• BIST 88.735
  • Altın 227,701
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C

Avrupa’da Ukrayna için savaş riski var mı?

Avrupa’da Ukrayna için savaş riski var mı?
Ukrayna krizinde anahtar ülke Almanya çözüm konferansı için tüm diplomatik gücünü ortaya koyuyor. Ama kriz olaylar tarafından tahrik ediliyor.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten-12-17 Mayıs 2014
İSTANBUL-
  Dünyadaki yeni ittifaklar ve kurumlar yeni bir savaşı imkansız yapmıştı. Artık sınırlar asla kuvvet kullanılarak değiştirilemeyecekti.  Ama Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi ile son 20 yılın varsayımları bir bir çöpe atılır oldu.  Ancak avrupalı liderler hala yeni realiteyi kabul etmede güçlük çekiyor. Rüya geçecek ve tekrar tanıdıkları dünya geri dönecek gibi davranıyorlar. Avrupanın liderleri krizi etkilemede yine başarısız oldu. Onlar olayları değil, olaylar onları şekillendiriyor. Bir kez bile Putin’i duraksamaya sevkedecek şekilde hareket etmiş değiller. Rus varlıklarını dondurma veya vize yasaklama yolunda atılan her adım zorlu ve inandırıcı olmaktan uzak olmuştur. Ukrayna artık kendi topraklarında hükümran bir devlet olarak çalışamaz durumda. Avrupanın olayları etkilemek için elinde bir kartı vardı. O da geniş kapsamlı ekonomik yaptırımlar. Ancak Almanya’nın iş çevreleri bunu engelledi. 6.000’den fazla Alman şirketi Rusya’da iş yapıyor. Bunlar daha sert yaptırımlara şiddetle karşı çıktılar. Bu da tarihi geri getiriyor. Olaylar kendi ivmesinde gelişiyor. Kenarda durmanın bir getirisi yok.cinayetler döngüsü intikam ister. Almanya anahtardır. Bir çözüme yönelik başka bir uluslararası konferans düzenlenmesi için tüm diplomatik gücünü ortaya koyuyor. Ama kriz giderek sahadaki olaylar tarafından tahrik ediliyor.

RİSK, AVRUPADA YENİ BİR SAVAŞ. (WSJ)

WSJ’un görüşü böyle... Ancak Putin’in Kırım gösteriside muhteşemdi. Dünyaya mesajını çok açık verdi. Tek kutuplu dünyayı unutun diyor. Rusça konuşan ülkeler ve Rus nufüs barındıran ülkelerle ilgili Putin’in ilginç fikirleri olduğu muhakkak.  “Dünya bizi dağıldı parçalandı diye bilsin. Ama biz dağılmadık” diyen bir Putin gördüm karşımda.  Adam politikacı değil, ama büyük bir taktisyen.

TÜRKİYE RAPORU

DOLAR DÜŞÜYOR

Putin’in geri adım atmasıyla Ukrayna’da tansiyonun düşmesi, Janet Yellen'in ABD para politikasının gevşek devam edeceğine dair açıklamalarıyla birlikte, dolar diğer para birimlerine karşı değer kaybetmeye devam etti. Dolar/TL 25 Aralık'tan bu yana ilk kez 2.07 TL'nin altını gördü. Euro/dolar paritesi 1.40'a dayandı.

emen2.20140510125620.jpg

Öte yandan Merkez Bankası yaptığı günlük döviz satışlarının en az tutarını 40 milyon dolardan, 20 milyon dolara indirdi. Karar dolar kurunun yılbaşından bu yana en düşük seviyesi olan 2,0730'a kadar inmesinin ardından geldi. Haftanın son günü itibariyle dolar 2.0790 civarında seyrediyor. Dolar düşmesine rağmen döviz mevduat hesapları bozulmuyor.Piyasalar şimdilik TCMB’den faiz indirimi beklemiyorlar. Geçen hafta açıklanan ve beklenenden yüksek gelen enflasyonun mayıs ayında da yüksek seyretmesi bekleniyor. Ancak haziran’dan itibaren enflasyonda düşme sözkonusu olabilecek. Faiz indirimide o zaman gündeme gelecek.

GEÇTİĞİMİZ HAFTA ÜÇ MERKEZ BANKASI GÜNDEMDEYDİ

emen3.20140510125654.jpg

JANET YELLEN VE MARİO DRAGHİ KONUŞTULAR

Amerikan Kongresi Karma Komisyonuna bir sunum yapan FED Başkanı Janet Yellen, ABD para politikasının gevşek devam edeceğini belirtirken faiz artırımı için belirli bir takvimleri olmadığını belirterek piyasaları rahatlattı. Bu mesajlarla birlikte dolar uluslararasトアpiyasalarda diğer para birimlerine karşı değer kaybetmeye devam etti.
Perşembe gününe 2.0840 TL'den başlayan dolar önce sabah saatlerinde 25 Aralık'tan bu yana ilk kez 2.08 TL'nin altına düşerek 2.0790 TL'den işlem gördü. Mario Draghi'nin açıklamalarının ardından dolarda düşüş hız kazandı ve dolar 2.07 TL'nin altına da düşerek 2.0688 TL'ye kadar geriledi.Ama haftanın son günü doların yönü tekrar yukarı döndü.

DRAGHİ HAZİRAN’DA HAREKETE GEÇMEĞE HAZIRIZ

emen4.20140510125715.jpg

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Mario Draghi aylık mutat toplantısında  "Gerektiği taktirde Haziran ayında harekete geçmeye hazırız" derken gene de açık vermedi. Onun endişesi Euro’nun hızla değer kazanması. Bunu önlemenin yolu ya piyasaya para verecek. Ya da faizleri aşağı çekecek. Gösterge faiz esasen 0.25. Belki mevduata negatif faiz dönemini başlatabilir. Ancak piyasaların büyük ümitlerle beklediği genişlemeci politikasının düğmesine basacak gibi gözükmüyor. Onu frenleyen bir Alman Merkez Bankası var.
Konuşmasında Draghi, Euro Bölgesi'nde toparlanmanın ılımlı bir şekilde devam ettiğini, enflasyonun ise uzun süre düşük seyretmeye devam edeceğini söyledi.
Ekonomik gelişmeleri yakından izlediklerini ve gerektiğinde harekete geçeceklerini söyleyen Draghi, sıradışı politika araçlarını gerektiği zaman kullanmak konusunda hemfikir olduklarını dile getirdi.
Enflasyon düşük kalmayı sürdürdükçe ekonomik risklerin de artacağına dikkat çeken Mario Draghi, "enflasyon yüksek kur ve zayıf talepten olumsuz etkileniyor" dedi.
Ekonomideki aşağı yönlü riskler arasında yüksek kurun da yer aldığını ve kurun enflasyon üzerindeki etkisinin endişe yarattığını belirten Draghi, fiyat istikrarı açısından kurun düzeyinin son derece önemli olduğunun altını çizdi.
 Ukrayna ve Rusya'daki gelişmelerin karmaşık jeopolitik riskler yarattığına da dikkat çeken AMB Başkanı, "bu riskler Avrupa ülkelerini diğerlerine oranla daha fazla etkileyecektir, ama bu risklerle mücadele etmek için elimizdeki tüm araçları kullanmaya hazırız" dedi.

BAŞÇI BAŞBAKANA MESAJ VERDİ.

emen5.20140510125733.jpg

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, “Faiz oranlarının düşük olmasını isteyenler var; kredi alanlar. Yüksek olmasını isteyenler var; bunlar tasarruf edenler. ‘TL’nin değeri yüksek olsun’ diyenler var; ithalatçılar tarafı. ‘TL’nin değeri düşük olsun’ diyenler var; ihracatçılar. Dolayısıyla her Türk vatandaşının lobi yapma, kulis yapma hakkı var. Hem faiz oranları hem de kur seviyesi için, herkes istediği yönde kulis yapabilir. Siyasetçiler için de aynı şey geçerli” dedi.
Financial Times Türkiye Zirvesi’nde “Büyüme için Yeni Fırsatlar” konulu panelde konuşan Başçı, Türkiye’de ekonomi tarafında bir konsensus olduğunu ve herkesin problemler ve bu problemlerin çözümünün ne olduğu konusunda mutabık olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE’DE YENİ FENOMEN ÇOK DÜŞÜK FAİZ ORANI”

Enflasyonun Türkiye’nin önünde büyüme açısından bir engel olduğunu Merkez Bankası olarak enflasyonu tek hanelere indirerek bunu ortadan kaldırmaya çalıştıklarını dile getiren Başçı, şunları söyledi:
“Enflasyonda tek hanelerin yetersiz olduğunu düşünüyoruz. Daha da indirmek istiyoruz. Finansal istikrar içinde bunu yapmamız lazım. Daha dengeli daha dayanıklı bir büyüme için bunu yapmak istiyoruz. Finansal istikrardan sorumlu olan kurumlardan biri Merkez Bankası. Burada ihtiyati politikalar oldukça sıkı. Bankacıların, bankacılık sektöründe yüksek sermaye yeterliliği olduğunu söylemeleri güzel. Bankacılar yüksek sermaye yeterliliğinden şikayet ederler. Ama Türkiye’de bu bankacılık sektörünün bir gücü olarak görülüyor. Çünkü geçmişte bundan çok çektik. 2001 ve 1994 yılında mali krizler yaşadık. Bunlar Türkiye kaynaklı krizlerdi ve bedelleri yüksek oldu. Bunların önlenmesi açısından sağlıklı ve iyi sermayelendirilmiş bir bankacılık sektörü olabilmesi, fiyatta istikrar ve finansal istikrar dedik. Merkez Bankası olarak katkılarımız bunlar.”

İÇ TASARRUFLAR ARTIRILMALI

Türkiye’de iç tasarruf oranlarının milli gelire oranının geçen yıl yüzde 12 düzeyinde olduğunu aktaran Başçı, buna karşılık fiziksel sermaye yatırımlarının yüzde 19-20 civarında gerçekleştiğini ve aradaki farkın dış finansman ile sağlandığını söyledi.
Başçı, yüzde 5′lik bir büyüme gerçekleştirmek için daha fazla fiziksel yatırıma ihtiyaçolduğunu kaydederek, “Bunu nasıl yapacaksanız? Mutlaka iç tasarrufların artırılması lazım. Yapısal reformların hangisi olursa olsun bu temel bir öğe. En önemli desteklenmesi gereken konu iç tasarrufların artırılması” dedi.

GÜMRÜK BİRLİĞİ SORUNU YENİDEN TARTIŞMAYA AÇILDI

emen6.20140510125817.jpg

Türkiye’nin ABD ile AB arasında imzalanacak Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP ) anlaşmasının içinde olmaması, Türkiye’nin Gümrük Birliği anlaşmasını sürdürmesini imkansız hale getiriyor. Bakan Zeybekçi’nin bu sözleri tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. İş dünyasının temsilcileri konunun tekrar ele alınıp yeni formül bulunmasını istiyorlar.
Bakan Zeybekçi; Türkiye’nin Gümrük Birliğinden vazgeçmesi söz konusu değil. Uluslararası İlişkilerde “vazgeçtim” deme lüksünüz yok. Olması gereken Türkiye’nin TTIP’nin içinde olması. Bunu yapamaz ise ABD ile ayrı bir anlaşma anlaşma yapmak durumundayız. ABD AB ile yapacağı TTIP sebebiyle Türkiye’ye çok serbest şekilde giriş hakkı kazanıyor. Bu Türk ekonomisi için kabul edilebilir değil. Biz bunu istemiyoruz. Biz oyunun dışında kalmak istemiyoruz. Bu konuda ABD ile temas halinde olacaklarını belirtti.

UZAKDOĞU DOSYASI

ALİBABA HALKA AÇILIYOR

emen7.20140510125749.jpg

Çin’in e-ticaret alanında faaliyet gösteren dev şirketi Alibaba, hisselerininABD’de işlem görmesi için başvuruda bulundu.Çin’in elektronik ticaret pazarının %80’ni elinde bulunduran Alibaba’nın piyasa değerinin 200 milyar doları geçtiği belirtiliyor.
Halka arzından enaz 20 milyar dolar bekleyen Alibaba’nın 2013 yılında 231 milyon aktif ziyaretçinin işlem yaptığı Çin’de üç ana internet pazarında 248 milyar dolarlalık işlemleAmazon ve eBay’in toplam hacmını geçti. Alibaba’nın 20.844 çalışanı var.
Halka arz gelirlerinin çoğu 2005 yılında Alibaba’nın %40 hissesini 1 milyar dolara almış olan Yahoo şirketine gidecek. Yahoo elindeki %22.6 hissenin enaz üçte birini satmak zorunda olacak.

PİYASALAR

Borsa

Borsa geçtiğimiz hafta genel olarak çıkışta idi. Ukrayna krizi onların iştahını etkilemedi. Perşembe akşamı 1.09 artışla 75.781 puana gelen BIST, Cuma akşam itibariyle çok az gerileyerek 75.651’den kapandı.
Borsanın bu hafta aşağı yönlü bir trend göstermesi bekleniyor. Bunda Ukrayna konusundaki endişeler ön plana çıkacakmış gibi bir hava var.

Faiz

Gelişmekte olan ülkeler tekrar ilgi odağı. Gerçi Türkiye en yüksek enflasyonla onlardan ayrışmakla beraber faizleri cazip ülke sıfatını koruyor. Haziran’da ECB’den gelecek olumlu haber gelişmekte olan ülkeler için parlak sonuçlar verecektir.
İki yıllık gösterge tahvil 9.04 ile yılın en düşük seviyesini gördü. Kapanış 9.16 oldu.Bu hafta az da olsa düşme trendi devam edecektir.

Döviz

Dolar 2.07 ile yılın en düşük seviyesinde.Fed açıklamaları gelişmekte olan ülke paralarına yaradı. Değer kazandılar. Dolar düşmeli mi? Yoksa çıkmalı mı? Kaos burada. Kimileri düşmesini kimileri çıkmasını istiyor. Ancak önemli olan ihracatçılar açısından rekabetçi kurlara sahip olabilmek önemli. Bu nedenle dolar almak isyetenler bu düşük seviyeden almalıdırlar.
İlginç bir istatistikten bahsettiler. Buna gmre doların düşüşü en fazla arka arkaya onbir gün sürermiş. Onikinci gün mutlaka yükseliş trendine girermiş. Bugün onikinci gün ve dolar 2.08 oldu. Gerçekten ilginç.
ECB politikası dolar/euro paritesine etki edecek. Halen 1.38’de direnen parite cuma itibariyle 1.3786 oldu. Yılın ikinci yarısından itibaren dolarda yukarı doğru bir trend bekleniyor.

Esenlikle kalın

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.