• BIST 103.020
  • Altın 188,764
  • Dolar 4,5693
  • Euro 5,3686
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 24 °C

Arap Baharı'nda İslami otele akın

Arap Baharı'nda İslami otele akın
Avrupa'da yaşayan Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı'lar Arap Baharı'nda Türkiye'ye hücum etti. Nisan-mayısta talep yüzde 70 arttı.

ANTALYA- Avrupa'da yaşayan Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı'lar Türkiye'ye hücum etti. Nisan-mayısta talep yüzde 70 arttı. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yaşanan isyanlar ve halk hareketlerinin bu ülkelerde yarattığı toplumsal travmalar tartışılıyor. Özgürlük isteği ve yaşanan ölümler arasına sıkışıp kalmış bir tartışma bu. Elbette bu tartışma yaşananların sosyo-psikolojik boyutu. Konunun ekonomik boyutuna gelince…
Bölgede yaşananlar Türkiye’nin yeni ihracat eksenine ciddi bir darbe vursa da turizm sektörü açısından yeni büyük beklentilerin de oluştuğu dikkatlerden kaçmıyor. Özellikle Mısır ve Tunus’ta yaşananlar, bölgenin hayati risk taşıyan konjonktürü nedeniyle uluslar arası turizm piyasasında en güçlü alternatif olarak Türkiye bu durumdan ciddi kazanımlar elde etmeye başladı bile.
Fakat Türk turizmcisine yayılmış bu genel beklentinin dışında spesifik bir turizm segmentinin çoktan Arap Baharı’ndan avantaj sağladığı dikkat çekiyor. Mütedeyyin (dini vecibelere sıkı sıkıya bağlı) kesimin son yıllarda yükselen bir ilgi gösterdiği İslami konseptli otellere Ortadoğulu ve Kuzey Afrikalı turist akını başladı.

yusuf-yucel.jpg

“ARAP BAHARI TALEBİ YÜZDE 70 ARTTIRDI”
Kamer Holding’in iştiraklerinden Türkiye’nin tek İslami tatil köyü Şah İnn Paradise’ın Genel Müdürü Yusuf Yücel, nisan-mayıs ayında yüzde 70’e yakın bir talep artışıyla karşılaştıklarını söyledi. Genelde tatil köyünde sezonun yüzde 30 yabancı turist, yüzde 70 yerli turist ağırlığıyla geçtiğini belirten Yücel, nisan-mayısta ise bu durumun tam tersine döndüğüne ve yabancı turist oranının yüzde 70’e ulaştığına dikkat çekti.

sah-inn-paradise-otel.jpg

AVRUPA’DAKİ MISIR VE TUNUSLULAR GELİYOR

Kamer Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özer Sevencan ise gelen yabancı turistlerin Avrupa’da yaşayan Tunus, Mısır gibi ülkelerin vatandaşları olduğunu ekliyor.
Bu ziyaretlerin Türkiye’ye büyük katkıları olduğunu anlatan Sevencan, “Gelenler Türkiye’yi görünce şaşırıyor. Türkiye’nin ne kadar güzel olduğunun çoğu farkında değilmiş bugüne kadar. Bundan sonra da iş bize kalıyor. Eğer bu ülkeden güzel imajlarla ve iyi hizmet almış şekilde ayrılırlarsa ben, Mısır veya Tunus’ta ortam normale dönse bile bu turistlerin Mısır veya Tunus yerine önümüzdeki dönemde de Türkiye’yi tercih edeceğini düşünüyorum” diyor.

“HERŞEY DAHİLİN KİMSEYE FAYDASI YOK”
Türkiye’nin Avrupa’da yaşayan mütedeyyin kesim için de bu kadar önemli bir cazibe merkezi haline gelmeye başlamasına karşılık, “her şey dahil” veya “tam pansiyon” gibi ciddi bir problemi olduğuna dikkat çeken Sevencan, “Bu konuyu biz işletmelerin tek başına çözmesi mümkün değil. Bir devlet politikası gerekiyor bu konuda. Bir an önce devlet eliyle yarım pansiyon sistemine geçilmeli. Bu, hem işletmeler hem hizmet kalitesiyle ülke hem de turistler açısından daha avantajlı olacaktır” diyor.

“MÜTEDEYYİN KESİMİN TATİL KONSEPTİ DEĞİŞTİ”
Türkiye’de toplam 27 adet örneği olan İslami konseptli otellerde doluluk oranları ve talep de her geçen gün artıyor.
Şah inn Paradise Genel Müdürü Yücel, bu trendde mütedeyyin kesimde tatil kültürünün değişmeye başlamasının da önemli etkide bulunduğunu söylüyor. Aslında bu tür tatil tesislerine talep gösteren kesimin eskiden daha çok tatillerde veya boş zamanlarda, eş dost veya memleket ziyaretleriyle bu süreyi geçirmeyi tercih ettiğin fakat artık bu anlayışın değiştiğini savunuyor Yücel. Bilhassa büyükşehirde yaşayan mütedeyyin kesimin artık daha fazla tatil köyü veya otellere ilgisinin arttığına dikkat çeken Yücel Şah inn Paradise’a en çok İstanbul’dan ziyaretçi gelmesini de buna örnek olarak gösteriyor.
Sevencan ise yabancı basının AK Parti iktidarının bu tür tesislere ilgide büyük bir artış sağlayıp sağlamadığına yönelik sorularda ısrarcı olduğunu hatırlatarak bu soruya yanıt vermekte de gecikmiyor: Elbette bir avantaj bizim için fakat çok bariz bir ziyaretçi artışı sağlamadık açıkçası. Biz 13 yıldır bu işi yapıyoruz. Bir kesimden gelen talep ve bu kesime yönelik ihtiyaç nedeniyle biz bu işe girdik. Yani AK Parti iktidarından öncesinde de bu talep vardı.

SEÇİMİN ETKİSİ: ÜÇ GÜNLÜK TALEP YARI YARIYA DÜŞTÜ
Elbette yaklaşan seçim en sıcak soru işareti turistik tesisler için.
Erken rezervasyonlar sayesinde şu anda seçim etkisinin ne olacağını kestirebildiklerini söyleyen Yücel, seçim öncesi ve sonrasını kapsayan üç günlük dönemde talebin yüzde 50 oranında düştüğünü belirtiyor.

“RAMAZAN SENDROMUNU AŞTIK, YÜZDE 90 DOLULUĞA ULAŞTIK”
Temmuz ayının sonunda ise ramazan ayı başlıyor. Genellikle turizm işletmeleri için sıkıntılı olan bu süreçle ilgili Kamer Holding ise rahat. 2009’a kadar kendilerinin de sıkıntılı dönemler yaşadıklarını, dönem dönem ramazan ayında tesisi bile kapattıklarını söyleyen Sevencan, 2009’da bu sendromu aşmayı başardıklarını belirtiyor. Sevencan, “Ramazan ayında gecelik 29 Euro fiyata kadar inerek tesisteki yeterli doluluğu sağlamayı başardık. Sonrasında ise Ramazan’ı ziyaretçilerimiz için kolaylaştıracak bazı etkinliklerle her yıl bu talebi istikrarlı hale getirmeyi başardık ve fiyatlarımız da Ramazan ayında 43 Euro’ya kadar çıktı. 2009 yılında yüzde 80, 2010’da yüzde 90 doluluk oranı yakaladık. Bu yıl ise şimdiden yüzde 70 doluluğu yakalamış durumdayız” diyor.

YENİ YATIRIMLAR YOLDA
Kamer Holding kiracı oldukları Şah inn Paradise’ta elde ettikleri başarılı performansın ardında sektörde yeni yatırımlar için de strateji çizmeye başlamış durumda. Afyon’da bir termal hotel yatırımı planlayan Kamer Holding, Antalya’nın doğusunda ise blok otel konseptinde sıfırdan bir yatırımı planları içerisine almış.

TBMM KOMİSYONLARI TOPLUMUN GAZINI ALMAK İÇİN KURULDU
Kamer Holding denildiğinde akla ister istemez bir dönem haklarında TBMM Araştırma Komisyonları kurulan çok ortaklı holdingler geliyor. Kamer Holding de 2005 yılında TBMM’de kurulmuş olan komisyona ifade veren, SPK tarafından da incelenen bu holdinglerden biri. O dönemde sanki bu tür holdingler illegal bir iş yapıyormuş gibi bir algı oluştuğunu, kendilerinin tüm incelemelere tabi tutulduklarını söyleyen Sevencan, TBMM komisyonlarının aslında o dönemde toplumda oluşan gazı almak için kurulduğunu, bu türden holdinglerin önünü açan bir etkisinin olmadığını savunuyor. Sevencan, kendilerinin de Komisyon’a çağırıldığını ve ifade verdiklerini hatırlatarak, “O dönem Algan Hacaloğlu, ‘Siz neden geldiniz. Bütün belgeleriniz tamam. Her şey kayıtlı’ dedi bize. Biz de ‘Düdük çaldınız biz de geldik’ dedik” diyor.

BORSADA ULUSAL PAZARA GEÇİŞ SÜRESİ 1.5 YILI BULUYOR
İttifak Holding örneğinin ardından bu sıralar Sermaye Piyasası Kurulu’nun çok ortaklı holdingleri borsaya kote edecek girişimlerde bulunuyor. Kamer Holding de aynı sürece tabi şirketlere bir örnek. Hisselerinin hamiline yazılı olduğunu ve yıllardır zaten Türk Ticaret Kanunu’na tabi olarak faaliyet gösterdiklerini belirten Sevencan, “Bizim hisselerimizin dolaşımıyla ilgili bir sorunumuz yok. Fakat örneğin bir hissedar elindeki hisseleri getirip holdinge satmak istediğinde bunun bir piyasası olması gerektiği inancıyla böyle bir süreç başladı. Borsaya ilk etapta bizim gibi holdingler 2. Ulusal Pazar’da işlem görmeye başlayarak kote oluyor. Sonrasında Ulusal Pazar’a geçiş süreci yaklaşık 1.5 yılı buluyor” diyerek olası süreçle ilgili bir tahminde bulunuyor.
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.