• BIST 101.892
  • Altın 190,254
  • Dolar 4,6043
  • Euro 5,3842
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 19 °C

Arap turist, doğrudan Kiğılı'da

Arap turist, doğrudan Kiğılı'da
Yıllarca soyadım Kiğılı’nın telaffuz edilirken ve yazılırken zorluğunu yaşadım, şimdi Arap turistler sayesinde ‘Abdullah’ isminin keyfini sürüyorum”
CANNES - “Yıllarca soyadım Kiğılı"nın telaffuz edilirken ve yazılırken zorluğunu yaşadım, şimdi Arap turistler sayesinde "Abdullah" isminin keyfini sürüyorum” diyen erkek giyim markası Kiğılı"nın sahibi Abdullah Kiğılı, Abdullah ismini duyan Arap turistlerin mağazalarına akın ettiğini söyledi.
Soysal Danışmanlık tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Perakende Liderler Konferansı"nda sorularımızı yanıtlayan Abdullah Kiğılı, sektörde sıkıntıların giderek arttığını hatta, kendisinin de artık bağırmaya başladığını söyledi. Kiğılı, “Ben bile bağırıyorsam bilin ki sorun büyüktür” dedi.

Araplar akın ediyor
Kiğılı dışında kendi ismiyle de mağazalar açan Abdullah Kiğılı, “Örneğin İstinye Park mağazasında Abdullah ismini gören Arap turist, doğrudan başka yere gitmeden bana geliyor. Diğer yerlerde de öyle aslında. Bu çok ciddi bir avantaj sağlayamaya başladı. Hele bir de yıllarca soyadım yüzünden mağdur olduğumu düşününce... Kiğılı"yı birçok kişi yanlış yazdı yanlış söyledi, şimdi adımın keyfinin sürüyorum. Bu hiç aklıma gelmezdi ama Arap turistler için demek ki çok önemliymiş isimler, demek ki kendilerine yakın hissediyorlar. "Bizden birisi" diye mağazaya giriyorlar. 66 bedene kadar çalışıyoruz. Çok şişman Arap da çok. Kahire"de açtığımız mağaza üç günde ana baba günü gibi... Bu adın avantajı orada da sürüyor"" şeklinde konuştu.

Artık ben bile bağırıyorum
Perakendecinin kârı unuttuğunu sekiz aydır sıfır kârla çalıştığını belirten Abdullah Kiğılı, “Bakın ben her zaman olumlu bakan, ihtiyatlı konuşan ve felaket tellallığını sevmeyen bir kişiyim. Sektörün en eskisiyim ve her dönemi yaşamış bir iş adamıyım. Ben bile artık bu kârsızlıkla yaşanmaz diyorsam, yani ben artık bağırıyorsam bunun dikkate alınması lazım. Bizim hükümetten beklentimiz bizim cebimize para vermesi değil. Sadece güven ve istikrar ortamının bir an önce sağlanması, önümüzü görmemize yardımcı olmalarıdır. Yoksa Türkiye"de perakende sektörü biter” dedi.
Kiğılı, şimdi açılan alışveriş merkezlerinin boş kaldığını, sevindirici tek şeyin kiraların düşmesi olduğunu, yeni girdikleri yerlerde kiraların düştüğünü, mevcut yerlerdeki yüzde 10-15 kira inişlerinin ise bir şey ifade etmediğini söyledi. Kiğılı, “Günü, ayı kurtarma adına kârsız mal satılıyor. Kimse indirimsiz bir şey almıyor. Kârlılıklar dibe vurmuş durumda. İlk beş ayda firma bazında satışlarda yüzde 5-25 arasında düşüş var” şeklinde konuştu. Kiğılı, tedarikçilerin paralarını peşin alamamasından dolayı Türkiye"deki atölyelerin yüzde 50"sinin kapandığını ileri sürdü. Kiğılı, İndirim Yasası"nın sorunlara çok fazla çözüm getireceğini düşünmediğini dile getirdi.

Ayaydın: İşçilerimi ne yapayım?
Ayaydın Miroglio Group Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın da, dünyanın hiçbir yerinde, “10 ay indirim, iki ay sezonun” olmadığını savunarak, satışlarda her geçen gün düşüş olduğunu, bilançolarda "kocaman bir sıfırın" yer aldığını, 2009"da da karlılık göremeyeceklerini ileri sürdü. Bazı sektörlere vergi indirimi yapıldığını, tekstil sektörüne ise hiçbir verilmediğini kaydeden Ayaydın, “Bu sektörü gözden çıkartamazsınız. Biz dünyaya açılmışız” dedi.
Pahalı mal satanların daha çok kaybettiğini savunan Ayaydın, İndirim Yasası taslağı çalışmaları sırasında için kendilerinden görüş alınmadığını söyledi. İpekyol"un patronu Ayaydın, “Ben Edirne"deki fabrikamda insana yatırım yaptım. Eğittim, bu işçileri usta haline getirdim. Şimdi nasıl kapının önüne koyayım. Yazık değil mi bunca emeğe, yazık değil mi o ustalara? Ne iş yapar bu adamlar ondan sonra?” dedi.

Perakendecinin yarısı verimsiz olanı kapatıyor
Cannes"de Soysal Danışmanlık tarafından "Perakende Liderler Konferansı"na katılan 150 civarındaki iş adamı ve yönetici Nielsen tarafından hazırlanan anket sorularını da yanıtladı.
* 2009 ocak-nisan satışlarının geçen yılla kıyaslanması istendiğinde "yüzde 10"un altında azaldı" diyenler yüzde 38.9, "aynı" diyenler yüzde 27.8, "yüzde 10-25 azaldı" diyenler yüzde 11.1, "yüzde 25-50 arasında azaldı" görüşünde olanların oranı ise yüzde 8.3.
* "Kriz nedeniyle alınan üç şirket kararı"na yanıtlar "verimlilik artırma"da kümelendi. Bu şıkka yanıt verenler yüzde 63.9. "Tasarruf tedbirleri oluşturma" diyenler yüzde 52.8. Satışı düşük mağazaları kapatma"yı işaretleyenler yüzde 50. "nakit akışı sağlama"yı işaretleyenler yüzde 38.9, "İndirim yapma" diyenler yüzde 22.2, "eleman azaltma” yüzde 13.9, "yeni pazarlar arama" diyenler ise yüzde 2.8.
* "2009 sonuna kadar firmanızın yatırım seyri" sorusunda "ürün geliştirmeye yatırım artar" diyenler yüzde 62. "Yeni mağazalar açmaya yatırım azalır" diyenler yüzde 47, "artar" diyenler yüzde 18, "satın alma artar" diyenler yüzde 14, "azalır" diyenler yüzde 43.
* "Bankalardan beklentiler" sorusunda "faiz ve komisyonların düşürülmesini" isteyenlerin oranı yüzde 22, "desteklerin devamını isteyenler" yüzde 19.4 "bir isteğim yok" diyenler yüzde 19.4.

Patronlar ekonominin gidişatından umutsuz
* "Türkiye ekonomisi bu yıl nasıl bir seyir izleyecek" sorusu ise yüzde 56 "pek iyi değil" yüzde 22 "kötü",yüzde 22 "iyi" yanıtı buldu.
* "Sizce dünya ekonomisinde iyileşme ne zaman başlayacak" sorusuna perakendeciler şu yanıtları verdi: “2010 1. yarı yüzde 42, 2010 2. yarı yüzde 33, 2009 2. yarı yüzde 14 ve 2011"den itibaren yüzde 11.
* "Bu yıl açacakları yada açtıkları mağaza sayısı" sorusuna ise şu yanıtlar verildi:
0-2 mağaza: Yüzde 22
3-6 mağaza: yüzde 17
7-9 mağaza yüzde 22
10 ve üstü: yüzde 39
* "Kapatılan yada kapatılması planlanan mağaza sayısı" ise:
0-2 mağaza: yüzde 50
3-6 mağaza: yüzde 39
7-9 mağaza: yüzde 3
10 ve üstü ise: yüzde 8

Kâr değil likidite gerek
Aslı Karadeniz (Boyner Genel Müdürü): Biz orta gelir grubuna hitap ediyoruz. Bu süreçte fiyata çok özen gösterdik. Bünyemizde çok marka olduğu için ciddi bir satış problemi yaşamadık. Satamama gibi bir sıkıntımız yok. Sektörde kârlılıklarda problem var, satış üzerinden yaratılan kâr düşüyor. Yine görebildiğim kadarıyla sektörde likiditeyle ilgili problem var. Hiçbir şirket kârsızlıktan batmaz, çarkını döndürür. Ancak likidite probleminiz varsa yani para girişi, çıkışından az ise yapamazsınız. Çoğu şirket krize yatırımda yakalandı. Bir likidite sıkışıklığı oldu. Biz kriz döneminde operasyonel giderlerimizi azalttık, maliyet yönetimini etkinleştirdik. Kiralardan başlayarak tedarikçilerimizle tekrar tekrar görüştük. Kötünün geride kaldığını sektörde batış öyküleri okumayacağımızı düşünüyorum. Küçük ölçeklilerde sıkıntı olabilir, sektörde işbirliği hatta birleşmelerin olacağını düşünüyorum. Ama bunun için günlük panikten arınıp orta ve uzun vadeli bakmak lazım.

Kriz lüksü de vurdu
Sedef Orman (Derimod Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı): Piyasalarda mayıs ayında bir kıpırdanma başladı. Ancak toparlanmanın 4. çeyrekte başlamasını bekliyoruz. Altı aydır kriz sektörü çok kötü etkiledi. Ancak aldığımız tedbirlerin ve rasyonel uygulamaların bir sonucu olarak bu koşullarda dahi bütün mağazalarımız kârlı çalışıyor. Kriz modayı da etkiliyor, daha ekonomik ürünlerin daha talep edilir hale geldiğini görüyoruz. Bu anlamda kriz lüks segmenti de etkiledi. Lüks dahil olmak üzere bildiğimiz bütün tanımların değişeceğini düşünüyorum. Bambaşka bir oluşuma geçecek ekonomik düzen. Böyle bir ortamda kontrolsüz indirimler sektörü zorluyor. İndirimde gerçekten kısıtlı bir mevsimi olmalı. İndirimler kurala bağlanmalı. Bir kişi yaparsa herkes istiyor.

İşçi çıkarmayana ödül
Ayşen Zamanpur (Silk & Cashmere CEO): Üst gelir grubu harcamalarını kıstı ama kriz kendi modasını yarattı. Tüketici daha kalıcı ürünlere yatırım yapıyor artık. Sektörde küçülme var ancak biz bütçe rakamlarımızı tutturduk. Bir soluklanmaya ihtiyacımız var çünkü kriz biraz daha uzun sürerse lükse de yansıyacak. Biz bu yıl mağaza kapatmadık aksine üç tane açtık. Bu yıl en büyük sosyal sorumluluk projesinin şirketlerin elaman çıkarmadan işlerini yürütmeleri olduğunu düşünüyorum. Gerçekten kârı düşünmeden, elemanlarınızı koruyorsanız bu en büyük sosyal sorumluluk. Biz öyle yaptık. Bir an evvel reel sektörü canlandırıcı bir paket açmalı. Geç alınan kararların faydası yok. Eleman çıkarmayana ödül verilmeli, bu şirketlerin SSK primleri bir yıl ertelenebilir mesela.

Dalgalı büyüme olur
Füsun Çelikel Kuran (Stefanel Genel Müdürü): Sökterdeki en büyük sıkıntı indirimler. Bunun için bir kanun taslağı hazırlandı. AB taslağı baz alındı. Türkiye"ye uyarlandı. Önümüzdeki kış sezonuna bu yasayla gireriz diye düşünüyorum. Bu işi düzgün yapanlar yara almadan çıkacak. İndirim dönemleri belirleneceğinden belli bir iskonto olacak ve gerçek fiyat konulacak. Biz krizde mağaza ve personel kaybetmedik. Dört outletimiz vardı onları kapattık sadece. Çarklar tekrar dönmeye başladı ama hızlı bir büyüme değil dalgalı bir büyüme bekliyoruz. Nisanda bir canlanma başladı zaten piyasalarda.

Tüketicinin kafası karıştı
Özlem İkiışık (Beta Ayakkabı Yönetim Kurulu Üyesi): Yeni bir ekonomik düzendeyiz. Hepimiz birer tüketiciyiz. Yaz olduğu için ürünlerin birim fiyatları düşük, bu nedenle satışlarda bir kıpırdanma var.
Asıl sıkıntı ise kârlılık oranlarında. Giderler yüksek kar oranları düşük. Kampanyaların gücüyle tüketiciye ulaşılıyor. Cirolar da artmıyor. İndirimlerin artık bir düzene girmesi lazım, tüketicinin kafası karıştı. Artık rakipler çeşitleniyor, teknoloji şirketleri de bizim rakibimiz mesela. Çünkü tüketici parasını buraya da harcıyor ve sürekli yenilenen ürünler çıkıyor.
Bu yüzden eskisi gibi olmayacak hiçbir şey. Beklentiler farklı bir boyuta girdi, mamül yanı sıra hizmette farklılaşacak. Hepimizin kafa yorması gereken konu markayı nasıl farklılaştırabiliriz.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.