• BIST 88.735
  • Altın 229,592
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C

Amerikalı zengine Buffett vergisi geliyor

Amerikalı zengine Buffett vergisi geliyor
Obama, Kongre'de bütçe açığının azaltılması için yılda 1 milyon dolardan fazla kazananların daha fazla vergi ödemesi önerisinde bulundu

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 26-30 Eylül 2011
İSTANBUL
-ABD'de zenginlerin en az orta sınıf ailelerinin ödedikleri vergi oranı kadar vergi ödemelerini sağlamak için ABD Başkanı Barack Obama, Kongre'de bütçe açığının azaltılmasıyla ilgili yapacağı öneriler kapsamında yılda 1 milyon dolardan daha fazla kazananların daha fazla vergi ödemesini öngören bir öneride bulundu.
Beyaz Saray İletişim Direktörü Dan Pfeiffer Twitter'dan yaptığı açıklamada, söz konusu verginin, milyonerlerin en az orta sınıf ailelerin ödediği vergi oranında vergi ödemesini amaçlayan "bir tür Alternatif Minimum Vergi (AMT)" gibi işlevi olacağını belirtti.
Obama'nın zenginlerin daha fazla vergi ödemesi için önermeyi düşündüğü vergi, ABD'li ünlü yatırımcı Warren Buffett'ın New York Times gazetesinde yazdığı makalede, ABD'nin bütçe açığının azaltılmasına katkıda bulunmak için Kongre'ye ülkedeki süper zenginlere daha yüksek vergi uygulanması önerisinde bulunmasına gönderme yapılarak "Buffett Vergisi" olarak adlandırılıyor.

warren_buffet_11a.jpg

Makalede, kendisi gibi süper zenginlerin vergi yasalarındaki boşluklardan yararlanarak kendilerine çalışanlardan daha az vergi ödediklerini belirten Buffett, "Ben ve arkadaşlarım milyarder dostu Kongre tarafından yeterince uzun bir süredir şımartıldık. Şimdi fedakarlık konusunda ciddi olarak harekete geçme zamanı" demişti. Cumhuriyetçiler ise bütçe açığını azaltmak için vergi artırımına karşı çıkıyorlar.

DÜNYANIN GELECEĞİ MERKEL'İN İKİ DUDAĞI ARASINDA

angela-merkel2.jpg
Angela Merkel

Dünya ekonomisine ilişkin algılamaların paniğe dönüşmesiyle yeni bir kara gün geçtiğimiz haftaya ağırlığını koydu. Avrupa borsaları %5'in üzerinde değer kaybederken bizde İMKB endeksi %4.68 geriledi Dolar tarihi zirveyi görerek 1.8460 ile tüm zamanların rekorunu kırdı. TCMB döviz alım limitini 70 milyonda tutunca dolar gene değerlendi.

Piyasaları yeniden çökerten gelişmeler geçtiğimiz hafta toplanan ve merakla beklenen FED Toplantısından çıkan sonuçla başladı. FED'in “Dünya ekonomisindeki aşağı yönlü risklerin daha da arttığı” yönündeki açıklamaların ardından üç büyük amerikan bankasının notunu Moddy's düşürdü.

Üzerine S&P'nin İtalyan Bankalarının notunu düşürmesiyle piyasalardaki satış baskısı paniğe döndü.

Ama genel bakıldığında en sorunlu bölge AB ülkeleri. Yunanistan'ın kasası 1 Ekim'de tükeniyor. Yardım gelmezse iflasına gün sayıyor. AB'de kıpırtı yok. Merkel ne derse o olacak. Merkel ise Alman kamuoyundan çekiniyor.

christinlagarde2.jpg

Uluslar arası Para Fonu Başkanı Christine Lagarde,”küresel ekonominin tehlikeli bir aşamaya girdiğini” söyledi. Ağır borç yükleri toparlanmayı boğabilir. Ülkelerin artan riskleri karşılaması için birlikte çalışması gerekir. Bankalarda mutlaka sermaye artırmali. Ancak bazı ülkelerin hükümetleri artan bütçe açıklarını azaltmada siyasi irade eksikliği gösteriyor.

S&P Not artırımı ne anlam ifade ediyor

Artışın TL cinsinden yatırım yapılabilir anlama geldiğini unutmayalım. TL cinsinden not artışı, yabancıya bir tavsiye ama herşey demek değil. Sıcak para sahiplerine”TL cinsi devlet tahvillerine ve borsaya yatırım yapabilirsin. Buna karşılık döviz cinsi not artırımı yok. Yani Türkiye'nin ihraç edeceği Eurobond'lar için ve Türkiye'ye döviz kredisi veren bankalara, eski notun (BB) değişmediğini hatırlatıyor.

Çoğu yatırımcı derecelendirme kuruluşlarından enaz ikisinin notuna bakar. Sadece S&P yetmez. Yatırımcılar sadece TL değil her iki para cinsinden olan nota bakar. Kur rskini ihmal etmezler. Diğer alternatif ülkelerin notlarıda önemlidir. Artışa rağmen diğerleri yüksek ise niye bize gelsin?
Bu nedenle büyük çığırtkanlığa hiç gerek yoktu. Ama . amaç gazetelerin ve ajansların dolduruşu ile vurgunculara imkan yaratmak olunca çark çok güzel çalıştı. Nitekim önce dolar düştü. Arkadan doğru yorumlar yapılınca tekrar yükseldi. Borsa ilk haber üzerine 60.000'lere tırmandı. Sonra tekrar indi.

Dolar neden yükseliyor

1-Avrupa'nın borç krizine bir türlü kesin çözüm bulunamıyor. Bu durumdalar Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalardan güvenli limanlara yoğun çıkış yapıyor. Avrupa’nın kendine güven verecek hali kalmamış. Dünya Merkel'in ağzına bakıyor. O da siyasi geleceğini tehlikeye atmaktan çekiniyor. Alacaklı Avrupa bankaları zorda. Gidecek yer olarak altını saymaz isek para ABD hazine bonolarına kaçıyor ve dolar yükseliyor.

2-S&P not artırımı sonrasında TRY assetler tarafında bir değerlenme oldu. Ancak beklenen FED toplantısında “operation twist” olmasına rağmen, FED'in büyüme tarafında daha olumsuz bir tablo çizmesi, TRY basket tarafında stoplamalara neden oldu. Bu süreç 2008 senesinde Lehman dönemine çok fazla benziyor FED. gevşeme konusunda adım atmayınca dolar diğer para birimleri karşısında güçleniyor.

3-İç piyasalarda da olaylar doların sıcaklığını artırıyor. Siyasi gelişmeler fazla etken olmamakla berabercari açık hala sorun olmakta devam ediyor.

4- 4 Ağustos'ta politika faizini 50 baz puan indiren TCMB, Avrupa'daki durgunluğun etkilerinide hesaplayarak ekonomiye biraz gaz vermeyi düşünüyor ve faizleri daha da indirebileceği sinyallerini veriyor. “Dolar 2.00 olacak dedikodularıda durumu tetikliyor.
Fransız bankalar uçurumun eşiğinde

Avrupa Birliği yetkilileri, 16 banka için planlanmış olan yeniden sermayelendirmenin hızlandırılması için çalışıyor. Financial Times gazetesinin verdiği habere göre Avrupa Birliği yetkilileri, 16 banka için planlanmış olan yeniden sermayelendirmenin hızlandırılması için çalışıyor. Fransız bir yetkilinin verdiği bilgiye göre yaz aylarında yapılan AB stres testlerinden kalmanın eşiğine gelen bu bankalar, şimdi acil fon arayışı içindeler.


borsa.jpg

PİYASALAR

FED'İN BÜYÜMEYE DAİR UYARILARI ENDİŞE YARATIYOR
Beklentilerin bir miktar ötesine geçen Fed 2012 yılının Haziran ayı sonuna kadar 400 milyar dolar büyüklüğünde kısa-uzun vadeli tahvil değişimi yapacağını açıkladı. Toplantının ardından piyasalar ise Fed'in ekonominin gidişatına dair olumsuz vurgularına takılıp kalarak negatif etkilendi. Moody's'in üç ABD bankasının notunu indirmesi haberi ile zayıflayan risk iştahı Fed açıklamalarının ardından bozulmaya devam etti. Fed'in yaklaşık 200-300 milyar dolar büyüklüğünde tahvil değişimi yapması beklenirken 400 milyar dolarlık değişim açıklaması ilk etapta USD'nin değer kaybına neden olsa da kısa süre içinde ekonomide resesyona dair endişelerle USD'nin talep gördüğünü gözlemledik.

PPK'nın beklendiği gibi politika faizlerini değiştirmemesi ve USD'deki değerlenme nedeniyle TL'nin zayıf kalması gösterge bileşik faizin %8'in üzerinde kalmasına neden oluyor. Gösterge bileşik faiz valörlü işlemlerde geçen haftanın sonunu %8,16'dan kapattı. PPK'nın parasal gevşemeden yana tavrını sürdürmesi ve TL cinsi kredi notunun S&P tarafından artırılması önümüzdeki dönemde piyasa faizlerinin gevşemesi için önemli bir destek yaratıyor. TL'de kalıcı bir zayıflık beklememiz nedeniyle piyasa faizlerinin mevcut seviyelerinin fırsat sunduğu düşünülüyor.

Tahvil faizleri, MB'nin gevşeyici para politikaları ve TL cinsi kredi notunun "yatırım yapılabilir" düzeye çıkartılması ile uzun vadeli ortalamalarının altında kalmayı sürdürüyor. Kasım ayına kadar önemli bir itfa yükü olmaması ve borçlanma ihtiyacının düşük kalacak olması önümüzdeki dönemde faizlerdeki gevşemeyi destekleyecektir. DÖVİZGeçtiğimiz hafta yapılan toplantının ardından Fed 400 milyar dolarlık kısa vadeli tahvilden uzun vadeli tahvillere geçiş yapacağını açıkladı. Ancak ekonomide aşağı yönlü risklere vurgu yapılması paritenin 1,35 seviyesine doğru gevşemesine neden oldu.

İçinde bulunduğumuz dönemde EUR ve USD arasındaki dengeyi etkileyen parametreler hemen hemen eşit risk ve fırsatlara sahip görünüyor. Daha çok risk algısının yön vermesini beklediğimiz paritenin bir süre 1,30-1,40 bandında hareket etme olasılığını yüksek görülüyor.. Özellikle Euro Bölgesi'ne ilişkin endişelerin arttığı dönemlerde sözkonusu bandın alt seviyesine doğru, azaldığı dönemlerde ise üst seviyesine doğru hareketler görebilir.

Dün sona eren toplantının ardından Fed 400 milyar dolarlık kısa vadeli tahvilden uzun vadeli tahvillere geçiş yapacağını açıkladı. Ancak ekonomide aşağı yönlü risklere vurgu yapılması paritenin 1,35 seviyesine doğru gevşemesine neden oldu. İçinde bulunduğumuz dönemde EUR ve USD arasındaki dengeyi etkileyen parametreler hemen hemen eşit risk ve fırsatlara sahip görünüyor. Daha çok risk algısının yön vermesini beklediğimiz paritenin bir süre 1,30-1,40 bandında hareket etme olasılığını yüksek Dolar/TLbuluyoruz. Özellikle Euro Bölgesi'ne ilişkin endişelerin arttığı dönemlerde sözkonusu bandın alt seviyesine doğru azaldığı dönemlerde ise üst seviyesine doğru hareketler görebiliriz.

Avrupa'da borç krizi, ABD'de ise ekonomiye yönelik endişeler her iki tarafta da risklerin olduğunu gösteriyor. Büyümeye ilişkin endişelerin ön planda olduğu ABD'de düşük faiz politikası devam ederken faiz artırımlarına ara veren Avrupa'da ise uzun süredir devam eden borç sorunu kalıcı olarak çözülememiş durumda. .

77013.jpg

USD/TL

TCMB'nin döviz satım ihalesi düzenlemediği günde TL diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine paralel zayıf bir performans sergilerken USD/TL kuru paritenin de etkisiyle 1,82'nin üzerinde seyrediyor. Euro Bölgesi borç krizine ilişkin endişeler paritede düşüşe yol açarak kısa vadede USD/TL'nin bir miktar yükselmesine neden olabilir. Dolayısıyla agresif profildeki yatırımcılar içinde bulunduğumuz dönemde olası trade fırsatlarını değerlendirebilirler. Ancak TCMB'nin TL'de yaşanabilecek daha fazla değer kaybından rahatsızlık duyduğunu sık sık dile getirmesi ve döviz satış ihaleleri ile volatilitenin sınırlanması kurdaki yükselişlerin kalıcı olmayacağı sonucunu ortaya çıkarıyor.

Gelişmelere daha uzun vadeli bakarsak;
Avrupa'da borç krizi, ABD'de ise ekonomiye yönelik endişeler her iki tarafta da risklerin olduğunu gösteriyor. Büyümeye ilişkin endişelerin ön planda olduğu ABD'de düşük faiz politikası devam ederken faiz artırımlarına ara veren Avrupa'da ise uzun süredir devam eden borç sorunu Merkel'in iki dudağında. Ne zaman ne tedbir alınacak belli değil..

imkb1.jpg

İMKB Direniyor

Ağustos başında 60.000 seviyelerinden 50.000'in altına kadar yaşanan sert düşüsün artdından kayıpların büyük oranda geri alındığını görmekteyiz. Türk şirketlerinde yurtdışına göreceli oldukça güçlü bir performans görüyoruz.
Ağustos başındaki satışların dengelenmesinin ardından IMKB'nin göreceli olarak ABD ve Avrupa piyasalarından sırasıyla %6 ve %19 daha iyi performans sergilediğini, gelişmekte olan ülke borsaları ortalamasından ise %13 daha güçlü kaldığını görüyoruz. Bu göreceli güçlü kalma hali, Türk şirketlerinin değerlemeler açısından ucuz kalması ve son dönemde artan yabancı ilgisi nedeniyle Avrupa odaklı riskler bir kriz fiyatlamasına dönüşmedikçe devam edecektir. (Dünya Gazetesi)

Esen Kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.