• BIST 100.021
  • Altın 280,335
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 18 °C

Aydın Karacabay - Otel Sahibi

Hotel Levni İstanbul’un Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Karacabay’ı ile mevcut yatırımlarını, yeni yatırım planlarını ve İstanbul turizmini konuştuk…

Karacabay Grubu’nun kuruluşu ve faaliyet alanları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Aslen Yozgatlı bir aileyiz. Yozgat’tan Ankara’ya, oradan da İstanbul’a gelmişiz. Babam, 1960’lı yılların başında işleri nedeniyle Sirkeci’ye yerleşmiş. O günden bu yana Sirkeci’de faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 

Asıl faaliyet alanımız dış ticaret. Ağırlıklı olarak tarım sektörüne yönelik makine ithalatı yapıyoruz. Bu alanda Avrupa’nın önde gelen makine üreticilerinin Türkiye temsilciliğini yapıyoruz. 

Turizm sektörüne ne zaman ve nasıl bir öngörüyle girdiniz?

1986 yılında bölgemizin ilk 3 yıldızlı oteli olan Metropol Hotel ile turizm sektörüne girdik. Ardından 1989 yılında 4 yıldızlı Centrum Hotel’i açtık. Yeni yatırımımız Hotel Levni İstanbul’u ise 2010 yılının Eylül ayında hizmete açtık.

İlk otel yatırımımızı gerçekleştirdiğimizde turizm bugünkü popülerliğe sahip değildi. Açık konuşmak gerekirse, ilk otelimizi turizm sektörüne yönelik net bir plan ve beklenti dahilinde açmadık. Turizme hobi olarak girmiştik. İlk yatırımlarımızdaki amaç, gayrimenkullerimizi değerlendirmek ve sektörü tanımaktı. Fakat geldiğimiz bugünkü noktada turizm bizim için önemli ve gelecek vaat eden bir iş kolu haline geldi. 

İstanbul turizmi de umduğumuzdan çok daha iyi gelişti. 1986 yılında sektörün bu kadar gelişeceğini, şehrimize bu kadar turistin geleceğini hayal bile etmiyorduk. 

Yaşanan gelişmeler ve edindiğimiz tecrübelerle artık turizm sektörüne daha farklı bir bakış açısı ile yaklaşıyoruz. Sektöre girmiş olmaktan çok da memnunuz ve bu alandaki yatırımlarımıza devam etmeyi planlıyoruz. 

Toplam yatırımlarınız içinde turizmin payı ne kadar?

Dış ticarette uzun yıllardır faaliyet gösteren bir şirketiz. Bu alanda ciddi yatırımlarımız var. Genel anlamda hedefimiz, bulunduğumuz her iki sektörde de pazar koşullarını göz önünde bulundurarak yatırımlara devam etmek… 

Son yatırımımız Hotel Levni İstanbul ile turizm sektöründeki yatırımlarımız, toplam yatırımlarımız içinde yüzde 40’lara ulaştı. 

TURİZM SEKTÖRÜNDE YATIRIM YAPMAYA DEVAM EDECEÐİZ 

Turizm sektöründeki yatırım planlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Turizmde Türkiye’nin ve İstanbul’un yükselişi devam ediyor. Hal böyleyken bu gelişmeye kayıtsız kalmak istemiyoruz. Karacabay Ailesi olarak turizm sektöründe yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. İyi mevkilerde arsalar veya binalar bulduğumuzda bir veya iki otel daha yapmak istiyoruz. 

ALTIN BOYNUZ YENİDEN PARLAYACAK 

Bölge olarak nerelerle ilgileniyorsunuz?

Avrupa Yakası’nda Maslak-Büyükdere hattı ilgi alanımızda. Bu bölgede iş oteli konseptinde bir yatırım gerçekleştirmek istiyoruz. 

Anadolu Yakasında ise Kadıköy’den Pendik’e kadar olan hat üzerinde düşünüyoruz. 

İş oteli konseptinde 125 ile 200 odalı oteller planlıyoruz. 

Bu bölgelerin dışında Haliç de ilgi alanımızda. Özellikle Cibali ve Eyüp bölgelerinin önümüzdeki yıllarda çok gelişeceğini düşünüyorum. Haliç’in eski günlerine döneceğini ve turizm açısından İstanbul’un önemli bölgelerinden biri haline geleceğini düşünüyorum. Özellikle Haliç’e paralel ana caddenin turizm açısından çok değerli bir hale geleceğini tahmin ediyorum. Özetle gerçek değerini hiçbir zaman kaybetmeyen Altın Boynuz’un yeniden parlayacağını düşünüyorum. 

Cibali’de 1800 metrekarelik bir yerimiz var, fakat imar problemlerinden dolayı burayı otel olarak değerlendiremiyoruz. İstediğimiz tarzda bir yer bulduğumuzda Haliç’e yatırım yapmakta tereddüt yaşamayacağız. 

Ticari faaliyetinizin ithalat bölümü dış ticaret açığı yaratırken, diğer bölümü olan turizm de bu açığı kapatmakta önemli rol oynuyor. Turizmin dış ticaret açığının kapatılmasındaki kritik rolüne ilişkin neler düşünüyorsunuz?

Bir yanda ithalat ile ülkeye verdiğimiz dış ticaret açığını diğer yandan turizm ile dengelemeye çalışıyoruz. Bence dış ticaret açığında Türkiye’nin en büyük kozu turizm. Bu uzun yıllar boyunca da böyle devam edecek. Açıkçası başka bir sektör göremiyorum. 

Toplam yatak kapasiteniz nedir?

Üç otelimizdeki toplam yatak kapasitesi 360… 

TARİHİ YARIMADA’DA TURİZM ADINA GÜZEL GELİŞMELERE YAŞANDI

Mevcut üç oteliniz de Tarihi Yarımada’da… Bölgeye ilişkin görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Biz bu bölgeyi çok seviyoruz. İşlerimizin neredeyse tamamı burada. Kazandığımızı da bu bölgeye yatırmaktan mutluyuz. 

Diğer yandan Tarihi Yarımada’da turizm adına güzel gelişmeler yaşandı. Yerel yönetimler turizmin farkına vardı. Başarılı bir altyapı çalışması var. Eskiden bu bölgede turistlerin yürümesi bile güçtü. Son iki yıldır bölgede çok iyi yenileme çalışmaları var. 

En büyük şikayetlerimizden biri yolların karanlık olmasıydı. Çok iyi aydınlatma projeleri yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. 

Fakat bir takım sorunların devam ettiğini de söylemeden geçemeyeceğim. Bunların başında bölgedeki adliye binaları geliyor. Buralardaki davaların sokağa yansıması beraberinde trafiği ve güvenlik sorununu getiriyor. Geçtiğimiz günlerde Çocuk Mahkemesi’nde görülen bir dava nedeniyle turist otobüsleri saatlerce trafikte mahsur kaldı. Bu tür binaların acilen bölgeden taşınması gerektiği görüşündeyim. 

İSTANBUL, GÜNEY’LE KIYASLANMAYACAK KADAR AVANTAJLI

Ege ve Akdeniz’de otel yatırımı planlıyor musunuz?

Hiçbir zaman Güney’de otel yapmayı düşünmedik. İstanbul’da turizm yapmak Güney’le kıyaslanmayacak kadar avantajlı. İstanbul artık yılın 12 ayı turizm yapılan bir şehir haline geldi. Ege’de 3 aya, Antalya’da da yaz sezonuna sıkışan bir turizm faaliyeti var. ÜLKE İMAJINDAKİ POZİTİF GELİŞMELER TURİZMİMİZE ÖNEMLİ KATKILAR SAÐLIYOR

Yaptığınız dış ticaret faaliyetleri nedeniyle ülkemiz için önem arz eden Batı Avrupa pazarlarına farklı bir açıdan bakabilme şansına sahipsiniz. Bu pazarlara ilişkin gözlemlerinizi ve görüşlerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?

İşimiz icabı yurtdışına çok seyahatim oluyor. Bunların yanında eğitim nedeniyle Londra’da 4 yıl yaşadım. 1994 yılında üniversiteden mezun oldum. Fazla bir zaman geçmedi ama o zamandan bugüne dahi Türkiye’nin imajında çok büyük değişimlerin yaşandığına şahit oldum. Geçtiğimiz 15 yıl içinde Batı’nın Türkiye’ye ve Türk insanına bakışında köklü değişimler yaşandı. 

Geçmiş yıllarda, “Türkiye’ye tatile gitsem ne gibi tehlikelerle karşı karşıya kalırım”; “Hastalansam doğru düzgün bir sağlık hizmeti alabilir miyim” gibi korkular vardı yabancılarda. Türkiye’ye dair her açıdan ciddi bir bilgi eksikliği vardı. 

Günümüzdeki Türkiye imajı ise modern ve her türlü imkanın bulunduğu bir ülke. 

Ülke imajımızdaki değişimin turizme katkısı olduğu kadar turizmimizin de ülke imajımıza pozitif yönde katkıları var. Özellikle İstanbul’a gelen turistler çok olumlu duygularla ayrılıyorlar ülkemizden. Otellerimizde konaklayan turistlerden çok iyi feedbacklar alıyoruz. Gelen turistin çok büyük bir bölümü pozitif düşüncelerle ayrılıyorlar İstanbul’dan. 

Bir ülkede turizmin gelişebilmesinin en önemli faktörlerinden biri de istikrardır. Türkiye’de yaşanan istikrarın turizme büyük katkıları olduğunu düşünüyorum. İnsanlar tatil yapmak için stres yaşayacakları bir ülkeye gitmez. Türkiye’de güven ve istikrar geliştikçe daha üst gelir grubundan turistlerin gelmeye başladığını görüyoruz. 

TURİST PROFİLİ DEÐİŞİYOR

Ülkemize gelen turist profilinde ne tür değişimler gözlemliyorsunuz?

1980’li yıllarda İstanbul’a gelen turist ile bugün gelenler arasında çok büyük farklar var. Eskiden çantalı diye tabir edilen; çoğunluğu gençlerden oluşan ve kısıtlı bütçelerle tatil yapmaya çalışan bir turist profili vardı. Günümüzde ise daha üst gelir grubundan turistler İstanbul’u tercih ediyor. Artık daha kaliteli hizmet almak isteyen, iyi otellerde konaklamak isteyen, iyi restoranlarda yemek isteyen ve bu istekler doğrultusunda harcama yapan bir turist profiliyle karşı karşıyayız. 

Bu gelişme sayesinde İstanbul olarak fiyatlarımızı yukarılara çekebildik. Bugün İstanbul’daki otel fiyatlarının Batılı ülkeler seviyesine yaklaştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 

HİZMET KALİTESİNDE BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİNDEN DAHA İYİYİZ

İstanbul’da sunulan hizmetin niteliği ve kalitesine ilişkin neler düşünüyorsunuz?

Avrupa ile kıyasladığımızda sunulan hizmette herhangi bir eksiğimizin olduğunu düşünmüyorum. Hatta otellerimizin ve verilen hizmetin kalitesinin Avrupa’daki birçok ülkeden daha iyi olduğunu söyleyebilirim. 

OTELİMİZ AVANTAJLI BİR KONUMA SAHİP 

Yeni yatırımınız Hotel Levni İstanbul hakkında neler söyleyebilirisiniz?

Otelimizin çok avantajlı bir konumu var. İstanbul’un en önemli tarihi eserlerinin hepsine yürüme mesafesindeyiz. 

Ön cephemiz Ankara Caddesi’ne, arka cephemiz ise Ebu Suud Caddesi’ne bakıyor. Tarihi Yarımada’nın iki önemli caddesinin ortasındayız. Otelimizi tercih eden turistin büyük bir çoğunluğu kültür turizmi için geliyor. Otelimizde konaklayan ve görüşlerini yorum sitelerine bırakan turistlerin büyük bir çoğunluğu konumum avantajımızdan bahsediyorlar. 

Otelin ismi nereden geliyor?

Hotel Levni İstanbul, Osmanlıca’da İstanbul’un yüzü anlamına geliyor aynı zamanda Levni Osmanlı’nın yetiştirdiği önemli bir şair ve gravür sanatçısı. İçinde sanata da küçük de olsa yer vermek istedik. 

Binanız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Otelimiz 3 tane binadan oluşuyor. Yaklaşık 1000 metrekarelik bir alan üzerinde kurulu. Otelin konumlandığı üç parselden biri, geçmişte Görsel Yayınları’na aitti. 125 yıllık Fransız yapımı olan bu bina Görsel Yayınları tarafından, birçoğumuzun okul yıllarından tanıdığı “Ünite Dergileri” ve ansiklopedilerin basıldığı atölye olarak kullanılıyordu. Binayı yıkmadan restore ettik. Diğer parselde ise yine bölgenin ticaret hayatında önemli bir yere sahip olan Arzu Han vardı. Arzu Han, Türkiye’nin önde gelen bisiklet ithalatçılarının faaliyet gösterdiği işlek ve tanınmış bir handı. Bu binayı da yıkmadan restore ettik. Üçüncü parseli ise arsa olarak aldık. Üç parseli bir araya getirerek Tarihi Yarımada’da kolaylıkla bulunamayacak bir alana sahip olduk. 

SHOPPING FEST, DOÐRU AMA GELİŞTİRİLMESİ GEREKEN BİR ORGANİZASYON

Sizce İstanbul’un turizm gelirlerini artırmak için neler yapılmalı?

Geçtiğimiz aylarda gerçekleşen Shopping Fest gibi organizasyonları bu doğrultuda atılmış önemli ve isabetli adımlar olarak görüyorum. Fakat bu konuda alınacak çok yol olduğunu, özellikle de tanıtımında ciddi eksiklikler olduğunu düşünüyorum. Katıldığımız yurt dışı fuarlarda yeterli tanıtımın yapıldığına şahit olmadım. Özetle Shopping Fest’in doğru ama geliştirilmesi gereken bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. 

Sizce İstanbul’a gelen turist yeme içme için yeterince para harcıyor mu?

Kesinlikle harcamıyor! Fakat bu konuda da umut verici gelişmeler olduğunu düşünüyorum. İstanbul’da çok iyi restoranlar açılıyor. Dünyanın önde gelen marka restoran zincirleri İstanbul’a gelmeye başladı. Bu yöndeki gelişmelerin İstanbul’un gastronomi hayatına olumlu katkılar sağladığını düşünüyorum. 

Tarihi Yarımada’da durum nasıl?

Henüz bu tür ünlü markaları Tarihi Yarımada’ya sokamadık. Bunun önemli sebeplerinden biri de bölgede yatırım için arsa ve mekan yaratamama sorunu. Tarihi Yarımada’da binalar genellikle küçük metrekarelere sahip. İçinde bulunduğumuz Hotel Levni İstanbul’un yapılarını ve arsasını yaklaşık 8 senede toplayabildik. Bu bölgede 1000 metrekareye oturmuş sivil mimari eseri bina bulabilmek çok güç.  Mahmutpaşa bölgesindeki hanların turizme kazandırılması düşüncesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

O bölgenin de nihayetinde turizme kazandırılacağını tahmin ediyorum. Fakat biraz vakit gerekli. Çünkü o bölgede halen devam eden aktif bir ticari yaşam var. Bu faaliyetler bölge dışına çıkarıldıktan sonra bazı gelişmeler olabilir. 

BÖLGEMİZ İSKAN AÇISINDAN İHMAL EDİLDİ

Her şeyin turistik olduğu ve belli bir saatten sonra turistten başka kimsenin kalmadığı alanlar oluşuyor. Sizce bu bölgeniz için bir tehlike değil mi?

Evet, bahsettiğiniz konu turizmimiz açısından büyük bir tehlike. Bir bölgede turizmin gelişebilmesi için o bölgenin aynı zamanda oranın yerlileri tarafından da kullanılıyor olması gerekir. İnsanın ve sosyal yaşamın olmadığı alanlarda kültür turizminin de önemli ölçüde eksik kalır. Sadece turiste yönelik bir organizasyonun her zaman eksik kalacağını ve başarılı olamayacağını düşünüyorum. 

Maalesef bölgemiz iskan açısından uzun yıllar boyunca ihmal edilmiş. Anadolu’dan gelerek İstanbul’da çalışan ve bekar odalarında kalan insanların yaşadığı bir geçiş bölgesi olarak kullanılmış. 

Fakat bu durum yavaş yavaş değişiyor. Bununla ilgili yerel idarelerin bazı projeleri var. Gelir düzeyi yüksek ve entelektüel insanların bölgeye yerleşmesi teşvik ediliyor. Bu çalışmaları destekliyorum. İyi bir konut projesi olsa şahsen bu bölgede yaşamaktan mutlu olurum. 

İstanbul’da konaklama yatırımlarının plansız yapıldığı yönündeki eleştirilere katılıyor musunuz?

Tespit doğru, fakat yaşanan bu ilerlemeyi de engelleyebilmek mümkün değil. 

Bir dönem tekstil çok parladı ve işi bilen bilmeyen herkes tekstil sektörüne girdi. Sonra tekstilin geldiği durumu hep beraber yaşayarak gördük. Açıkçası turizm sektöründe de böylesi bir gelişme beni korkutuyor. Türkiye’de bir sektör kazandırmaya başladığında herkes o sektöre koşturuyor. 

Bu konuda biraz daha planlı davranılması gerektiğini ve bir otel yatırımının ne olduğunu nasıl olması gerektiğinin anlatılması gerekiyor. Otel yatırımı çok da basit bir yatırım değil. İnsanlar bu yatırımları bir tekstil atölyesi gibi görmemeli. 

İSTANBUL’UN NİTELİKLİ OTEL YATIRIMLARINA İHTİYACI VAR 

İstanbul’da turizm sektörünün daha gidecek çok yolu var. Mevcut yatırım hızı henüz beni endişelendirmiyor. Turizme girecek kişilere iyi, kaliteli ve nitelikli otel yapmalarını özellikle öneriyorum. Çünkü bundan sonra işin niteliği daha fazla önem kazanacak. 

İstanbul’a gelen turistin niteliğiyle birlikte iyi otellere olan talep artacak. 

İstanbul dünya kongre pazarında ciddi bir yükseliş içinde. Bu durum bölgenize nasıl yansıyor?

Bu konuda Kongre Vadisi ve yakınındaki oteller doğal olarak daha şanslı. Fakat o bölgedeki doluluğun bizi etkilediği de bir gerçek. 

Büyük kongrelerin yapılması İstanbul turizmine katkı sağlıyor. Kongrelere eğitim seviyeleri yüksek insanlar geliyor. O insanların İstanbul’u görmesi önemli. Kongrelerin İstanbul’un tanıtımına da katkı sağladığını düşünüyorum. 

GALATAPORT PROJESİ HAYATA GEÇMELİ

İstanbul’un geride kaldığı turizm çeşitlerinden biri de kruvaziyer turizmi. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

İnsanlar son derece modern kruvaziyerlerle geliyorlar ve İstanbul gibi bir dünya kentine 1950’li yılların Türkiye’sinde kalmış Karaköy Limanı’ndan giriyorlar. Biran önce Galataport projesinin hayata geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Galataport’un yapılması bölgemiz için de çok iyi olacaktır. 

Türkiye turizminin genel seyri hakkında neler düşünüyorsunuz?

Rakamlar turizmin iyi gittiğini gösteriyor. Benim fikrim de gidişin ana hatlarıyla iyi yolda olduğu yönünde. 

DEÐERLENDİRİLMESİ GEREKEN ÇOK SAYIDA TERMAL ALAN VAR

Hükümet’in teşvik stratejilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son yıllarda termal yatırımların daha fazla teşvik edildiğini görüyoruz. Ülkemizde değerlendirilmesi gereken çok sayıda termal alan var. İzmir, Bursa, Uşak, Afyon ve Denizli’de çok güzel termal alanlar var. Doğru yatırımlarla bu alanların değerlendirilmesi gerekir. 

Avrupa’nın sayısı gittikçe artan yaşlı nüfusu var. Bu yaş grubundaki turistlerin ihtiyaçları ve beklentileri iyi analiz edilerek gerçekleştirilecek yatırımların başarıya ulaşacağını düşünüyorum. Ayrıca termal turizm, yatırımların ülke geneline yayılmasında etkili olacaktır. 

SON YILLARDA EÐİTİM İHMAL EDİLDİ 

Bakanlığın çalışmaları ve sergilediği performansı nasıl buluyorsunuz?

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan genel olarak memnunuz. Bakanlığın İstanbul’daki temsilciği İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nü de aktif ve başarılı buluyorum. Ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar gibiler… Fakat son yıllarda eğitimi biraz gözden kaçırdıklarını düşünüyorum. Turizm sektöründe eğitimin sürekliliğini sağlayacak projelere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Açıkçası otellerimize eğitimli personel bulmakta zorlanıyoruz. 

TARİHİ YARIMADA’NIN BİRÇOK BÖLGESİ ŞANTİYE HALİNDE

Hükümetin turizm politikalarını nasıl buluyorsunuz?

2002 yılından buyana bakarsak, iyi bir çizgi izledikleri söylenebilir. Fakat bu, Hükümetin başarısı mıydı, yoksa genel trend bu yönde miydi o tartışılır. Güzel bir dönem oldu. Turizmle ilgili de güzel çalışmalar yapıldı. Hükümet’in performansını şahsen beğeniyorum. Tarihi Yarımada’da yapımı devam eden önemli altyapı çalışmaları var. Bu çalışmaların olması gerekenden yavaş ilerlediğini düşünüyorum. Özellikle Marmaray projesinin biran önce toparlanması gerekiyor. Proje nedeniyle Tarihi Yarımada’nın birçok bölgesi şantiye halinde duruyor. 

YANILTICI TANITIMLAR ÖNLENMELİ

Diğer yandan Bakanlığın denetimleri artırması gerekiyor. Sadece turiste yönelik yüzeysel makyajlarla yapılan tesislerin kontrol altında tutulması gerekli. Bu tür tesislerin tespit edilmesi ve engellenmesi gerekiyor. Bir iş hanını alıp 2-3 ayda otele çevirip, yanıltıcı fotoğraf ve bilgilerle internetten yüksek fiyatlara satıyorlar. Yapılan iş bir bakıma turisti dolandırmaktır. Bu tür tesislerin uzun vadede başarılı olması mümkün değil. Fakat aldatıldığını beyan eden turist sayısında artışın olduğu da somut bir gerçek… Bu durum, önümüzdeki yıllarda doğru çalışan kaliteli tesislerin de pazarlama faaliyetlerinde de sıkıntı yaratabilir.

Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.