR TAHVİLDEN ÇIKIP HİSSE SENEDİ ALDILAR

TCMB Verilerine göre 11-15 Kasım tarihleri arasında yurtdışında mukim kişiler Türkiye'de net 848milyon dolarlık hisse senedi alırken, 1 milyar764.4 milyon dolarlık devlet tahvili sattılar. 8 kasım tarihinde 59 milyar353 milyon dolar olan hisse senedi portföyü, bu alışla birlikte 59 milyar 926.7 milyon dolara yükseldi.
Buna karşılık bu dönemde yaptıkları net 1 milyar764 milyon dolarlık satışla DİBS Stoku 56 milyar 142.7 milyon dolara geriledi. Bunun nedeni o süre içindeki DİBS fiyatlarındaki düşme oldu.

ABD’NİN KAYAGAZI PETROLÜ 80 DOLARA ÇEKER

Enerji Bakanı Taner Yıldız Paris’te katıldığı Uluslararası Enerji Ajansı toplantısında “Türkiye’nin sınırları aynı kalmakla birlikte , enerjideki sınırlarının genişleyeceğini söyledi.

taner-yildiz1a.jpg

Bakan dünyada ABD’nin kullandığı doğalgazın neredeyse Avrupa’nın 3’te biri, Japonyanın da 5’te biri düzeyinde olduğunu belirtti. Elektrik fiyatlarında da benzer bir durum olduğunu söyledi. Bu durumun küresel enerji dengelerini olumsuz etkilediğini aktaran Bakan Yıldız, A”BD ve Kanada’da üretilen kayagazının dünya piyasalarına çıksa, dünyadaki fiyatlar 80 dolarlara iner.” Diyerek ümit verdi.

AVRUPA RAPORU

untitled-6.20131124214414.jpg

KUZEY AVRUPA DÜNYA EKONOMİSİNİ FRENLİYOR


Kemal Derviş Dünya’daki köşesinde aynen böyle diyor. Derviş, Çin’in 2000 yılından buyana yıllık ortalama neredeyse 220 milyar doları bulan cari fazlası, dünyanın geri kalanından çok eleştiri almıştı. Ama Almanya’nın Euro^ya geçiş sırasındaki ortalama yaklaşık 170 milyar doları bulan fazlası yakın zamana kadar dikkatlerden kaçmıştı. Aradaki farkın paraca birlik olmasıdır denildi. Üye ülkeler arasında genel denge varsa gerisi önemsenmedi.
Bu yıl Euro bölgesinin bir bütün olarak 260 milyar cari fazla vermesi bekleniyor.Başı Almanya ve iki komşusu Hollanda ve Avusturya çekiyor. Aynı şekilde cari fazla veren ve Euro bölgesinde olmayan ama bir şekilde paralarını Euro’ya dengeleyen Danimarka,İsveç, İsviçre ve Norveç dahil olmak üzere toplamda bu yıl 550 milyar Euro cari fazlası verecek.
Çin’in cari fazlasını tehdit olarak gören ABD’nin Çin’e ticari yaptırımlar uygulamayı planlıyordu. Kuzey Avrupa’nın bu durumu Euro üzerinde yukarı doğru baskı yapıyor. Bundan da işsizlikle boğuşan Yunanistan ve İspanya zarar görüyor.
Sn. Derviş “İnsanın elinde Güney Avrupa ülkelerine acımaktan başka bir çare kalmıyor.

DRAGHİ: NEGATİF FAİZDE BİR GELİŞME YOK
Bir önceki toplantıda “negatif faizlerin değerlendirildiği” belirten Draghi “Ama o konuda bir gelişme yok. Ama gelecekte mevduat faizine ECB’nin eksi faiz uygulaması gündeme gelebilir.

PİYASALAR

BORSA
FED’in tahvil alımını önümüzdeki birkaç toplantıda karar altına alabileceğine işaret etmesi ve Çin’de üretim verilerinin zayıf gelmesi, gelişmekte olan ülke borsalarını aşağı çekti. Bizde de kayıp yaşandı.Perşembe akşamı 74.679 dan kapanan BIST İstanbul Cuma günü kapanışında
%1.28 artışla 75.638.05 olarak haftayı kapattı. Global piyasalar aralık ayına odaklandıkları için bu hafta yatay seyir devam edebilir.

FAİZ
Faizlerde belirgin bir baskı var. TCMB aksini söylese de kısa vadeli faizler zorlanıyor. Gösterge tahvilin 9 civarında dolaşabileceği düşünülüyor. Merkezin sıkılaştırma ile enflasyonu kontrol altında tutmağa çalıştığı görülüyor.Haftanın kapanış faizi 9.1 oldu.

DÖVİZ
Merkezin sıkılaştırması doları aşağı çekmek üzere iken, FED’den gelen haberler tekrar 2.2 seviyelerine itti. Hafta kapanışı dolarda 2.0051 olurken Euro 2.7191 ve parite 1.3557 oldu.Uzmanlar yılın kalanında TL lehine değişme bekliyorlar.

Esenlikle Kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.