• BIST 93.297
  • Altın 208,487
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 5 °C

Avrupa başkaldırıp sokağa döküldü

Avrupa başkaldırıp sokağa döküldü
Kemer sıkma önlemleri, AB ve IMF’den yardım istenmesi kimilerini memnun ederken, kimilerinin sokaklara dökülüp, isyan etmesine neden oldu.
MURAT EMEN-EMEN&EMEN

Haftanın Ekonomik Görünümü 29 Kasım-04 Aralık 2010
İSTANBUL- Bu yıl Avrupa genelinde gerçekleşen büyük çaplı eylemlerin nerdeyse tamamının nedeni krize karşı alınan kemer sıkma önlemleriydi. Portekiz"den İngiltere"ye, Yunanistan"dan Ukrayna"ya kadar uzanan eylemlerde, maaşların dondurulması, vergilerin yükseltilmesi ya da emeklilik yaşının yükseltilmesi zaman zaman kanla sonuçlanan eylemlere neden oldu.



Kemer sıkma önlemleri, Yunanistan"ın bu yılın başlarında borç sorunuyla baş edebilmek için Avrupa Birliği (AB) ve Uluslararası Para Fonu"ndan (IMF) yardım istemesinden sonra sıkça gündeme gelmeye başladı. Bu önlemler kimilerini memnun ederken, kimilerinin sokaklara dökülüp, isyan etmesine neden oldu.

İngiltere"de artırılan üniversite harçlarına tepki devam ediyor
Guardian gazetesinin manşetten yer verdiği haberde " İngiltere'nin en üst düzey emniyet yetkilisi, üniversite harçlarındaki artış ve eğitim kesintilerine karşı ulusal kampanyanın güçlendiği şu sıralarda yeni bir huzursuzluk çağı konusunda uyardı. Sir Paul Stephenson, son iki hafta içinde düzenlenen büyük çaplı iki öğrenci eyleminin bugüne dek görülmemiş şiddet olaylarıyla gölgelenmesi karşısında "Oyunun kuralları değişti" yorumunu yaptı. Öte yandan, protestocular dün ülke çapında 16 üniversite kampüsünü işgal etti. Gelecek ay da başka protesto eylemleri planlanıyor. Gelecek Perşembe günü de bir yürüyüş hazırlığı var. Gösteriler, koalisyonun üniversite harçlarını artırmaya yönelik planlarının Avam Kamarası'nda tartışılacağı güne denk geliyor. İşçi Partisi, bu tartışmalar sırasında bu konuda koalisyonun küçük ortağı Liberal Demokratlar içindeki bölünmeyi gözler önüne sermeyi amaçlıyor.

İngiltere gazetelerinde haftanın son gününde de İrlanda'nın Avrupa Birliği ve IMF'den mali yardımı kabul etmesi sonrası tartışmalar dinmiş görünmüyor.



Euro bölgesinde İrlanda'daki borç krizinden doğan kaygılar yine ön planda.
Financial Times, borçlanma maliyetinin sadece İrlanda değil, Portekiz ve İspanya'da da rekor seviyelere ulaştığını yazıyor ve piyasa uzmanlarının, krizden daha büyük Euro üyelerinin dahi etkilenebileceği yorumunu aktarıyor.
Portekiz parlamentosu bugün gelecek yıl için kemer sıkma önlemleri içeren bütçeyi onaylamaya hazırlanıyor. Financial Times'a göre bu oylamanın gergin mali piyasaları yatıştırması pek mümkün görünmüyor. Zira resesyon beklentisi giderek artıyor, azınlıktaki Sosyalist hükümetin rağbet görmeyen bu kesintileri geçirmesine de şüpheyle yaklaşılıyor.
Independent'ın aktardığına göre Brüksel, Euro bölgesine ayrılan 440 milyar Euroluk yardım fonunu ikiye katlamaya yönelik bir hazırlık içinde değil. Alman Die Welt gazetesi, Avrupa Komisyonu'nun sıkıntı içindeki diğer ülkelere de yardım edebilmek için böyle bir hazırlık içinde olduğunu yazmıştı. Avrupa Merkez Bankası yönetim konseyinden Axel Weber de Avrupa Birliği ile Uluslararası Para Fonu IMF'nin desteğinde mevcut miktarın yeterli olduğu görüşünü savundu.
Bununla beraber, İspanya ve Portekiz'in borçlanma maliyetinin artması, İrlanda ve Yunanistan'ın ardından uluslararası yardım talep edecekleri yolundaki kaygıları güçlendirdi.



Bundesbank: Borç krizi Avrupa"yı çökertmez gerekirse fon genişler
Almanya Merkez Bankası Bundesbank"ın Başkanı Axel Weber, “Borç krizi AB"yi çökertmez” derken, gerekirse Avrupa istikrar fonu miktarının yükselti-lebileceğini açıkladı. Avrupa Finansal İstikrar Fonu (EFSF) Başkanı Klaus Regling de, İrlanda"dan sonra sıra Portekiz"e gelse bile, Euro Bölgesi"nde bir çöküş olmayacağını savundu.
Yunanistan"la başlayan İrlanda ile devam eden, ardından İspanya ile Portekiz"e sıçramasından endişe duyulan sarsıntıyla ilgili Avrupa Birliği"nin (AB) sonunu getireceği yorumlarına karşılık Avrupalı yetkililer piyasalara güven mesajı veriyor. Yeni yardım paketlerinin gündeme gelmesinin en çok Almanlar"ı kızdırdığı Euro"nun sonunun da Alman vergi mükelleflerinin baskısı yüzünden geleceği yorumları yapılırken, Almanya Merkez Bankası Bundesbank"ın Başkanı Axel Weber, “Borç krizi AB"yi çökertmez” dedi. Aynı zamanda Avrupa Merkez Bankası"nın (ECB) yönetim kurulu üyesi olan Weber, finansal piyasalarda istikrarı sağlamak için gerekirse Avrupa istikrar fonu miktarının yükseltilebileceğini söyledi.



Fransa Başbakanı: "Krizden kurtulmuş değiliz"

Fransa Başbakanı Francois Fillon, Avrupa'nın, Yunanistan ve İrlanda'yı vuran finansal krizden tam kurtulmuş olmadığını söyledi. Fillon, Parlamento'da yaptığı konuşmada, Fransa'nın sıkı bütçe disiplinini koruma taahhüdünde olduğunu belirtti.
Krizlerin yayılmayı sürdürdüğünü ifade eden Fillon, Avrupa'nın ekonomik durgunluk ve aşırı borçluluk krizi tehdidi içinde olduğuna işaret etti.

Fillion, Fransa'nın bu yıl yüzde 1,5'lik ekonomik büyümeyi başaracağını, hükümetin gelecek yıl için yüzde 2 büyüme hedefinin ise ulaşılabilir olduğunu kaydetti.

Merkel-Sarkozy -Kalıcı çözüm arayışında
Financial Times gazetesi, Fransa ve Almanya'nın derin mali sıkıntı içindeki Euro bölgesi devletleri için kalıcı kriz çözüm mekanizması yaratmaya yönelik hazırlıklarda bir anlaşmaya varmaya yakın olduklarını yazıyor.
Gazeteye göre anlaşma önümüzdeki bir kaç gün içinde ilan edilebilir.



Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, telefon görüşmesinde 440 milyar Euroluk kurtarma fonunun yerini alacak yeni bir kriz çözüm mekanizmasının koşullarını görüştü. İki lider, mevcut fonun, olduğu şekliyle 2013 yılına kadar korunması üzerinde uzlaştı.
Paris ve Berlin bu sayede, gelecekte devlet borçlarının yeniden yapılandırılması sürecine özel sektörü de dahil etmeye yönelik ekim ayında açıkladıkları girişimin mali piyasalarda yarattığı kaygıları yatıştırma niyetinde.



BM Genel Sekreter"inden uyarı- Kıbrıs konusunda bahara kadar anlaşın uyarısı
Financial Times gazetesi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Kimoon'un Kıbrıs konusundaki sert dille hazırlanmış ve dün yayımlanan uyarılarına yer veriyor.
Habere göre Genel Sekreter, Kıbrıslı Türk ve Yunan liderlerin, bahara dek bir anlaşmaya varamamaları halinde, Kıbrıs'ın yeniden birleşmesine yönelik müzakerelerin, "kurtarılamayacak kadar çökme" riski taşıdığı uyarısında bulundu.
Ban, bir anlaşmaya varılması konusunda "kritik önem taşıyan fırsat penceresinin hızla kapanmakta olduğu" yorumunu yaptı. Ban tarafların temsilcilerinden, adada tek bir devlete yönelik anlaşmaya varıp varamayacakları konusunda Ocak ayında kendisine bilgi vermelerini istedi. Müzakerelerde gerçek anlamda bir ilerleme olmayışı, bazı Avrupa Birliği üyelerini öfkelendiriyor.



Straw: Görüşmelerden sonuç çıkmaz ise Kıbrıs"ın resmen bölünmesini değerlendirmeliyiz
Bu ülkeler, anlaşmazlığı, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik çabaları önünde bir engel olarak görüyor. İngiltere'nin eski Dışişleri Bakanı Jack Straw, bu ay başında yaptığı açıklamada, "görüşmelerde sonuç alınamaması halinde, Kıbrıs'ın resmen bölünmesini değerlendirmeliyiz" diye konuşmuştu.

Türk bankalarında yabancılara ait paranın beşte biri İran'dan
Türk bankalarında en fazla mevduatı olan 'yabancıların' İranlılar olduğu ortaya çıktı. İran, önce BM Güvenlik Konseyi'nde dünyanın yeni yaptırım kararlarına ?hayır? diyen, ardından NATO zirvesinde füze kalkanına komşusunu açık hedef yaptırmayan Türkiye'ye güvenini nakde çevirdi.
Son yıllarda dünyanın en yalnız ülkesi haline gelen ve en büyük desteği Türkiye"den gören İranlılar, 4.3 milyar TL"lik mevduatlarını Türk bankacılık sistemine emanet etti.

Eylül 2010 itibariyle 573 milyar TL"yi aşan Türk bankacılık sistemindeki mevduatın 19.8 milyar TL"sinin yurtdışında yaşayanlar tarafından yatırıldığı belirlendi.

İRAN'I ALMANYA İZLİYOR
Yurtdışında yerleşiklerin Türk bankacılık sisteminde tuttuklarını mevduatın 5"te 1"inin ise İran"da yaşayanlar tarafından yatırıldığı tespit edildi. İran"ı 4 milyar 252 milyon TL"yle en çok Avrupalı Türk"ün yaşadığı Almanya izledi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu"nun (BDDK) Finansal Türkiye Haritası (Fintürk) verilerinden yapılan belirlemeye göre, eylül itibariyle Türk bankacılık sektöründeki mevduat büyüklüğü 573 milyar 19 milyon TL"ye ulaştı.
Bunun 553 milyar 216 milyon TL"lik bölümünü Türkiye"de yaşayanlar tarafından açılan mevduat hesapları oluştururken, 19 milyar 803 milyon TL"sinin ise yurtdışında yaşayanlar tarafından Türkiye"de veya Türkiye"deki bankaların yurtdışı şubelerinde açıldığı belirlendi.

BDDK İLK KEZ AÇIKLADI
BDDK"nın Eylül 2010 döneminden itibaren kredi ve mevduat gibi bilgileri şube bazlı detaylandırmak yerine, müşterinin yerleşik olduğu il ve ülke bazında vermeye başlaması, fotoğrafın biraz daha netleşmesini sağladı.

BDDK"nın verilerine göre yurtdışında yaşayanların Türk bankacılık sisteminde açtırdıkları 19 milyar 803 milyar TL"lik mevduat hesaplarının yüzde 22"sinin sahibi İran"da yaşıyor. Bilindiği üzere bir süre önce kamuoyunda, Türk bankalarına İran"la ticari ilişkiler yüzünden baskının ağırlaştırıldığı yönünde iddialar gündeme gelmiş ve büyük tartışma yaratmıştı.

PARA MEVDUAT HESABINDA
2010 yılı Eylül itibariyle İran"da yaşayanların Türkiye"deki bankalarda veya yurtdışındaki şubelerinde açtırdıkları mevduat hesaplarında 4 milyar 345 milyon 366 bin TL bulunuyor. Bu mevduatın 53 milyon TL"si tasarruf hesaplarında, 4 milyar 292 milyon TL"si ise diğer mevduat hesapları adı altında tutuluyor. İran"da yaşayanların diğer mevduat hesapları adı altında yer alan döviz tevdiat hesaplarında tuttuğu para 1 milyar 2 milyon TL düzeyinde.

AVRUPALI TÜRKLER VE İZLANDALILAR TOP 10'DA
Türk bankalarına para yatıran yurtdışında yerleşikler arasında İran"ı 4.2 milyar TL"yle Avrupalı Türklerin en yoğun yaşadığı Almanya izledi. Almanya"da yaşayanların Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankalarda açtırdıkları mevduat hesaplarının 3 milyar 507 milyon TL"lik bölümünü tasarruf hesapları oluşturdu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti"nde yaşayanların Türk bankacılık sistemindeki hesaplarda tuttuğu mevduat 2 milyar 95 milyon TL düzeyinde gerçekleşirken, yurtdışındakilerin Türk bankacılık sisteminde tuttukları mevduatın 1.5 milyar TL"lik bölümünün İngiltere"de, 1 milyar 219.5 milyon TL"lik bölümünün ABD"de yaşayanlarca yatırıldı.

Bu arada Türkiye ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması"nın en geniş tanımıyla “bilgi değişimini” de içerecek şekilde imzalayan ülkelerden Lüksemburg ve İsviçre de listede ön sıralarda yer aldı. Öte yandan ilk 10 ülke arasında ekonomik krizden yoğun biçimde etkilenen İzlanda ile çevre felaketleri ve siyasi belirsizlikle boğuşan Pakistan da dikkat çekti.

Para ile saadet olmaz-Zengin Amerika fakir Brezilya"dan daha mutlu değil

Mutluluk ve fert başına düşen milli gelir arasında çok kuvvetli bir ilişki olduğu kanutlandı. Çok zenginin çok mutlu olmadığı sonucuna varılıyor. Maaş çeklerinin yüklü olması onların mutlu olmaları anlamına gelmiyor. Bu saptama bizim meşhur hikayeyi hatırlatıyor. Hani Padişahın kızı çaresiz hastalığa yakalanmış. Devası dünyanın en mutlu insanının gömleğini giydirmekmiş. Aramışlar taramışlar sonunda dünyanın en mutlu insanını bulmuşlar. Ama gömleği yokmuş.



Türkiye'ye sıcak para akışı devam edecek
Garanti Bankası Genel Müdürü Özen, sıcak para konusuna ilişkin de sorunun çok derin olduğunu, tobin vergisi ve benzeri önlemlerle engellenemeyeceğini, sorunun global dengesizliklerden kaynaklandığını söyledi. Bu konuda dünyada bir adım atılamadığının altını çizen Özen, 'Dolayısıyla önümüzdeki bir-iki sene boyunca sıcak paranın Türkiye'ye gelmeye devam edeceğini çok net şekilde görüyorum. Buna herkesin alışması gerekir. Dolayısıyla değerlenme adına TL de baskı altında olacaktır' dedi. Türkiye'de çok önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayan Özen, 'Ama bugün AB ülkelerine, batıdaki, hatta doğudaki birçok ülkeye baktığınızda hâlâ büyüme alanında kat edecek çok mesafemiz var. Büyümenin yolu da kredilerden geçi-yor' diye konuştu. Merkez Bankası'nın son zamanlarda telaffuz ettiği finansal istikrara da dikkati çeken Özen, 'Bu, bizim istikrarımızdır. Dolayısıyla biz bunu tabii ki istiyoruz. Yapılanlar doğrudur, ama bir yandan da Türkiye'nin büyümeye ihtiyacı vardır. Büyümek için de kredilere ihtiyaç vardır. Dedi.

Kur rötuşu"yla kişi başı gelir 15 bin doları aştı, Türkiye 15"inci büyük oldu
Milli gelir hesabında baz alınan dolar kuru değiştirilince, kişi başına milli gelir 2 bin 354 dolar birden arttı. Milli gelirin, 13 bin 38 dolardan, 15 bin 392 dolara çıktığı Türkiye 9 basamak birden yükselerek, dünya sıralamasında 54"üncü oldu. Türkiye, dünyanın 15"inci büyük ekonomisi konumuna yükseldi.

BAKANLAR Kurulu, 2011 yılı programında, bu yılın milli gelirinde 2 bin 354 dolarlık bir düzeltme yaptı. Buna göre, 2010 yılında “13 bin 38” dolar olan kişi başına GSYH"yi “15 bin 392” dolar oldu. Bu düzeltme ile Türkiye, Milli gelir büyüklüğüyle dünya sıralamasında 54"üncü sıraya yerleşti. Türkiye, en büyük 20 ekonomi arasında da bir basamak çıkarak 15"inci oldu.

9 sıra birden yükseldik

Bakanlar Kurulu"nun yaptığı düzeltmeyle, Türkiye SGP bazlı kişi başına milli gelirde de dünya sıralamasında 9 sıra birden yükseldi. Türkiye, 1 trilyon 27 milyar 437 milyon dolar milli gelir büyüklüğüyle kişi başına gelir rakamıyla Botswana"nın ardından 54"üncü sıraya yerleşti.
Türkiye"nin gerisinde kalan ülkeler arasında Lübnan, Şili, Libya, Gabon, Malezya, Uruguay, Letonya, Belarus ve Meksika da yer alıyor. Bu değişiklikle birlikte, Türkiye"nin dünyanın en büyük 20 ekonomisi sıralamasındaki yeri de değişti. Türkiye, yaklaşık 1.2 trilyon dolarlık yeni milli geliriyle, Kanada"nın ardından 15"inci sıraya yerleşti.

Citibank komşuda 31 şubesini kapatıyor

CITIBANK"ın Yunanistan genelindeki 72 şubesinden 31"ini kapatma kararı aldığı bildirildi. Söz konusu gelişmenin Citibank"ın, bankacılık sektörünü de etkileyen ekonomik kriz dolayısıyla yeniden yapılandırma faaliyetlerine giden Yunanistan için izlediği genel strateji çerçevesinde yeraldığını duyurdu. Citibank Yunanistan üst düzey yetkililerinin, çalışanlar için işten çıkartmaların söz konusu olmayacağını, görevden kendi isteğiyle ayrılmanın konu alındığı bir programın ise gelişmede olduğunu söyledikleri belirtildi.

Bank of Ireland sanat koleksiyonunu 2 milyon dolara sattı

İRLANDA"nın en büyük bankalarından biri olan Bank of Ireland, sanat koleksiyonunu 2 milyon dolara elden çıkardı. 144 parçadan oluşan sanatsal eserlerin 500 kişinin katıldığı bir açık artırmada elden çıkarıldığı belirtilirken, elde edilen gelirin bankanın borçları için kullanılmayacağı ifade edildi. Açık artırmanın, İrlanda"nın bugüne kadar refah içinde yaşanılan bir ülke oluğunu ancak kötü gidişatın hep gizlendiğinin bir örneği olduğu yorumları yapıldı. Yatırımcıların daha güvenli olduğuna inandıkları ülke bankalarına paralarını transfer ettiği belirtilirken, satıştan elde edilen gelirin yerel yardım kuruluşlarına bağışlanacağı ifade edildi. Yetkililer, bankanın 2 bin parçadan oluşan sanat koleksiyonunun tamamen elden çıkarması gerektiğini belirtti.

10 milyon kişinin kredi kartı borcu var

BDDK verilerine göre, yaklaşık 10 milyon kişinin 30 milyar lirayı aşkın kredi kartı borcunun 4 milyar 100 milyon lirası takibe alınmış durumda. Ekonomi kurmayları, kart borçlarının yapılandırmasına yönelik yoğun talebi bankalarla da paylaştıklarını belirterek, "Bankalar olumlu yanıt verirse tasarıyla kredi kartları borçları da eklenebilir" değerlendirmesini yaptı. Gözler, bankaların vereceği yanıta çevrildi. Takipteki 4 milyar lirayı aşkın kredi kartı borcunun yeniden yapılandırmasının Mart 2011'i bulacağı belirtiliyor.

P İ Y A S A L A R

Bankalararası piyasada dün spot kapanışta 1.4740/1.4760 seviyesinde olan en iyi dolar alış ve satış kotasyonları, bu sabah ilk işlemlerde 1.4760/1.4810 seviyesindeydi. Aynı saat itibariyle euro/dolar paritesi 1.3301 seviyesinden işlem görüyordu.
Veri gündeminin oldukça zayıf olduğu bugün özellikle euro bölgesi ülkelerinin bono ve swap piyasalarının takip edileceğini belirten bankacılar, euro/dolar paritesine paralel hareket edecek olan dolar/TL'de hafif yukarı yönlü, faizde ise yatay seyir bekliyorlar.

Amerika Şükran gününü kutladı - tatilin etkisi devam ediyor

Amerika şükran günü tatilindeydi. Bir bankanın döviz işlemcisi piyasaların dün dolar/TL tarafının oldukça sakin olduğunu ancak yabancı alımı gelmemesi nedeniyle kurun 1.47'lere gevşediğini hatırlatarak, "Bugün ise sabahtan itibaren global olarak dolar alımı görüyoruz. Piyasalar İspanya'yı yakından takip ediyor artık. İspanya'nın 10 yıllık tahvilleri de satış yemeye devam ediyor. Bu da euro üzerinde baskıya neden oluyor" dedi ve şöyle devam etti:
"Bugün euro/dolar paritesi, Avrupa ülkeleri bono ve swap piyasalarını izleyeceğiz. Dünkü tatilin ardından bugün de işlem hacminin sınırlı olmasını ve sakin bir gün bekliyorum. Ancak euro/dolarda 1.3275 seviyesi kritik. Bu seviye kırılırsa aşağı hareket hızlanabilir. Dolar/TL'de ise 1.4870/1.47 bandında hareket bekliyorum."

Tahvil-bono piyasasında ise dün spot kapanışta yüzde 7.61, valörlüde yüzde 7.59 seviyesinde olan 8 Ağustos 2012 itfalı gösterge tahvilin bileşik faizi, bu sabah tezgahüstü piyasada ilk işlemlerde yüzde 7.63/7.60 seviyesindeydi.

Faiz piyasasında yurtdışı gelişmelerin izleneceğini belirten başka bir bankacı, "Bir haber olmadığı sürece faiz yüzde 7.65-7.55 bandında kalır, sakin bir seyir bekliyoruz. Dünkü tatilin etkisi devam eder. Ayrıca bu seviyelerin altına gitmeye zorlanıyor. Yukarı gitmesi için de neden yok, repo fonlama maliyetleri aşağı geliyor. Bu da aşağı yönde bir baskı yaratıyor. O yüzden yatay seyrediyoruz" dedi.

Euro, euro bölgesi borç endişeleri ve Kore'deki gerginlik nedeniyle 1.3265 ile son iki ayın en düşük seviyelerine geriledi.

Okasan Securities yöneticisi Tsutomu Soma, "Son dönemde euro bölgesinden arka arkaya olumsuz haberler geliyor. Hatta euro bölgesinin dağılacağı konusunda bile söylentiler var" dedi.
Öte yandan Financial Times Deutschland'da yer alan bir habere göre Euro bölgesi ülkelerinin büyük bir kısmı ve Avrupa Merkez Bankası, Portekiz'i, Avrupa Kurtarma Fonu'ndan mali destek için başvurması konusunda baskı yapıyor.

Brezilya ile Türkiye borsaları arasındaki ilginç benzerlik

FinansOnline"da yazan Ali Ağaoğlu ilginç bit tesbit yapmış. Brezilya Borsası Bovespa ile IMKB endekslerini karşılaştırmış.

Çok değil 3-4 yıl önce BRIC diye bir “moda” yaratılmadan önce Türkiye"nin ekürisi olarak anılırdı Brezilya.

Başkan Lula ile başlayan “istikrarlı büyüme” döneminde; 1998"den bu yana her sene yüzde 3 (+/- % 0.2) büyümeyi başaran Brezilya bir yana, bu istikrarı yakalayamayan Türkiye bir yana.
Hisse senedi endeksleri bazı ipuçları veriyor:
2000 yılında bu yana bakıldığında Mayıs 2008 (petrolün 147 dolara vurduğu zamanlar) hariç beraberlik çok da fazla bozulmamış! Malumunuz yüksek petrol fiyatları bizi vururken, etanol ihracatçısı ve artık petrol ihracatçısı haline gelmiş Brezilya"ya yarıyordu. Aradaki farkı açan asıl faktör bu olmuştu.

Tüm bu verileri göz önüne aldığımızda Bovespa"nın daha öncü bir gösterge olduğu ortaya çıkıyor.

Volatilitesi İMKB"ye oranla daha yüksek. Son aylara bakıldığında daha “asabi” bir endeks.

Hep ABD endekslerine bakmayalım diyor Ali Ağaoğlu. Arada bir eski dosta da göz atmakta fayda var. Önemli ipuçları elde etme şansımız olabilir.

Bovespa"daki yükseliş trendi de bizde olduğu gibi korunuyor. Ola ki kırılırsa, o asabiliğiyle bize önceden haber uçuruyor olabilir.



Sıcak para konusunda endişeler devam ediyor. Gelmeye devam edecek.Başbakan"ında mutlaka kontrol edilmeli uyarısıyla hükümetin gündemine oturan sıcak paraya karşı önlem tartışmalarına katılanlar artıyor. En son İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, sıcak paraya karşı önlem almanın gerekliliği üzerinde durdu.
Sıcak para, özellikle FED"in piyasalara milyarlarca dolar sürmeğe hazırlandığı bu dönemde Türkiye gibi faizleri yüksek olan ülkeler için büyük tehlike olarak gösteriliyor. Yerel paraların değerlenmesine neden olan sıcak paranın tehlikesini nihayet Başbakan"da anladığı için Beyrut seyahatinde bu konuda tedbirden bahsetti. Bütün Latin Amerika ülkeleri bu konuda tedbir alırlarken bakalım bizden nasıl bir tepki çıkacak. Bu konuda yatırımcıya ve dolayisiyle uzun vadeli yabancı paraya destek verilmeli görüşü ağırlık kazanıyor.
Bu hafta dolardaki değişim yüksekliğini koruyacak. Merkel-Sarkozy ikilisinden gelecek olumlu haberler euro yönünde harekete neden olabilir.

Bekleyip görelim.

Esenlikle Kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)


Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.