• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C

AZE'nin Delmece Yaylası gezisi

AZE'nin Delmece Yaylası gezisi
Özel Belgeli ve Butik Otelciler Birliği -ÖZBI Başkanı Hasan Gülkaynak’ın üyesi olduğu, AZE zorlu kış koşullarında Delmece Yaylası'na çıktı

HASAN GÜLKAYNAK


İSTANBUL- Özel Belgeli ve Butik Otelciler Birliği -ÖZBI Baskani Hasan Gülkaynak"ın üyesi olddugu, Akıncilar Zirve Ekibi (AZE) Delmece Yaylasına çıktı. Kar, yağmur ve zorlu kış koşullarında yaşadıklarını keyifle okuyacaksınız..

AZE"liler, kış programımızda yapmayı hedeflediği karlı ortamda yürüyüş ve kampını daha önce 10-11 ocak 2009 olarak programlamıştı. Ancak bölgedeki olumsuz hava koşulları nedeniyle 24-25 ocak 2009"a ertelemişti.
Bu hedefi İhsan Akın, Hasan Gülkaynak, Çetin Artan, Bülent Ayhan Arslan, Dr. Cemil Kavakoğlu, Türkay Karakan, Şaban Pamuk, Cem Kavakoğlu, Özgür Akın, Erhan Arslan, Umut Güneş, Özgür Yücel ve kaptan Faik ile birlikte 13 kişi olarak 24-25 ocak 2009 günlerinde gerçekleştirdi.
Katılım yüksek zorlu kış yartlarına rağmen yürüyüş ve kamp süresinde sergilenen performans süperdi, herkesi kutlamak gerekiyor.

24.01.09 cumartesi sabahı saat 06.00 kaptan Faik Çetin"i Halkalı"dan alarak yolculuğu başlattık. Belirlenen duraklardan diğer arkadaşları alarak Delmece yaylası yoluna düştük. Oymak başı İhsan erken yola çıkan AZE lilerin kahvaltı edememe olasılığı göz önüne alarak fırından aldığı sıcak simitlerle Kurtköy OPET te verilen kısa mola ile AZE lilere çay/simit ikramında bulundu.



ÇAY VE SİMİTLE YOLCULUK BAŞLADI

Sıcak çay eşliğinde yenen simitlerden sonra minibüste koltuklarına yerleşen AZE"lilerin bir çoğunun hemen uykuya daldığı görüldü, anlaşılan Delmece kampı heyecanı onları gece pek uyutmamıştı.İzmit körfezini dolaşarak devam ettirdiğimiz yolculukta saat 09.00 sularında Çınarcık"ta gördüğümüz ilk fırının önünde ekmek ihtiyacı için durduk. Uykularını almış olan AZE"liler mis gibi ekmek kokusunu duyunca kendilerini hemen aşağıya attılar.
Anlaşılan acıkmışlardı. Ama biraz daha beklemek durumundaydılar. "Kaç ekmek alalım?" konusunda ki farklı görüşler kısa bir tartışma konusu oldu. Sonunda yaylada çok kar olabileceği ve şartların bizi daha uzun kalmaya zorlayabileceği görüşü etkin oldu. Kişi başı 2 ekmek alınmasına kararı verildi. Fırından bir kasa içinde 24 ekmeği alarak yola devam ettik.

ERİKLİ YAYLASINA YOLLANDIK
Saat 09.30 sularında Erikli yaylasına ulaştık.Erikli yaylası dağa tırmanmaya başlanılan Teşcikiye beldesinden 6 km mesafede tahminen 300-400 rakımlı bir bölge. Erikli"ye kadar kar görmedik,
Erikli Şelaleler bölgesine geldiğimizde ağaçların altında kalmış karlar mevcuttu. Çok ılıman bir hava vardı ve karlar eriyordu. Karlı bir ortam isteyen AZE"liler bir an için kar görememe endişesine kapıldılar. ”Delmece yaylasında papatya toplayacağız” herhalde şeklinde espriler yapılmaya başlandı.

Çay-simit partisinden itibaren yaklaşık 2,5 saat süren yolculuk tüm AZE"ileri acıktırmıştı, şelaleler bölgesinde kahvaltı sofrası kuruldu ve sıcaklığını halen kaybetmemiş ekmekler eşliğinde çok güzel bir kahvaltı yapıldı. Kahvaltı sonrası tüm AZE"liler “Amma çok yedik, herhalde temiz havadandır” şeklinde sözlerle teselli bulmaya çalışıyordu.
Kahvaltı sonrası yaklaşık 500 m. mesafede yer alan çifte şelalelere yürüdük. Her iki şelale 22.11.08 ziyaretimize göre çok daha yüksek bir debiye sahipti.
DİPSİZ GÖL BUZ TUTMUŞTU
Bol bol hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından Faik kaptanın minibüsüne dolarak kar görememe endişesi içinde yola devam ettik.Tabelada Erikli yaylası-Delmece yaylası 12 km veriyordu. Şelaleler bölgesinden 2 km sonra Dipsiz Göl"de durduk ve gölün etrafında gezdik. Göl buz tutmuştu, ancak ılıman hava buzu oldukça yumuşak hale getirmişti. Attığımız taşlar buzu deliyordu.

"KAR YOLLARI TIKADI" HABERİ BİZLERİ SEVİNDİRDİ
Yola devam için minibüs ün yanına geldiğimizde yayla yönünden gelen bir traktör gördük ve tabi bili almak için çoğumuz hemen durdurduğumuz traktörün başına toplandık, traktör şöförü yaylaya gitmek istediğini ancak bulunduğumuz noktadan yaklaşık 3 km ileride kar nedeniyle yolun kapalı olduğunu, ve geri dönmek durumunda kaldığını söyleyince kar görebilme sevinci tüm AZE"liler yüzüne hemen yansıdı. O heyecanla minibüse binerek yola devam ettik.Kısa bir süre sonra yolda kar olmaya başladı.

ARACIMIZ KARDA YÜRÜMEDİ
Kaptan Faik güvenli bir şekilde bir süre daha devam etti. Bir virajdaki kar birikintisine kadar yol aldık. Bu virajda aracımız kaldı. Ancak viraj sonrasında yolun yine devam edilebilir koşullarda olduğu görülünce 11 AZE"linin itme gücü ile virajı geçme başarısı gösterildi.
Ancak buradan sonra çok fazla ilerleyemedik ve arabaya uygun bir yer bularak güvenli bir şekilde aracımızı park ettikten sonra malzemelerimizi sırt çantalarımıza yükleyerek yürüyüşe geçtik.

YAĞMUR ÇİSELİYORDU
Aracın km"sinden yaptığımız takibe göre bulunduğumuz noktadan Delmece Yaylası"na daha 5 km yolumuz vardı.Bu esnada çiselemeye başlayan yağmur altında yürüyüşümüze başladık ve giderek artan kar miktarına rağmen hiç mola vermeden Karlık Yaylası tabelasına kadar hızlı bir tempo ile yürüyüşümüzü sürdürdük. Karlık yaylası yolunun ayrıldığı noktadan itibaren Delmece Yaylası"na yaklaşık 1 km yol kalmıştı. Bu hepimizi oldukça rahatlattı. 10 dakika kadar dinlenme molası verdik, hatıra fotoğrafları çektirdik.



DELMECE YAYLASI TABELASINA ULAŞTIK

Mola sonrası yine hızlı tempo ile devam eden yürüyüş ile Delmece Yaylası tabelasına ulaştık, aracı bıraktığımız noktadan buraya kadar geçen süre 1 saat idi, yani 30-40cm karlı bir yolda 5 km yolu oldukça yüklü sırt çantaları ile 1 saatte yürümüştük. Oldukça tempolu bir yürüyüştü, Sergilediğimiz performans hepimizi mutlu etti. Delmece Yaylası 730 rakımlı, 60 ahşap, 30 betonarme yapının bulunduğu 32 hektarlık bir alan (tabeladan aldığım bilgiler.)

YAYLADA KAMP YAPTIK
Yaylada kamp için yayla evlerinden yararlanacaktık. Hemen kapısı kilitli olmayan ve içinde eşya bulunmayan evleri dolaşmaya başladık. Kısa sürede 13 kişiyi barındıracak birbirine yakın 2 ev bularak kamp hazırlıklarımızı tamamladık Akşam yakacağımız ateş için karanlık olmadan odun toplama telaşı ile Erhan, Hasan, Cem,Özgür Akın, Umut ,Özgür Yücel baltaları ile ormana daldılar, Bir süre sonra balta sesleri kesildi ve arkadaşlarımız bir gece yetecek kadar odun iledöndüler. Ateş yakmak için Şaban ve Türkay ın hazırladığı yere odunları yığdılar.

ATEŞİN BAŞINDA SUCUK-EKMEK PARTİSİ
Şaban, Türkay, Kaptan Faik in becerileri ile odunlar kısa sürede alevlendi.Bu sırada saat 17.00 olmuş ve hava kararmaya başlamıştı.Sabah kahvaltısından bu yana 7 saat geçmiş ve acıkılmıştı. Ancak akşam yemeği için de erken bir saat olduğundan, Bülent in önerisi ile, saat 21.00 olarak düşünülen akşam yemeğine kadar, sucuk ekmek ile bir ara öğün oluşturuldu. Sucuk ekmek partisi yorulmuş olan AZE lileri kendine getirmeye yetti. Sucuk Ekmek partisi esnasında bulunduğumuz yere 700-800 m mesafede yaylanın diğer ucuna yakın bir evin bacasından dumanlar yükseldiğini gördük. Bu evde ne amaçla yaşanabiliyor olabileceği konusunda kısa bir fikir alışverişi sonrasında bu kişinin buranın güvenliğinden sorumlu kişi olabileceği görüşü ağırlık kazandı. Eğer böyle ise kendisine bilgi verme gereğimiz olduğu düşünüldü.

BACASI TÜTEN EVDE KALAN BİRİYLE TANIŞTIK
Grubun ağabeyleri olarak bu görev bana (İhsan ) ve Şaban"a verildi.Yaylada düz ara 40-50 cm kar mevcuttu ve ılık hava nedeniyle yumuşamış olan karda her adımda ayaklarımız karın derinliklerine kadar batıyordu. Bu da yürürken oldukça zorluk yaratıyordu. 700-800 m lik kısa mesafeyi bayağı zorlanarak aştık ve bacası tüten eve ulaştık. Seslendiğimizde bir bey çıktı, uzaktan kendimizi tanıtarak burada bulunma nedenimizi söyledikten sonra bizi davet etti. Ayakkabiları ve tozlukları çıkarmak bayağı zahmetli olduğundan içeri girmeyerek bahçede sohbet ettik. Öncelikle ne amaçla burada bulunduğunu öğrenmeye çalışarak güvenlik yetkilisi olup olmadığını anlamaya çalıştık. Böyle bir görevi olmadığını öğrendik. Ama yine de ihmal etmeyip geceyi Delmece Yaylası"nda geçireceğimizi, kapısı kilitli olmayan 2 eve yerleştiğimizi kendisine söyledik. O da yaylaya sık sık grupların geldiğini ve diğer gelenlerin de yayla evlerinde kamp yaptığını söyledi. Bu bilgi suçluluk duygumuzu azalttı ve bizi rahatlattı.

CELİL KIŞI YAYLADA GEÇİRİYORDU
Sonra sohbete devam ettik. İsminin Celil olduğunu öğrendiğimiz 60-65 yaşlarındaki bey, 3 yıl önce bu evi yaptığını söyledi. Geçen kış 15 gün kaldığını ve yaylada 3 metreye kadar kar olduğunu öğrendiğini söyledi. Kışı burada geçirmeye ve bu ortamı görmeye karar verdiğini anlattı. 15 gün önce yağan karda kar kalınlığının 1 metreye ulaştığını belirtti.
Yolun kapalı olduğunu belirterek ihtiyaçlarını nasıl giderdiğini sorduk. Kısa süre önce Yalova"dan Ankara ya tayini çıkan eski valinin yolu sürekli açık tuttuğunu, artık bu hizmetin verilmediğini söyledi. Yalnız yaşadığını söyleyen Celil bey ancak 2 kişiye 2 ay yetecek yetecek kadar yiyecek stoğunun bulunduğunu, jeneratör ve TV sinin de bulunduğunu ama sürekli çalıştırmadığını anlattı.
Yabani hayvanlara sözü getirerek tehlikeli olup olmadıklarını sorduk, Ayı, kurt, çakal, domuz gibi hayvanların bol bulunduğunu, ancak ayıların bu mevsimde pek hareketli olmadıklarını bildirdi. Domuzların karla birlikte aşağılara köylere yakın yerlere indiğini, kurt ve çakalların olduğunu ve 2 gün önce bir kurtun evin yakınlarına geldiğini, dürbünle izlediğini ama bu hayvanların insanlara pek zarar vermediğini belirtti.

BÜLENT"İN KUZU KAVURMASINI BEKLEDİK
Karanlık iyice çökmeden kamp yerine dönmek için izin istedik,15 kişiye yetecek yeri olduğunu söyleyerek ısrarla akşam çayına davet etti. “Arkadaşlarımıza ileteceğiz” deyip söz vermeden oradan ayrıldık. Kampa döndüğümüzde bu isteği arkadaşlarımıza ilettik. Ama yolun yorucu olduğunu, gece karanlığında yol kenarlarındaki birikmiş karların daha da zorlayıcı olacağınıda da vurguladık.
Bu bilgiler sonrasın da arkadaşlarımız bu nazik davete teşekkür edip gitmeme kararı verdiler ama bu dileği iletme şansı bulamadık.
Ateş başında koyulaşan sohbet eşliğinde ayakkabı kurutma çabaları ile akşam yemeği saatine ulaştık.Yemek konusunda pirimiz Bülent almış olduğu kuşbaşı kuzu etlerini tencereye atarak yanan ateşten çektiği kozlar üzerinde kavurmaya başladı.
Bu esnada tüm AZE"liler tatlı bir telaş ile sofrayı kurduktan sonra, ellerinde içecekleri ile ateş başında toplanarak sabırsızlıkla Bülent in kuzu kavurmasını beklemeye başladı. Ateş üzerinde pişen etin kokusu, hele görüntüsü herkesin iştahını bir kat daha arttırmış ve pişmesi sabırsızlıkla beklenir olmuştu.Piştiğinde masanın ortasına konulan tenceredeki et, ekmekler etin suyuna batırılarak iştahla yendi, bu arada rakılar da etkisini göstermeye başlamış, sohbetler koyulaşmıştı.Yemek tükendiğinde tadı AZE"lilerin damağında kalmıştı, bu güzel yemek için bol teşekkürler ve övgülü sözler alan Bülent bu davranışlar karşısında dayanamayıp ikinci tencereyi ateşe koymuştu bile.

AV MERAKLILARI SİNEK AVLADI
Karlı ortamda oluşacak soğuktan AZE"liler adına endişelenen İhsan"ın getrirdiği ev termometresinden sık sık ısı kontrolü yapıldı. Isı gece olmasına rağmen 6-5-4 gibi giderek düşen bir sayı göstersede mevsim için oldukça yüksekti. Bu mevsimde bu koşullarda daha soğuk olması gerektiğini söyleyen Çetin, termometrenin gösterdiği ısıyı yüksek bularak termometrenin bozuk olduğu konusunda eniştesi İhsan"ı ikna çabaları içine girmişti bile.
Dr Cemil belki av bulurum düşüncesiyle yanında getirdiği av tüfeğini çıkardı, Bülent"in nefis yemeği ile keyfi gelen Çetin,Cem, Özgür diktikleri şişeye atışlar yaptılar, Cem in bir atışı dışında tüm atışlar karavana idi.Bülent"in 2 .tenceredeki eti de hızla tüketildikten sonra av meraklısı Dr.Cemil ve Türkay ava çıktılar. Elleri boş dönmelerine karşın “Taze tavşan pislikleri gördük. Buralarda çok tavşan var” diye bize avcı muhabbetleri yaptılar.
Gittikçe koyulaşan sohbet, birlikte söylenen şarkılar eşliğinde saat 12.00 olmuştu ve yorulan AZE liler kamp yerlerine çekilerek istirahate geçtiler.

UYUYANLARI ZOR UYANDIRDIK
İhsan,Hasan,Çetin, Cemil, Cem, Özgür, Umut bir evde evin içine kurdukları çadırlarda, Bülent, Şaban, Türkay, Erhan, Özgür Yücel,Kaptan Faik bir evde kaldı.
Çadırda ve uyku tulumunda ilk kez kalan Umut dışında herkes çok rahat bir gece geçirdiğini anlattı.
Sabah saat 6.00 da yağmur sesinin saç çatıda çıkardığı seslerle uyandım. Umut un dışarı koyduğu termometre 1 dereceyi gösteriyordu ancak Çetin halen ısının sıfırın altında olabileceğini belirterek benim termometreme çamur atmaya devam ediyordu.1 derece oldukça iyi bir ısı idi.
Saat 09.00 sularında arkadaşlarımızın çoğu kalkmıştı. Yağmur devam ediyordu ve kahvaltı için açık hava uygun değildi. Bu nedenle kahvaltıyı Erikli yaylasında yapmaya karar verdik. Uyuyan Bülent, Erhan, Özgür Yücel ve Özgür Akın"ı uyandırma kararı verdik, Özgün Akın"ı İhsan, Cem, Çetin, Cemil ve Umut 5 kişi yarım satte zor da olsa kaldırma başarısını gösterdik.

MÜKELLEF BİR KAHVALTI
Saat 10.00 sularında sırt çantalarımızı yüklenip devam eden yağmur altında 1 saatlik bir yürüyüş ile arabamıza ulaştık, Kaptan Faik bizi Hızlı bir şekilde Erikli yaylasına ulaştırdı ve kurduğumuz bol çeşnili Halil İbrahim soframızda inanılmaz güzel bir kahvaltı yaptık. Keyif çayları ve sigaralar eşliğinde 1 saat kadar süren sohbet edildi. Oymak başı İhsan"ın “Beyler akşam FB-Trabzon maçına gideceğim. Haydi kaptan düş yola” uyarısı ile başlayan dönüş yolculuğumuz saat 17.00 sularında İstanbul"da son buldu.

AZE"liler kış döneminin programlı son yürüyüş ve kampını da yapmış oldu. Kasım-Ocak döneminde 2 kez günlük yürüyüş, 2 kez 1 gecelik kamplı yürüyüş yapmış oldu. Kanaatim bunu oldukça yeterli ve de iyi olduğu yönündedir.
Bundan sonraki hedefimiz Mayıs-Haziran ayında Uludağ zerve ve tabiî ki ağustos 2009 da Kaçkar zirve yürüyüşlerimiz. Umarım bu aktivitelerde sevdiklerimizi (çocuklar, eşler, aşklar, anne ve babalar) ihmal etmemiş ve de üzmemişizdir. Olmuşsa da işte bize bu üzüntüleri telafi fırsatı.
Bu dönemde onların gönüllerini hoş tutalım ki yapacağımız yürüyüşlerde izinleri kolay koparabilelim.

Esenlik ve Sağlık dolu günler temmenisiyle bir sonraki kampta birlikte olmak dileğiyle...

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Kadir Uğur, yelkenli ile yola çıktı23 Ağustos 2017 Çarşamba 18:00
  • Kadir Uğur’a Kuşadası’nda veda21 Ağustos 2017 Pazartesi 13:00
  • Salda Gölü, turistlerin yeni gözdesi10 Temmuz 2017 Pazartesi 22:00
  • Türklerin yeni gözdesi Ukrayna05 Temmuz 2017 Çarşamba 15:00
  • Egzotik ve romantik balayı rotaları05 Temmuz 2017 Çarşamba 14:00
  • AB için 3. kuşak pasaport30 Mayıs 2017 Salı 14:00
  • Legoland Malezya’da %25 indirim08 Mayıs 2017 Pazartesi 18:00
  • Türk turizmciler Hindistan’da-126 Eylül 2016 Pazartesi 09:00
  • Hindistan gezisi öncesi canlı23 Eylül 2016 Cuma 09:20
  • Kıbrıs turizminde bayram sevinci03 Eylül 2016 Cumartesi 10:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.