• BIST 90.186
  • Altın 235,379
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 30 °C

Amerika Libya konusunda niye tereddüt etti?

Amerika Libya konusunda niye tereddüt etti?
ABD’nin yeni dertlere girmesine Amerikan kamuoyu sıcak bakmayınca Obama, meydanı dünyada yıldızı sönmüş Fransa’ya şov yapması için bıraktı

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 21-26 Mart 2011


İSTANBUL- Sonunda Fransa"nın başı çektiği grup Libya"yı bombalamaya başladı. İngiltere ve Amerika denizden destek verdiler sonrada uçakları ile onlarda harekata katıldılar.Bütün dünyanın beklediğinin aksi oldu. Daha önce Irak ve Afganistan konusunda önceliği bırakmayan Amerika bu defa insiyatifi Fransa ve Avrupa ülkelerine bıraktı.
Bu davranışın arkasında yatan ve Obama"nın elini kolunu bağlayan bir ABD kamuoyu vardı. Henüz başındaki dertlerden kurtulamamış bir ABD"nin yeni dertlere girmesine Amerikan kamuoyu sıcak bakmıyor. Unutulmaması gereken bir noktada bir zamanlar Uzakdoğu"nun istenmeyeni olan ABD, şimdide Arap dünyasında aynı paftayı taşımak gibi bir tehlike yaşıyor. Eğer ABD"nin başı çektiği bir hareket kara birlikleri ile birlikte planlansaydı, Arap kamuoyunda esasen mevcut olan “batılılar ” nefreti tekrar hortlayacaktı. Bu durum Saddam"ın aleyhine değil bilakis Arapları birleştirerek lehine gelişmelerin başlangıcı olabilirdi. Bütün bu hesaplar Obama"nın çekincesi oldu ve ABD dünyada yıldızı sönmüş olan Fransa"nın Libya konusunda shov yapmasına izin verdi.
Bu arada bir Fransız gazetecinin tesbiti ve hayreti de çok ilginç. “3 ay önce Sarkozy değilmidi ki, sarayının bahçesinde bu adama çadır kurduran. Ne oldu da birden Sarkozy Kaddafi"ye heybetlendi?” diye hayretini belirtti.

NÜKLEER TEHLİKE MORAL BOZUYOR



NÜKLEER"İN GELECEĞİ YENİDEN DÜŞÜNÜLÜYOR


Japonya"nın yaşadığı büyük deprem ve arkasından gelen Tsunaminin izleri silinmeden yaşanan nükleer tehlike moral bozuyor. Depremde hasar gören Fukuşima Nükleer Santral"ından sızan radyasyonun tehlike seviyesi 5"e çıktı. En yüksek seviyenin 7 olduğu bu gibi durumlar bütün dünya için 2.ci bir Çernobil olma ihtimalini akla getiriyor.

Japon Halkının arka arkaya yaşadığı bu büyük felaketler bütün dünya"da büyük teessür yarattı. Japonya"da yaşanan ve sonucu henüz tahmin edilemeyen ancak bütün dünyanın önlenmesi konusunda duacı olduğu radyasyon tehlikesi dünyanın gündeminde. Avrupa ülkeleri nükleer santral konusunu tekrar kritik ederken, Türkiye bu konuda ısrarcılığını sürdürüyor.

Hükümetin nükleer santral kurulmasından vazgeçilmeyeceği yönündeki kararına muhalefet destek vermez iken doğal olarak iş dünyasından destek geliyor.
Akkuyu"da ve Sinop"ta yapılması planlanan Nükleer Santral konusunda kamuoyu ikiye bölünmüş durumda. Sivil toplum kuruluşları bu konuda “istemiyoruz” seslerini yükseltirken, pragmatik düşünen ve enerjide dışa bağımlı ülkelerin başka şansı olmadığını savunanlarda projenin destekçisi durumundalar. Akkuyu için komşu ülke Yunanistan"dan da protesto sesleri geliyor.

Batılı sanayileşmiş ülkelerin enerji yetkilileri, nükleer enerjiye biranda tereddütle bakmağa başladılar. Çin ve Hindistan gibi ülkeler güvenliğin şart olduğunu kabul etselerde enerji açıklarını kapatmak için nükleerden başka çareleri yok. Hindistan"da 1.2 milyar nüfusun %40"ına daha elektrik verilemiyor.

Ardı ardına gelen bu felaketler Japon ekonomisini zayıf zamanında yakaladı. Felaketin akabinde de Japon Yeni birden en yüksek değerine çıkarak, ülkeyi başka bir açmazın işine çekti. Ancak G-7 ülkeleri büyük bir dayanışma örneği göstererek, Yen"e müdahale kararı alarak Japon ekonomisine destek verdiler.

G7'nin müdahale kararı, yenin yükselişini frenledi



G7, Japonya"nın yıkıcı deprem, tsunami ve nükleer krizin etkisinden kurtulabilmesi için, yene koordineli bir şekilde müdahale kararı aldı. Grup, son on yılda ilk kez böyle bir karar alıyor.


Japonya, euro bölgesi, İngiltere, Kanada ve ABD, Cuma günü yenin değerinin düşürülmesine kararına vardı. Tokyo"da yerel saatle 09.00"da başlayan müdahalenin ardından, Perşembe günkü işlemlerde İkinci Dünya Savaşı"ndan bu yana en yüksek zirvesini gören yen, dolar karşısında değer kaybetti. Dolar/yen paritesinin 81 seviyesinden 79 seviyesine gerilediği belirtildi.
Depremin öncesinde yaklaşık 83 seviyesini gören dolar/yen paritesi, Perşembe günü yeniden yapılandırmaya kaynak sağlamak için yabancı varlıklarını satan Japon yatırımcıların işlemleri güçlendirmesi beklentisiyle Y76.25"e çıkmıştı.
Yenin değerlenmesi, Japonya"nın ihracatına zarar verip, depremin ardından başlayacak yeniden yapılandırma çabalarına balta vuracaktı. Salı günü, Tokyo"nun yene müdahale edeceği yönündeki spekülasyonlar, Japon para biriminin ABD doları karşısındaki gördüğü zirveden aşağı inmesine neden olmuştu.
G7"nin yene müdahale kararı, Nikkei borsasının Cuma gününü yüzde 3"ün üzerinde değerlenerek kapatmasına neden oldu. Bununla birlikte Fukuşima Nükleer Santrali"nin işletmecisi TEPCO şirketinin hisseleri de değerlendi.

Müdahalenin boyutu belli değil

G7 yetkilileri, dolar/yen paritesini hangi seviyede tutacaklarını, bu bağlamda ne kadar yen alıp satacaklarını açıklamadı. Grubun temel hedefi Japon para biriminin dolar karşısında dengeli bir seviyede kalmasını sağlamak olsa da, müdahalenin uzun bir süre devam etmesi beklenmiyor. Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Masaaki Shirakawa, “BoJ, G7 üyelerinin müdahalesi, yenin dengelenmesine katkıda bulunacak” dedi.
Geçtiğimiz hafta sonu örgencilerimden biri yolladığı e-mailinde”Japon Yen"inin neden yükseldiğini anlayamadığını” belirtiyordu. Gerçekten felaketle karşılaşan ülkenin parasıda normal olarak değer kaybeder diye düşünülür. Ancak buradaki gerçek; dünyaya ucuz parası ile yayılmış ve yatırım yapmış Japon yatırımcının ülkesinin bu durumu karşısında, dünyaya yayılmış yatırımlarını geri çekme olayıdır. Buda yen"e talep yaratan bir bir gelişme olduğu için ve piyasada yeteri kadar yen bulunamayacağı riskidir. G-7 kararı ile bu ülkeler ellerindeki yen"I piyasaya sürerek gerekli desteği verdiler. Böylece yükselen Yen"i düşürdüler..

Bankalar 2011 yılında neler yapacaklar

Türkiye"nin gündeminde bankaların 2011 yılındaki performanslarının ne olacağı tartışılıyor. TCMB"nin daralma politikasının normal olarak kar marjlarını düşürmesi beklenirken, alınacak tedbirlerin fiziksel daralma boyutuna doğru gitmeside olası gelişmelerden. Personel politikasına, çalışan ücretlerine ve yeni şube açılımlarına kadar etkili olması bekleniyor.
Bizim gibi bankacılık geçmişi uzun olanlar iyi bilir. Yıl bazen hep böyle kötümser başlar. Fakat bir bakarsınız ki banka karları almış başını gidiyor. Banka karlarının hiç geriye gittiği varit değildir. Bu yıl genel seçim var. Arkası seçim sonucuna göre yepyeni bir ekonomik politika ve yepyeni bir bakış açısı getirecek. O nedenle fazla kötümser olmaya gerek yok. Kötümser yazan çizenler, bu işi bilebilseydiler herhalde oralarda olamazlardı. Onun için bankacılık sektörü için hiçbir zaman pesimist olmadım ve olmayacağıma da eminim.

PİYASALAR

Gözler Libya ve Merkez"de


Japonya"daki deprem sonrasında yaşanan kayıplar ve nükleer tehlikesi gözleri Japon ekonomisi ve parasına çevirmişti. Ancak G-7"ler büyük bir dayanışma örneği göstererek, Japonya"ya bu sıkıntılı döneminde gereken desteği verdiler ve Yen tekrar istikrar buldu.
Dünyanın gündeminde şimdi Libya krizi var. Sonunda batılı ülkeler BM kararını müdahaleye çevirerek, Kaddafi güçlerini bombalamaya başladılar. Kaddafi"nin tekrar güçlenmesi ve Bingazi"ye doğru yürümesi batılıları harekete geçirdi. Niyet belli. Kaddafi rejimi bitirilecek. Piyasalar bunun senaryosuna oynuyor.
Bu hafta TCMB/PKK toplantısı var. Gözler oradan çıkacak faizlerle ilgili kararda. Petrol fiyatları bileşik faizde yükselme yaratabilir deniyor. Bu varsayıma bağlı olarak TCMB faizlerin yönünü yukarı çevirebilirmi diye düşünülüyor.
Her şeyden önce şunu söyleyelimki petrol fiyatlarındaki artış Libya krizi ile artmaya devam edecek. Kaddafi açıkladığı gibi işi sokak harbine sokacağına ve direneceğine göre petrol fiyatları bundan oldukça etkilenip 150 dolara doğru yol alabilir.
Bu durum Türkiye ekonomisi ve İMKB için riskli bir ortam yaratıyor denilebilir. Her 10 USD artışın cari açığa faturası 4 milyar dolar olduğuna göre, durum hiç iç açıcı değil.
Merkez faizler için ne düşünecek o da belirgin değil. Muhtemeldir ki faizleri bu defada sabit tutup, parasal daraltıcı tedbirler öne çıkarabilir. Risklerden kaçınmak gerekir.
Dolar hafta içi Japonya riski sebebiyle 1.60 seviyelerini görmüştü. Ancak sonra euro/dolar paritesine bağlı olarak geriledi. G-7"nin yen"e müdahale kararını piyasalar olumlu karşıladı ve dolar 1.58"e geriledi. Libya müdahalesinin seyrine ve vadesine bağlı olarak dolar paritesinde değişiklik beklenebilir. Şimdilik 1.57-1.59 bandı normal görünüyor.
Petrol fiyatlarının hafif yukarı seyri, Euro paritesinin 1.40"ın üstüne çıkmasına sebep oldu. İspanya"nın tahvil ihracına güçlü talep gelmesi pariteyi yukarı itti. ECB"nin faiz artırması olasılığı bunu destekliyor.
Bu hafta pek çok yönü ile önemli bir hafta. Libya müdahalesinin seyri önemli. Kaddafi"nin Saddam kadar kolay pes etmeyeceği düşünülüyor. İkincisi Nükleer tehlikenin gelişimi ve soğutma çalışmalarının başarısına dua ediliyor. Bizim açımızdan da petrol fiyatları ve PKK toplantısının sonucu merak ediliyor.

Esenlikle Kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.